{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 25/02/2021<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 24/04/2023<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili, Denizli 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı  ile müvekkilinin  aleyhine icra takibi başlatıldığını,  Denizli 2. İcra  Müdürlüğünün ... Esas  sayılı dosya  içi n icranın konusu  ... bankası ... .... şubesine ait  .... seri numaralı 05/10/2018 tarihli 71.195,38 TL  asıl alacak  üzerinde icra takibine geçtiğini,  müvekkiline ait  şirket kayıtları incelendiğinde  söz konusu davalıya müvekkilinin herhangi bir  borcu olmadığının ortaya çıkacağını  müvekkilinin söz konusu  çeki almayı  hedeflediği malların karşılığı olarak verdiğini, söz konusu malların müvekkiline  teslim edilmediğinden dolayı müvekkilinin   davalıya borcu bulunmadığını,  bu nedenlerden dolayı ilgili icra dosyasında müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini,  ilgili icra dosyasının tedbiren durdurulmasını,  alacaklının kötü niyetli olarak yapmış olduğu icra takipleri dolasıyı ile %20 kötü  niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesini,  yargılama giderleri ve vekalet ücretinin  davalıya yükletilmesine karar verilmesini  talep  ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili,  davacının kötü niyetli olduğunu, amacının  karşılıksız  çekten açılan ceza dosyasını uzatmak olduğunu,  davacı tarafça aksi iddia edilmiş ise de  müvekkili  şirketin sözleşme konusu  malları teslim etmiş ancak karşılığında bedelini tahsil edemediğini,  davacı tarafın kendilerine borçlu olduğunu, bu nedenlerden dolayı  kötü niyele  ve haksız  olarak açılan davanın reddini,   davacının %20 den aşağı olmamak  üzere kötü niyet tazminatına çarptırılmasını, yargılama giderleri ve vekalet  ücretinin  karşı taraf üzerine  bırakılmasına  karar verilmesini talep etmiştir. <br>Mahkemece özetle,  davacının açmış olduğu davada ispat yükü kendisine ait olmasına rağmen, davasını yasal delillerle ispat edemediği, davacının defterlerini ibraz etmediği, dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanmadığı anlaşıldığından, davacının takip konusu çek yönünden davalıya borçlu olmadığına dair menfi tespit davasının reddine karar verilmiştir. <br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece yeterli inceleme yapılmadığını, davalı tarafa herhangi bir borçlarının bulunmadığını, müvekkilinin davalı tarafa verdiği çeklerin almayı umut ettiği mallar için verdiğini, müvekkilinin bu malları elde edemediğini, bilirkişinin ticari defter ve kayıtları incelemeden rapor hazırladığını, istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. <br>Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. <br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine  karar verilmiştir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına,  HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davacının davasını yazılı ve kesin delillerle ispat edememesine, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına  göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 179,90 TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 120,60 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA,<br>3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince davacıya iadesine, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,  <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1.  maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL'nin altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi.24/04/2023<br>....</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"143026e2a45e9570","SID":"a9de556e9548beda"}}