{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ\t\t              TÜRK MİLLETİ ADINA <br>DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ\t\t                   İSTİNAF KARARI <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: DENİZLİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ : 04/12/2020<br>DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>KARAR TARİHİ : 25/05/2023<br>YAZIM TARİHİ : 26/05/2023<br><br>23/05/2017 günü saat 13.00 sıralarında, sürücü ... yönetimindeki ... plakalı çekici ve arkasına takılı ... plakalı dorse ile otoyolda ... istikametinden ... istikametine seyri sırasında olay mahalli 14. km. ... mevkiine geldiğinde, aracının frenlerinin tutmaması nedeniyle durduramayarak önünde seyrekmekte olan sürücü ... yönetimindeki ... plakalı çekiciye arkadan çarpması ve bu çarptığı aracın önce orta refüj beton bariyerlere çarpıp yolun içine savrularak arkasından aynı yöne seyretmekte olan ... yönetimindeki ... plakalı çekicinin ön kesimiyle ... plakalı çekiciye çarpması, aynı anda aynı yöne sağ şeritte seyretmekte olan sürücü ... yönetimindeki ... plakalı arkasında ... plakalı dorse takılı çekicinin sol yan ve ön kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı dava konusu kaza meydana gelmiş; olay nedeniyle Tarsus 2. Asliye Hukuk Mahkemesince ATK Ankara Trafik İhtisas Dairesinden temin edilen ... tarihli rapora göre sürücü ... yönetimindeki çekici ile otoyolda seyri sırasında olay mahalline geldiğinde, hızını ve sürüşünü aracının yük ve teknik özelliğine ve yol durumuna göre ayarlamamış, iniş eğimli yolda uygun vitesle kontrollü biçimde seyretmemiş, bu haliyle, aşırı kullanıldığından ısınan frenlerin tutmaması sonucu durduramadığı aracının kontrolünü kaybedip önünde seyreden sürücü ... yönetimindeki çekiciye arkadan çarpması, bu çekicinin de önce orta refüj beton bariyerlere çarpıp akabinde yola savrularak aynı yöne seyretmekte olan başka çekicilerle çarpışması sonucu meydana gelen olayda, dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle kusurlu; kazaya karışan diğer sürücülerin ise kusursuz olduğu bildirilmiş; eldeki dosyada temin edilen bilirkişi raporlarında da bu kusur durumu benimsenmiş; davacıya sigortalı aracın uğradığı hasar nedeniyle toplam zararın 160.491,25 TL olduğunun 2017 tarihli dekontlardan anlaşıldığı, TÜİK verileri uyarınca ödenen faturanın 2019 yılı Nisan ayı itibariyle 201.771,16 TL olduğu belirtilmiş; bilirkişiden temin edilen birinci ek raporda kaza sonrası çekilmiş fotoğraf bulunmadığından hasar ile faturalar arasındaki uyumluluk tespit edilememiş ise de, alınan ikinci ek raporda araçta oluşan hasar ile faturada çıkan bedelin uyumlu olduğu tespit edilmiştir.<br>Davacı vekili; kasko poliçesi ile sigortalı olan aracın uğradığı zarar nedeniyle müvekkili şirket tarafından sigortalıya 160.549 TL ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemenin tahsili için davalı aleyhine Denizli 9. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında yaptıkları takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek takibe yönelik itirazın iptalini istemiştir.<br>Davalı; kaza tespit tutanağındaki kusur durumunu kabul etmediğini, gerçek kusurun tespiti gerektiğini ileri sürerek özce davanın reddini savunmuştur.<br>Mahkemece, hükme ve oluşa uygun bulunan bilirkişi raporu ile davalının maliki olduğu ... plakalı çekici ve ... plakalı dorse sürücüsü ...'nın meydana gelen kazada tam kusurlu olduğu, davacı sigorta şirketinin sigortalısı ... plakalı aracın sürücüsünün kusurunun bulunmadığı; makine mühendisi bilirkişiden alınan rapor ile de ... plakalı aracın tamiri için yapılan ödemenin meydana gelen hasar ile uyumlu olduğu anlaşılmakla ödeme tarihi itibariyle davalının temerrüde düştüğü göz önüne alınarak ödeme tarihi ile takip tarihi arasındaki işlemiş yasal faiz bilirkişiye hesaplatılmış, hesaplanan yasal faizin talep edilen faizden fazla olduğu da gözetilerek talep ile bağlı kalınmak suretiyle itirazın iptali ile takibin davalı yönünden 127.549,60 TL asıl alacak, 5.189,35 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 132.738,95 TL üzerinden kaldığı yerden devamına karar verilmiştir.<br>Davalı vekili istinafında;<br>1-Kaza tespit tutanağında ve mahkemece aldırılan ATK raporunda müvekkiline tam kusur verilmesini kabul etmediklerini, hiçbir haklı gerekçesi olmadan sol şeritte duran diğer sürücünün de kusurlu olduğunu, öteki araç sürücüsü ...'nın dinlenilmesi taleplerinin haksız olarak kabul edilmediğini, ATK üst kurulundan rapor alınması gerektiğini,<br>2-Hasar ile tamire ilişkin belirtilen meblağların birbiriyle uyumlu olup olmadığına dair raporda tespit yapılmadığını,<br>ileri sürerek kararın kaldırılması ile davanın reddini talep etmiştir.<br>Dava, davacının, kasko sigortalısına yaptığı hasar bedelinin davalıdan tahsili için yaptığı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Duruşma açılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından inceleme ve görüşmeler HMK'nın 353 ve 355'inci maddeleri uyarınca istinaf sebepleriyle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür.<br>Buna göre;<br>Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, usule ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle kanıtların toplanması ve değerlendirilmesinde bir usulsüzlük görülmemesine, mahkemenin ilamda yazılı şekilde ortaya koyduğu takdirine, davalıya ait aracın sürücüsünün bölünmüş 3 şeritli yolda rampada freninin patlaması üzerine kendisiyle aynı yönde seyreden davacıya sigortalı Mercedes marka çekiciye çarpması, onun da savrulması sonucu başka 2 aracın daha hasarlanmasıyla sonuçlanan kazada davalının tam kusurlu olduğunun açık olması nedeniyle dinlenecek tanığın beyanının sonuca etkili olmamasına, hasar miktarına ilişkin 12/12/2019 tarihli ek raporda, dosyaya sunulan aracın hasarlı fotoğraflarının incelenmesi sonucu kasko ekspertiz raporu ve servis faturasında yazılı bedelin kaza ile uyumlu olduğunun belirtilmesine, mahkemenin değerlendirmesi ve vardığı neticede istinaf nedenleri yönüyle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde istinaf talebinin yerinde olmadığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; <br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine,<br>2-Davalının peşin yatırdığı 2.267,00 TL harcın mahsubuna, bakiye 6.800,4‬0 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>3-Yapılan istinaf başvuru giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,<br>4-Kararın tebliği, kullanılmayan avansın iadesi, kararın kesinleştirilmesi vs. gibi işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme ve müzakere sonucunda 25/05/2023 tarihinde  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca oy birliği ile kesin olarak karar verildi.\t\t<br>\t\t\t\t<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8274d278b6e61ec8","SID":"ba43de0c3328d0a8"}}