{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2023/865 <br>KARAR NO: 2023/892<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN ARA KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ: 20/01/2023<br>NUMARASI: 2022/860 E<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 23/03/2023<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davaya konu adreste bulunan taşınmazın, iş yeri şubesi olarak 31.05.2022 tarihinde düzenlenen kira sözleşmesi ile kiralandığı, Esenler Vergi Dairesi Müdürlüğüne faaliyet izni için Şube Açılış Bildiriminde bulunulduğu, şube açılışına ilişkin başvuru ve yoklama fişini sundukları, elektrik aboneliği için yaptıkları tüm başvuruların sonuçsuz kaldığını, başvurunun üzerinden 1 ay geçtiği halde  abonelik tesis edilmediğinden, Elektrik Piyasası Düzenleme Kurulu'na müracaat edildiğini, EPDK tarafından 11.06.2022 tarih ve 188745 sayılı kararı ile aboneliğin gerçekleştirilmesi gerektiğinin davalılara bildirildiği,  kararının tebliğini müteakip EPDK'ya hitaben yazılan yazıda  \" Şirketimize ait herhangi bir borç bulunmadığı gibi, sözleşme yapılmasına engel oluşturacak herhangi bir durum da bulunmamaktadır\" şeklinde bildirim yapıldığı,  davalı tarafından EPDK'ya yazılan   bu yazının tarihi 27.06.2022 olduğu, bu tarihin  abonelik tesisi talebinin reddi için gerekçe gösterilen \"kaçak elektrik kullanım tespitinin yapıldığı iddia edilen 26.05.2022 tarihinden bir ay sonrası olduğu, 04.08.2022 tarihinde vekil sıfatıyla, abonelik tesisi için tekrar müracaat edildiğini, talebin kabul edilmediğini, vekil ile yapılan takipte  12.08.2022 tarihli 55084 sayılı yazının teslim edildiğini, söz konusu yazıda, elektrik aboneliği için müracaat edilen  adrese ilişkin olarak 26.05.2022 tarihinde yapılan kontrolde kaçak elektrik kullanımı tespit edildiği ve tutanak düzenlendiğinin belirtildiğini,  “yapılan kontrolde tesisata zarar verilmesi olasılığı fark edilmiş ve tesisatın kaçak kullanımın tekrarı yönünde risk taşıdığı görülmüştür” açıklaması yapıldığını, devamında “tespit edilen risklerin giderilmesi ve yeniden enerjilendirilebilir hale getirilmesi akabinde şirketimizce gerekli işlemler tesis edilebilecektir”; şeklinde açıklamada  bulunulduğunu, ... tarafından EPDK'ya hitaben yazılan  yazıda \"aboneliğe ilişkin hiçbir engelin bulunmadığı\"nın bildirilmesi karşısında bu tespitin çelişki yarattığını,  Davalı ...'ın tutanak üzerinde tek taraflı olarak değişiklik yaptığını, -Adreste kaçak elektrik kullanımına ilişkin tutanağın 26.05.2022 tarihinde düzenlendiğini, adresin müvekkili tarafından, 31.05.2022 tarihinde kiralandığını, kaçak kullanım tespitinin müvekkilinin kiracılığı öncesine ilişkin olduğunu -26.05.2022 tarihinde, ... A.Ş. yetkilileri tarafından, ilgili yönetmelik kapsamındaki prosedüre uygun olarak,  usulsüz kullanım yapılan sayacın söküldüğü ve yeni sayaç takıldığı  sayaç değiştirme tutanağı ile sabit olduğunu,  kaçak kullanım yapılan sayaç değiştirilmiş olduğu ve kaçak kullanımı bertaraf edilidği halde, kaçak kullanım riski bulunduğundan bahsedildiğini, - Müvekkilinin henüz aboneliği dahi bulunmazken  kaçak kullanım riski taşıdığı iddiası keyfilikten öte, hukuka, akla ve mantığa aykırı olduğunu - Her geçen gün zararı büyüyen müvekkilinin, delilleri ile ispat ettikelri üzere, haksız ve tamamen dayanaktan yoksun olarak mağdur edildiğini, ihtiyati tedbir kararı ile  geçici abonelik tesis edilmesi gerektiğini, müvekkilinin geçici abonelik kapsamında kullanımının faturalandırılacağı  ve bu bedelin ödeneceği göz önüne alındığında, davalının en küçük bir zararının dahi oluşmayacağının açık olduğunu ileri sürerek geçeci abonelik oluşturulmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemis tarafından; Somut olayda dava dilekçesi ile abonelik tesisine ilişkin talepte bulunulduğu, ihtiyati tedbir talebinin ise tedbiren geçici abonelik kurulmasına ilişkin olduğu anlaşılmakla uyuşmazlığın esasını çözecek şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkün olmadığı\" gerekçeleriyle talebin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf