{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2021/588 - Karar No:2023/367<br>                     T.C.<br>                ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       27. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/588 <br>KARAR NO\t: 2023/367<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/06/2019<br>NUMARASI\t\t: 2015/738 E-2019/718 K<br><br>DAVACI\t: ...\t  <br>VEKİLİ\t: Av. ...\t  <br>DAVALI\t: ...\t  <br>VEKİLİ\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat- Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 29/03/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 28/04/2023<br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan tazminat ve menfi tespit davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:\t<br>\tDavacı vekili; taraflar arasında 07/06/2012 tarihli \"...Kömür Ocağının İşletilmesi ve 6.000.000 Ton Kömürün Üretilerek ... Termik Santrali İşletme Müdürlüğüne Teslimi İşi Hizmet Alımına Ait Sözleşme\" imzalandığını bu sözleşme ile; mücbir sebep ve süre uzatımı ortaya çıkmaması halinde 365 gün içerisinde, kömür havzasından, her türlü yatırım, işletme, tamir ve bakım masrafları ve sorumluluğu kendilerine ait olmak üzere toplam 6.000.000 ton kömürün üretilmesi, ön kırıcı binasında kömür alma bunkeri üzerine teslim edilmesi işinin yüklenildiğini, hazırlanan projenin 03/07/2012 tarihinde davalıya sunulduğunu, yer tesliminin 05/07/2012 tarihinde yapıldığını, ancak işe başlamanın proje onayı ile olacağı hususunda şerh düşüldüğünü, davalı tarafından 30/07/2012 tarihinde ...'e işe başlamak için projenin onaylanması gerekip gerekmediğinin sorulduğunu, 03/10/2012 tarihli yanıtta, işe başlamak için projenin onaylanmasına gerek olmadığının bildirildiğini, bu süre içinde işe başlanamadığını, davalı kurumun 26/09/2012 tarihli yazısı ile Ekim ayı içerisinde kömür verecek şekilde iş programı yapılmasını istediğini, davacı şirket tarafından 18/10/2012 tarihli yazı ekinde iş programının verildiğini, kurumun 23/10/2012 tarihli yazısı ile iş programını değiştirerek onayladığını, bu değişikle kurum tarafından işin başlangıç tarihinin projenin ... tarafından onaylandığı tarih kabul edilerek, işin sona erme tarihinin 2013 yılı Temmuz ayı olarak belirlendiğini, böylelikle 12 aylık üretim programının 9 aya sıkıştırıldığını, bu durumun da termin (gecikme) cezalarının haksız olarak uygulanmasına sebep olduğunu, termik santralin acil kömür ihtiyacının bayrama denk gelmesi üzerine büyük bir çaba ile, 26/10/2012 tarihi itibariyle termik santrale kömür temin edildiğini, ayrıca 1 no.lu zeyilname ile sözleşmenin 9.4. maddesinin değiştirildiğini, bu değişiklikle \"Bu iş yerinde havanın fen noktasından çalışmaya uygun olmadığı günler; - Dekapaj için 01 Aralık - 31 Mart, - Kömür üretimi için 01 Aralık - 28 Şubat tarihleri arasındaki gündür. Ancak, işin bitiminde bu devre dikkate alınmaz ve idare yükleniciden teknik şartları yerine getirerek işi tamamlaması için bu devre içinde çalışmasını isteyebilir.\" şeklinde düzenleme yapıldığını,<br> ... tarafından Tespit Edilen Dekapaj Oranının Fiili Duruma Uygunsuzluğu ve Bu Halin Sözleşme Üzerindeki Etkisi ve Uğranılan Zarar; davalı tarafından yürütülen ihale çalışmaları kapsamında, dekapaj miktarı ve oranı hakkında bilgi ve belge sunulmadığını, çalışma sahasında inceleme, raporlama ve değerlendirme yapma imkanı verilmediğini, ihale dokümanında ruhsatlı toplam 2 hektar alanda kömür üretiminin hangi kısımda yapılacağı hakkında bilgi verilmediğini, ihalenin teklif aşamasına geçilmesinden evvel bu eksikliğin fark edildiğini, sözleşme taslağına yapılan 1 no.lu zeyilname ile, Teknik Şartnamenin b) Kömür miktarı maddesinin 1. bendinin;\"Üç üniteden oluşan toplam 457 MW kurulu güçteki .../... Termik Santraline, tam yükte verilecek kömür miktarı; 1200 Kcal/Kg bazında günlük 20.000 ton, yıllık ise 6.000.000 ton'dur (tolerans +%10 ton/yıl, -%20 ton/yıl) Söz konusu kömür üretimi için 13.920.000 m³ dekapaj yapılması gerekmektedir.\" şeklinde düzenlendiğini, bu durumda 6.000.000 ton kömür üretimi için 13.920.000 m³ dekapaj yapılacağını, dolayısıyla dekapaj/kömür oranının 2,32 olarak öngörüldüğünü, davalı kurum tarafından tespit edilen çalışma alanının koordinatlarının verilmesi ve bu çalışma alanı için üretim projelerinin hazırlanmasıyla, davalı kurum tarafından tespit edilen 6.000.000 ton kömür için 13.920.000 m³ dekapajın hatalı olduğunun anlaşıldığını, tekniğine ve iş güvenliğine uygun çalışma yapılabilmesi için davacı tarafından hazırlanan projede 30 derece genel şev açısı uygulandığını, bu uygulama neticesinde, bu alanda bulunan 6.000.000 ton kömürün üretilmesi için 21.755.000 m³ dekapajın yapılması gerektiğinin tespit edildiğini, davalı kurumca şifahen ve ısrarla 20 derece genel şev açısıyla çalışılmasının istendiğini, bu şekilde yapılan çalışmada üretim için 26.500.000 m³ dekapaj yapılmasının gerekli olduğunun anlaşıldığını, işin yapılması için tespit edilen dekapaj oranının 2,32, mevcut çalışma şartlarına göre 30 derece genel şev açısıyla çalışılması halinde 3,63, 20 derece genel şev açısıyla çalışılması halinde 4,42 olduğunun anlaşıldığını, hatta genel şev açısı 40 derece olarak proje hazırlanması halinde dahi kurum tarafından tespit edilen 2,32 değerindeki dekapaj oranından daha fazla bir oran çıktığını, davalının talimatı nedeniyle sahada 20 derecelik genel şev açısıyla çalışma yapıldığını, maliyetin arttığını ve bu işyerinin kârsız ve hatta zararla çalışmasına sebep olunduğunu, fiili duruma uygun olmayan hesaplama yöntemi ile ihale teklif fiyatına birinci derecede etkili olan oran ve diğer haksız uygulamalar nedeniyle davacının yaklaşık 30.000.000,00 TL zarar etmesine sebep olunduğunu,<br>Hakedişe Esas Kalorifik Değerler ve Davalı Kurum'un Haksız Uygulamaları Nedeniyle Uğranılan Zararın Tazmini Talebi; Teknik Şartname'nin 6. maddesinde sahadaki kömürün baz kalorifik değerinin (Orijinal - AID) 1200 +/- 100 kCal/kg olduğunun belirtildiğini, Teknik Şartname'nin 8. maddesinde numune alma, analiz yapılması ve değerlendirilmesi usulünün açıklandığını, buna göre kömür özelliklerinin belirlenmesi amacıyla alınacak numunelerin TS-2390 standardına göre alınacağını, ancak bu standardın yürürlükten kaldırıldığını, yerine ikame edilen TS ISO-18283 standardının \"Taş Kömürü Ve Koktan Numune Alma\" başlığını taşıdığını ve buradaki konunun linyit kömürüne ilişkin olduğunu, bu standardın kullanılmasına imkân olmadığını, maddede, her vardiyada 3 numune alınacağı, bir numunenin ... tarafından, bir numunenin yüklenici tarafından analize tabi tutulacağı, üçüncü numunenin şahit numune olarak ...'de saklanacağının belirtildiğini, şahit numunenin davalı tarafından saklanmasına ilişkin hükmün, benzer düzenlemelere uygun olmadığını, mevzuat boşluğu nedeniyle davacı şirket lehine olmayan bir durumun ortaya çıktığını, \"taraflarca mutabık kalınacak periyotlarda numune alınacağı\" belirtilmesine rağmen, numunelerin alınmasında ve saklanmasında yada analiz işlemlerinin yürütülmesinde davacının söz ve talep hakkının göz ardı edildiğini, maddede, taraflarca yapılan analiz sonuçları arasındaki farkın 100 kCal/kg'dan az ise ortalama alınacağının, fazla olması halinde şahit numunenin davalıya ait laboratuvarda yüklenici temsilcisinin huzurunda yapılacak analiz sonucunda bulunan değerin esas alınacağının, ancak farkın 100'e eşit olması halinde ne yapılacağının belirtilmediğini, 01/11/2012 tarihinde alınan numunede, davalı tarafından yapılan analizde 1.039 kCal/kg.,davacı analizinde 1139 kCal/kg olarak tespit edildiğini, ne yapılacağı belirlenmemiş olmasına karşın, davalı tarafından şahit numunenin analiz sonucunun esas alındığını, şahit numunenin 996 kCal/kg geldiğini, vardiyada teslim edilen 6.700 ton kömürün kabul görmediğini, bedelinin ödenmediğini, 31/10/2012 tarihinde davalı numunesinin 980 kCal/kg. müvekkil numunesinin 1136 kCal/kg. çıktığını, şahit numuneye başvurulduğunu, şahit numunenin 957 kCal/kg. çıktığını bu vardiyada teslim edilen 9.500 ton kömürün de kabul edilmediğini, ödeme yapılmadığını ve hakedişte nazara alınmadığını, kabul edilmeyen kömürün uygun kalorifik değere getirilerek teslimine imkân verecek şekilde iade edilmesi gerektiğini, ancak  davalı kurum tarafından kabul edilmeyen kömürlerin dahi teslim alınarak bedeli ödenmeksizin kullanıldığını,<br>Gecikme Cezası İadesi