{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/562 <br>KARAR NO: 2023/537<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 02.01.2023 tarihli ara karar. <br>NUMARASI: 2022/1011 E.<br>DAVANIN KONUSU: İstirdat ve tazminat<br>Taraflar arasındaki istirdat ve tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, ihtiyati haciz isteyen davacı vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati haciz talep eden davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili arasında 06.07.2021 malzeme satış ve teknik destek sözleşmesi imzalandığını,  davacının iki adet çek ile toplam 220.000,00 TL ödeme yapmasına rağmen sözleşme konusu malzemelerin müvekkiline teslim edilmediğini, sözleşmenin 9.maddesinde 45 içinde malzemelerin teslim edilmemesi halinde sözleşmenin feshedileceği ve edimlerin iade edileceğinin kararlaştırıldığını,  ancak davalının çekleri iade etmediğini,  davalının çekleri üçüncü kişiye ciro ettiğini, cebri icra sonucunda çek bedelinin ödenmek zorunda kalındığını, davalıya gönderilen ihtarname ile ödeme yapılmasının talep edildiğini, fakat davalıya çıkarılan  davalının arabuluculuk görüşmelerine de katılmadığını, tebligatın iade edildiğini,  müvekkilinin ayrıca bu durumda dolayı menfi zararlarının da doğduğunu ileri sürerek, 291.500,00 TL'nin istirdadına, şimdilik 200,00 TL menfi zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ayrıca davalının taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki  hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 02.01.2023 tarihli ana kararıyla; \"...İhtiyati hacizin şartları İİK 257 ve devamı madde hükümlerinde genel olarak düzenlenmiştir. Bu yasa hükmüne göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde ve veya 3. Şahısta olan menku lve gayrimenkul mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı yanlız borçlunun muayyen ikametgahı yok ise, borçlu taahütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaağa, veya kendisi kaçmağa hazırlanır, yahut kaçar yada bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden ileri işlemlerde bulunursa bu suretle ihtiyati haciz konulursa, borç yanlız borçlu hakkında muacceliyet kesbedebileceği hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati haciz kararı verilebilir.İhtiyati haciz ve  asıl olan, ihtiyati hacze esas bir hakkın varlığı ve bir ihtiyati haczin  sebebinin bulunmasıdır. İİK 257 ve devamı maddesine göre ihtiyati haciz talep eden taraf  öncelikle ihtiyati haciz istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak yasal delillerle ispat etmek zorundadır.Burada sözü edilen ispatın ölçüsü ise, \"yaklaşık ispat\" kuralına göre belirlenir.Yaklaşık ispat kuralının uygulanmasında iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğruluğunun kabul etmekle birlikte, aksinin mümkün olduğu ihtimalini de gözetmelidir. Bu nedenle ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtamali de dikkate alınarak talepte bulunandan kural olarak teminat alınır.Geçici hukuki koruma kararlarından olan ihtiyati haciz kararı verirken asıl uyuşmazlığı çözecek içerikte bir karar verilmemelidir.Bununla birlikte, ihtiyati hacze karar verirken tarafların çıkar dengesini ve ihtiyati haczin  amacını gözetilmesi gerekli ve zorunludur.Kanun koyucu, ihtiyati haciz hakkında karar verecek olan Hakime geniş bir taktir alanı bırakmış ise de, Hakim her somut olayda, ihtiyati haczin şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemeli ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre, ihtiyati haciz kararı verdiğinin kararında belirtilmelidir, ihtayit haciz şartları mevcut değilse kanunun ön gördüğü ölçüde ıspat edilememişse, veya yaklaşıkda olsa ıspatı yargılamayı gerekiyorsa ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmelidir.İİK 257 ve devamı maddesindeki şartların mevcut olması ve talep halinde ihtiyati hacze karar verilmelidir.Tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; talep edenin alacağının varlığını ispata yarayacak yeterli delil sunulmamış olması; Dosya da dava dilekçesine ek olarak sunulan Banka dekontlarından alacağın varlığının ve alacağın muaccel olup olmadığı tespit edilemeyeceği, iddiaların yargılamaya gerektirdiği ve varsa alacağın miktarı net olmayıp ancak yargılama sonucunda ortaya çıkacağından,  yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde ve İİK 257 ve 258 maddesinde düzenlenen yasal şartları oluşmayan ihiyati haciz talebinin reddine  karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. ...  \" gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermiştir.Bu ara karara karşı, davacı vekili tarafından  istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sunulan sözleşme, sözleşme ekinde yer alan çekler ve çeklere ilişkin ödeme dekontunun alacağın varlığı için yeterli delil niteliğinde olduğunu,  aynı delillerle davalı şirket aleyhine ihtiyati tedbir talep edildiğini ve Van 4. Asliye Hukuk Mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verildiğini,  Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin  2015/ 4981 Esas, 2016/2631 Karar, 2015/ 9868 Esas,  2015/ 17319 Karar, 2015/ 5670 Esas, 2015 / 12771 Karar sayılı kararlarında benzer durumlarda ihtiyati haciz kararı verildiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu  ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ara kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, istirdat ve tazminat talebine; istinaf başvurusu ise dava içerinde ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara karara ilişkindir. İlk derece mahkemesince, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş; bu ara karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı taraf, davalı ile aralarında 06.07.2021 tarihli malzeme satış sözleşmesi imzalandığını, satın alınan malların bedelinin iki adet  çek ile ödenmesine rağmen sözleşme konusu malların davalı tarafça teslim edilmediğini, çek bellerinin icra tehdidi altında ödendiğini  ileri sürerek, ödediği bedelin istirdadı ile sözleşmenin feshi sebebiyle uğradığı menfi zararların tazminini talep etmiş, ayrıca ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir. Mahkemece, alacağın varlığının yaklaşık  ispatı sağlanamadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir. Uyuşmazlık, davacının ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararın yerinde olup olmadığı, somut olayda ihtiyati haczin şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır. İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin  edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise, iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya  hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir. İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken  alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre  alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir.  Dosya kapsamından; taraflar arasında mal alımına ilişkin  anlaşma bulunduğu, anlaşma uyarınca  davacının bedeli iki adet çek vererek  ödediği, buna ilişkin  tahsilat makbuzunun  sunulduğu,  ancak davalının sözleşme konusu malları teslim etmediğinin ileri sürüldüğü anlaşılmaktadır. Somut olayda, sözleşme gereği  bedelin davacı tarafından ödendiği ancak malın teslim edilmediği iddia edilmiş ise de  dosya kapsamındaki delillerin yaklaşık ispat için yeterli olmadığı, davacının alacağını yaklaşık olarak ispat edemediği anlaşılmaktadır. Davacı vekilince istinaf dilekçesinde atıf yapılan kararlardaki uyuşmazlık ile eldeki uyuşmazlık konuları da farklı olup emsal teşkil edecek nitelikte değildir.  Yargılamanın ilerleyen aşamalarında değişen delil durumuna göre talep edilmesi ve şartların oluşması halinde her zaman ihtiyati haciz kararı verilmesinin mümkün olduğu da nazara alındığında, bu aşamada şartları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş ve davacı vekilinin istinaf  başvurusunun reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 258/3. ve HMK'nın 353/1.b.1. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin ara  kararı usul ve yasaya uygun olduğundan ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan  reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3. maddeleri uyarınca, ihtiyati haciz talep eden   davacı vekilinin  istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına,3-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 30.03.2023 <br>KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.f  ve İİK'nın 258/3. maddeleri uyarınca karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"397649a64a4a71da","SID":"357fd82ca22c8d06"}}