{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi   35. Hukuk Dairesi     Esas-Karar No: 2022/1028 - 2023/776<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/1028 <br>KARAR NO\t: 2023/776<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/11/2020<br>NUMARASI\t\t: 2019/348 Esas 2020/555 Karar<br><br>DAVACI<br>DAVALI\t:\t  <br>VEKİLİ\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 24/05/2023<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 30/05/2023<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından  süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde, 11/03/2018 tarihinde davacının motosikleti ile giderken dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki kamyonetin davacıya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanarak sakat kaldığını, olayda davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığını belirterek, belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, açıklama dilekçesi ile talep edilen miktarın 500 TL’sinin geçici, 500 TL’sinin sürekli işgöremezlik tazminatı olduğunu belirtmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini önce 11.140,32 TL’ye çıkarmış, talep artırım dilekçesi ile  ıslah dilekçesinde sehven miktarda maddi hata yapıldığını belirterek, bilirkişi raporuna göre aradaki fark olan 4.290,16 TL’yi de talep ettiklerini belirterek, toplam 15.430,48 TL maddi tazminatın tahsilini istemiştir.<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde; görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, ceza davası varsa bekletici sorun yapılması gerektiğini, davalının sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında olduğunu, kusur oranlarının trafik ihtisas dairesinden alınacak raporla belirlenmesini, sağlık giderleri, geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi ulaşım gideri ve bakıcı giderlerinden davalının sorumluluğunun bulunmadığını, davacının maluliyet oranının belirlenmesi açısından dosyanın adli tıp kurumuna gönderilmesini, davalı şirketin faiz sorumluluğunun ancak dava tarihinden itibaren olabileceğini ve yasal faiz talep edilebileceğini, davanın sigortalı ... ile sürücü ...'a ihbarı gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; davalıya sigortalı araç sürücüsünün %75 kusuru ile neden olduğu trafik kazasında davacının %1 malul kalacak ve 3 ay süreyle geçici işgöremez halde kalacak şekilde yaralandığı, dava tarihi itibariyle davanın arabuluculuk dava şartına tabi olduğu, geçici işgöremezlik talebi yönünden arabuluculuğa başvurulmadığı, alınan bilirkişi raporuna göre davacının 11.140,32 TL sürekli işgöremezlik zararı bulunduğu anlaşıldığından, davanın kısmen kabulü ile “Geçici iş göremezlik talebi yönünden 6325 sayılı yasanın 18/A-2 maddesine göre davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, Sürekli iş göremezlik yönünden davanın kabulü ile 11.140,32 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 05/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine” karar verilmiş, hükme karşı davalı sigorta vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece davalının maddi tazminattan sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, alınan maluliyet raporunun kabul edilebilir olmadığını zira ATK 3. İhtisas Dairesinden raporun alınması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere davacının zararın meydana gelmesinde müterafık kusurunun gözönüne alınması gerektiğini çünkü kaza tespit tutanağının “koruyucu tertibat” bölümünde “6” olarak davacının kask takmadığının belirlendiğini, bu nedenle tazminattan indirim yapılması gerektiğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar  verilmesini talep etmiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tİstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tYerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>\tDosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; 11/03/2018 günü davacı yönetimindeki motosiklet ile giderken davalıya sigortalı kamyonet sürücüsünün bina garajından aniden, yolu kontrol etmeden caddeye çıkması sonucu motosikletin ön kısmı ile kamyonete arka sol taraftan çarpması şeklinde meydana gelen olayda, davacının %25, davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %75 kusurlu olduğu, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD tarafından kaza tarihinde yürürlükte bulunan “Özürlülük Ölçütü… Yönetmeliği” esas alınarak düzenlenen rapordan, olay nedeniyle davacının sağ ayak 1. Parmak metatarsofalengeal eklemde kısıtlılık nedeniyle %1 maluliyetinin bulunduğu, 3 ay süreyle işgöremez halde kaldığının anlaşıldığı, alınan maluliyet raporunun usulüne uygun olup hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, her ne kadar kaza tutanağında davacının kask takmadığı belirtilmiş ise de olay nedeniyle davacının sağ ayak baş parmağında kırık, 2. parmakta çıkık oluşacak şekilde yaralandığı, yaralanması ve maluliyeti ile kask takmaması arasında illiyet bağı bulunmadığından davalının mütarafik kusura yönelik istinafının da yerinde olmadığı anlaşıldığından davalının istinaf taleplerine itibar edilmemiştir. <br>\tAçıklanan nedenlerle; usul ve yasaya uygun olarak verilen ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davalı ... Sigorta AŞ. vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 761,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 161,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 599,2‬ TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde davalıya iadesine,<br>\t5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç tahsil ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 24/05/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d5e2a67d62f95f4c","SID":"0793ec87c870569b"}}