Talepleri; davalı kurumun iş süresinin başlangıcını, fiili başlangıç tarihinden itibaren hesaplamak yerine yer teslimine ilişkin tutanak tarihini baz aldığını, davacı şirkete 506.400,00 TL bedelinde gecikme cezası uygulandığını, bununla birlikte, kömür tedarikinin sağlandığı ... Termik Santrali'nde Şubat-Mart aylarında birçok defa durmalar yaşandığını, bunkerlerde arızalar oluştuğunu, kömür teslimatının gerçekleşemediğini, Kurum tarafından yazılan 21/03/2013 tarihli yazıda; Mart 2013 ayı içinde öngörülemeyen enerji fazlalığı nedeniyle üç üniteden iki tanesinin devre dışı bırakıldığının, öngörülmeyen arızalar nedeniyle de kömür stoklarının arttığının bildirildiğini, davacının kömür tedarikinde yetersizliği olmadığını,  bu nedenle 2013 Şubat ayı hakkedişine uygulanan 506.400,00 TL tutarındaki gecikme cezasının haksız ve kötü niyetli olduğunu, geri ödenmesinin talep edildiğini, davalının kabul etmediğini, haksız cezai şartın iadesi gerektiğini,<br>İşin Sona Ermesiyle Stok Sahasında Teslim Edilmek Üzere Depolanmış Kömür Bedeline İlişkin Talepleri; sözleşme kapsamındaki işin, ... Termik Santrali ve Linyit Sahasının özelleştirilmesi sebebiyle 03/07/2013 tarihinde tasfiye nedeniyle durdurulduğunu, davalı kurum yetkilileri ile birlikte gerekli ölçümlerin yapıldığını ve tasfiye sürecinin başladığını, aradan 2 seneyi aşkın süre geçmesine rağmen tasfiyenin sonuçlandırılamadığını, 10/07/2013 tarihli tutanakta, ara stok sahasında 92.545 ton kömür bulunduğunun tespit edildiğini, işin süre uzatımı ile 22/10/2013 tarihinde sona erecek olmasına rağmen, özelleştirme nedeniyle 03/07/2013 tarihinde sona ermesi ile 92.545 ton dekapajı yapılmış kömürün, kamyona yüklenerek, ara stok sahasına kadar nakledilerek teslime hazır halde bulundurulmakta iken kömürün teslim edilemediğini, tasfiyeye ilişkin talepleri arasında belirtilen ara stok sahasında bulunan kömür bedelinin davalı kurum tarafından reddedildiğini, bu nedenle, teslim noktasına kadar olan nakliye masrafı düşüldükten sonra bedelinin talep edilmesi gerektiğini,<br>İşin Sona Ermesi ile İş Sahasında Kalan Kömür Bedelinin Ödenmesi Talepleri; işin özelleştirme nedeniyle 03/07/2013 tarihinde sona ermesi ile, ara stok sahasında bulunduğu gibi, çalışma yapılan saha içerisinde de, üzerindeki toprak ve kayaç tabakası kaldırılmış vaziyette, üzeri açılmış, makineyle alınarak teslim edilmeye hazır vaziyette bulunan kömür tabakası bulunduğunu, bu şekilde mevcut kömür miktarının, davacı şirket yetkililerince yapılan ölçümde 245.838,60 ton olarak tespit edildiğini, tasfiye işlemleri sırasında, belirtilen bu kömürün de kazı ve nakliye masrafları düşülerek bedelinin ödenmesi talebinde bulunmalarına rağmen, taleplerinin kabul görmediğini, maden sahasında üzeri açılmış olarak bırakılan bu kömürün kazı ve nakliye masrafları düşülerek bedelinin ödenmesi talebinde bulunduklarını,<br>Menfi Tespit Talepleri; davalı kurum tarafından kurulan tasfiye komisyonunun yaptığı çalışmalar neticesinde tasfiye komisyonunca hazırlanan İkinci Ek Tasfiye Komisyon Raporu’nda müvekkili şirket tarafından yapılan tüm taleplerin reddedildiğini, bununla birlikte raporun 3.maddesinde “taahhüt edildiği ancak sözleşme süresince yapılmadığı belirtilen 1.492.992 m³ suyun atılması için 1 yıllık işletme ve bakım gideri 281.187,35 TL’nin tahsil edilmesi gerektiği ve 4.maddesinde doğaya yeniden kazandırma, ağaçlandırma bedeli olarak fidan bedeli ve fidan dikim maliyeti olmak üzere KDV hariç 159.614,00 TL’nin tahsil edilmesi gerektiğinin belirtildiği, bu tasfiye raporuna itirazlarının rapor üzerine şerh edildiğini, itirazları doğrultusunda bu konular üzerinde görüşmeler yapılarak nihai hale getirilmesi ve davalı Yönetim Kurulu’na sunularak onaylanması, onaylanan bu raporun taraflarına tebliğ edilmesi ve müvekkili şirketin eksiklikleri konusunda bildirim yapılması gerekmekte iken, davacı kurumun 15/09/2015 tarihli 520.146,30 TL bedelli fatura düzenleyerek gönderdiğini, 18/09/2015 tarihli 45986 sayılı yazının faks ile gönderilerek fatura tutarının ödenmesinin aksi takdirde teminat mektubunun nakde çevrileceğinin belirttiğini, davalı kurumun çalışma sonunda susuzlandırma için kuyu açmadığını, ağaçlandırma yapmadığını, ağaç satın almadığını ve bunları dikmediğini, tüm bunların maliyetini üstlenmiş gibi müvekkili şirketten bu masrafları talep ettiğini, yine sözleşmenin eki olan Hizmet İşleri Genel Şartnamesi’nin 44.maddesi uyarınca eksik işlerin tamamlanması için müvekkili şirkete süre verilmesi ve eksiklerin tamamlanmasının istenmesi gerekirken, bu usulün de izlenmediğini, bu talebin devrettiği maden sahasında hiçbir ağaçlandırma ve susuzlandırma çalışması yapmayan ve masraf ödemeyen davalı yönünden sebepsiz zenginleşme mahiyetinde olduğunu belirterek; dekapajdan kaynaklı hata nedeniyle birim fiyat revize edilerek aradaki farkın 10.000,00 TL'lik kısmının dava tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari faizi ile tahsilini, davacı şirketçe, 6.700 ton ve 9.500 ton kömür davalının vardiyasına teslim edildiğinden ve davalı tarafından kullanıldığından vardiyalık fiili kalorilik değerin; 1000 kCal/kg kabul edilerek formüle göre hesaplanarak nefaset kesildikten sonra şimdilik 10.000,00 TL’nin kömürlerin davalıya teslim edildiği (davalının haksız zenginleştiği) tarihten itibaren değişen oranlarda ticari faizi ile tahsilini, davacıdan haksız  olarak kesilen 2013 Şubat ayı hakedişine uygulanan gecikme cezasının şimdilik 10.000,00 TL'sinin ödenmesini, bu tutara kesinti tarihi itibariyle değişen oranlarda ticari faiz uygulanmasını, işin süresinden önce sona ermesi ile davacı tarafından teslime hazır halde bulundurulan 92.545 ton kömürün, ara stok sahasından teslim noktasına kadar olan nakliye masrafları düşüldükten sonra bedelinin, dekapaj oranındaki hata dolayısıyla revize edilecek birim fiyat ve bu birim fiyatın güncellenmiş haline göre tespit edilmek ve ileride artırmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin  davacıya dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte ödenmesini, işin süresinden önce sona ermesi nedeniyle teslim edilemeyen 245.838,60 ton kömürün kazı ve nakliye masrafları düşülerek bedelinin, dekapaj oranındaki hata dolayısıyla revize edilecek birim fiyat ve bu birim fiyatın güncellenmiş haline göre tespit edilmek ve ileride artırmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin davacıya dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte ödenmesini, davalı Kurum'un, davacının borcunun bulunduğuna yönelik iddiaları karşısında, davalı tarafından çıkarılan muarazanın önlenmesini, davacının davalı Kurum'a borcunun bulunmadığının tespitini talep etmiş; 20/03/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile; dekapaj oranındaki hata nedeniyle alacak taleplerini 17.223.364,28 TL artırarak 17.233.364,28 TL’nin; stok sahasında teslim edilmek üzere depolanın 92.545 ton kömürün dekapaj oranı nedeniyle revize edilen fiyatı ile tahsili taleplerini 1.104.012,28 TL artırarak 1.114.012,28 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir. <br>\tDavalı vekili; davacının \"İşin İfasının Başlangıç Zamanı\" hakkındaki iddiasına ilişkin olarak; davacı firmanın 26/06/2012 tarihli yazısı ile, yer teslimi talep ettiği, kuruluşlarının 28/06/2012 tarihli yazısı ile, kazı alanının ölçümü yapılarak siyah kodların teslim edilmesinden sonra yer tesliminin yapılacağını bildirildiğini, davacı firmanın 03/07/2012 tarihli yazısı ile ölçümlerin yapıldığını ve İş Programı, Ön İşletme Projesi ve Maden İşleri Genel Müdürlüğü’ne (...) sunulacak İşletme Projesi ve eki haritaların sunulduğunu bildirerek yer tesliminin yapılmasını istediğini, 05/07/2012 tarihli \"Yer Teslim Tutanağı\" ile yer tesliminin yapıldığını, Maden Kanunu'nun 29. maddesi gereği, İşletme Projeleri ve değişikliklerinin uygulamaya konmadan önce Genel Müdürlük Onayının alınmasının zorunlu olduğunu, aksi takdirde faaliyetin durdurulacağını, ayrıca \"Yer Teslimine İlişkin Koşullar\" başlıklı 2. maddede \"Yüklenici Firma tarafından ...'ye sunulan Maden İşletme Projesinin ... tarafından onaylanmasından sonra sahada madencilik faaliyetlerine fiilen başlanacaktır.