{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2022/230 Esas<br>KARAR NO\t: 2023/204<br><br>DAVA\t: Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Tazminat)<br>DAVA TARİHİ\t: 27/09/2017<br>KARAR TARİHİ\t: 07/03/2023<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILMA TARİHİ\t: 27/03/2023<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Dava, haksız fiile dayalı tazminat davasıdır.<br>Davacı, davalı dilekçesi ile özetle; davalı ile başka 12 farklı bankanın birlikte hareket ederek, kredi ve faizler konusunda fiyat tespit etmek amacıyla kartel kurdukları iddiası ile rekabet kurulunca 08.03.2013 tarihinde cezalandırıldığını, 2007-2011 yılları arasında davalı bankadan birden fazla kredi kullandıklarını, davalının kartel kurarak kredi fiyatlarını yukarı çektiğini ve kendisinin zarara uğradığını, Rekabet Kanununun 57.maddei uyarınca zarar görenlerin elde edilen karın 3 katı kadarını tazminat olarak talep etmelerinin mümkün olduğunu iddia ederek, şimdilik 5.000-TL için zararlarının tazmin edilmesini talep etmiştir.<br>Davalı, cevap dilekçesi ile özetle; mahkememiz yetkisine İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğu iddiası ile itiraz etmiş, Rekabet Kurulunun kararının kesinleşmediğini, kredi sözleşmesinin 2006 tarihli olduğunu, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, kamuoyunun 21.11.2011 tarihinde banka isimlerinden ve soruşturmalarından haberdar olduğunu, 818 sayılı Borçlar Kanunu kapsamında davacının talebinin 1 yılllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, cezaların 2007-2011 yılları arasındaki işlemlere ilişkin olduğunu, Rekabet kurulunun kredi yönünden kendilerine ceza vermediğini,  kartel işlemlerinin 2020 yılına ilişkin olması sebebiyle zararın hesaplanmasının mümkün olmadığını, savunarak davanın reddini talep etmiştir. <br>Davalının yetki itirazının incelenmesinde; dava konusu kredi sözleşmesinin davalı bankanın ... şubesi ile imzalandığı, davacının işlemin yapıldığı şubenin bulunduğu merkezde de dava açabileceği, Bağcılar ilçesinin mahkememiz yargı çevresinde bulunduğu değerlendirildiğinden, itiraz yerinde görülmemiştir.<br>Uyuşmazlık, davalı ...’a Rekabet Kurulu tarafından kredi ve faizlerin belirlenmesi hususunda fiyat tespiti için kartel kurma sebebiyle verilen ceza dolayısıyla davacının 2007-2011 tarihleri arasında kullandığı krediler nedeniyle zarara uğrayıp uğramadığı ile bu kapsamda uğradığı zararın tazminini talep edip edemeyeceği hususlarına ilişkindir.<br>Davalının zamanaşımı definin incelenmesinde; dava konusu, davalının haksız fiili neticesinde uğranılan zararın tazminine ilişkin olup; işbu dava 2 ve 10 yıllık zamanaşımına tabi olmakla, davaya dayanak Rekabet Kurulu kararı tarihinin 08.03.2013 olduğu, davanın 27.09.2017 tarihinde açıldığı, davalının, davacının zararı ve tazminat yükümlüsünü, dava tarihinden önce öğrendiğine dair herhangi bir delil dosyaya sunmamış olması ile davacının, haksız faiz oranı işletildiğini iddia ettiği kredileri 22.09.2011 tarihine kadar kullanmaya devam ettiği, dolayısıyla zararın da en son bu tarihte gerçekleştiği ve davalının tek fiili neticesinde davacının süregelen bir zararının söz konusu olması nedeniyle zamanaşımı süresinin başlangıç tarihinin de son zararın doğduğu 22.09.2011 tarihi olacağı, dolayısıyla 10 yıllık zamanaşımının sona ermediği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen zamanaşımı definin reddine karar verilmiştir.<br>Rekabet Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararından; 21.08.2007 - 22.09.2011 tarihleri arasında,  ... , ....ve ...  Bankası A.Ş. olmak üzere  12 bankanın; kredi, mevduat ve kredi kartı hizmetlerine ilişkin uygulamaya konulacak fiyatları birlikte belirleyerek rekabet ihlali gerçekleştirdikleri, devam eden tek bir rekabet ihlalinin bulunduğu ve anılan bankaların rekabet  ihlaline dâhil oldukları ve dahil oldukları bu süreler için cezalandırıldıkları anlaşılmıştır. <br>Rekabet Kurumu Başkanlığının müzekkere cevabı ile söz konusu rekabet ihlalinin elde edilen ilk ve son deliller dikkate alınmak suretiyle 21.08.2007 ve 22.09.2011 tarihleri arasında gerçekleştiği tespit edildiği,  davalı ...nin Kurul Kararı’nda yer verilen ilk ve son belgelerin tarihi 30.06.2010 - 20.12.2010 olduğu belirtilmiştir. <br>Davanın dayanağı olan Rekabet Kurumunun ...  tarih ve ... sayılı kararının iptali  istemiyle .... Tarafından Ankara ... İdare Mahkemesinin ... K.ve  ... K. Sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, kararın temyizi sonucunda Danıştay .... Dairesinin ... E. Ve ... K. Kararı ile söz konusu kararın onandığı, onama kararına karşı yapılan karar düzeltme istemi neticesinde ise ... E. ... K. Sayılı Danıştay .... Dairesi kararı ile karar düzeltme isteminin kabulüne karar verilerek, Ankara ... İdare Mahkemesinin ... E. Ve  ... K. Sayılı kararının bozulmasına karar verildiği görülmüştür.