{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t TÜRK MİLLETİ ADINA <br>\tT.C.<br>\tBURSA<br>2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tGEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2017/1033 Esas<br>KARAR NO\t: 2018/754<br><br>HAKİM \t: ... ...<br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACI \t: ... - Kurtoğlu Mah. 5. Meriç Sk. No:15/3 Yıldırım/BURSA<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br>DAVALI \t: ... - ...<br>DAVA\t: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 09/08/2017<br>KARAR TARİHİ\t: 31/05/2018<br>KARARIN YAZILDIĞI TARİH \t       : 31/05/2018<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>DAVA:<br>Davacı vekili  dava dilekçesi ile; davalının lehtarı bulunduğu 08/08/2017 vade tarihli keşidecesi müvekkili ... gözüken lehtarı davalı ... olan 250.000,00-TL bedelli senetle müvekkilinin hiçbir ilgisinin olmadığını, ilgili senette müvekkilinin borcunun olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: <br>Davalı  tarafa usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. <br>KANITLAR:<br>Soruşturma dosyası, senet örneği, vs. <br>KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :<br>Dava; 08/08/2017 vade tarihli, 250.000,00-TL bedelli senet nedeniyle davacının davalıya borçlu olup olmadığının tespitine yönelik menfi tespit davasıdır. <br>Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2011/10-642 E., 2012/38 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, Medeni usul hukukunda hukuki yarar, mahkemeden hukuksal korunma istemi ile bir davanın açılabilmesi için davacının bu davayı açmakta (veya mahkemeden hukuksal korunma istemekte) bir çıkarının bulunmasıdır. Bu çıkarın da karar verilene kadar sürmesi gerekir.<br>Davacının dava açmakta hukuk kuralları tarafından haklı bulunan (korunan) bir yararı olmalı, hakkını elde edebilmesi için mahkeme kararına ihtiyacı bulunmalı ve davacı mahkemeyi gereksiz yere uğraştırmamalıdır.<br>Mülga 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun yürürlükte olduğu dönem içinde öğreti ve yargısal kararlar, dava açarken hukuki yararın bulunması gereğini,  \"dava şartı\" olarak kabul etmiştir. Bu şart, \"dava konusuna ilişkin genel dava şartlarından biri\" olup, davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi ve esas hakkında hüküm verilebilmesi için varlığı gerekli olduğundan \"olumlu dava şartları\" arasında sayılmaktadır. <br>01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda öğreti ve yargısal kararların bu uygulaması aynen benimsenerek, davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması “Dava Şartları” başlıklı 114. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde açıkça dava şartları arasında sayılmıştır.<br>Davacının hukuki ilişkinin derhal tespitinde menfaatinin (hukuki yararının) varlığı için öncelikle, davacının bir hakkı veya hukuki durumu güncel (halihazır) ve ciddi bir tehlike ile tehdit edilmelidir. Bu tehdit çoğunlukla davalının davranışları ile ortaya çıkar. <br>Söz konusu bu tehdidin davacı için bir tehlike oluşturabilmesi, bu tehdit nedeniyle, davacının hukuki durumunun tereddüt içinde olmasına ve bu hususun, davacıya zarar verebilecek nitelikte bulunmasına bağlıdır <br>Somut olayda, davacı kendisini avukat olarak tanıtan bir şahsın telefonla arayarak elinde 08/08/2017 tarih 250.000,00-TL bedelli senet olduğunu söyleyerek ödeme yapıp yapmayacağını aksi takdirde icra takibi yapılacağını ifade ettiğini belirtmiştir.  Davalının davacıya herhangi bir işlem  için başvurduğununa dair bir delil olmadığına göre, bu haliyle tek taraflı düzenlenmesi herzaman mümkün olan senet fotokopisine dayanılarak açılan bu davada davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Zira davacının hukuki ilişkinin derhal tespitinde menfaatinin (hukuki yararının) varlığı için öncelikle, davacının bir hakkı veya hukuki durumu güncel (halihazır) ve ciddi bir tehlike ile tehdit edilmelidir. Somut olayda böyle bir tehdit yoktur. Davalının davacının bir hakkını veya hukuki durumuna yönelik güncel ve ciddi tehlike oluşturacak bir davranışı yoktur. Bu nedenlerle davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle HMK 115/2 maddesi uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı gerekçeye göre; <br>1-6100 sayılı HMK'nın 115/2 maddesi gereğince davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunmaması nedeniyle davanın dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine,<br>2-Harçlar yasası gereği alınması gereken 35,90-TL harçtan peşin alınan 4.269,38-TL harcın mahsubu ile arta kalan bakiye 4.233,48-TL  harcın karar kesinleştiğinde ve istem halide davacıya iadesine, <br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>4-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine,<br>             Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı yanın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 31/05/2018<br><br>Katip ...<br>  ¸e-imzalıdır<br> <br> <br>Hakim ...<br> ¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br>                                                      Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır.<br>                                               Aslının aynı olduğu tasdik olunur.<br>                                                                Katip ...<br>                                                            ¸E-imzalıdır.    <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dd9e55862ed1057a","SID":"de8cafd002b32821"}}