\" denildiğini, davacı firmanın yer tesliminden önce, 03/07/2012 tarihli yazısı ile, ihale teknik şartnamesinde 6.000.000 ton kömüre karşı 13.920.000 m³ dekapaj öngörülmesi nedeniyle birim maliyetin bu değerden hesaplandığını, ancak fiili dekapajın 21.755.520 m³ olması nedeniyle dekapaj oranının 2,32 den 3,62'ye yükseldiğini, dolayısıyla proje rakamlarından 7.835.527 m³ daha fazla dekapaj yapılmak zorunda olunduğunu bildirilerek mağduriyetlerinin giderilmesini istendiğini, müvekkili kurumca; dekapaj miktarının öngörülen dekapaj miktarı olduğunun ve ihale sürecinde davacı firmanın bu konuda itirazı bulunmadığının, TTK'ya göre bir tacirin basiretli davranmakla yükümlü olduğunun, sözleşmede yer alan dekapaj oranının ön görülen miktar olduğunun, madencilik sektöründe uygulama sırasında farklılıklar çıkabileceğinin bildirildiğini, 26/09/2012 tarihine kadar işin tekniğine uygun proje hazırlanmaması üzerine, bu tarihte davacı firmadan, \"Maden Kanunu'nun ilgili maddeleri gereğince, madencilik faaliyetlerinden doğacak İş Kanunu, İş Sağlığı ve Güvenliği ile ilgili idari, mali ve hukuki sorumluluklar davacıya ait olmak üzere, davacının sözleşmesel yükümlülüğü olan, ... ... ... Kömür Sahasının İşletilmesi ve 6.000.000 ton kömürün üretimine yönelik projelerin hazırlanarak taraflarına ivedilikle teslim edilmesi gerektiği söz konusu iş için sözleşmesel yükümlülüğü karşılayacak bir projenin hazırlanmadığı, Maden İşleri Genel Müdürlüğünde mevcut olan ... ... Kömür Sahası işletme Projesinde belirtilen kriterlere göre madencilik faaliyetlerinin yürütülmesi, sözleşmenin gereğinin yapılması ve Ekim 2012 ayı içinde kömür verecek şekilde iş programının hazırlanarak Kuruluşlarına ivedilikle sunulması\"nın istendiğini, davacı firmanın 18/10/2012 tarihli yazısı ekinde İş Programı ve yeni bir İşletme Projesi sunduğunu, 22/10/2012 tarihli yazısı ile de, iş programında Ekim ayı içinde 150.000 ton kömür temini gösterildiğini, ara stokta 500.000 ton, almaya hazır 750.000 ton olmak üzere 1.250.000 ton kömürün santrale verilmek üzere bekletildiği ve İş Programının uygun bulunması halinde Ekim ayı terminini tamamlamak üzere Kurban Bayramı ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla bayram provası yapılacağını kuruluşa bildirdiğini, bu talep üzerine, Ekim ayında 150.000 ton kömür verilmesi koşuluyla, Hizmet İşleri Genel Şartnamesi'nin 28. maddesi gereğince gerekli değişiklikler yapılarak, 23/10/2012 tarihinde \"İş Programı\"nın davacı firmaya bildirildiğini, bu program doğrultusunda davacının kömür vermeye başladığını, davacıya sahada resmi olarak 23/10/2012 tarihli yazı ekinde gönderilen iş programına göre çalışması talimatı verildi ise de, davacı firmanın bu tarihe kadar sahada dekapaj ve kömür üretimi yaptığını, santrale kömür teslim etmeyerek stok yaptığını, davacının mağdur olmadığını, bu durumun davacıya ciddi anlamda menfaat sağladığını, ilerleyen süreçte çalışmaları kolaylaştırdığını, <br>... tarafından tespit edilen dekapaj oranının fiili duruma uygunsuzluğu ve bu halin sözleşme üzerindeki etkisi ve uğranılan zarar iddiasına ilişkin olarak; dava konusu ihale sürecinde istekliler tarafından 6.000.000 ton kömür üretimine karşı ne kadar dekapaj yapılacağının sorulması üzerine, Zeyilname-1 ile \"...söz konusu kömür üretimi için 13.920.000 m³ dekapaj yapılması gerektiği...\" hususunun bildirildiğini, davacı firmanın, teklif hazırlama sürecinde kendisine Zeyilname ile bildirilen dekapaj miktarına herhangi bir itirazı olmadığını, zaten, böyle bir iş için teklif verilmeden önce bir proje yapılması zorunlu olduğundan, davacı firmanın bu projeyi yapmış olması ve teklifini buna göre oluşturması gerektiğini, eğer kendi projesi ile idarenin verdiği teknik bilgiler arasında bir uyumsuzluk/çelişki görülürse İdareye bildirmesinin bir görev olduğunu, ayrıca davacı firmanın, aynı sahaya ilişkin 27/07/2010 tarihinde yapılan ve 14/03/2011 tarihinde imzalanan sözleşmenin ortak girişimcilerinden biri olduğunu, sahaya ait ayrıntılı bilgiye sahip bulunduğunu, bilinçli bir tacir gibi davranması gerektiğini ve Teknik Şartname'nin \"Saha Koşulları\" başlıklı 5. maddesi göz önünde bulundurulduğunda, davacı iddialarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,  ihale konusu işte yapılması öngörülen dekapaj miktarına ilişkin, isteklilerden ... A.Ş.'nin Kamu İhale Kurumuna yaptığı itirazı üzerine KİK'in 21/05/2012 tarih ve 2012/UH.1-2174 Karar No.lu Kararında; \"Bu itibarla, İdarenin kömür ihtiyacının sağlanması için yapılacak tahmini dekapaj miktarını ihale dokümanında belirtilmesinin, isteklilerce teklifin hazırlanmasına yardımcı olunması amacına hizmet ettiği, ödemelerin, teslim edilen kömür miktarına göre teklif edilen birim fiyatlar üzerinden yapılacağı, teknik şartnamede belirtildiği üzere, kömür üretimi için gerekli olan dekapaj faaliyetlerinin yüklenici tarafından yerine getirileceğinin açık olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, basiretli ve tedbirli bir tacir tarafından bu bilinçle teklifin oluşturulması gerekliliği ortadadır. Bu itibarla, başvuru sahibinin iddiası yerinde görülmemiştir.\" denildiğini, KİK Kararlarında belirtildiği üzere, kuruluş tarafından isteklilere bildirilen 13.920,00 m³ dekapaj miktarının isteklilerin tekliflerinin hazırlanmasına yardımcı mahiyette olup, bahse konu sözleşmenin birim fiyatlı kömür alım sözleşmesi olduğunu ve yapılan/ yapılacak dekapaja ilişkin herhangi bir ödeme yapılmayacağının açık olduğunu, <br> Hakedişe Esas Kalorifik Değerler ve Davalı Kurumun Haksız Uygulamaları Nedeniyle Uğranılan Zararın Tazmini Talebi İddiasına İlişkin Olarak; Teknik Şartname'de yer alan \"Kömürden Numune Alma\" standardı TS-2390’ın, ihale hazırlık sürecinde yürürlükte olduğunu, 05/06/2012 tarihinde iptal edildiğini, sözleşme yürütümü süresince alınan numunelere ... Termik Santralı İşletme Müdürlüğündeki teknik personel tarafından gerekli titizlik ve hassasiyetin gösterildiğini, yürürlükteki standarda uygun olarak alınmaya çalışıldığını, analizlerin aynı hassasiyetle yapıldığını, teknik personelin konu hakkında yeterli deneyime sahip olduklarını, analiz değerleri arasında fark olması halinde yapılacak işlemin sözleşme ve teknik şartname hükümleri çerçevesinde tesis edildiğini, davacının, idare tarafından yapılan analizler ile şahit numune analizleri arasında ortalama 58,23 Kcal/Kg fark bulunduğunu ve bunun İdarenin analiz yönteminin güvenilirliğini  ifade ettiğini, aynı tabloda yer alan davalı firma analizleri ile şahit numune analizleri arasında ise 85,9 Kcal/Kg fark olduğunu, bunun da davacı firma analizlerine göre idare analizlerinin daha güvenilir olduğunun somut göstergesi olduğunu, <br> Teknik Şartname'de Baz Kalorifik Değerin 1200 Kcal/Kg. Olarak Belirlendiği, Ancak Sahada 1200 Kcal/Kg Değerinde Kömürün Bulunmadığı İddiasına İlişkin Olarak; Teknik Şartname'nin 6.maddesinde Vardiyalık Kalorifik Değerin 1100-1000 Kcal/Kg aralığında olması durumunda kömürün nefaset kesimi ile kabul edileceğinin, Baz Kalorifik Değerin ise 1200 ±100 Kcal/Kg olduğunun, minimum kömür kalorisinin 1000 Kcal/Kg olması gerektiğinin düzenlendiğini, baz kalorifik değerin 1200 Kcal/Kg olmadığını, davacı firmanın sözleşme dönemi içinde İdare'ye verdiği kömür miktarının 3.569.600 ton olduğunu, bu miktarın 2.387.500 tonluk kısmının (%66,88) 1100 Kcal/Kg ve üzerinde, 960.800 tonluk kısmının (%26,91) 1000 dahil- 1100 Kcal/Kg aralığında olduğunu, verilen toplam kömür miktarının yaklaşık %93,80'inin hakedişe esas miktar olduğunu, davacı firmanın sahada istenilen kaloride kömür olmadığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, <br>Gecikme Cezasının İadesi Talebi İddiasına İlişkin Olarak; davacı firmanın iddia ettiği gibi işe geç başlanmasının sebebinin, projenin ... tarafından onaylanmasından sonra sahada madencilik faaliyetine başlanacağı olmayıp, teknik olarak sözleşmesel yükümlülükleri karşılayan bir proje ve iş programı sunulmamasından kaynaklandığını, kuruluşun kontrol teşkilatı personeli tarafından düzenlenen 12/10/2012 tarihli Durum Tespit Raporu'nun 4. maddesinde, sahada 4 milyon m³ dekapaj yapıldığının, bölgede üst damar kömürlü alana ulaşıldığının, üretime başlanarak ara stok sahasına taşındığının ve taşınmaya devam olduğunun, ara stok sahasında yaklaşık 250.000 ton, kömür sahasında üzeri açılmış 400.000 ton üst damar kömürü görüldüğünün ifade edildiğini, davacı tarafından 18/10/2012 tarihinde sunulan İş Programı ve İşletme Projesinde Ekim ayı için 150.000 ton kömür temini gösterildiğini, ara stokta 500.000 ton, alınmaya hazır 750.000 ton