{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>37. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1155 <br>KARAR NO: 2023/1373<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/03/2023<br>NUMARASI: 2023/64 2023/98<br>DAVANIN KONUSU: Reddi Hakim/Hakimin Çekinmesi İncelemesi<br>Taraflar arasında görülen dava sırasında davacı tarafından reddi hâkim yoluna başvurulmuştur. Ret talebini inceleyen merci tarafından verilen kararın Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi  davacı tarafından istenilmiş olmakla,  süresi içerisinde verilen istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:<br>K A R A R Davacı ... vekili tarafından 06/02/2023 tarihli dilekçe ile; usul kanunu hükümlerine uyulmadığı,  önceki mahkeme heyetince alınan ara kararlardan dönülmeden aksi yönde işlemler yapıldığı ve kararlar verildiği, davalıların tanık olarak dinlenmesine karar verildiği,  ısrarlı taleplerde bulunmalarına rağmen aksi yönde direnildiği,  dosyanın bilirkişiye verilmesi sürecinin uzatıldığı ve her bir talepte görüş alınma yoluna gidildiği,  duruşmanın uzun bir süre sonrasına verildiği, bekletici mesele olmayan hususların beklendiği,  dosyanın akamete uğratıldığı,  basit yargılamaya tabi davada  adil doğru ve hızlı yargılama yapılmayıp yargılama süresinin aşıldığı, bir kısım beyan dilekçelerinin inceleye alınmadığı, mali inceleme aşamasında taleplerinin karar bağlanmadığı,  munzam zarar yönelik taleplerin değerlendirilmediği mahkeme başkanı ve üyelerinin reddi talebinde bulunulmuştur. Hakimin reddi HMK'nın 36. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup,  HMK 36.maddesi hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması halinde  taraflardan birinin hakimi reddedebileceğini, hakimin de bizzat çekilebileceğini hükme bağlamıştır. Yine aynı maddede, davada iki taraftan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması, davada iki taraftan birine veya üçüncü kişiye  kanunen gerekmediği helde görüşünü açıklamış olması, davada tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş veya hakim ya da hakem sıfatıyla hareket etmiş olması davanın dördüncü derece de dahil yan soy hısımlarına ait olması, dava esnasında iki taraftan birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması hallerinde hakimin reddi sebebinin varlığının kabul edileceği düzenlenmiştir.Yukarıda belirtilen red sebepleri sınırlı olmayıp, HMK 36.maddesinde belirtilmeyen ancak hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren başka sebeplerin de hakimin reddini gerektireceği açıktır. Dosya kapsamına göre, somut olayda  HMK'nın 36. Maddesinde öngörülen hakimin reddi  ve çekilmesini  gerektirecek sebeplerinin  bulunmadığı, reddeden davacı tarafından usul kanunu hükümlerine uyulmadığı,  önceki mahkeme heyetince alınan ara kararlardan dönülmeden aksi yönde işlemler yapıldığı ve kararlar verildiği, davalıların tanık olarak dinlenmesine karar verildiği,  ısrarlı taleplerde bulunmalarına rağmen aksi yönde direnildiği,  dosyanın bilirkişiye verilmesi sürecinin uzatıldığı ve her bir talepte görüş alınma yoluna gidildiği,  duruşmanın uzun bir süre sonrasına verildiği, bekletici mesele olmayan hususların beklendiği,  dosyanın akamete uğratıldığı,  basit yargılamaya tabi davada  adil doğru ve hızlı yargılama yapılmayıp yargılama süresinin aşıldığı, bir kısım beyan dilekçelerinin inceleye alınmadığı, mali inceleme aşamasında taleplerinin karar bağlanmadığı,  munzam zarar yönelik taleplerin değerlendirilmediği  ve  diğer red sebebi olarak ileri sürülen bir kısım hususların işin esası yönünden isitinaf ve temyiz sebebi olup hakimin tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektiren neden olarak değerlendirilmeyeceği, yargılamanın yürütülmesi, delil toplanması gibi hususlarda mahkemenin taktir hakkının bulunduğu , bir kısım iddiaların soyut nitelikte olması yönündeki merci değerlendirmesi yerindedir. Bu itibarla ilk derece mahkemesinin reddi hakim talebinin reddine ilişkin kararı hukuka uygundur. İlk derece mahkemesince HMK'nın 42/4 maddesi gereğince  davacı  aleyhine  para cezasına hükmedilmişse de, tüm dosya kapsamına göre  red talebini kötü niyetle yaptığına ilişkin bir olgu veya bilgi söz konusu olmadığından davacının  para cezası ile tecziyesi yasaya uygun değildir.  Bu husus yeniden yargılamayı gerektiren bir eksiklik olmadığından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında aşagıdaki şekilde yeniden hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.<br>HÜKÜM:1-HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca;  İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin   2023/64 D.İş Esas  2023/98 D.İş Karar  sayılı kararının  KALDIRILMASINA,2-Davacının   reddi hakim talebinin   reddine, 3-HMK’nın 42/4 maddesinde öngörülen koşullar mevcut olmadığından  davacı  hakkında disiplin para cezası tayinine yer olmadığına,4-Davacı tarafından yapılan istinaf giderinin üzerinde bırakılmasına,Dair dosya üzerinde  yapılan inceleme sonunda 16/05/2023  tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>KANUN YOLU: Kesin olmak üzere </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1d4bcfc70b9cf1ed","SID":"db4be935904b263c"}}