{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>18. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/224 <br>KARAR NO: 2023/968<br>TÜRK  MİLLETİ  ADINA     <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/11/2020<br>NUMARASI: 2019/528 Esas,  2020/734 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:  03/05/2023<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasında; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmalı yapılmasına gerek görülmediğinden, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Üye Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;                                            <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; tarafların uzun zamandır tanıştıklarını, davalının borç para istemesi üzerine müvekkilinin 17/05/2018 tarihinde ... Bankası  Küçükköy Şubesi'nde bulunan ... İBAN nolu hesabından davalının ... İmsan  Şubesi'nde bulunan  ... İBAN nolu hesabına  \"borç\" açıklaması ile 90.000,00 TL  para gönderdiğini, aradan uzun zaman geçmesine rağmen  söz konusu borcun ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine Bakırköy ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibe girişildiğini,  davalının takibe ve borca itirazı nedeniyle takibin durduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamın a karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 07/12/2019 tarihli tam ıslah dilekçesi ile; itirazın iptali davasını alacak davası olarak ıslah ettiklerini belirterek 90.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili;  davacı tarafından banka aracılığıyla  müvekkiline gönderildiği beyan olunan 90.000,00 TL'nin \"borç\" olarak verildiğine  dair dekontta her hangi bir ibarenin bulunmadığını, söz konusu paranın davacının  müvekkiline olan borcun ödenmesi ve itfa amacıyla gönderildiğini, yani davacının kendi borcunu ödemek için gönderdiğini, icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; \"...Davanın KABULÜNE, dava konusu 90.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,..\" karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının davasını ispatlamayamadığını, gerekçe ile hükmün çelişkili olduğunu, gerekçede davacı dava konusu ödünç işlemi nedeni ile davalıdan alacaklı olduğuna dair delil elde edilemediğinin belirtildiğini, ancak buna rağmen davanın kabulüne karar verildiğini belirterek, istinaf taleplerinin kabulü ile kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, ödünç sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali davası olarak açılmış olup, sunulan tam ıslah dilekçesi ile alacak davasına dönüştürülmüştür. Davacı vekili müvekkilinin davalıya banka havalesi yolu ile \"borç\" açıklaması ile 90.000 TL gönderdiği, ancak davalının bedeli ödemediğini belirterek eldeki davayı açmıştır. Dava Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış ve bu mahkeme tarafından yargılamaya devam edilerek, yazılı şekilde karar verilmiştir. Uyuşmazlık ödünç sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, taraflar gerçek kişi şahıslardır. İlk derece mahkemesince 01/08/2019 tarihli yazı ile davacı ve davalı şirketin tarafların ticaret sicil kayıtlarının mahkemeye gönderilmesi istenilmiş olup,  bu yazı cevabı dosyada ve Uyap kayıtlarında mevcut değildir. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen değerlendirilmelidir. Mahkemenin görevli olup olmadığının açıklığa kavuşturulabilmesi için, ilk derece mahkemesince tarafların tacir olup olmadığına ilişkin deliller araştırılıp dosyaya kazandırılarak Dairemize gönderilmesi gerekmektedir. Yukarıda belirtilen gerekçeler ile; yazılı eksikliğin giderilmesi için dosyanın geri çevrilerek  eksiklik giderildikten sonra Dairemize gönderilmesine karar vermek gerektiği kanaatine oybirliğiyle varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Gerekçede yazılı EKSİKLİKLER TAMAMLANARAK, İSTİNAF İNCELEMESİ YAPILMAK ÜZERE TEKRAR DAİREMİZE GÖNDERİLMESİ İÇİN dosyanın kararı veren BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'ne GERİ ÇEVRİLMESİNE Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda,  03/05/2023 günü, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi.   </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"930b9018137a6f6c","SID":"c037a9250ec41134"}}