olmak üzere 1.250.000 ton kömürün santrale verilmek üzere bekletildiğini ve İş Programına uygun bulunması halinde Ekim ayı terminini tamamlamak üzere Kurban Bayramı ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla bayram provası yapılacağını Kuruluşa bildirdiğini, davacı firmaya sahada 23/10/2012 tarihli yazı ile İş Programına göre resmi olarak çalışmaya başlama talimatı verilmesine rağmen, firmanın bu tarihe kadar sahada dekapaj ve kömür üretimi gerçekleştirdiğini, dolayısıyla, işe başlama tarihinin 4.5 ay geçtiği ve çalışılmaya uygun olmayan tarihler için önceden hazırlık çalışması yapılamadığı şeklindeki iddiasının gerçeği yansıtmadığını, bu nedenle, Şubat 2013 ayında verilmesi gereken minimum kömür miktarını veremediğinden haksız cezai işlem uygulandığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, <br>İşin Sona Ermesiyle Stok Sahasında Teslim Edilmek Üzere Depolanmış Kömür Bedeline İlişkin Talep İddiasına İlişkin Olarak; davacı firmanın 29/05/2013 tarihli yazısı ile, İdari Şartname'nin 48. ve sözleşmenin 36. maddesinde yer alan hüküm gereği, termik santralin özelleştirilmesi ve işletme hakkının devri halinde, sözleşmenin kendiliğinden sona ereceğinden hareketle, sözleşmenin 5 gün içinde sonlandırılmasının düşünüldüğü, şimdiye kadar yapılan her türlü itirazi hakları ve hukuki hakları saklı kalmak kaydıyla sahada gerekli tespitlerin de yapılması suretiyle sözleşmenin sonlandırılmasını istediğini, talebin ... Yönetim Kuruluna arz edildiğini, 17/06/2013 tarih ve 17-167 sayılı karar ile, sözleşmenin hangi tarihte sonlandırılacağının ve takip olunacak iş ve işlemlerin Genel Müdürlük yetkisine bırakıldığını, 02/07/2013 tarih 1604 sayılı talimatla, sözleşmenin 03/07/2013 tarihinde sonlandırıldığını, ... Termik Santral İşletme Müdürlüğü’nün, davacı firmadan mevcut iş programına göre Nisan-2013 ayında 476.351 ton, Mayıs-2013 ayında 492.230 ton ve Haziran-2013 ayında 476.351 ton kömür talebi olmasına karşın, davacı firmanın santrale Nisan-2013 ayında 382.700 ton, Mayıs- 2013 ayında 409.200 ton ve Haziran-2013 ayında 402.200 ton kömür teslim ettiğini, sözleşmenin 36. Maddesine göre, özelleştirme ve işletme hakkının devri halinde sözleşmenin kendiliğinden sona ereceği belirtilmiş olup, bu durumda yüklenicinin kesin teminat dışında kâr mahrumiyeti ve benzeri herhangi bir istekte bulunamayacağını, davacı firmanın, ara stok sahasında kömür bulunmasına rağmen sözleşmenin sonlandırılmasını talep etmesi, İşletme Müdürlüğü’nün 2013 Nisan, Mayıs ve Haziran taleplerini düşük miktarda karşılaması ve sözleşmenin 36. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, firma talebinin yersiz olduğunu, <br>İşin Sona Ermesi İle İş Sahasında Kalan Kömür Bedelinin Ödenmesi Talebi İddiasına İlişkin Olarak; 11/07/2013 tarihli durum tespit tutanağı ışığında, davacı tarafından ödenmesi istenilen 245.838,60 ton üzeri açık kömürün, kontrol teşkilatı raporuna göre, gerçekte 166.052 ton olduğunu, bu kömürün basamak şevinde emniyet topuğu olarak bırakıldığını ve hazır kömür olarak değerlendirilemeyeceğini, Cumhuriyet Üniversitesi'ne göre, açık kömürün dekapaj basamakları ilerletilmeden üretilmesi ve hazır kömür olarak düşünülmesinin mümkün olmadığı dikkate alındığında, talebin karşılanmasının mümkün olmadığını, <br>Tasfiye Çalışmaları Neticesinde Hazırlanan \"İkinci Ek Tasfiye Komisyon Raporu\"nda Yer Alan Susuzlaştırma ve Doğaya Yeniden Kazandırma Ağaçlandırma Bedelinin Tahsiline İlişkin Olan İtirazla İlgili Olarak; Teknik Şartname'nin 9.1.4. maddesi uyarınca sahada susuzlandırma çalışması yapılmasının can ve mal güvenliği açısından zorunluluk arz ettiğini, kontrol teşkilatı ve Cumhuriyet Üniversitesi raporlarında bu faaliyetin hiç yapılmadığının tespit edildiğini, durumun defalarca davacı firmaya bildirildiğini, gerekli tedbirlerin alınmasının istendiğini, ancak davacı firmanın hiçbir önlem almadığını, sahada yapılan madencilik faaliyeti sırasında can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürmemek için sözleşme ve teknik şartnamede yapılması zorunlu olan, ancak davacı firma tarafından yapılmayan susuzlandırma faaliyetine ilişkin tutarın davacıdan tahsil edilmesinin hakkaniyet ölçüleri dahilinde olduğunu, sözleşme ve şartnameye göre iş bitiminde yapılması zorunlu olan ancak, davacı firma tarafından yapılmayan doğaya yeniden kazandırma/ ağaçlandırma faaliyetlerinin, sözleşme ve şartnamede zorunlu koşulmasa bile yürürlükteki mevzuat uyarınca yapılması gereken önemli bir husus olduğunu, davacının tacir olduğunu, basiretli davranması gerektiğini, bahsedilen hükümleri ve yaptırımları içeren sözleşmeyi ve eklerini imzaladığını, bu hükümlerin tarafları hukuken bağladığını, davacı tarafın sözleşme ve şartnamenin hatalı hazırlandığı ve kuruluşun sözleşmenin uygulanmasında hukuka aykırı davrandığı ve kusurlu hareket ettiği iddiasının kabul edilemeyeceğini belirterek; davanın reddini savunmuştur.<br>\tMahkemece; toplanan deliller ışığında; taraflar arasında 07/06/2012 tarihinde \"...Kömür Ocağı'nın İşletilmesi ve 6.000.000 Ton Kömürün Üretilerek ... Termik Santrali İşletme Müdürlüğü'ne Teslimi İşi\" sözleşmesi imzalandığı, yer tesliminin 05/07/2012 tarihinde yapıldığı, yüklenici firmanın, sözleşmenin sonlandırılmasına ilişkin 29/05/2013 tarih ve G.29.05/08 sayılı dilekçesindeki talebi üzerine, sözleşmenin 03/07/2013 tarihinde sonlandırıldığı, belirlenen uyuşmazlık konuları üzerinden yapılan incelemede; <br>Taraflar Arasında Yapılan \"... ... Kömür Ocağının İşletilmesi, 6.000.000 Ton Kömürün Üretilerek ... Termik Santralı İşletme Müdürlüğü'ne Teslimi İşi\" Sözleşmesi Nedeniyle Davacının İşe Geç Başlamasının Hangi Tarafın Kusurundan Kaynaklandığı; 07/06/2012 tarihinde imzalanan sözleşmenin 10. maddesinin 2. bendinde; \"10.2 işyerinin teslimine ilişkin esaslar ve işe başlama tarihi, sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 30 gün içinde işyeri teslimi yapılarak işe başlanacağı, yüklenici veya vekili ile idare yetkilisi/yetkilileri arasında düzenlenen işyeri teslim tutanağının imzalanmasıyla yükleniciye işyeri teslimi yapılmış olacağı, ancak, işyeri teslim tutanağında, işyeri tesliminin, tutanağın onaylanması halinde gerçekleşmiş olacağının belirtilmesi halinde, tutanağın onaylandığının yükleniciye tebliğ edildiği tarihte işyeri teslimi yapılmış sayılacağı\" ...-... Kömür Ocağının İşletilmesi ve 6.000.000 Ton Kömürün Üretilerek ... Termik Santralına Teslimi İhalesi Teknik Şartnamesi'nin Kömür Ocağının İşletilmesi ve Çalışma Şekli başlıklı 9. Maddesinin 2. Bendinde; \"2) Yüklenici; Sözleşme'nin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç 30 takvim günü içerisinde, kendi hazırlayacağı İş Programını ve \"Ön İşletme Projesi\"ni ...'a vereceği, ... varsa bu projedeki eksikliklerin Yüklenici tarafından giderilmesini sağladıktan sonra en geç 15 gün içinde inceleyerek görüş bildirileceği, \" Emniyet Tedbirleri başlıklı 12. maddesinin b bendinde; \" b) Yüklenicinin, sahadaki madencilik faaliyetleri nedeni ile Maden Kanunu ve Uygulama Yönetmeliklerinin Ruhsat sahibine yüklediği görev ve sorumluluklardan; Maden Kanun ve Uygulama Yönetmeliklerine uygun şekilde İşletme Projesi hazırlayıp, Maden İşleri Genel Müdürlüğü'ne sunulmak üzere ...'a sunacağı ve Maden mevzuatına uygun şekilde işletme faaliyetlerinde bulunacağı,\" 3213 Sayılı Maden Kanunu’nun İşletme Faaliyetleri başlıklı 29. maddesinde; \"...İşletme projeleri ve değişikliklerinin uygulamaya konulmadan önce Genel Müdürlüğe sunulması zorunludur. Aksi takdirde üretim faaliyeti durdurulur...