{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    2023/790 Esas 2023/863  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2023/790<br>KARAR NO\t\t: 2023/863<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ...\t      ...<br>ÜYE\t\t: ... \t      ...<br>ÜYE\t\t: ... \t      ...<br>KATİP\t\t: ...\t   ...<br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/02/2018<br>NUMARASI\t\t: 2017/145 Esas 2018/125 Karar <br>ASIL DAVA DOSYASINDA\t<br>DAVACI\t<br>VEKİLİ<br>DAVALI\t: ... - ...<br>VEKİLLERİ\t:<br>DAVA\t: İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ\t: 15/09/2017<br>KARAR TARİHİ\t:  07/06/2023<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 07/06/2023<br><br>\tTaraflar arasındaki  kasko poliçesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine  ilişkin davaların yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın  reddine yönelik olarak verilen hükme karşı asıl ve birleşen davada davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tASIL DAVADA DAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde kasko poliçesi bulunan davalı şirkete ait ... sayılı araçta meydana gelen maddi hasarın müvekkili şirket tarafından karşılansa da sonrasında bu talebin poliçe teminatı dışında kaldığının tespit edildiğini, davalıya bu durumun ihtar edildiğini, ihtarnameye rağmen ödenen bedelin iade edilmediğinden alacağın tahsili için takip yapıldığını, davalının yapılan takibe haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, bu nedenlerle itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\t\t\t       ASIL DAVADA CEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini,  ödeme yapılan olayın teminat kapsamında olduğunu, sürücünün meydana gelen olayda bir kusurunun olmadığını, teminat dışında kalınması için ağır kusurun gerekli olduğunu, ekspertiz raporunun doğru olmadığını, aynı davada alacağın tahsili ve itirazın iptali talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.<br>\tBİRLEŞEN DAVADA DAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde kasko poliçesi bulunan davalı şirkete ait ... plakalı araçta meydana gelen maddi hasarın davacı tarafça karşılanmış olsada maddi hasarın teminat dışında kaldığının tespit edildiğini, davalıya önce 3.719,33 TL daha sonra 1.500,00 TL ödeme yapıldığını, sigorta poliçesi dışında kalan hasar ve eki ödeme niteliğindeki 1.500,00 TL'nin tahsili amacı ile icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz edildiğini, ayrıca ilk ödeme nedini ile Kayseri 4. İcra Müdürlüğünün 2016/9329 sayılı dosyada takip başlatıldığını ve itiraz üzerine Kayseri 2. Asliye Ticaret mahkemesinin 2017/145 esas sayılı dosyasında dava açılıp davanın derdest olduğunu, meydana gelen hasara araç malikinini sebep olduğunu, olayın trafik kazasından meydana gelmediğini, talebin teminat dışında olduğunu bu nedenle ödemeden kaynaklı sebepsiz zenginleşme oluşacağını belirterek dosyanın Kayseri 2. Asliye Ticaret mahkemesinin 2017/145 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesi ile itirazın iptalinin talep ve dava etmiştir. <br>\tBİRLEŞEN DAVADA CEVAP<br>\tDavalı tarafa dava dilekçesinin tebliğ edildiği, davaya karşı cevap verilmediği, beyanlarında davayı kabul etmediklerini, bir kusurun bulunmadığını, ödemenin teminat kapsamında olduğuğunu belirterek dosyanını Kayseri 2. ATM'nin 2017/145 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini ve davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece;  davacı tarafça her ne kadar davalı tarafa yapılan ödemelerin sigorta kapsamında olmadığından iadesi gerektiği belirtilerek takip yapılmış ve dava açılmış ise de, bilirkişilerce düzenlenmiş raporda belirtildiği üzere “söz konusu zararın teminat içinde olduğundan zarar nedeni ile ödenmiş sigorta bedelinin davalı sigortalıdan talep edilemeyeceği” dikkate alınarak davanın reddine ve davacı tarafça takibin kötüniyetle yapıldığı davalı tarafça ispatlanamadığından, davalı tarafça talep edilen kötüniyet tazminatı yönünden koşulları oluşmadığından talebin reddine karar vermek verilmiş ve yine mahkemelerinin birleşen 2017/1103 Esas sayılı dosyasında da, davacı vekilinin duruşmada alınan beyanında dava konusu ödemenin 2017/145 Esas sayılı dosyadaki gibi aynı hasardan kaynaklı olduğunu belirtmiş olması nedeni ile yeniden bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmeyerek mahkemelerinin 2017/145 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu dikkate alınarak birleşen dosyada da davanın reddine ve davacı tarafça takibin kötüniyetle yapıldığı davalı tarafça ispatlanamadığından davalı tarafça talep edilen kötüniyet tazminatı yönünden koşulları oluşmadığından talebin reddine karar  verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tAsıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin asıl ve birleşen davanın reddine yönelik kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, <br>\tAraç sürücüsünün 17/08/2015 tarihli yazılı beyanında aracın arka pompa kısmında temizlik yaparken makinenin kumanda düğmesine dokunması neticesinde hasar meydana geldiğini belirttiğini, meydana gelen hasarın Sigorta Genel Şartları A.1.maddesinde belirtilen sigorta konusuna dahil olmadığını, ilk derece mahkemesinin hükme esas aldığı Yargıtay içtihatının olaya uygun olmadığını, bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun hazırlanmadığını, davalı tarafın çalışanı olan araç sürücüsünün fiili müdahalesi neticesinde hasar meydana geldiğinin açık olduğunu, çalışanın kusuru nedeniyle meydana gelen hasardan da davalının kendisi sorumlu olduğundan yapılan ödemelerin iadesi gerekeceğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>\tAsıl ve birleşen davada davalı vekili istinaf başvuru dilekçesine karşı vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, asıl ve birleşen davada davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava;  kasko poliçesinden kaynaklı olarak ödenen bedelin sigortalıdan tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tMakine mühendisi bilirkişilerden oluşan heyetten alınan  raporda özetle; Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.1.maddesinde düzenlendiğini,  Kasko Sigortası Genel Şartlarının 4.Ek Sözleşme ile teminat kapsamına dahil edilebilecek zararlar bölümünde teminat dahilinde olmayan ancak sözleşmeyle teminata dahil edilebilecek hususların ortaya konduğunu,  Kasko Sigortası Genel Şartları A.5.maddesinde ise teminat dışında kalan hususların belirtildiğini, dava konusu zararın araç sürücüsünün beyanına göre beton döküldükten sonra aracın arka pompa  kısmında temizlik yapılırken makinenin kumanda düğmesine dokunması ve pompa bom kısmının aracın kabin kısmına çarpması sonucu maddi hasar meydana geldiğini, söz konusu hasarın ihmali bir davranışla araçta bulunan bir bölümün, araca çarpması sonucu zarara yol açtığını, somut olayda davalının iradesi dışında aracın bom'unun düşmesi sonucu zarar meydana geldiğinden taraflar arasında yapılan sözleşme gereği Kasko Sigortası Genel Şartları A.1, A.4 ve A.5 hükümleri gereği söz konusu zararın teminat içinde olduğundan zarar nedeni ile ödenmiş sigorta bedelinin davalı sigortalıdan talep edilemeyeceği belirtilmiştir. <br>\t6102 sayılı TTK'nın 1421. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1409. maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükünün sigortacıya ait olduğu, düzenlenmiştir.<br>\tDüzenleme ile birlikte somut olaya gelince, davacı ... şirketince kasko sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ... plaka sayılı araçta meydana gelen hasar nedeniyle  kasko poliçesinden kaynaklı olarak ödenen bedelin sigortalıdan tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine karşı vaki itirazın iptali istemine yönelik işbu dava açılmıştır.\t\t<br>\tDosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere; davalı şirkete ait araçtaki hasarın 17/08/2015 tarihinde beton döküldükten sonra aracın arka pompa kısmında temizlik yapılırken makinenin kumanda düğmesine dokunulması ve pompa bom kısmının aracın kabin kısmına çarpması sonucu maddi hasarlı kaza meydana geldiği, kaza sonucu davacı ... şirketince poliçe kapsamında davalı şirkete 3.719,93 TL ile 1.500,00 TL'lik ödemeler yapıldığı, dava konusu hasarın davalı şirketin araç sürücüsünün iradesi dışında kasıtlı olmayan bir hareketle aracın bom'unun düşmesi sonucu meydana geldiğinden söz konusu hasarın  Kasko Sigortası Genel Şartları A.1-b.maddesi kapsamında oluştuğu, aksinin davacı yanca somut bilgi belgelerle ispatlanamadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine yönelik ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygundur. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin asıl ve birleşen davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Asıl ve birleşen davada davacıdan alınması gerekli olan toplam  359,8‬0 TL harçtan peşin alınan 35,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 323,9‬0 TL harcın asıl ve birleşen davada davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Asıl ve birleşen davada davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.07/06/2023<br><br><br><br>Başkan- ...             Üye - ...                     Üye - ...\t                 Zabıt Katibi -...<br>...              ...             ...          ...<br><br>    Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fe177beb3b1b490e","SID":"c800d2115f8f4e45"}}