{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. BURSA BAM   14. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/2708 - 2023/293<br>T.C.  <br>BURSA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14.HUKUK DAİRESİ <br><br>DOSYA NO\t: 2022/2708 <br>KARAR NO\t: 2023/293<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 12/01/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 16/01/2023<br>\tMahkemece verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine dosya incelendi. <br>\tİDDİA VE SAVUNMANIN ÖZETİ:<br>\tDavacılar vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesi ile davalının inşa edilmekte olan binanın su yalıtımı ve sızdırmazlık işini yüklendiğini, yapılan işin ayıplı olduğunu, ayıbın tespit raporu ile belirlendiğini, davalıya gönderilen ihtarnameye rağmen zararın giderilmediğini, su geçirmezlik yalıtımının yeniden yapılmasının gerektiğini belirterek ayıbın giderilmesi, işin yeniden yapılması, ve diğer tazminat giderlerine ilişkin olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 50.000,00.-TL’nın ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalının menkul ve gayrimenkul malvarlığı ile 3.kişilerden kaynaklı hak ve alacakları  hakkında teminatsız olarak İİK’nun 257.maddesi gereğince ihtiyati haciz kararı verilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>\tMahkemece ihtiyati haciz talep edenin alacağın varlığı ve görünüşte haklılığını ispat edebilecek ölçüde delil ibraz edemediği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>\tDavacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraflar arasında eser sözleşmesi imzalanarak davalıya toplam 402.702,15.-TL ödeme yapıldığını, davalının edimlerini ayıplardan ari olarak ifa etmediğini, davalının edimlerini ifa ettiğini iddia etmesine rağmen yağan yağmur sonrası kaba inşaattı bitmiş olan binanın sıfır kotun altında kalan tüm katlarının duvar diplerinden su akıntıları gelmeye başladığını, duvarlarda çatlamalar olduğunu, soğuk derz bölümlerinin tamamında geçirimliliğin fazla olacağının öngörülmemiş olmasının tespit raporunda firmanın eksik supervising hizmeti nedeniyle yapılmış kusurlu imalattan kaynaklı olduğunun, kusurlu imalatın garanti sözleşmesi<br><br> kapsamına girmesi nedeniyle davalı tarafından yapılması gerektiğinin belirlendiğini, yaklaşık ispattan öte davalının ayıplı ifası sonucu davacıların zarara uğradığının tespit raporunda açıkça belirlendiğini, buna rağmen alacağın varlığının ispatı yönünden delil ibraz edilemediği gerekçesiyle taleplerinin reddinin hatalı olduğunu, yaklaşık ispat koşulunun oluştuğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına, ihtiyati hacze karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavalı vekili davacıların istinaf başvurusuna karşı verdiği cevap dilekçesinde, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacıların iddiasının yargılamaya muhtaç olduğunu, iddiaların haksız olduğunu, tespit raporuna itiraz edildiğini belirterek davacıların istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>\t6100 sayılı HMK'nun 355. maddesine göre istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.<br>\tDava, sözleşmeden kaynaklanan zararın tahsili istemine ilişkin olup ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara karar istinaf konusu yapılmıştır.<br>\tİhtiyati haczin şartları ve etkileri 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 257 ve devamı maddelerinde düzenlemiş olup, 257. maddenin birinci fıkrasında vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz talep etme koşulları; ikinci fıkrada ise vadesi gelmemiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilecek haller düzenlenmiştir. Sözkonusu madde hükümleri dikkate alındığında, ihtiyati haciz talep edebilmek için, öncelikle ortada bir para borcunun bulunması, bir diğer deyişle ihtiyati haciz talep eden kişinin talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması gerekir. Maddenin birinci fıkrasına göre ihtiyati haciz isteyebilmek için, alacağın kural olarak vadesinin gelmiş olması gerekir. Vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilmesinin diğer bir şartı ise alacak rehin ile temin edilmemiş olmalıdır. Rehin ile temin edilmiş olan bir alacak teminata haiz olduğu için ihtiyati hacze gerek yoktur.<br>\tSomut olayda davacılar vekili davalı ile yapılan sözleşme gereğince temin edilerek uygulanan Xypex ürünleri ile yapılan yalıtımın ayıplı olduğunu ileri sürerek oluşan zararın tahsilini istemiş, tespit raporu ile belirlenen zarara göre de ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur.<br>\tTaraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliği, davacıların ayıplı iş yapıldığı yönündeki iddiaları ve yargılamanın bulunduğu aşama gözetildiğinde zararın varlığının ve davalının kusurlu olup olmadığının ara karar tarihi itibariyle tespit edilemeyecek olması karşısında 2400 sayılı İİK'nun 258/1. maddesinde düzenlenen yaklaşık ispat koşulu oluşmadığından karar tarihi itibariyle mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;<br>\t1-Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/11/2022 tarih 2022/1092 sayılı ara kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davacılar vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacılardan alınması gerekli  179,90.-TL nisbi karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70.-TL'nın mahsubu ile eksik kalan 99,20.-TL karar ve ilam harcının davacılardan alınarak Hazine'ye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t4-İstinaf yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,<br>\t5-Karar tebliğ  işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>\tDair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin  olmak üzere   12/01/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br><br> <br>\t\t\t\t<br>E<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d4846d40058b9409","SID":"13cf1b795bb985fb"}}