\" düzenlemeleri ile  05/07/2012 tarihli yer teslim tutanağı ve davacı ihtirazi kaydı kapsamında davalı kurum her ne kadar \"işe başlamak için ...'den onay alınması zorunludur\" şeklinde bir beyanı tutanağa eklemiş ise de, davacı şirket yetkilisinin şerhi, teknik şartname ve kanun maddeleri incelendiğinde yüklenicinin uygun şekilde hazırlanmış işletme projesini ...'e sunulmak üzere ...'a sunmak zorunda olduğu, ancak fiili anlamda işe başlamak için ...'den onay alınmasını beklemek gibi bir zorunluluk bulunmadığı, nitekim, ... Kontrol Teşkilatı’nın 12/10/2012 tarihli Durum Tespit Raporunda firmanın şantiye binasını tesis ettiği, ekipmanlarını hazır bulundurduğu, madencilik faaliyetini yürüttüğü, sahada 12/10/2012 tarihi itibari ile yaklaşık 4 milyon m³ dekapaj yapıldığı, belli bir bölgede üst damar kömür alanına ulaşıldığı, kömür üretimi yapılarak ara stok sahasına taşındığı ve taşınmaya devam edildiği, ara stok sahasında yaklaşık 250.000 ton, kömür sahasında ise üzeri açılmış 400.000 ton üst damar kömürü görüldüğü, çalışmaların devam ettiği, alt damara ulaşılamadığı, genel eğim açısının 16,22° olduğu, firmanın iki kademe olarak yaklaşık 45 metre yükseklikte döküm yaptığı, sahanın kuzey-doğu kısmında yapılmakta olan döküm harmanının tek kademede 45 metre olarak ilerletildiği tespitleri yapıldığı, her ne kadar davacı şirket; davalı kurumun haksız taleplerinden dolayı fiilen işe başlayamayarak mağdur olduklarını, yer tesliminin 05/07/2012 tarihinde yapılmasına rağmen işe ancak 23/10/2012 tarihinde başlayabildiklerini iddia etmekte ise de; davacı tarafından  22/10/2012 tarihli yazıda 20 derece şev açısıyla hazırlanan İşletme Projesi ve İş Programının 18/10/2012 tarihinde Genel Müdürlüğe sunulduğu, programda Ekim ayı için 150.000 ton kömür temini gösterildiği, Kurban Bayramı ve 29 Ekim münasebetiyle teslimata yeterli zaman kalmayacağı, santrale kömür temininde sorun olmadığı, ara stokta 500.000 ton, alınmaya hazır 750.000 ton olmak üzere 1.250.000 ton kömürün santrale verilmek için bekletildiğinin bildirildiği, 12/10/2012 tarihli rapordan da görüleceği üzere, davacı firmanın bu tarihten önce fiilen işe başladığının, belli bir miktarda kömür üretimini ve stokunu yaptığının anlaşıldığı,<br> Davalı Tarafça Tespit Edilen Dekapaj Oranının Fiili Duruma Uygun Olup Olmadığı, Bu Durumun Davacının Maliyetini Arttırıp Arttırmadığı; davacı tarafın, sözleşmenin imzalanmasından itibaren, dekapaj miktarının dolayısıyla dekapaj oranının sözleşmede belirlenen değerlerden çok fazla olduğunu bildirerek bu oranın artırılması ve bu suretle yaptığı işin bedelinin orana bağlı olarak artacak bedelle ödenmesini talep ettiği, nitekim hakedişleri de ihtirazi kayıt ile imzaladığı, davacı isteminin sözleşmenin değişen koşullara uyarlanması olduğu, yanlar arasında akdedilen sözleşmenin 6. maddesinde sözleşme türü ve bedeli bölümünde,\"6.000.000 Ton kömür için teklif edilen birim fiyatın 8,44 TL olup, tutarı KDV hariç 50.640.000 TL’dir.\" denildiği ve sözleşme eki Teknik Şartnamenin 6.b bendinde .../... Termik santraline tam yükle verilecek kömür miktarının 1200 Kcal/kg bazında günlük 20.000 ton, yıllık ise 6.000.000 ton olduğunun belirtildiği, 11/04/2012 tarihli Zeyilname ile ilk cümlenin sonuna \"Söz konusu kömür üretimi için 13.920.000 m³ dekapaj yapılması gerekmektedir.\" ibaresinin eklendiği, bu durumda sözleşme ile ödemelerin teslim edilen kömür miktarı üzerinden yapılacağı ifade edilmiş ise de, bu kömür ihtiyacının gerçekleştirilmesi için yapılacak dekapaj miktarının da Teknik Şartname'de 13.920.000 m³ olarak gösterildiği, bu suretle dekapaj oranının 13.920.000 / 6.000.000 = 2,32 olduğunun anlaşıldığı, ihale esnasında bu konuda teklif sahiplerince idareye yöneltilen sorularda ve sonrasında yapılan itiraz ve şikayetlerde 6.000.000 ton kömürün elde edilmesi için teknik şartnameye Zeyilname ile konulan 13.920.000 m³ dekapajdan fazla dekapaj yapılması halinde fazla dekapaj bedelinin - aradaki farkın- ödenip ödenmeyeceği ödenecekse bunun ne şekilde ödeneceğinin belli olmadığı bu düzenlemenin belirsizlik taşıması nedeniyle ihalenin iptal edilmesi talep edilmiş ise de teklif sahiplerinin itirazen yaptığı şikayetlerin reddedildiği, davalının savunmalarında \"kömür ihtiyacının sağlanması için yapılacak tahmini dekapaj miktarının ihale dokümanında belirtilmesinin isteklilerin teklifinin hazırlanmasına yardımcı olunması amacına hizmet ettiği, ödemelerin teslim edilen kömür miktarına göre teklif edilen birim fiyat üzerinden yapılacağı, kömür üretimi için ise dekapajın yerine getirilmek zorunda olduğu nedeniyle basiretli ve tedbirli bir tacir tarafından bunun gözetilerek teklifin hazırlanmasının gerektiğinin bildirildiği, bu nedenle  isteklilerin bir bölümünün bu belirsizlik nedeniyle açıklama yapılması talebinde bulunurken, davacı yüklenicinin anılan belirlemeyi dar yorumlayarak teklifini vermesi ve ihalenin davacı adına yapılmasından sonra, davacı tarafından 6.000.000 ton kömürün elde edilmesi için yapılması gereken dekapaj miktarının teknik şartnamede belirtilenin üzerinde olduğu gerekçesiyle uyarlama yapılması yönündeki talebinin, haksız rekabet teşkil edebileceği, ihaleden önce düzenlenen ihale evrakları ile teslimi üstlenilen kömür için birim fiyat üzerinden ihalenin gerçekleştiği, bu hususun rekabete açılarak yüklenicinin seçildiği ve sözleşmenin bu şekilde bağıtlanmış olduğu, ihalenin yapılmasından sonra teknik şartnamede belirtilen 13.920.000 m³ dekapaj ile 6.000.000 ton kömürün elde edilemeyeceği ve dekapaj oranının yanlış olduğu gerekçesiyle birim fiyatın artırılması yoluna gidilemeyeceği, <br>Sözleşme Konusu Sahada Sözleşmede Ve Şartnamede İstenen Kaloride Kömür Olup Olmadığı; davacının tablolarda teslim edilen kömürün kalori değeri her ne kadar 1250 kalori gibi görünse de, davacı şirketçe yapılan sondaj çalışmalarında ortalama değerin en fazla 1150 kalori olarak bulunduğunu, bu nedenle sözleşmedeki kalori şartının sağlanabilmesi için sahada seçimli üretim yapmak zorunda kalındığını beyan ettiği, Teknik Şartname'nin 6. maddesinde de sahadaki kömürün baz kalorifik değerinin (Orijinal - AID) 1200 +/-100 kCal/kg olduğunun belirtildiği, bu maddenin devamında \"Yüklenici, kömür üretimi yaparken, ekonomik değeri en düşük vasıflı tüm kömürleri de seçimli madencilik yöntemi ile üretecek, kömür ara park sahasında yüksek kalorili kömürlerle harmanlayarak 1200 +/-100 kCal/kg aralığında ısıl değerlere getirecek ve termik santral ön kırıcı binasında kömür alma bunkerine teslim edecektir...\"denildiği, madde metninde  açık bir şekilde seçimli madencilik yapılarak kömürün kalori değerinin yükseltileceğinin  açıklandığı ve  bu duruma her hangi bir oran getirilmediği, davacı teslimatları üzerinde yapılan incelemede toplam hakedişe esas kömür miktarının 3.348.400 ton, toplam reddedilen kömür miktarı 221.300 ton olduğu da dikkate alındığında, sahada davacının iddia ettiği gibi sözleşmede belirlenen kalorifik değerde kömürün olmadığı iddiasının yerinde olmadığı, sahadan sözleşmede belirlenen kalorifik değerde 3.348.400 ton kömür çıkarılarak hakedişin yapıldığı, üretilen kömürün yalnızca  %6,61'lik kısmının istenilen kalorifik değerde olmadığı dikkate alınarak davacı beyanlarına itibar edilmediği, <br>Kömür Kalori Analizlerinin Sağlıklı Yapılıp Yapılmadığı; Teknik Şartname'nin 8. maddesinde numune alma, analiz yapılması ve değerlendirilmesi usulünün açıklandığı, buna göre kömür özelliklerinin belirlenmesi amacıyla alınacak numunelerin TS-2390 standardına göre alınacağı konusunda tarafların anlaştığı, davacının imza aşamasında 8. madde ile ilgili her hangi bir çekincesi olmadığı, davacının üçüncü numune olan şahit numunenin davalı kurumda kalmasının benzer düzenlemelere göre uygun olmadığı ve güvenilirliği sağlamadığı yönündeki iddialarının uygun olmadığı, şahit numunenin davalı kurumda kalmasının Teknik Şartname hükümleri ile kararlaştırılarak imza altına alındığı dikkate alındığında, analizlerin yapılış şekli ve analiz sonuçlarının hakediş hesabına yansımasıyla ilgili tüm konuların sözleşme hükümleri çerçevesinde yapıldığı davacı iddialarının yerinde olmadığı, <br>İstenen Kaloride Olmayan Ve Reddedilen Kömürlerin Davacıya İade Edilmemesinin Sözleşme Ve Şartnamelere Uygun Olup Olmadığı; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin eki Teknik Şartnamenin “Kömür Özellikleri ve Miktarı” başlıklı 6. maddesinin 3. bendinde vardiyalık fiili kalorifik değer < 1000 Kcal/kg ise; o vardiya içinde alınan kömürlerin tamamının reddedileceği, yani, alınmış olmasına rağmen alınmamış sayılacağı ve hiçbir bedel ödenmeyeceği, bedeli ödenmemiş olan bu kömürlerin yükleniciye iade edilmeyeceği şeklindeki düzenlenme çerçevesinde, yüklenici tarafından da imzalanan bu Teknik Şartnamede, reddedilen kömürler için uygulanacak yöntemin belirlenmiş olması, kalorifik değeri düşük olan kömürlerin davalı kurumda kalarak davacıya iade edilmemesinin  sözleşme ve eki Teknik Şartname hükümleri açısından uygun olması nedeniyle davacı taleplerinin yerinde olmadığı, <br>Davacının Sözleşmeye Göre Minimum Teslim Etmesi Gereken Kömürü Şubat 2013'de Teslim Edememesinin Kimin Kusurundan Kaynaklandığı, Bu Sebeple