{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2022/2634 <br>KARAR NO: 2023/955<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 29/09/2021<br>NUMARASI: 2020/214 E - 2021/624 K<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ: 30/03/2023<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... hesap numaralı elektrik abonesi olduğunu, müvekkilinin iş yerine tahakkuk ettirilen elektrik faturalarını düzenli ödediğini, anılan abone üzerinden kaçak kullanım olduğu iddiası ile davalı tarafından düzenlenen 12/10/2019 son ödeme tarihli ... numaralı fatura ile aleyhine 20.256,36 TL borç tahakkuk ettirildiğini, müvekkilinin kaçak elektrik enerjisi kullanmadığını ve bu borçtan sorumlu olmadığını, bu nedenle davanın kabulü ile müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket adına ... hesap numarası üzerine tahakkuk ettirilen 2019/10 dönem dağıtım borç tutarlarının son ödeme tarihi geçmesi sebebiyle yasal takip süreci içerisinde icra sevkinin yapıldığını, müvekkili şirket tarafından yapılan kontroller sonucunda ... numaralı tüketim noktasında tüketicinin Görevli Tedarikçi Şirkete ait fatura borçları sebebiyle 20/07/2019 tarihinde enerjisinin kesildiğini ve 12/09/2019 tarihinde de Görevli Tedarikçi Şirket tarafından sözleşmesinin sonlandırıldığını, 04/10/2019 tarihinde müvekkili şirket ekipleri tarafından yapılan kontrollerde tüketicinin yükümlülüklerini yerine getirmeden enerjiyi kendi imkanları ile açarak kullandığının tespit edildiğini ve ... numaralı kaçak tutanağı tanzim edildiğini, davacı tarafın müvekkili şirket ile imzalanmış sözleşmesi olduğundan sorumluluğu olduğunu, davacı hakkında mevzuata uygun biçimde gerekli işlemlerin yapıldığını ve kullanılan kaçak elektriğin bedelinin mevzuat gereği hesaplandığını, bu nedenle haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme ,davalı tarafça sunulan  04/10/2019 tarihli kaçak  elektrik kullanım tutanağı ile ... hizmet numaralı abonelik üzerinden ... numaralı sayaç üzerinden kaçak kullanımda bulunulduğunun görüldüğü, alınan bilirkişi raporu kapsamında davaya konu  20.256,36 TL miktarlı faturaya konu borçtan dolayı davacının 6.908,53 TL borçlu olmadığının tespit edildiği gerekçesi ile; \"Davanın kısmen kabulü ile; davalı tarafından davacıya yönelik olarak düzenlenmiş olan 12/10/2019 son ödeme tarihli ... nolu fatura ile tahakkuk ettirilen 20.256,36 TL miktarlı faturaya konu borçtan dolayı davacının 6.908,53 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine\" karar vermiştir. Kararı davacı vekili ile davalı vekili istinaf etmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacının temsilcisinin kaçak tutanağında imzası olmadığı,kaçak elektrik kullanımı yapılmadığı,faturaların düzenli ödendiği,kaçak tutanak ve  tahakkukunun usul ve yasalara aykırı  düzenlendiğini,davanın tümden kabulü gerektiğini belirterek kararın bu yönüyle kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; yapılan tahakkukta hata olmadığını,bilirkişi raporunun eksik ve hatalı inceleme ve tespite dayandığını,bilirkişi raporunda davacının kaçak elektrik kullanım tespitinin yerinde olduğunu,hatalı hesaplama raporuna göre verilen kararın kaldırılması gerektiğini,davacının faturaya itiraz etmediğini,davacının davasını ispatlayamadığını ,kaçak tutanağının aksi sabit olana kadar geçerli olduğunu belirterek davanın tümden reddi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava, kaçak tahakkuk nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine yönelik menfi tespit talebine ilişkindir. Alınan bilirkişi raporunda davacının aboneliği sırasında ödenmeyen tüketim borcu nedeniyle elektriğini kesilmesine rağmen davacı tarafça elektriğin usulsüz açılarak kullanılması nedeniyle bu tüketimin kaçak tüketim olduğu belirtilerek , ilk okuma işaretinin yanlış tespitinden kaynaklanan  5.549,24 kwh karşılığı 6.908,53 TL mükerrerlik içerdiği, doğru tespit halinde  davacının kaçak tahakkukunun 10.720 kwh karşılığı 13.347,83 TL olduğu  belirlenmiştir. Davacının borçtan dolayı kesilen elektriği kendisini açarak kullanmaya devam ettiğini tespiti nedeniyle kaçak elektrik tüketimi yaptığı açıklığa kavuşmuştur.Ancak davalı tarafın kaçak tahakkuk hesabında ilk okumayı hatalı tespit ettiği  belirlendikten sonra,davaya konu faturada 16.269kWh üzerinden hesap yapıldığı ,ancak davalının kayıtlarında ilk işaretin 3.342 olduğunun belirtildiği, dava konusu  faturanın  5.549,24kWh karşılığı 6.908,53 TL mükerrer tahsilatı kapsadığı gözetilerek,yeniden yapılan hesaplamada ,kaçak tüketim  miktarının  10.720 kwh karşılığı 13.347,83 TL olduğu konusundaki bilirkişi raporunun taraf,mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli olduğu anlaşılmıştır. Mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davacının ve  davalının istinaf başvurusunun  HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı   reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının ve davalının istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine, Davacıdan alınması gereken 179,90 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 99,20 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,  Davalıdan alınması gereken 471,92 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 118,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 353,92 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,  İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 30/03/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d1493efc1bae7753","SID":"8ecb4a9fcd0e308b"}}