{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/410 <br>KARAR NO: 2023/325<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/01/2023<br>NUMARASI: 2023/72 Esas - 2023/65  Karar<br>DAVA: Şirketin İhyası<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/03/2023<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ <br>DAVA: Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan 24/01/2023 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile dava konusu Tasfiye Halinde ... Anonim Şirketi arasında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile dava bulunduğunu, yargılama aşamasında dava konusu şirketin tasfiye sonucunda sicilden terkin edildiğinin anlaşıldığını, bu nedenlerle dava konusu şirketin TTK 547.md gereğince ek tasfiye kapsamında ihya edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece Mahkemesince dava konusu şirket aleyhine başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası  derdest icra dosyası nedeniyle şirketin ihyasını istemekte hukuki yararı olduğu gerekçesiyle İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde  kayıtlı iken terkin edilen tasfiye halinde ... Ticaret Anonim Şirketi 'nin  sicil kaydının yeniden ihyasına ve tasfiye memuru olarak da sicil kaydında tasfiye memuru olarak ismi yer alan ...'in görevlendirilmesine  karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirketin alacaklı olduğu ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ne karşı İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinde borçlu şirketin ticaret sicilinden terkin edilmesi nedeniyle işlem yapılamadığından  tüzel kişiliğin ihyası amacıyla açılan davada , şirketin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına ilişkin kısmı usul, yasa ve hakkaniyete uygun olduğundan  bu kısma herhangi bir itirazları  bulunmadığı ancak davanın kabulü halinde davacı taraf lehine hükmedilmesi gerekirken kararda yer verilmeyen vekalet ücreti yönünden ve davalı yana yükletilmesi gereken yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması kararı yönünden istinaf yoluna başvurma zorunluluğu hasıl olduğunu, tasfiye sürecinde tasfiyenin gereği gibi yapılmasından davalı tasfiye memuru sorumlu olduğunu, huzurdaki davada davanın açılmasına tasfiye işlemlerini gerektiği gibi yürütmeyen tasfiye memuru sebebiyet verdiğini, bu sebeple davalı tasfiye memuru aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin gerekiğini, emsal pek çok davada şirketin ihyasına karar verilmesi halinde tasfiye memuru aleyhine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmesi gerektiği  tasfiye memurun yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden muaf tutulmasına dair hiçbir kanun hükmü bulunmadığını kararın hüküm kısmı bu yönüyle eksik ve hatalı olduğunu belirtilerek  ilk derece mahkemesi kararının istinaf nedenlerimiz doğrultusunda kaldırılması ve yeniden inceleme yapılarak davanın kabulü ile, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılması, davası kabul edilen davacı lehine, davalı tasfiye memuru aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, TTK'nın 547. Maddesi uyarınca tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin derdest dava nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı tasfiye memuru  tarafından, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. TTK'nın 547. maddesi gereğince \"(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu  anlaşılırsa, son tasfiye memurları,  yönetim kurulu  üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret  mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir\". Alacaklıların çağrılması ve korunması başlıklı 541/3 maddesinde \" şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir\" hükümleri   düzenlenmiştir. Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına  olacaktır.Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp,tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir.Somut olayda ihyası talep edilen tasfiye halinde ... Anonim Şirketi 'nin İstanbul  Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı iken tasfiyeye girdiği, tasfiye memuru davalının, 21/12/2021 tarihinde şirketin tasfiye kapanışı yapılarak ticaret sicilden kaydının terkin edildiği, davacı tarafından ihyası istenen şirket aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... Takip sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız takibin derdest olduğu anlaşılmıştır. Şirket hakkında başlatılan icra takibi derdest iken davaya konu şirketin tasfiyesi tamamlanmış olup, tasfiye memurunun TTK 541/3 maddesindeki sorumluluğu da gözetildiğinde derdest bir icra takibinin  bulunması nedeniyle  tasfiyenin usulüne uygun eksiksiz tamamlandığından bahsedilemeyeceğinden  davacının anılan icra takibi  nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki  hukuki yararı bulunduğu ve terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu anlaşılmıştır. Tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan  tasfiye memurunun HMK 326 maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olup, yasal hasım konumunda olan davalı sicil müdürlüğünün, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumluluğu bulunmamaktadır. Buna göre  mahkemece davanın  kabulüne ve şirketin ticaret  sicil kaydının  ihyasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Ancak mahkemece davanın kabulüne karar verildiği halde, davalı tasfiye memuru aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından, kararın kaldırılmasına ve davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tasfiye memurundan  tahsiline karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin  istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinafa konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK 353(1)b-2 uyarınca KALDIRILMASINA; 2-İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil No'sunda kayıtlı ... Ticaret Anonim Şirketi'nin  İstanbul ... İcra Dairesinin ... takip sayılı dosyası yönünden ek tasfiye işlemlerinin yapılabilmesi ile sınırlı olmak üzere; sicilden terkin işleminin iptali ile tüzel kişiliğinin ihyasına, şirketin yeniden  ticaret siciline KAYIT VE TESCİLİNE, 3-Tasfiye memuru olarak TTK 547/2 maddesi uyarınca ...'in atanmasına, ücret takdirine yer olmadığına, 4-Kararın ticaret sicil müdürlüğünde tescil ve ilanına, 5-Harçlar yasası uyarınca alınması gerekli harç peşin olarak alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 6-Davacı tarafından yapılan başvuru harcı 179,90 TL, peşin harç 179,90 TL olmak üzere toplam 359,8‬ TL yargılama giderinin davalı tasfiye memurundan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 9.200,00-TL maktu vekalet ücretinin davalı tasfiye  memurundan alınarak davacıya verilmesine, 8-İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olup, davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 9-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider ve delil avansının HMK 333 maddesi gereğince  yatıran tarafa iadesine 10-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları; a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-Davacı  tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 492,00 TL, posta gideri 165,00 TL olmak üzere toplam 657‬,00 TL yargılama masrafının davalı Tasfiye Memurundan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca  kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ YASA  YOLU açık olmak üzere oybirliği ile  karar verildi.31/03/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"03ea5c3819892979","SID":"ad6a20c2710f2d03"}}