Davacıya Gecikme Cezası Kesilmesinin Sözleşme ve Şartnamelere, Hakkaniyete Uygun Olup Olmadığı; davacı firmanın, davalı kurumun, Sözleşme ve Şartname hükümlerinde bulunmayan taleplerde bulunarak, işin fiilen başlama tarihini geciktirerek, sözleşmeye göre Temmuz'da başlaması gereken işin ancak Ekim ayında başlayabildiğini, yer teslimindeki gecikme nedeniyle 12 aylık iş programının 9 aya sıkıştırıldığını, kış dönemi iş şartlarının ağırlığı ve çalışılmayacak günlerin 01 Aralık-31 Mart olarak belirlenmesi sebebiyle, kömürün büyük bir kısmının önceden depolanması gerektiğini, yeterli depolama yapılamayacağının beklenen bir sonuç olduğunu, dolayısıyla 2013 Şubat ayında daha az miktarda kömür teslim edildiğini ve kendilerine 506.400,00 TL bedelinde gecikme cezası uygulandığını belirterek gecikme cezasının iadesini istediği, somut uyuşmazlıkta 07/06/2012 tarihinde imzalanan sözleşmenin 10. maddesinin 2. bendinde sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 30 gün içinde işyeri teslimi yapılarak işe başlanacağının hüküm altına alındığı ve 05/07/2012 tarihinde yer tesliminin her iki tarafın imzasıyla tutanak düzenlenerek yapıldığı, dolayısıyla yer tesliminin geç yapılmadığı, yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü işin fiilen Temmuz ayında başlamasına hukuki bir engel olmadığı, ... Kontrol Teşkilatının 12/10/2012 tarihli durum tespit raporunda tespit edilen hususlar dikkate alındığında, işe fiilen Ekim ayından önce başlandığı, 11/04/2012 tarihli Zeyilnameye eklenen 9.3, 9.4 maddelerinin taraflarca imzalanarak kabul edildiği, yer tesliminin 05/07/2012 tarihinde süresi içerisinde yapıldığı,  çalışılamayacak günlerin Zeyilname ile belirlendiği dikkate alındığında, davacının Şubat ayı da dahil olmak üzere tüm iş programını bu duruma göre yapması ve tüm aylarda istenen kömürü teslim edebilmesi  gerekliliğinin tacir olan davacı yönünden sözleşme şartlarını yerine getirebilmesinin zorunluluğu olması; aksine 28/01/2013 ve 30/01/2013 tarihleri arasında yapılan kontroller sonucunda hazırlanan 08/02/2013 tarihli Kontrol Denetim Raporunun 3. maddesindeki \"Firmanın Ekim 2012’de vermiş olduğu projede sahadaki dekapaj ve kömür üretim faaliyetleri için 20 adet ekskavatör ve 77 adet kamyonla yapılması planlanmış iken sahada hali hazırda 13 adet ekskavatör ve 64 adet kamyon mevcuttur. Bundan önceki aylarla kıyaslandığında Ocak 2013 döneminde makine parkında bulunan ekskavatör ile kamyon sayılarının önemli ölçüde azaldığı ve kalan ekipmanın önümüzdeki dönemde gerekli dekapaj ve kömür üretimi için yetersiz kalacağı tespit edilmiştir.\" tespiti dikkate alındığında, Şubat 2013'de teslimi gereken kömürün teslim edilememesinin davacının kusurundan kaynaklandığı, ceza kesintisinin iadesi talebinin, sözleşmenin 13.2.1 maddesi kapsamında, yerinde olmadığı, <br>Sözleşme Konusu İşin Sahanın Özelleştirilmesi Nedeniyle Durdurulması Sonucunda Davacının Stok Sahasında Teslim Edilmek Üzere Depoladığı Kömürün Bedeli Talebi; sözleşmenin bitim tarihinden önce sonlandırılması, özelleştirme dolayısıyla olduğundan, sözleşmenin sona ermesinde davacı şirketin her hangi bir kusuru bulunmadığı, bu durumda mevcut durumdaki iş programına göre üretim yapmaya devam eden şirketin üretip santrale teslim edilmek üzere stok sahasında bekleyen kömürün bedelini isteme hakkı olduğu, sözleşmenin 36. maddesinde bahsi geçen \"kesin teminat dışında kâr mahrumiyeti ve benzeri herhangi bir istekte bulunamaz\" hükmünün, kuruma teslim edilmek üzere üretimi yapılan kömür için geçerli olamayacağı, dolayısıyla davacı üretimi yapılan bu kömürün bedelini nakliye bedeli düşüldükten sonra talep edebileceği, bu bağlamda itibar olunan bilirkişi hesaplamaları ışığında davacının davalıdan 1.114.012,2884 TL talep edebileceği, <br>İşin Sonlandırıldığı Tarihte Davacının Çalışma Yapılan Sahada, Üzerindeki Toprak Ve Kayaç Tabakası Kaldırılmış Teslime Hazır Kömür Bırakıp Bırakmadığı, Bırakmışsa Miktarının Belirlenmesi Ve Alacak Talebi; davacının bu alacak kalemi ile ilgili olarak, sözleşmenin doğası gereği teslim edilecek kömür üzerinden bedel belirlendiğini, yapılan dekapaj için ayrıca bir bedel belirlenmediğini, ancak yapılmış bulunan iş sebebi ile davalı kurumun sebepsiz zenginleştiğini, davacı kurumun arkasından sahaya girecek olan şirketin davacının harcadığı emek ve masrafı yapmadan ucuza ve çok daha az emek harcayarak bu kömürü üreteceğini beyan ederek talepte bulunduğu, sözleşmenin 8. maddesine göre, teslime hazır vaziyette stok sahasında bekleyen kömürün bedelinin talep edilebileceği, bununla birlikte; dosyadaki mevcut raporlar incelendiğinde gerek ... Kontrol Teşkilatınca hazırlanan raporda gerekse Cumhuriyet Üniversitesi heyetince hazırlanan raporda üzeri açık vaziyetteki kömürün basamak şevinde emniyet topuğu amacıyla bırakılmış kömürler olduğunun rapor edildiği, kaldı ki; Cumhuriyet Üniversitesi heyetince hazırlanan rapora göre, bu kömürün açık bir şekilde üretime hazır kömür olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı da dikkate alınarak, itibar olunan bilirkişi raporu doğrultusunda, üzeri açılmış olan kömürün üretimi yapılmadığından teslime hazır kömür olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, davacı firma her ne kadar üzeri açılan bu kömürü teslime hazır kömür olarak nitelendirerek bedelini talep etmekte ise de; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin üretimi yapılan kömür için olduğu, davacının da dilekçesinde sözleşmede dekapaj için ayrıca bir bedel belirlenmediğini kabul ettiği, işin sonlandırıldığı tarihte sahada teslime hazır kömür bulunmadığından talebin reddi gerektiği, <br>Sözleşme Süresince Su Akıtması (Sususlandırma) Bedeli ve Ağaçlandırma Bedeli Nedeniyle Davacının Davalıya Borçlu Olup Olmadığı; Aralık 2012’den itibaren Cumhuriyet Üniversitesi'nin yapmış olduğu incelemeler sonucunda hazırlanan tüm raporlarda, işin başlangıcında açılan birkaç tane susuzlandırma kuyusu olduğunun ancak bunların yeterli donanımda olmayıp gerekli susuzlandırmayı sağlayamadığının bildirildiği, bu konuda ilave çalışmaların yapılmasının önemle üzerinde durulduğu, yapılması gerekli işlemlerin ... vasıtası ile davacıya bildirildiği,  Mayıs 2013 ayına ait raporda \"Sonuç olarak, dekapajda bugüne kadar susuzlandırma işlemlerinin yapılmamış olması, şevlerde kayma riskini artırmakta ve ocak güvenliğini tehlikeye atmaktadır. Ek-1'deki harita üzerinde işaretlenen ilave susuzlandırma kuyularının Mayıs 2013 ayı sonuna kadar acilen açılıp, su atımı işlemlerinin başlatılmaması durumunda ocaktaki tüm işletme faaliyetlerinin durdurulmasının sorgulanması söz konusu olacaktır.\" ifadeleriyle durumun ciddiyetinin bildirildiği ve devamında Haziran 2013 ayına ait raporda ise \"Sonuç olarak, dekapajda bugüne kadar susuzlandırma işlemlerinin yapılmamış olması, şevlerde kayma riskini artırmakta ve ocak güvenliğini tehlikeye atmaktadır. Ek-1 deki harita üzerinde işaretlenen ilave susuzlandırma kuyularının acilen açılıp, su atımı işleminin başlatılmaması durumunda ocaktaki tüm işletme faaliyetlerinin durdurulması kaçınılmaz hale gelebilir.\" denildiği, her ne kadar davacı firma, 1 yıllık projede açılacak kuyu sayısının 8 aydaki ile aynı olamayacağını ve proje devam ederken hiçbir sorun ve engelle karşılaşmadığını savunsa da, danışmanlık hizmeti veren Cumhuriyet Üniversitesi heyetinin hazırlamış olduğu aylık raporlar dikkate alındığında, projenin başından itibaren susuzlandırmanın gerektiği gibi yapılmadığı, açılan bir iki kuyunun gerekli hizmeti vermekten, su tahliyesini sağlayarak sahanın güvenliğini sağlamaktan uzak olduğu anlaşılmakla, üretilen kömür ile sözleşme miktarı oranlanarak; (6.000.000 ton kömür için 1.492.922 m³ suyun atılması için belirlenen 281.187,35 TL bedel, 3.569.700 ton kömür için 888.214 m³ suyun atılması işi için 167.292,42 TL olmalıdır.) itibar olunan bilirkişi hesaplamaları ışığında davalının davacıdan talep edebileceği susuzlandırma bedelinin 167.292,42 TL olduğu, fazladan hesaplanan 281.187,35TL - 167.292,42 TL = 113.894,93 TL yönünden davacının borçlu olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne 1.114.012,28 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, menfi tespit talebi yönünden davacının davalıya 113.894,93 TL borçlu olmadığının tespitine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. <br>\tDavacı vekili istinaf