{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2021/814  Esas 2023/123  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/814 <br>KARAR NO\t: 2023/123<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t <br>TARİHİ\t\t: 24/02/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/436 Esas 2021/248 Karar<br>DAVACI \t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALILAR \t:<br>VEKİLLERİ\t:<br>DAVA\t: İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 02/08/2019<br>KARAR TARİHİ\t: 10/02/2023<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 13/02/2023<br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali  istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulü yönelik olarak verilen hükme karşı  davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalıların icra takibine itirazının iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davacı bankaya borçlu olmadıklarını bildirerek davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davacı ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında genel kredi sözleşmesi düzenlendiği, davalıların ise bu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıkları, kefalet sözleşmesinin TBK'nun 583. maddesi gereğince geçerli olduğu, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporuyla takip tarihi itibarıyla davacının davalılardan alacaklı olduğu miktarın tespit edildiği, davanın kredi sözleşmesine dayalı likit nitelikte alacak olması dolayısıyla davalıların takibe yaptıkları itirazın haksız olduğu anlaşıldığından devamına karar verilen nakit asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalılardan tahsili gerektiği gerekçesiyle  davanın kısmen kabulüne, davalıların icra takip dosyasında 13.914.219,29 TL asıl alacak, 3.227.163,18 TL temerrüt faizi, 161.358,16 TL BSMV olmak üzere toplam 17.302.740,63 TL nakit alacağa yaptıkları itirazın iptali ile takibin bu nakit alacak üzerinden devamına, asıl nakit alacağın taksitli krediye ilişkin olan 13.420.636,49 TL'sine takip tarihinden itibaren yıllık %57 oranında, asıl alacağın kredili mevduat hesabına ilişkin olan 493.582,80 TL'sine ise yine takip tarihinden itibaren yıllık %28,80 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, davacı vekilinin gayrinakit kredilere ilişkin isteminin reddine, devamına karar verilen nakit asıl alacağın %20'si oranındaki 2.782.843,85 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı  vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, müteselsil kefaletin tüm borcu kapsayacağı, davalıdan gayri nakdi riskin depo edilmesinin talep edilebileceğini, mahkemece sözleşme hükmü gözetilerek faize ve faiz oranına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde faize hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tDava konusu Eskişehir 8. İcra Müdürlüğünün 2019/8230 sayılı icra takip dosyası ile davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine toplam 17.359.128,33 TL nakit alacağın tahsili, 171.186,20 TL gayri nakit alacağın depo edilmesi talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçlulara 11/07/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalıların 16/07/2019 tarihinde borca itiraz ettikleri, itirazın 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde yapıldığı, davacı alacaklı vekiline itirazın tebliğ edilmediği, iş bu itirazın iptali davasının, itiraz dilekçesinin alacaklı yana tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı dosya içeriği ile sabittir.<br>\tDavacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalı borçluların haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiş, davalı yan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle yukarıda açıklandığı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>\tDavacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, ilk derece mahkemesi karar tarihi olan 24/02/2021 tarihinden sonra davalı borçlular vekili Av. ...'nun  11/01/2023 tarihinde UYAP üzerinden gönderdiği yazılı dilekçesi ile icra müdürlüğüne itirazlarından vazgeçtiğini bildirmiştir.  <br>\tDava tarihi itibarıyla, yasal süre içerisinde ödeme emrine itiraz edilmiş olmasına ilişkin itirazın iptali davasının dava şartı gerçekleşmiştir. Karar tarihinden sonra ise dava konusu Eskişehir 8. İcra Müdürlüğünün 2019/8230 sayılı takip dosyasında davalılar vekilinin bila tarihli olup, 11/01/2023 tarihinde UYAP üzerinden gönderildiği anlaşılan dilekçesi ile icra takibine itirazından vazgeçmiştir. Bir başka anlatımla, istinaf aşamasında itirazın iptali davasının koşulu olan borçluların ödeme emrine süresinde itiraz etmesine ilişkin dava şartı ortadan kalkmıştır.<br>\tDavacı vekili Dairemize sunduğu 10/02/2023 tarihli dilekçesi ile, davalılardan vekalet ücreti, yargılama gideri ve icra inkar tazminatı talebi bulunmadığını bildirmiştir.<br>\tDavacı vekilinin dosya içerisinde yer alan Kadıköy 32. Noterliğinin 27/06/2019 tarih ... yevmiye numaralı vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür. Çoğun içinde az da bulunduğundan anılan feragat yetkisinin davacı vekilinin icra inkar tazminatı, vekalet ücreti ve masraftan feragat yetkisini de kapsadığı kabul edilmiştir. \tHal böyle olunca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, karar tarihinden sonra davanın konusuz kaldığı gözetilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı vekilinin talebi gözetilerek davacı yararına icra inkar tazminatına, vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesine yer olmadığına, arabuluculuk ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\tA)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun, davalıların istinaf aşamasında icra takibine itirazlarından vazgeçtikleri gözetilerek KABULÜNE,<br>\t2-Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/02/2021 tarih 2019/436 Esas 2021/248 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t4-Davacı vekilinin talebi bulunmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,<br>\t5-Alınması gereken 179,90 TL karar ilam harcının peşin alınan 209.654,88 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 209.474,98 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>\t6-Davacı vekilinin talebi gözetilerek davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t7-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t8-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, <br>\t9-Davacı vekilinin talebi gözetilerek davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, <br>\t10-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>\tB)1-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, <br>\t2-Davacı vekilinin talebi gözetilerek davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>\t3-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından ve davacı yanın talebi bulunmadığından davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 10/02/2023 <br><br>Başkan -             Üye -               Üye -             Zabıt Katibi -<br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e575d7b41c527365","SID":"1161901dc7403954"}}