<br>Ankara ... İdare Mahkemesinin ... E. ... K. sayılı kararı ile davanın reddine ilişkin önceki kararda direnilmiş, direnme üzerine temyiz incelemesi neticesinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun ... E. ve ... K. sayılı kararı ile söz konusu direnme kararının bozulmasına karar verilmiş, karara karşı karar düzeltme talebinde bulunulmuş, Danıştay İdari Dava Daireler Kurulunun ... E. ve ... K. sayılı kararı ile karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiş, Ankara ... İdare Mahkemesinin ... E. ve ... K. sayılı kararı ile de Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun kararına istinaden davanın kabulüne  ve Rekabet Kurumunun işleminin iptaline, temyiz kanun yolu açık olmak üzere  karar verilmiştir. <br>Somut olayda; davacı, davalının arasında bulunduğu bir grup bankanın birlikte hareket ederek, mevduat ve kredi faizlerinin miktarı üzerinde anlaştığı, bu halde yüksek tutulan kredi faiz oranı nedeniyle zarara uğradığını, uğradığı zararın hesaplanarak kendisine tazminat olarak ödenmesini talep etmiştir. <br>Davacının söz konusu talebi, Rekabet Kurumunun, davalının arasında bulunduğu bir grup şirketin rekabet ihlali yaptığına ilişkin tespiti ve buna ilişkin bankalara cezalandırıcı işlem yapmasına ilişkindir. <br>Ankara ... İdare Mahkemesinin ... E. ve ... K. sayılı kararı ile farklı teşebbüseler arasında farklı pazarlara ilişkin olarak ikili veya çok taraflı anlaşmalar veya uyumlu eylemler ile gerçekleştirilen ihlallerin, tek bir çerçeve anlaşma veya ortak plan dahilinde gerçekleştirildiğinin ortaya konulamadığı ya da çerçeve anlaşmanın bazı unsurlarına katılan bir teşebbüsün söz konusu çerçeve anlaşmayı bildiğinin veya bilebilecek durumda olduğunun veya ortak plandan haberdar olduğunun ortaya konulması gerektiğini, bu durumun ortaya konulamaması durumunda her bir teşebbüsün ihlalin tamamından değil, sadece dahil olduğu kısmından sorumlu tutulması gerektiği, davalının ortak plan içerisinde hareket ettiğinin ortaya konulamadığı, davalı banka hakkında ihlale dahil oldukları her bir hizmet yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılması gerektiği sebebiyle hukuka uygun bulunmayan işlemin iptaline karar verilmiştir. <br>Ankara ... İdare Mahkemesinin, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kararı, söz konusu mahkemenin işlemin iptaline ilişkin davanın reddine ilişkin kararında ısrar etmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri tarafından incelenmiş olup; ısrar kararının bozulmasına karar verilmiş, bu karara ilişkin karar düzeltme başvurusu da reddedilmiştir.<br>Bu halde, iptali işleminin kabulü yönündeki Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararı kesin nitelikte olup; Ankara ... İdare Mahkemesinin davanın kabulü ve işlemin iptaline ilişkin son kararına ilişkin temyiz incelemesinin, bozma kararına uygun şekilde karar verilip verilmediği ile sınırlı olarak inceleneceği, taraflar yönünden işlemin iptaline ilişkin kararın kesin nitelikte olduğu ve ilgili ... E. Ve ... sayılı kararın temyiz incelemesinden geçip kesinleşmesinin beklenmesine yer olmadığı kanaatine varılmıştır.<br>Bu kapsamda, davacının dayanağı olan, rekabet ihlali sebebiyle davalıya idari para cezası uygulanmasına yönelik işlemin ortadan kalktığı, Ankara ... İdare Mahkemesinin ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma gerekçesinde; davalının diğer bankalar ile belirli bir plan dahilinde ortak hareket ettiğinin ispat edilemediğinin belirtildiği görülmüştür. Bu halde davacının, davalı bankanın diğer bankalar ile ortak hareket ederek kredi faizlerini yüksek tuttuğu ve kendisini zarara uğrattığı iddiasının ispat edilemediği değerlendirildiğinden davanın reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın REDDİNE, <br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 179,90.-TL red karar harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı tarafından yapılan 11,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, <br>5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 5.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, <br>5-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine,<br>Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı davacı tarafın yokluğunda verilen gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.. 03/10/2022<br><br><br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br> <br> <br>Hakim ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"027a23b99419c3eb","SID":"d30f43476eff2ea7"}}