başvurusunda; mahkemenin 12/10/2012 tarihli Durum Tespit Raporunu dikkate alarak, resmi işe başlama tarihinden önce fiili olarak işe başlandığı, dolayısı ile bir gecikme olmadığı yönünde değerlendirmede bulunduğunu, bu tutanakta çalışmanın ne zaman başladığı, ne kadar süredir çalışıldığı belirtilmediği gibi, tespit tutanağında yer alan ifadelerin, kömür üretimi için ön hazırlık yapıldığını gösterdiğini ve fakat, üretime başlandığı yönünde herhangi bir ifade yer almadığını, müvekkilinin üretime başlamak ve kömür teslimi yapmak için Genel Müdürlük Onayını beklerken, haklı olarak kendisine teslim edilmiş olan sahada üretim için hazırlıklarına başladığını ve fakat kömür çıkartılması, üretimi ve teslimi işi için, davalı tarafından şart koşulduğu gibi Genel Müdürlük onayını beklediğini, Mahkemece sözleşmede ve şartnamede onay şartı olmamasına rağmen,  kanun hükmüne, sözleşmenin teknik şartnamesinin 12.b maddesine ve davalı kurumca yer teslim tutanağına düşülen şerhe aykırı olarak, müvekkilinin işe başlamasında herhangi bir engel olmadığı saptamasında bulunmasının hatalı olduğunu, yine mahkemece dekapaj miktarının Teknik Şartnamede belirtilenin üzerinde olduğu gerekçesi ile uyarlama yapılması taleplerinin haksız rekabet teşkil edebileceği ve basiretli ve tedbirli bir tacir olarak bu hususlar dikkate alınarak teklif hazırlanması gerektiği yönünde değerlendirmede bulunularak, uyarlama taleplerinin reddedildiğini ancak, ihale öncesinde dekapaj ölçme çalışması yapma imkanı bulunmuyorken, idarenin belirlediği yanlış dekapaj oranı sebebi ile ortaya çıkan 17.266.760,28 TL zarar da gözönüne alındığında, bu farkın basiretli tacirin öngörmesi beklenilebilecek bir farkın/riskin çok üstünde olduğunun açık olduğunu, basiretli tacir olarak şirketlerin, idarenin ihale öncesi yayınladığı teknik şartnamelerde bu denli fazla yanılabileceğini dikkate alsalar idi, herhangi bir ihalede herhangi bir şirketin teklif verebilmesinin, ihaleye katılabilmesinin mümkün olamayacağını, her ne kadar idarenin de yanılma payını dikkate almaları gerekse de, ihaleye giren şirketlerin(makul bir yanılma payını da hesaba katarak) idarenin düzenlediği raporları dikkate almak, dahası idareye güvenmek zorunda olduklarını, kaldı ki müvekkili şirketin, ihale teklifi olan 8,44 TL/ton birim fiyat teklifini, (başka türlü dekapaj oranı belirleme imkanı olmadığından dolayı)şartnamede belirtilen 2,32 dekapaj oranını nazara alarak tespit ettiğini, dekapaj oranı artışının, müvekkili şirket tarafından sarfedilecek iş gücünü ve dolayısıyla personel sayısını, vardiya sayısını, iş makinası ve kamyon sayısını ve niteliklerini doğrudan etkilediğini, dekapaj oranı ne kadar artarsa maliyetlerin de o kadar artacağını, bu sebeplerle davalı idarece belirlenen dekapaj oranının, basiretli tacirin öngörmesi beklenilebilecek bir farkın/riskin çok üstünde bir hata ile belirlendiği açık olduğundan, dekapaj oranına göre sözleşme fiyatının yeniden uyarlanması ve bu farkın davalı idareden tahsili taleplerinin kabulü gerektiğini, her ne kadar teslim edilen kömürün ortalama kalori değeri 1250 kalori gibi görünse de, müvekkili şirketçe yapılan sondaj çalışmalarında ortalama değerin en fazla 1150 kalori olarak bulunduğunu, bu nedenle sözleşmedeki kalori şartını yerine getirebilmek için sahada seçimli üretim yapılmak zorunda kalındığını, aslında sahadaki kömürün kalori miktarı düşük olmasına rağmen, seçimli üretim sayesinde üretilen kömürün kalori değerlerinin yükseldiğini, ancak bu yöndeki beyanlarına rağmen bu hususla ilgili bir değerlendirme olmayıp, seçimli üretim sonucu kalori değeri yükselen kömürlerin, sahada yer alan ortalama kömür gibi ele alındığını, Teknik Şartnamede baz kalorifik değer 1200 kCal/kg olarak belirtilmekte ise de mevcut sahada bulunan kömür numunelerinde yapılan analizlerde 1200 kCal/kg değerindeki kömürün bulunmadığını, bu sebeple baz kalorifik değerin fiili duruma göre yüksek olup, baz kalorifik değerin, kabul edilebilecek kalori değerlerinin yeniden belirlenmesi gerektiğini, mahkemece, kömür kalori analizlerinin yapılma biçiminin incelendiğini, bu husustaki itirazlarının yerinde olmadığının değerlendirildiğini, ancak kalori ölçümlerinin sağlıklı yapılmadığının ortada olduğunu zira; dava dilekçesi ekinde sunulmuş bulunan 14/12/2012 tarihli G1412/09 sayılı yazıda bir kısım analiz sonuçlarına ilişkin tablo oluşturulduğunu, bu tablolar incelendiğinde davalı tarafından alınan numune sonuçları ile şahit numune sonuçları arasında 350 kCal/kg’a kadar farkların mevcut olduğunu, tablodaki 13 adet analiz sonucunda ortalama 58,23 kCal/kg farkın mevcut olduğunun görüldüğünü, mahkemenin oluşan bu büyük farkı izah edemediğini, yine Şartnameye göre numunelerin iki tarafın katılımı ile, numune alma şeklinin de belirtildiği numune alma tutanağının düzenlenerek ve iki tarafça imzalanarak, teslim edilen kömürün birden fazla noktasından ve derinliğinden küçük parçaların toplanmasıyla elde edilecek numunelerden oluşacak şekilde alınması gerekmesine rağmen bunun yapılmaması nedeniyle de müvekkili şirketin zararı oluştuğunu, şahit numunenin davalı tarafından saklanmasına ilişkin hükmün, bu konudaki benzer düzenlemelere göre uygun olmadığını, güvenilirliği sağlamadığını, mevzuat boşluğu nedeniyle müvekkili şirketin aleyhine bir durum ortaya çıktığını, zira, numunelerin alınmasında ve/veya saklanmasında yada analiz işlemlerinin yürütülmesinde müvekkili şirketin söz veya talep hakkının göz ardı edildiğini ve her talebinin reddedildiğini, davalının istediği gibi numune aldığını, istediği şekilde analiz yaptığını, şahit numuneyi kendisinin sakladığını ve yine bunun analizini kendisinin yaptığını, sonuçları da ne olursa olsun kendisinin tayin ettiğini, gerekçeli kararın bu hususlar ve dilekçelerinde yer alan diğer hususlar dikkate alınmadan hazırlandığını, mahkemece kalori sınırının altında kalan ve reddedilen kömürlerin bedelinin sözleşme ve şartnamelerine göre iade edilemeyeceği ve ücretinin istenemeyeceğine kanaat getirildiğini, ancak bu konuda müvekkili şirketin talepleri gözardı edilmiş olup, asıl talebin iade veya ücreti değil, redde giren kömürlerin, Teknik Şartnamenin 6. ve devamı maddeleri gereğince taraflarına iyileştirilme işlemi yapılması için iadesi olduğunu, kararda bu talepten bahsedilmediğini, sanki ücret veya iade talebinde bulunulmuş gibi karar verildiğini,ücreti ödenmeden el konulan ve teknik şartnameye göre iyileştirme çalışması yapılmasına izin verilmeyen kömür için davalı kurumun sebepsiz zenginleştiğini, bu hususları gözardı eden gerekçeli kararın kaldırılması gerektiğini, yine mahkemece, Şubat 2013 döneminde yaşanan gecikme ve bu gecikmeye bağlı olarak düzenlenen gecikme cezasına ilişkin, gecikmenin müvekkili şirket kusuru sonucu oluştuğu, uygulanan gecikme cezasının sözleşmeye uygun olduğu sonucuna varıldığını, ancak gerek  kararda ve gerekse karara esas bilirkişi raporlarında yer alan incelemede, gecikmenin sebebi olarak sadece, işe geç başlanması hususunun(ki bunun da davalı kurumun kusurundan kaynaklandığını) incelendiğini, burada asıl gecikme sebebi olan, davalı kurumun teslime hazır olan kömürü almaması ve idareye ait kırma eleme tesislerinin sık sık arıza yapması hususlarının irdelenmediğini, kömür tedarikinin sağlandığı ... Termik Santrali’nde Şubat-Mart aylarında birçok defa durmalar yaşandığını, kömürlerin teslim alındığı davalıya ait bunkerlerde arızalar meydana geldiğini, müvekkili kömür teslimine hazır olmasına rağmen kömür teslimatının gerçekleşemediğini, dava dilekçesi ekinde sunulan ve davalı tarafından taraflarına tebliğ edilen 21/03/2013 tarihli yazıda “Mart 2013 ayı için öngörülemeyen enerji fazlalığı nedeniyle Üretim Planlama ve Piyasa Takip Müdürlüğü tarafından üç üniteden iki tanesinin devre dışı kalmasının istenmesi, ünitelerde öngörülemeyen arızaların ortaya çıkması, kömür stoklarımızın artmasına ve bu durumlar dolayısıyla üretim kapasitenizle orantılı çalışma kapasitemizin optimum düzeyde olmamasına sebep olmuştur.” denilerek Şubat ayını takip eden Mart ayında kömür üretim ve stok fazlalığının olduğunun kabul edildiğini, Mart ayında kömür stokunun fazla olduğunun kabulünün, aslında Şubat ayında eksik teslim yapılmadığını, aksine fazla teslimat yapıldığını kanıtladığını, yani müvekkili şirketin kömür tedarikindeki yetersizliği vb.sebeplerle santral üretiminin olumsuz etkilenmediğini, aksine kurum tarafından Mart ayı ve öncesinde kömür fazlalığı bulunduğunu, santraldeki üç üniteden ikisinin devredışı kaldığını, bu sebeple kömür almayacaklarını ifade ettiğini, buna rağmen gerekli kömürü teslim etmedikleri iddiasının gecikme cezasının iyiniyetli olmadığını gösterdiğini, bu nedenlerle 2013 Şubat ayı hakedişine uygulanan 506.400,00 TL tutarındaki gecikme cezasının haksız ve kötü niyetli olduğunu, dava dilekçesi ekinde sunulmuş bulunan İş Programına ilişkin değişiklik yazısında mevcut yeni İş Programı’nda, 21/03/2013 tarihine kadar 2.154.200 ton kömürün teslim edilmiş olduğunun belirtildiğini, 12 aylık iş programına göre, aylık 500.000 ton kömür hesabıyla Mart ayı sonuna kadar yaklaşık 2.500.000 ton kömür teslimatının yapılması gerektiğini, buna göre ...’