{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2021/696 <br>KARAR NO: 2023/1181<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 22/12/2020<br>NUMARASI: 2018/1158 Esas - 2020/780 Karar<br>DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ: 20/06/2023<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;    <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22/06/2014 günü, sürücü ..., sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile Düzce ili Kaynaşlı ilçesi ... Mahallesi mevkiinde seyrederken hatalı sollama yaptığı sırada, karşı istikametten gelen müvekkilinin sevk ve İdaresindeki ... plakalı motosikletle çarpışması sonucu çift taraflı, yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiş olup, Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre ... plakalı araç sürücüsü ...'ın tam kusurlu olduğunu, başvuru üzerine davalı şirketin müvekkile bir miktar ödeme yaptığını ancak bu ödemenin yeterli olmadığını, müvekkilinin Meslek Grup Numarası 4 olduğunu, Adlı Tıp Kurumu tarafından maluliyet oranı hesaplamasında bu hususunda göz önüne alınmasını belirsiz alacak olarak açtıkları davada şimdilik geçici ve kalıcı 200,00 TL tazminatın müşterek müteselsil esasına göre hesaplanarak tahsilini talep   etmiştir. Davacı vekili 12/02/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile sürekli işgücü tazminatı 247.861,00 TL'ye, geçici işgücü tazminatı 3.105,06 TL'ye arttırmıştır.Davalı vekili cevap dilekçesinde  özetle; davacının  davadan önce yaptığı başvuru üzerine 20.139,00 TL maluliyet tazminatı hesaplandığını ve davacı tarafa 01.04.2016 tarihinde ibraname mukabilinde ödendiğinden  davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Davanın arttırılan hali ile kabulüne, 247.861,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.105,06 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 250.966,06 TL nin temerrüt tarihi olan 01/04/2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı  ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacının yaşına göre maluliyet oranı ve tedavi iyileşme süreci çok yüksek hesaplandığını, davacının dava öncesinde müvekkili şirkete yaptığı başvuru sırasında sunmuş olduğu Düzce Üniversitesi Sağlık Uygulama Ve Araştırma Hastanesi'nin 17.09.2014 ve 13.01.2016 tarihli raporlarında davacının maluliyetinin travma sonrası stres bozukluğu  + s42.0 klavikula kırığı + s52.3 radius şaft kırığı nedeniyle olduğu tespit edilmişken Ankara Üniversitesi Hastanesi'nin 09.08.2019 tarihli raporunda ise davacının maluliyetinin organik beyin bozukluğu + sol klavikula ters kaynaması  bulguları nedeniyle olduğunun tespit edildiğini, buna göre davacının maluliyetinin hangi bulgulara dayalı olarak ortaya çıktığı hususunda belirsizlik/çelişki olduğunu, raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi için dosyanın İstanbul Adli Tıp Üçüncü İhtisas Kurulu’ na sevki gerektiğini, olayın ve zararın meydana geliş şekli bilhassa davacının maluliyetinin kask bölgesinden ortaya çıktığı dikkate alındığı takdirde, yerel mahkeme tarafından kask takılmamış olması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmamasının hakkaniyete aykırı olduğunu, kask ve emniyet kemeri müterafik kusur kapsamında değerlendirilmekte olup davacı tarafın  31.05.2017 tarihli celsede tazminat taleplerini 100,00 TL sürekli sakatlık, 100,00 TL geçici iş göremezlik ve 50,00 TL bakıcı gideri olmak üzere arttırdığını beyan ettiğini, 11.02.2020 tarihli talep arttırım dilekçesi ile davacı taraf ikinci defa talep arttırımında bulunduğunu, yerel mahkemenin usule uygun olmayan ikinci talep arttırım dilekçesi esas alınarak hüküm kurmasının hatalı olduğunu, aksi halde 09.08.2019 tarihli raporun hiçbir şekilde kabulü anlamına gelmemek üzere davacının bakıcıya ihtiyacı olmadığı tespit edildiğinden bu talep yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 22/06/2014 günü saat 13:10 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile Kaynaşlı ilçesi ... mahallesi ...Sokak üzerinde bu sokağı takiben seyreden düğün konvoyu içerisinde seyir halinde iken olay mahalli olan sol tarafındaki ... Sokak Kavşağına yaklaştığı sırada önündeki aracı geçmek üzere karşı yön içerisine girdiği sırada aracının sol yan kısımlarıyla, karşı yönden gelen davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin ön ve sol yan kısımlarının çarpışmaları neticesinde davacı sürücünün yaralandığını ve eldeki davayı açarak geçici ve kalıcı maluliyet tazminatı talep edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan Ankara Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından alınan maluliyet raporunda;  Maluliyet Tespit işlemleri yönetmeliğinin birlikte esas alındığı, davacının vücut genel çalışma gücünden %45 nispetinde kaybettiği, 6 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı belirtilmiştir. Oysa dava dilekçesine ekli  Düzce Üniversitesinden alınan özürlü raporunda özürlü oranı %34 olarak belirlendiğinden çelişki giderilmeden yapılan hesaplamaya göre karar verilmesi doğru olmamıştır. O halde  Mahkemece yapılması gereken, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden  kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmelik  hükümlerine uygun olarak davacıda var olduğu ileri sürülen  yaralanmaya bağlı kalıcı maluliyet oluşup oluşmadığı,  geçici iş göremezlik oluşup oluşmadığı ve süresi, kalıcı maluliyet oluşmuş ise maluliyet oranı,  maluliyetin kaza ile illiyeti bulunup bulunmadığı konularında, dosya içerisinde bulunan tedavi evrakları ile dosyada mevcut olan  taraflarca sunulan delilleri de irdeler biçimde denetime elverir nitelikte raporla tespit edilmesi hükme esas alınan rapor tarihindeki verilere göre aktüer bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre usuli kazanılmış haklar da gözetilerek karar vermekten ibarettir.Kaza tespit tutanağında motosiklet sürücüsü davacının kask takıp takmadığı tespit edilemediği işaretlenmiş olup, sol alın bölgesinde 0,5 cm kesi olduğu yaralanmasının daha çok kol ve el bileğinde olduğu ve psikolojik yönden olduğu ve travmaya bağlı beyin işlev bozukluğu meydana geldiği anlaşılmakla yerleşik yargısal içtihatlara göre hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi uygulanmadan karar verilmiş olması da doğru olmamıştır.Davacı vekili dava dilekçesi ile  geçici ve sürekli maluliyet tazminatı talep ettiği halde ön inceleme duruşmasında bu taleplerine fazlaya dair haklarımızı saklı kalmak kaydıyla   50,00 TL  bakıcı gideri ekleyerek talebini arttırdığını beyan  etmiştir.Kabule göre maluliyet raporunda sürekli bakıcıya ihtiyaç olmadığı belirtilmiş, talep olan geçici bakıcı yönünden raporda hesaplama  olmadığı ve 50,00 TL bakıcı gideri için harç ta yatırılmadığından mahkemece bu talep için karar verilmediğinden vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasında usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.20/06/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"300d3cfa865dd20c","SID":"85e5ffcb305212db"}}