{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2021/981 Esas<br>KARAR NO\t: 2023/223<br><br>DAVA\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 25/11/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 16/03/2023<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 03/04/2023<br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE;Müvekkilinin 432.000 TL/3.000.000-TL oranında, davalı şirketin hissedarı bulunduğu, 30.09.2021 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul'da, gerekçesi belirtilmeksizin; keyfi ve hiçbir somut temele dayanmayan soyut gerekçeler ile hukuka aykırı şekilde kar payı dağıtılmamasına karar verildiği,  anılan karara, müvekkili tarafından red oyu kullanılarak muhalefet şerhinin tutanağa geçirildiği, kar payı dağıtılıp dağıtılmaması hususunun takdiri genel kurula ait olmakla birlikte, bu yetkinin kullanılmasının keyfiyete bağlı olmadığı,  her pay sahibinin kanun ve esas sözleşme hükümlerine göre pay sahiplerine dağıtılması kararlaştırılan net dönem karına payı oranında katılma hakkı bulunduğu,  Yargıtay ... HD. ...E., ...K. Sayılı kararında, özetle \" Her ticaret ortaklığı gibi anonim şirketlerin de nihai amacının kar elde edip ortaklarına dağıtmak olduğu, pay sahiplerinin yeterli oranda kar payı üzerinde müktesep hakları olduğu, kar payı dağıtımının ancak şirketin inkişafı ve sürekli kar dağıtılabilir durumda tutulması için istisnai olarak sınırlanabileceği, kar payı dağıtmamanın uygun ve faydalı olduğunu şirketin ispat etme durumunda olduğu, genel kurulun yetkilerini kullanırken keyfi olarak davranamayacağı, küçük yatırımcıyı ve şirket ortaklarını zarara uğratamayacağı\" görüşünde bulunduğu iddialarında bulunduğu ve devamla arz ve izah olunan nedenlerle, davanın kabulü ile kar payı dağıtılmamasına ilişkin, genel kurul toplantısının 5 nolu maddesinin iptalini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde ÖZETLE;.Genel Kurul’un kar payı dağıtılmamasına ilişkin 5. maddesi’nin iptalini gerektirir hukuki bir sebep bulunmadığını, Genel kurulda alınan kar payı dağıtılmamasına ilişkin kararın ne usulen ne esasen iptalini gerektirecek herhangi bir hukuka aykırılık veyahut eksiklik bulunmadığını,  Genel Kurul Çağrıları usule uygun olarak ... tarih ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin ... sayılı sayfasında ilan edildiği gibi, tüm pay sahiplerine 09.09.2021 tarihinde iadeli taahhütlü davet mektubu gönderilmek suretiyle bildirildiğini, davacı, müvekkili şirkete karşı adeta kin duygusu ile hareket etmekte ve ticari hayatın gereklerine aykırı hareket ettiğini,  karar yeter sayıları ve kar dağıtımına ilişkin Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen hükümler esas alınmak suretiyle şirketin kar payının dağıtılmamasına ilişkin kararında hukuka aykırılık bulunmadığını,  davacı ... kar dağıtılmaması yönündeki kararın keyfiyetle alındığını,  bu hususun dürüstlük kuralına aykırı  ve kötüniyetli olduğu beyanı  farazi iddialardan ibaret olduğunu, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın usul ve esastan reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER: <br>İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabı,  bilirkişi ek ve kök raporu ile  tüm dosya kapsamı. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>İş bu dava, davalı şirketin 30/09/2021 tarihinde yapılan 2020 yılı olağan Genel Kurulunda alınan kar payının dağıtılmamasına ilişkin 5 nolu kararın iptaline ilişkindir. <br>Dosyada mübrez davalı .... Ticaret Anonim Şirketi'nin sicil kayıtları uyarınca; davacının şirket ortaklarından olması sebebiyle aktif dava ehliyetinin bulunduğu ve davalı şirketin merkez adresi itibariyle de mahkememizin görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır. <br>Anonim şirketlerin genel kurul kararlarının iptalinin düzenlendiği TTK md. 445'e göre; 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler. TTK md. 446-1-a fıkrasına göre ise; toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirtenler iptal davası açabilir. Somut olayda davacı tarafından iptal davası açabilmeye ilişkin TTK md. 446 da anılan toplantıya katılma halinde muhalif kalma ve muhalefeti zapta geçirtme ve iptal davasını genel kurul kararından itibaren 3 ay içerisinde açma koşulunun yerine getirildiği anlaşılmaktadır.