ın ihtiyacı olan tüm kömür teslim edilmekle birlikte, 12 aylık olması gereken iş programına göre de müvekkili şirketin yükümlülüğünü yerine getirmiş olduğunu, açıkça davalı kurumun kendi kusurlarından kaynaklanan gecikme sebebi ile keyfi şekilde gecikme cezası uyguladığı gerçeğinin mahkemece dikkate alınmadığını, mahkemece, sözleşme sona erdirildiğinde iş sahasında kalan kömür ile ilgili olarak, bu kömürün sadece üzeri açılarak, basamak şevi olarak bırakılan kömür olduğu, hazır kömür olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, sözleşmede sadece teslim edilmiş kömür için ücret belirlendiği, dekapaj için ücret belirlenmediği şeklinde hatalı değerlendirmede bulunulduğunu, zira sözleşmenin doğası gereği teslim edilecek kömür üzerinden bedel belirlendiğini, yapılan dekapaj için ayrıca bir ücret belirlenmediğini, ancak yapılmış bulunan iş sebebi ile, davalı kurumun sebepsiz olarak zenginleştiğini, zira müvekkili şirketin iş sahasından çekilmesine müteakip işe devam edecek şirketin, müvekkilinin yaptığı masraf ve harcadığı emeğe bedelini ödemeden sahip olmuş olduğunu, mahkemece ağaçlandırma bedeline yönelik talepleri ile ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmadığı gibi, susuzlandırma bedelinin ise sadece 113.894,93 TL’lik kısmı yönünden müvekkilinin borçlu olmadığına karar verildiğini, toplam atılması gerektiği belirtilen 1.492.992 m³ suyun aslında ne kadarının atılıp ne kadarının atılmadığının tespiti ve ölçümünün İdare, Üniversite veya danışman firma tarafından yapılmadığını, bunun yanında üretilen kömür üzerinden hesaplama yapılmasının da yanlış olup, hesaplamanın m³ değil dekapaj miktarı üzerinden yapılması gerektiğini, hesaplama böyle yapılırsa müvekkili şirkete herhangi bir borç çıkmayacağını, yine müvekkilinden talep edilen ağaçlandırma bedelinin de talep edilemeyeceğinin tespiti yönündeki talepleri hakkında herhangi bir karar verilmediğini, gerekçeli kararda bu taleplerinin incelenmediğini belirterek; mahkeme kararının kaldırılarak, davanın tüm talepleri yönünden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili istinaf başvurusunda; davacı firmanın 29/05/2013 tarihli dilekçesi ile sözleşmenin 5 gün içinde sonlandırılmasının düşünüldüğü ve sahada gerekli tespitlerin yapılması suretiyle sözleşmenin sonlandırılmasını talep etmesine karşın, ...-... Termik Santralinin özelleştirilme tarihi 14/08/2013 olup, ara stokta biriktirdiği 92.500 ton kömürü santrale teslim edecek mühletinin olması ve termik santralin de İş Programına göre alım istemesine rağmen davacının nakliye için makine ve ekipmanı da bulunduğu halde söz konusu kömürü stokta bekletmesi ve bu kömürün Santrale naklini gerçekleştirmemiş olmasının kurumu zor duruma düşürdüğünü, bununla birlikte kömürün santralde yakılmaması sebebi ile de elektrik üretimi gerçekleştirilemediğini, kaldı ki stokta bekleyen kömürün kimyasal olarak bozulmalara uğradığını, içten içe yandığını, dolayısıyla santrale nakli gerçekleşmeyen kömürün stokta korunmasının bazı zorlukları da beraberinde getirdiğini, bu hususlar göz önüne alınmaksızın davacının talebinin kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, gerekçeli kararda susuzlandırma bedelinden, kömür oranı dikkate alınarak, davacının 113.894.93 TL borçlu olmadığı yönünde tespit kararı verildiğini yüklenici firmanın sahada işin başlangıcından işin sonuna kadar susuzlaştırma faaliyeti yapacağının Teknik Şartnamenin 9. maddesinin 4. bendine açık olarak belirtildiğini, gerek ... Kontrol ve Denetim heyeti ve gerekse Danışman Cumhuriyet Üniversitesi raporlarında sahada etkin ve verimli bir susuzlaştırma işleminin yapılmadığı, sahada susuzlaştırma yapılmadan üretimin sürdürülmesinin şev duyarlılığı açısından büyük risk teşkil ettiği, bunun da şevlerde kayma riskini artırdığının belirtildiği, bu durumun yaratacağı risklere (can-mal-rezerv) dikkat çekilerek davacı yükleniciye bu olumsuz durum tespitlerinin dönemsel olarak bildirildiğini, neticesinde, yüklenicinin projesinde öngördüğü ve taahhüt ettiği 1.492.992 m³ suyun atılmasının maliyet hesabının yapıldığını ve firmadan 281.187,35 TL talep edildiğini, firmanın madencilik faaliyetleri sırasında yüzey drenajı yapmadığı gibi taahhüt ettiği drenaj amaçlı sondaj kuyusu açılması ile ilgili çalışmaları da yerine getirmediğini, Cumhuriyet Üniversitesi’nin aylık kontrol - denetimlerinde de bu hususun tespit edilmiş olup, gerekli uyarıların yapıldığını, ayrıca, madencilik faaliyetleri sonucunda sahada çıkarılan kömür miktarı ile YASS seviyesinin ilişkilendirilerek susuzlaştırma maliyeti hesaplaması yapılmasının da doğru olmadığını belirterek; mahkeme kararının kaldırılmasını, maddi dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat ve menfi tespit istemlerine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. \t<br>\tMahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında ve özellikle  mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre; taraflar arasında imzalanan sözleşme ve teknik şartname hükümleri gereğince doğaya yeniden kazandırma faaliyetlerinin davacı firma tarafından yapıldığına dair herhangi bir belgenin dosya içinde bulunmamasına, 23/09/2013 tarihli Tasfiye Komisyon Raporu ve 18/05/2015 tarihli Ek Tasfiye Komisyon raporunda 143.036 m²'lik kısımda üst toprak örtüsünün kaldırıldığının, bu kısım için doğaya yeniden kazandırma ağaçlandırma çalışması için 14,30 hektarlık alana 44.300 fidan dikilmesi gerektiğinin tespit edilmesine, OGM resmi internet sitesinin 2015 yılı fiyatları baz alınarak bir fidan bedelinin 2,85 TL olduğu ve 44.300 fidan bedelinin 126.340,50 TL olup, bu bedele 33.274,10 TL fidan dikim bedeli eklendiğinde doğaya yeniden kazandırma ağaçlandırma bedeli olarak KDV hariç 159.614,60 TL olduğunun ve bu bedelin heyetçe yapılan incelemede davacı tarafından gerçekleştirilmeyen ağaçlandırma bedeli yönünden doğru olduğunun ve davacının bu bağlamda davalı kurumdan talep edebileceği alacağı bulunmadığının tespit edilmesine, davalı tarafça kalorifik değeri düşük bulunup iade edilmeyen kömür yönünden ise, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin eki teknik şartnamenin Kömür Özellikleri ve Miktarı başlıklı 6.maddesinin 3.bendinde; teknik şartnamede reddedilen kömürler için uygulanacak yöntemin açıkça ifade edilmiş olup, reddedilen kömürlerin alınmış olmasına rağmen alınmamış sayılacağının ve hiçbir bedel ödenmeyeceğinin kabul edilmesine, bedeli ödenmeyen bu kömürlerin yükleniciye iade edilmemesinin iki tarafın da kabulünde olmasına göre, kalorifik değeri düşük olan kömürlerin davalı kurumda kalarak davacıya iade edilmemesinin sözleşme ve eki teknik şartname hükümleri açısından uygun bulunmasına göre; taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 179,90 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 120,6‬0 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, <br>\t3-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 76.098,18 TL istinaf karar harcından peşin alınan 19.024,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 57.073,63‬ TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, <br>\t4-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçları ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 361. madde gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 29/03/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi. \t \t\t<br><br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br><br><br><br><br> <br><br><br>   <br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a0495cb3cdfdc68a","SID":"0188744ce8924903"}}