{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ <br>ESAS NO: 2022/1962 <br>KARAR NO: 2023/1110 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/03/2022<br>NUMARASI: 2020/597 E - 2022/168 K<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 11/04/2023<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile imzalan abonelik sözleşmesinin gereği ... tesisat nolu elektrik hattında ... Mahallesi, ... Caddesi, No: ... Sultanbeyli/İSTANBUL adresindeki işyerinde elektrik tükettiğini, tüketilen işbu elektrik bedellerinin ödenmediğini, davalının ... müşteri no ve ... sözleşme nosu ile kayıtlı olduğunu, toplamda 7.335,48 TL asıl alacak bedelli faturaların ödenmediğini, işbu faturaların ödenmemesi nedeniyle Anadolu ... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, 1.674,65 TL gecikme faizi ve 301,43 TL gecikme faizi KDV'sinin dahil olmak üzere toplamda 9.311,56 TL ile takip başlatıldığını, davalının tüm bu borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, bu nedenle itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ;müvekkilinin alacaklı olduğunu iddia eden kuruma bir borcu olmadığını, bununla ilgili tüm dilekçelerin esasen karşı tarafa verilmiş olduğunu, bununla ilgili sonucu beklerken bahse konu icra takibinin yapıldığını, karşı tarafın  alacak olarak talep ettiği elektirik tüketiminin müvekkiline ait olmayıp, bu saati müvekkili devralmadan önce kullanan kişilere ait olduğunu, talep edilen miktarın müvekkilinin saati üstüne almadan kullanılan miktar olduğunu,  müvekkilinin borcu olmadığını, bu hususun karşı tarafa bildirilmiş olduğunu, müvekkilinin saati üstüne almadan önceki dönemde tüketilen borçtan sorumlu olmasının mümkün olmadığını beyanla ,davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; Davanın kısmen kabulü ile; İst. Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın 7.335,48 TL asıl alacak + 1.399,75 TL gecikme faizi + 251,96 TL KDV olmak üzere toplam 8.987,19 TL üzerinden iptaline, takibin kabul edilen asıl alacağa takip talebi doğrultusunda faiz ve KDV işletilerek devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, İcra inkar tazminatı talebinin reddine,  karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı, davalı vekili istinaf etmiştir. Davalı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki hususlar da tekrar edilerek, karşı tarafın  alacak olarak talep ettiği elektirik tüketiminin  müvekkiline ait olmayıp bu aboneliği  müvekkili müvekkilinin  bu binayı satın aldıktan sonra 2013 yılında  elektirik aboneliği  talebinde bulunduğunu,belirtilen tarihte sayacın mevcut olduğunu,talep tarihinde bu tarihe kadar  kullanılan elektirik  borcunun kendisine  ait olmadığını söylediğini ,bunun üzerine  görevliler tarafından önceki tarihli borcların kendisinden talep edilmeyeceğinin   belirtildiğini,bu tarihten iki ay sonra saatin eski kullanımına ait borçların  müvekkilinden talep edildiğini, takip yapıldığını,  mahkemenin  hangi kıstasla aradan gecen dokuz yıl sonra bu elektiriği müvekkilinin kullandığına hükmettiğinin anlaşılamadığını, hükme esas alınan   bilirkişi raporunda fazla tüketilen miktarın ön taraftaki iki atalyeye ait olabilceği iddiasının  da doğru olmadığı, takip konusu borcun önceki tüketimleri ait olduğu, kaldı ki ön tarafta ki dükkanların birinin beş yıldır diğerinin de iki yıldır ayrı aboneliklerinin bulunduğu,davacının  dokuz yıl sonra bu davayı açmak yerine zamanında inceleme yapsaydı bunu tespit edebilecek olduğunu, müvekkilinden haksız yere para telep edildiğini, kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, kaldırılması istenmiştir. HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda; dava , itirazın iptali   talebine ilişkindir.Davanın dayanağı olan ; İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında ;  7.335,48 TL asıl alacak , 1.674,65 TL gecikme faizi ve 301,43 TL gecikme faizi  KDV'si dahil toplamda 9.311,56 TL nin tahsili için  takip başlatılmış,   davalı-borçlunun itirazı üzerine ilamsız takip durmuştur.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; taraflar arasında abonelik sözleşmesinin  09.10.2015 tarihinde imzalandığı görülmektedir. Mahkemece yargılamada alınan bilirkişi raporunda özetle; davacı tarafça ,Takip ve dava konusu sözleşme hesabı ödenmeyen tutarlar; dava ve takip dosyasına davacı tarafından sunulan hesap bakiyesinden ödenmeyen, hala açık olarak görülen 7.335,48 TL tutar üzerinden takip başlatıldığı,takibe konu faturaların ait olduğu dönemlerin davalının  abonelik sözleşmesinden sonraki dönemlere ait olduğu, 2 yıl önce(2019) mevcut sayaçların monte edildiği dikkate alındığında işbu sayaçların dava konusu faturalar zamanında olmadığı,diğer fatura tüketimlerine nazaran aşırı yüksek bedel olduğu tespit edilen 09.10.2015 - 09.11.2015 tarihleri arasında tüketilen döneme ait 8.902,94 TL dönem borcunun dava konusu adreste ön bölgede yer alan 2 adet oto bakım atölyesi ve arkada yer alan demir doğrama atölyesinin toplam tükettiği elektriğe binaen toplu sayaç bedeli üzerinden tahakkuk edildiği,ön bölgede yer alan atölyelerin elektriği tek sayaç üzerinden ve davalının aboneliği üzerinden almış olsa da işbu tüketimlerden  davalının sorumlu  olduğu görüşü bildirilmiştir. Böylece takibe konu faturaların  abonelik sözleşmesi yapılmasından sonra, 2015-2016 yıllarına ait dönemlere ilişkin olduğu,ön bölgede yer alan atölyelerin elektriği tek sayaç üzerinden ve davalının aboneliği üzerinden aldığı tesbit edilmekle,bu atölyelerin bir kaç yıldır aboneliklerinin bulunduğuna ilişkin davalı taraf beyanının aksinin tesbit edilmiş olduğu,bilirkişi raporunun hükme elverişli olduğu, böylece ,mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla,    davalı   tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 613,91 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 161,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 452,21 TL'nin davalıdan  alınarak hazineye irat kaydına,  İstinaf masrafının istinaf eden davalı üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa  karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 11/04/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"70d5af9fe565807f","SID":"db32f38ad3d933a2"}}