{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/732 <br>KARAR NO: 2023/775<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/11/2022<br>NUMARASI: 2021/456 E. 2022/824 K.<br>DAVANIN KONUSU: Tespit<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/04/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 27/04/2023\t\t<br>KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 17/11/2022 tarih ve 2021/456 E - 2022/824  K kararına karşı süresi içinde davacıların vasisi tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle;  Babadan kalan mirasları olan ... Fabrikası'ndaki ki 2/3 hisselerin geriye dönük 10 yıllık kar paylarının hesaplanıp, hissedarlar ... ve ... olarak şahıslarına yıllık gelir paylarının verilmesi gerektiğini,  ayrıca bu zamana kadar 10  yıllık geriye dönük hesaplanıp 2/3 hisse ... ve ...'a verilmesi gerektiğini, yıllık kar payı verilirken hissedarlara 2 torba şeker verildiğini, geriye dönük 20 torba şekerin 1 torbası 160,00 TL olan 3.200,00 TL'den 2/3 hisseleri olan 2.J32,00 TL' nin taraflarına verilmesini, 2013/3800 sayılı icra dosyasında alacaklı oldukları 41.485,00 TL alacağın avukatlar tarafından verilmediğini icra tetkik mahkemesi kararı ile 10. İdare Mahkemesi'ne dava açmalarına hasıl olunduğunu, 2015/2105 Esas 2015/1464 Karar sayılı delile göre yeniden dava açmak zorunda kaldıklarını, Asliye Hukuk Mahkemesinin daha önceden vermiş olduğu karar 200 hisseye düşürüldüğünü, oysa ... 'ın 1953 yılında 1.000,00 TL ödemiş 9 kişiden biri ortak olduğunu, o günkü 1,000,00 TL'na o günün şartlarında 20 daire alınırken bugünkü şartlarda asgari ücret olarak geçtiğini, böylece hakları kaybolduğunu belirterek, geriye dönük 10 yıllık 2/3 hisselerinin kar payının verilmesini, 2/3 hisseleri olarak 2.132,00 TL şekerden doğan haklarının taraflarına verilmesine, kanunen hakları olan %50 gecikme  faizinin, mahkeme harç ve giderlerinin karşı taraftan alınıp kendilerine verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; öncelikle kooperatifin merkezinin Kayseri' de olduğunu, genel yetki kuralı gereği yetkili mahkeme ve icra dairesi olan Kayseri Mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olduğunu, ayrıca davacıların babasının 1993 yılında, annelerinin de 2000 yılında vefat ettiğini, işbu davanın 22 yıl sonra, annelerinin ölümünden ise 15 yıl sonra  açıldığını, zaman aşımının söz konusu olduğunu, dava değerinin belirlenmesi gerektiğini, Kırşehir İcra Müdürlüğü'nün ...  Esas sayılı icra dosyası ile kooperatif aleyhine icra takibi başlattıklarını, icra takibine itiraz üzerine davacının Kırşehir İcra Hukuk Mahkemesi'nde açtıkları davanın 2014/97 Esas 2015/109 Karar sayılı dava dosyasında davanın reddine ve Kırşehir İcra Müdürlüğü'nün yetkisizliğine karar verilip kesinleştiğini, aynı konuda Kayseri 1. İcra Müdürlüğü'nün...  Esas sayılı icra takibi başlatıldığını, yapılan itiraz ile takibin durduğunu ve bugüne kadar itirazın iptali ile ilgili herhangi bir açılmadığından davanın reddini talep etmişlerdir..     <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkeme kararında; \"...Toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu, mahkememizce toplanmış usulüne uygun deliller olarak değerlendirilmiş buna göre, davacı ...' ın dava konusu, dava sebebi ve tarafları aynı olan Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/93 Esas, 2018/990 Karar sayılı dosya kapsamında açmış olduğu davada yargılama yapılmak suretiyle davanın esasına ilişkin 12/12/2018 tarihinde verilen gerekçeli kararın 21/03/2019 tarihinde kesinleştiği, dolayısıyla eldeki davaya ilişkin daha önce verilmiş kesin hüküm bulunduğu, ve fakat 6100 sayılı HMK m 114/1-i ve m 115/2 uyarınca aynı davanın daha önce kesin hükme bağlanmamış olmasının olumsuz dava şartı olduğu, bu dava şartlarının yargılamanın her aşamasında gözetilmesi gerektiği ayrıca daha önceden aynı davanın kesin hükme bağlanmamış olmasına dair dava şartının tamamlanabilir nitelikte bir dava şartı da olmadığı göz önüne alınarak davacı ...' ın davasının bu gerekçelerle dava şartı yokluğundan ötürü usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı ...' ın davası yönünden; taraflarca takip edilmemesi nedeniyle işlemden kaldırılmasına karar verilen ve yasal süre içerisinde yenilenmeyen davanın 6100 sayılı HMK m.150 gereğince Açılmamış Sayılmasına, Davacı ...' ın davası yönünden; davacının davasının dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı HMK m.114/1-i, 115/2 hükümleri uyarınca Usulden Reddine,...