{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2023/1167 <br>KARAR NO: 2023/1347<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/01/2023<br>NUMARASI: 2022/718 E - 2023/43 K<br>DAVANIN KONUSU: Alacak <br>KARAR TARİHİ: 02/05/2023<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı/Alıcı ... Anonim Şirketi ile Davalı/Satıcı ... Ticaret Anonim Şirketi'nin \" ... Bölgesi ... Cadde No:... Yeşilyurt/Malatya” adresinde bulunan tapuda “Malatya İli, Yeşilyurt İlçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel nosunda kayıtlı  kapalı fabrika binası niteliğindeki gayrimenkul'ün 4.600,000,00 TL bedel karşılığında alım satımı konusunda anlaştıklarını, bu anlaşma çerçevesinde adi yazılı bir gayrimenkul alım satım sözleşmesi akdedildiğini, kapora bedeli olarak kararlaştırılan 500.000,00 TL 'nin diğer davacı ... Anonim Şirketi tarafından 02/04/2018 tarihinde davalı ... Anonim Şirketi’nin banka hesabına ödendiğini,  sözleşmede; “kalan gayrimenkul satış bedelinin 31/05/2018 tarihine kadar Satıcı’ya ödeneceği ve eş zamanlı olarak gayrimenkulün tapusunun da Alıcı’ya devredileceği, sözleş- menin imzalandığı tarihten devrin gerçekleşeceği tarihe kadar gayrimenkulün kullanımının bilabedel Alıcı ...’e tahsis edileceği” şeklinde düzenleme yapılmasına  ve  kapora ödenmesine rağmen sözleşme konusu gayrimenkulün kullanımının alıcı durumundaki ... Anonim Şirketi’ne tahsis edilmediğini,ayrıca gayrimenkulün devrinin de gerçekleşmediğini, davacı ... Anonim Şirketi'nin taşınmazdan faydalanamaması ve sonuçta devirin de sağlanmaması nedeniyle  noter vasıtasıyla ihtarname keşide edildiğini ve  ödenen kapora bedelinin 7 gün içinde iadesinin istendiğini, söz konusu ihtarnamenin 09/06/2018 tarihinde davalı tarafa tebliğ edildiğini, ancak ihtarnamede belirtilen 7 günlük süre içinde kaporanın iade edilmediğini, beyanla  02/04/2018 tarihinde ödenen 500.000,00-TL’nin denkleştirici adalet ilkesi gereğince ekonomik etkenler dikkate alınarak dava tarihindeki karşılığının/alım gücünün/ rayiç reel değerinin tespit edilmesini ve tespit edilecek alacağın değişen oranlarda ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde;  taraflar arasında akdedilen sözleşmede ,iş bu sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünde İstanbul  Mahkemeleri ve icra dairelerinin yet- kili kılındığını, HMK 17 maddesi  gereğince  davanın sözleşmede  kararlaştırılan İstanbul  mahkeme- lerinde açılmasının gerektiğini , diğer yandan taşınmazın aynına ilişkin davalarda HMK 12. Md gereğince Malatye  Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, Ayrıca sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı davanın TBK'nın 82. maddesinde yer alan 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi  olduğunu ve zamanaşımı süresinin dolduğunu Müvekkili şirketin, davacının talep ve istekleri doğrultusunda satışa konu taşınmazda yıkım ve tadilat  yaptığını , kapora bedelinden çok daha fazla miktarda zarara ve değer kaybına uğra- dığını, taraflar arasında akdedilen satış sözleşmesinde yer alan hususların, davacının kusurlu davranışları ile yükümlülüklerini yerine getirilmediğini,  dava konusu  kapora bedelinin iadesinin talep edi- lemeyeceğini beyanla  kötüniyetle ikame olunan davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi'nce: 1-Davanın usulden reddi ile, mahkemenin YETKİSİZLİĞİNE, 2-Yetkisizlik nedeni ile dava dilekçesinin REDDİNE, 3-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin  yetkisizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA, 4-HMK'nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın yetkili ve görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NE tevzi edilmek üzere İSTANBUL HUKUK MAHKEMELERİ TEVZİ MÜDÜRLÜĞÜ’ne GÖNDERİLMESİNE \"karar verilmiştir.<br>İstinaf Başvurusu: Hüküm davacılar vekili  tarafından istinaf edilmiştir. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde: 1-Davalının yetki itirazında HMK 12  md gereğince malatye, HMK 17. Md gereğince İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu beyan etmesine rağmen  hangi mahkemeyi seçtiklerine dair beyanda bulunmadıklarını, ortada HMK 19/2 md  anlamında geçerli bir yetki itirazının bulunmadığını, 2- Taraflar arasında imzalanan gayrimenkul satış sözleşmesi resmi şekil şartına uygun olarak yapılmadığından  hukuken geçersiz olduğunu, bu nedenle sözleşmede yer alan yetki şartının da geçersiz olduğunu,  ayrıca dava taşınmazın aynına ilişkin olmadığından Malatya Mahkemeleri'nin yetkili olmadığını, 3-Yetki itirazının  davayı sürüncemede bırakmaya ve dava konusu talepleri zaman aşımına uğratmaya yönelik olarak , kötü niyetle ileri sürüldüğünü beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava, adi yazılı  gayrimenkul alım sözleşmesi kapsamında ödenen kaporanın iadesi talebine ilişkin olup sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalıdır. 6100 sayılı HMK'nun \"Yetki itirazının ileri sürülmesi \" başlıklı 19.maddesinde; \" (1) Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman  ileri sürebilir. (2) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi  bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. (3) Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir. (4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki  itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir.\" hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda; uyuşmazlık taşınmazın aynına ilişkin olmadığından somut olayda  HMK 12. Maddesindeki kesin yetki kuralının uygulama yeri bulunmamaktadır. Dolayısıyla ; Malatya Mahkemeleri'nin yetkili olduğundan bahsedilemeyecektir. Sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak  davaları yönünden kanunda özel yetkili bir mahkeme belirtilmemiş olup  mahkemenin yetkili HMK'da düzenlenen genel hükümlere göre belirlenecektir. HMK 6.md gereğince davalının  kayıtlı olduğu olduğu \"Esenyurt/İstanbul\"  adresi ve BK 89 md  gereğince davacıların kayıtlı olduğu  \"Avcılar/ İstanbul \" adresi itibariyle  Bakırköy Mahkemeleri  yetkilidir. HMK'nun yetki sözleşmesini düzenleyen 17. maddesinde ise; \"Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, dava, sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır\" düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda, asıl sözleşme resmi şekle tabi olup adi şekilde yapılmış olmakla hukuken geçersiz ise de , yetki sözleşmesi adi yazılı şekilde yapılabilir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2012/10304  E- 2012/19607 K. Nolu 30/11/2012  tarihli ilamı) Buna göre sözleşmede yer alan yetki şartı gereğince davanın İstanbul Mahkemeleri'nde açılması gerektiği, Bakırköy mahkemelerinin yetkili olmadığı   değerlendirilmiştir. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değer- lendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davacıların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar verilmesi gerekmektedir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacıların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa  karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda  HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 02/05/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4515e77090ef9305","SID":"c8fe06facbcac542"}}