başvurusunda özetle; tedbir talebinin konusunun \"GEÇİCİ ABONELİK\", dava konusunun ise davalı ile daimi olarak abonelik tesis edilmesi olduğunu, verilecek tedbir kararının, davanın esasını çözecek nitelikte olmayacağını, dava sürecinde müvekkilinin daha fazla zarara uğramasına, yasanın da amaçladığı şekilde, engel olacağını, bu süreçte müvekkilinin kullandığı elektrik bedelini de ödemiş olacağından davalının da bir zararı olmayacağını, dava sonunda davanın haklı olduğu kararı verildiği takdirde, bu süreçte müvekkilinin uğradığı zararın tazmin edilebilmesi mümkün olamayacağını, zira sadece üretim yapamama değil, bu sebeple yaşanacak müşteri kaybının telafisi olamayacağını, bu bakımdan yasanın öngördüğü tedbir müessesesinin tam da  bu dava bakımından uygulama alanı bulduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına ve tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Dava, davalılar tarafından abonelik tesisi yapılmadığından abonelik sözleşmesinin yapılması, teminatsız olarak geçici abonelik tesisi geçici aboneliğin sağlanması için ihtiyati tedbir kararı verilmesi,  elektrik bağlanmaması nedeniyle iş yeri faaliyete geçemediğinden  uğranılan  maddi tazminatın davalıdan tahsili taleplerine ilişkindir.Davacı kiralama ve şube açılışından sonar dört aydır iş yerinin faaliyete geçemediğini, davalı ... tarafından EPDK'şya gönderilen yazıda abonelik tesisiyle ilgili engel oluşturacak durum bulunmadığının bildirildiğini, kaçak kullanımın müvekkilinden önceki kullanıcılara ait olduğunu ileri sürmektedir.6100 Sayılı HMK 389/(2) Maddesi uyarınca\" Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" Aynı yasanını 390 Maddesi \"tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.\" hükmünü içermektedir.Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Geçici hukuki koruma yargılamasında  yaklaşık ispatla  yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte; zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki; genelde geçici hukuki korumalara, karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür. Somut olayda dava dilekçesine ekli belgelerden davacının işyeri açılışının yapıldığı halde faaliyete başlanamadığı, davalı elektrik şirketinin sunulan kira sözleşmesinden önceki tarihli tutanaklara dayalı muaraza yaratmış olduğu gözetildiğinde mahkemeden ihtiyati tedbir talep edilmesinde hukuken bir engel bulunmamaktadır.  HMK 389/1. madde hükmü gereği, dava konusu yerin işyeri olması nedeniyle, elektrik enerjisi verilmemesi hali, gecikmesinde sakınca bulunan durum kabul edilerek, HMK.nun 389. maddesinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi yönünden gerekli şartların somut olayda mevcut olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, istinaf konusu mahkeme ara  kararının kaldırılmasıyla, HMK.nun 353/1-b-2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı tarafın istinaf talebinin KABULÜ ile, HMK.nun 353/1-b-2 maddesi gereğince, istinaf konusu ilk derece mahkemesinin 20/01/2023  tarihli ihtiyati tedbir isteminin reddine dair ara kararının KALDIRILMASINA yeniden ara karar hakkında;Davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin KABULÜNE, HMK. 389. maddesi gereğince   davacının kiracısı bulunduğu ... Mah. ... Sok. No:... Güngören İstanbul adresindeki  işyerine dava sonuna kadar TEDBİREN GEÇİCİ OLARAK  ELEKTRİK BAĞLANMASI  şeklinde ihtiyati tedbir  karar verilmesine, Takdiren ve maktuen 20.000,00-TL nakit veya kesin ve süresiz muteber banka teminat mektubu davacı tarafça depo edildiğinde kararın infazı için ilk derece mahkemesince davalı şirkete yazı yazılmasına,  yazılmasına, Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf eden davacıya isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine, Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin nihai kararla birlikte mahkemesince değerlendirilmesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK  362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.  23/03/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a34cbe7d6edbe52a","SID":"e81eac4f75f95481"}}