\" şeklinde karar verilmiştir.Bu karara karşı davacıların vasisi tarafından yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacıların vasisi tarafından sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Yerel mahkeme kararının yerinde olmadığını, duruşmaya gelmemekle müracaata bırakılan dosya kararının tarafına tebliğ edilmediğini, davada dava şartının mevcut olduğunu, davalı kooperatif üyesi olan müteveffa nın babasına borçlu olduğunu, buna dair Kırşehir Asliye Hukuk Mahkemesi  kararının mevcut olduğunu, üye olanın mirasçıları olarak kendilerinin dava açmasının kanuni hakları olduğunu, davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT göre davacı ... için 9.200 TL, ... için de 9.200 TL olmak üzere iki davalı için ayrı ayrı Avukatlık ücreti takdir edilmesinin hukuka ve hakkaniyete ve Avukatlık yasasına aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını, alacaklarının hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacıların istinaf dilekçesindeki beyanlarını kabul etmediklerini, davalının istinaf dilekçesine gerekçe bulmak için hukuksal dayanağı olmayan gerekçeler sunduğunu, yerel mahkemenin gerekli olan inceleme ve araştırmalarda bulunarak, doğru bir şekilde karar verdiğini, bu nedenle gerek delil tespiti gerekse delillerin davaya uygulanmasında herhangi bir uygunsuzluğun söz konusu olmadığını, davacıların dava dilekçesi incelendiğinde birbirinden tutarsız ve bağlantısız iddialar olduğunun aşikâr olduğunu, davacıların dilekçelerinde belirtmiş olduğu dava ve icra takiplerinin dilekçeleri ile bağlantılı olmadığının da aşikâr olduğunu, davacıların Kırşehir İcra Müd. ...  E. sayılı icra dosyası ile Koop. Aleyhine icra takibi başlattıklarını, icra takibine itirazlarının üzerine, Davacının Kırşehir İcra Hukuk Mahkemesinde açmış olduğu davanın 2014/97  E. ve 2015/109 K. Sayılı dosya ile davanın reddine ve Kırşehir İcra Müd. Yetkisizliğine karar verildiğini ve davanın kesinleştiğini, daha sonra ... aynı konu ile Kayseri 1. İcra Müdürlüğü ... E.  Sayılı İlamsız icra takibi yolu ile icra takibi yaptığını, yapmış oldukları itiraz ile icra takibinin durduğunu ve  davacı  Kayseri 4. İcra Hukuk Mahkemesi 2018-89 E. Sayılı dava ile itirazın kaldırılması davası açtıklarını, davanın derdest olduğunu, davacıların kendilerini ...  Koop. Üyesi olmadıklarını, davacıların babasının 1993 yılında annelerinin de 2000 yılında öldüğünü, davacıların bu davayı babası öldükten 25 yıl sonra annesi öldükten 18 yıl sonra açtıklarını, davanın aşamasının da göz önünde bulundurulduğunda davacıların nasıl bir kişiliğe sahip olduklarının anlaşılacağını, bu nedenle ... Koop. Herhangi bir hak talep edemeyeceklerini, davacıların üye olsa bile ... Koop. Üyelerine şeker veya başka bir iaşe verme gibi uygulaması ve yükümlülüğünün de olmadığını, davacıların ikisinin de ...  Üyesi olmadığını, bu nedenle dava açma haklarının olmadığını, davacıların, davalı kurumlarını takıntı haline getirdiklerini, Koop. Başkanlıklarına sık sık haksız ve kötü niyetli olarak dava açtıklarını, davacıların bu güne açmış oldukları dava ve adliyenin bütün kurumalarını gereksiz ve kötü niyetli olarak meşgul ettiklerinden dolayı kötü niyet tazminatına hükmedilmeleri gerektiğini ileri sürerek yerel  mahkeme tarafından verilen kararın usul ve yasalara uygun bulunması nedeniyle davacının istinaf başvurusunun usul ve esas yönünden reddine, yargılama giderlerinin istinaf yoluna başvuran davacı  üzerine bırakılmasına karar verilmesini  talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre \"İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir\" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.<br>Dava, tespit ve alacak taleplerine ilişkindir.Davacılardan ...'ın Kırşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/301 Esas sayılı dosyasında  usulüne uygun şekilde ön inceleme duruşmasına davet edilmesine rağmen duruşmaya mazeret bildirmeksizin  katılmadığı, bunun üzerine   mahkemece 09/07/2019 tarihli celsede dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği,  davacı tarafından dosyanın işlemden kaldırılması tarihinden  itibaren 3 ay içerisinde  davanın yenilenmediği görülmüştür.Yine davacı ...'  tarafından davalı aleyhine aynı konuda  Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/93 Esas, 2018/990 Karar sayılı dosyasında dava açıldığı yapılan yargılama sonucu  12/12/2018 tarihinde davanın reddine karar verildiği   kararın 21/03/2019 tarihinde kesinleştiği dosya kapsamından sabittir.Dosya kapsamında toplanan deliller, Kırşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 04/02/2020 tarih 2018/301 Esas 2020/78 karar sayılı dosya münderecatı,  Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/93 Esas, 2018/990 Karar sayılı ilamı,  ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davacıların istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacıların istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin  istinafa konu edilen 17/11/2022 tarih ve 2021/456 E - 2022/824  K sayılı nihai kararının  usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  <br> 2-Alınması gerekli olan179,90 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere  oy birliği ile karar verildi.27/04/2023\t<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"97ed41d138f8dc60","SID":"2c70500a290c03f9"}}