{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1704 <br>KARAR NO: 2023/1808<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/12/2022<br>NUMARASI: 2022/653 Esas -  2022/886 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/05/2023<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla 6100 Sayılı HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi, <br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... E. ... E. ... E. Sayılı dosyalarında  sahte olarak temin edilen e-imza sertifikası ile yapılan işlemlerin tespiti ile öncelikle tedbir kararı verilerek anılan icra takiplerinin durdurulmasına, yargılama  sonunda da sahte e-imza ile yapılan taleplerin ve bu taleplere istinaden icra dosyalarında yapılan bütün işlemlerin geçersizliğine/iptaline, yargılama esnasında icra dosyasındaki paranın iade edilmesi halinde ise zararının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Mahkemenizde dava ikame edilmeden önce birebir aynı davanın İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2022/567 E. sayısı ile açılmış ve halen derdest olması, İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesi 2022/567 sayılı dosyasında davacının tedbir kararının değerlendirilip kabul edilmesi,   davacının talep etmiş olduğu tedbir talebinin dilekçe ekinde sunduğumuz İstanbul Anadolu 25. İcra Hukuk Mahkemesi' nin 2022/ 675 E. - 2022/ 674 E. - 2022/ 673 E. nolu dosyalardan verilen red kararları, davacı asilin feragat beyanının kesin hüküm sonucunu doğurduğuna ilişkin HMK' nın 311. maddesi  kapsamında değerlendirilerek; davacının tedbir talebinin reddine,  yargılama sonunda ise davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; \"Sonuç olarak her iki davanın dilekçesinin, konusunun, talebinin, sebebinin aynı olduğu ve tek farkın diğer davada, davalı dışında başka davalıların da yer almış olması olduğu ve diğer davanın eldeki davayı taraf yönünden kapsadığı, eldeki davanın davalısının diğer davada da davalı tarafta yer alması nedeni ile taraf birliğinin de gerçekleşmiş olduğu, bu konuda davacı vekillerinin taraf birliği olmadığına ilişkin itirazlarının yerinde olmadığı; taraflar arasında daha önce açılan ve İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/567 Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gören ve hâlen görülmekte olan davaya rağmen ve sonrasında eldeki bu davanın açılmış olduğu anlaşıldığından; HMK. madde 114/1-ı düzenlemesinde yer alan ''Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması'' şeklindeki dava şartının her aşamada resen de gözetilmesi gereği ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde yerinde görülen derdestlik itirazının kabulü ile davanın usulden reddine\" karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Her iki davanın taraflarının aynı olmadığını ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Sahtelik iddiasına dayalı tespit ve alacak davasıdır.  Dosyadaki belgelere göre, ilk derece mahkemesi kararında kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/567 Esas sayılı davasının konusu ile işbu davanın konusunun aynı olduğu, işbu davacının davacısı ve davalısının da İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/567 Esas sayılı davasında aynı sıfatla yer aldığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin  21/12/2022 tarih,  2022/653 Esas - 2022/886 Karar sayılı  kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın  353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 179,90 TL maktu istinaf karar ve ilam harcı, peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 5- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 31/05/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e48db302c9545581","SID":"cb93f250aed38532"}}