{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ : Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 11/03/2021<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 06/04/2023<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili, müvekkilinin 23/07/2020 tarihinde yurtdışı alıcısına ithalat bedeli olarak  16.604,00-EURO gönderdiğini,  söz konusu havale bedelinin, davalı bankaca hesap numarasının örtüşmediği gerekçesiyle alıcısına teslim edemediğini, müvekkilin bu durumda bahse konu havale tutarının iadesini istediğini, hatta banka yetkilisi ile yapılan görüşmenin kaydedildiği video kayıtlarında da görüleceği üzere talimat verdiğini ancak  paranın iadesi sağlanmadığı gibi,  14.08.2020 tarihinde verdikleri yazılı başvurunun da yanıtsız kaldığını, bu nedenle ithalat işlemini gerçekleştirmek için ikinci kez havale göndermek zorunda kaldıklarını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000,-EURO’nun EURO cinsi  mevduata uygulanacak en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>Davalı vekili, müvekkili bankanın,  davacı tarafından mal mukabili olarak transferi istenen paranın, talimat formuna uygun olarak kabul edilerek  işlem yaptığını, ancak muhabir bankanın;  “ödemenin gerçek  kişi olup olmadığı, işlemin dolandırıcılıkla ilgili olup olmadığı, ödemeden faydalanan kişinin adı” gibi soruların cevaplanması istediğini, bu durumda derhal davacı müşteri ile temasa geçilerek  bilgileri sorduğunu,  davacının ise  daha önce de aynı firmayla alışveriş yaptığını ancak karşı tarafın bankasını değiştirdiği için farklı swift koduyla transfer yapıldığını, işlemin dolandırıcılık olmadığı kanaatini taşıdığını yazılı olarak bildirdiğini, ancak bu işlemin üzerinden geçen birkaç saat sonra davacının yeniden bankaya müracaatla,  dolandırıcılık şüphesinde olması nedeniyle işlemin iptal edilerek paranın iadesini talep ettiğini,  müvekkili bankanın da bu kez yeniden muhabir bankayla temasa geçerek durumu ilettiğini, bilahare gelen cevapta da alıcı bankadan  cevap beklendiğini bildirdiğini, daha sonra da; alıcı hesabına bloke konarak paranın bir kısmının kurtarıldığını ve kalan kısmının iadesi konusunda müşteriyle temas halinde olduklarını, ancak daha sonra gelen mesajda ise sözkonusu paranın belirtilen hesaba ödendiğini fakat alıcısının farklı kişi olduğunu bildirdiğini, bu bilginin de davacı müşteriye aktarıldığını, ortaya çıkan zarardan alıcı banka ve dolandırıcılık suçunu işleyen kişilerin sorumlu tutulabileceklerini, bu nedenle de davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda,\"paranın yanlış gönderilmesinde  davacının kusurunun olmadığı,  davalı bankanın  muhabir banka ile yaşadığı sorunlu ilişkiden dolayı paranın yanlış hesaba aktarıldığı, belirtilen işlemlerden dolayı davalı bankanın  sorumluluğunun bulunduğu, muhabir banka ile davalı banka arasında ortaya çıkan sorunlu işlemlerin, yine kendi aralarındaki sözleşmeler çerçevesinde çözülmesi gerektiğinin  anlaşıldığı,  müşterisi olan davacıdan  Borçlar Kanunu’nun 555 – 560 Maddeleri kapsamında kabul ettiği havaleyi,  müşterisinin talimat şartlarının kabulünden oluşan  akdi ilişkiye dayalı olarak yerine tesliminde sorumlu olduğu\" gerekçesiyle davanın kabulü ile  16.604,00 Euro'nun 23/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek kamu bankalarının Euro cinsinden 1 yıllık mevduatlara uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>Karara karşı, davacı ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilin dosyaya yatırdığı 2.344,92 TL'lik ıslah harcının yargılama giderine dahil edilmediğini belirterek kararın bu yönden kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, bankanın kusuru ve sorumluluğunun olmadığını, eksik inceleme ve uzman olmayan bilirkişi raporu ile karar verildiğini, davacının basiretli bir tacir olarak gerekli özen ve dikkati göstermediğini, bir an için bankanın kusuru olduğu kabul edilse dahi müşterinin ve muhabir ile alıcı bankanın kusurlarının da ayrı ayrı değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Dava,  bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. <br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne  karar verilmiştir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına,  HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına  göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. <br>Diğer taraftan davanın kabul edilmesine rağmen davacı tarafından yatırılan ıslah harcının da davalı taraftan alınarak davacıya verilmesi gerekirken mahkemece bu hususta karar verilmediği görülmekle, davacı vekilinin istinaf talebinin yerinde olduğu anlaşılmış HMK 353/1-b-2 maddesince bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediği için aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı  vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,<br>3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/03/2021 Tarih ve  .... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>a-Davacının davasının KABULÜ ile, 16.604,00 Euro nun 23/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek kamu bankalarının Euro cinsinden 1 yıllık mevduatlara uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, <br>b-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 10.502,87 TL harçtan peşin ve ıslah ile alınan 2.503,17 TL nin mahsubu ile eksik alınan 7.999,70 TL'nin davalıdan alınarak HAZİNEYE  İRAD KAYDINA, <br>c-Davacı tarafından yatırılan  54,40 TL başvurma harcı ile 158,25 TL peşin harç ve 2.344,92 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.557,57 TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>d-Davacı tarafından yapılan davetiye gideri 109,00 TL, posta masrafı 32,50 TL, bilirkişi masrafı 550,00 TL olmak üzere toplam 691,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, <br>e-Davacı  kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 18.556,54 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, <br>f-Taraflar  tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>4-İstinaf incelemesi yönünden; <br>a-Davacının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 59,30 TL maktu istinaf karar harcının talebi halinde  davacıya İADESİNE, <br>b-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli  10.502,87 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 2.625,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.877,12  TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>c-Davacı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 48,50 TL posta masrafı, 5,50 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 216,10 TL yargılama giderinin  davalıdan alınarak  davacıya VERİLMESİNE, <br>d-Davalı istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>e-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>f-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE<br>5-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL'nin altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi.06/04/2023<br>\t\t\t\t<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6e9dd91977a0f754","SID":"6f4f1ed5e6577304"}}