<br>O halde alınan kararın içerik bakımından iptal koşullarının oluşup oluşmadığı mali incelemeyi gerektirmesi nedeniyle uzman bilirkişiler eliyle davalı şirket kayıtları incelenmiş ve hazırlanan raporlar dosya içerisine alınmıştır. <br>Bilirkişiler S.M.Mali Müşavir ..., hesaplama uzmanı ... ve  sektör bilirkişisi ... tarafından hazırlanan kök ve ek raporlarda özetle; \"Davalı şirketin 2020 yılı içerisinde kar elde etmesine ve dağıtılabilir karı mevcut olmasına rağmen kar payı dağıtılmaması yönünde karar alması pay sahiplerinin TTK m. 519/2-(c) kapsamında düzenlenen ve TK m. 447 uyarınca vazgeçilmez nitelikteki birinci temettü hakkını ihlal ettiğinden, söz konusu kararın butlanla malul olduğunu, Sayın Mahkemece kar payı dağıtmama kararının batıl olmadığı kanaatine varılması ihtimalinde, davacının iptal davası açmak için gerekli şartları sağladığı; bu bağlamda genel kurul toplantı tutanağına işlenen beyanın muhalefet şerhi niteliğinde değerlendirilmesi gerektiği, davalı şirket 2020 yılı içerisinde kar elde etmesine ve dağıtılabilir karı mevcut olmasına rağmen, elde edilen karın ne kadarının zorunlu yedek akçe ve ihtiyari yedek akçe olarak ayrıldığı konusunda karar alınmadığı; elde edilen karın ihtiyari yedek akçe olarak ayrılabilmesi için TK m. 523 hükümlerindeki şartların mevcut olması gerektiği; bu konuda herhangi bir karar alınmaksızın kar payı dağıtılmayacağı yönünde karar alınmasının hukuka aykırı ve dolayısıyla iptal edilebilir olduğu \" görüşünün bildirildiği anlaşılmıştır. <br>Anonim şirketlerde pay sahibinin kâr payı hakkı TK m. 507 vd. hükümlerinde düzenlenmekte olup, TTK m. 507 hükmü uyarınca “Her pay sahibi, kanun ve esas sözleşme hükümlerine göre pay sahiplerine dağıtılması kararlaştırılmış net dönem kârına, payı oranında katılma hakkını haizdir.” TTK m. 509 hükmüne göre ise “Kâr payı ancak net dönem kârından ve serbest yedek akçelerden dağıtılabilir.” Anonim şirket, kanunda ve esas sözleşmede öngörülen yedek akçeleri ayırmakla yükümlüdür. Bu husus TK m. 523/1 hükmünde şu şekilde ifade edilmektedir: “Kanuni ve esas sözleşmede öngörülen isteğe bağlı yedek akçeler ayrılmadıkça pay sahiplerine dağıtılacak kâr payı belirlenemez.” Öte yandan anonim şirket, kanun ve esas sözleşme uyarınca ayrılması gereken yedek akçelere ek olarak TK m. 523/2-3 hükümlerinde belirtilen şartları taşımak kaydıyla ayrıca yedek akçe ayırma imkanına da sahiptir. Bu deliller ışığında davaya konu genel kurulda kar dağıtılmamasına ilişkin 5 nolu maddenin iptali talebine ilişkin yapılan değerlendirmede; davalı şirket 2020 yılı içerisinde kar elde etmesine ve dağıtılabilir karı mevcut olmasına rağmen, elde edilen karın ne kadarının zorunlu yedek akçe ve ihtiyari yedek akçe olarak ayrıldığı konusunda dava konusu genel kurul toplantısında karar alınmadığı; elde edilen karın ihtiyari yedek akçe olarak ayrılabilmesi için TK m. 523 hükümlerindeki şartların mevcut olması gerektiği; bu konuda herhangi bir karar alınmaksızın kar payı dağıtılmayacağı yönünde karar alınmasının pay sahibinin kar payı alma hakkını ihlal ettiği, dolayısıyla söz konusu kararın <br>kanuna aykırı olduğundan bahisle iptal gerektiği takdir ve sonucuna varılarak, davalı şirketin 30/09/2021 tarihli genel kurulun (5) nolu kararının iptaline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davanın KABULÜ ile,<br>Dava konusu olan Davalı ...  ve Ticaret Anonim Şirketi'nin 30/09/2021 tarihinde yapılan 2020 yılı olağan Genel Kurulunda alınan kar payının dağıtılmamasına ilişkin 5.maddenin İPTALİNE, <br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 179,90-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 59,30 TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 120,00.-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacı tarafça yatırılan 59,30-TL başvurma harcı, 59,30-TL peşin harç ile dosyada yapılan 7500,00.-TL bilirkişi ücreti ve 147,00.-TL posta gideri olmak üzere toplam 7.765,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,<br>4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 9.200,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,<br>5-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine,<br>Dair taraf vekillerinin  yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/03/2023<br> <br>Başkan ...<br>¸e-imzalıdır  <br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır <br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır <br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"196b4382501434c0","SID":"ab51a690863c8c1d"}}