{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    2019/859 Esas 2023/9  Karar <br><br><br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2019/859<br>KARAR NO\t\t: 2023/9<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...\t  ...<br>ÜYE\t\t: ... \t  ...<br>ÜYE \t\t: ...\t  ...<br>KATİP\t\t: ...\t...<br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ\t\t: 25/03/2019<br>NUMARASI\t\t: 2018/716 Esas 2019/254 Karar <br>DAVACI \t\t:    <br>VEKİLLERİ\t\t: <br>DAVALI \t\t:<br>VEKİLİ\t\t:<br>DAVA\t\t: Rücuen Alacak <br>DAVA TARİHİ\t: 11/10/2018<br>KARAR TARİHİ\t: 18/01/2023<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 18/01/2023<br><br>\tTaraflar arasındaki işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rucüen alacak istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle;  taraflar arasında 24/07/2006 tarihinde işletme hakkı devir sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 7.4 madde gereğince dağıtım faliyetinin hisselerinin tamamının davalıya ait olduğu dönemde ...'ın özelleştirilmesinden önce yani ... ile ...'ın ayrılmaz bir bütün olduğu dönemde 23/03/2007 tarihinde meydana gelen elektrik çarpması olayı  nedeniyle Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/125 esas 2015/261 karar sayılı hükmü gereğince ...  tarafından dava dışı 3. kişiye ödenen meblağın davalı tarafça ödenmesi gerektiğinden bahisle şimdilik fazlaya dair hakları saklı kalarak 20.000,00 TL ve ilgili dava kapsamında yapılan yargılama giderlerinin yine fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere şimdilik 100,00 TL sinin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini,  Borçlar Kanunu’nun 73. maddesi gereğince rücu davalarında zamanaşımı 2 yıllık süreye tabi olup, dava konusu alacağın zamanaşımına uğramış olduğunu, ... ile %100 hisselerine sahip olduğu 20 elektrik dağıtım şirketi arasında dağıtım varlıklarının işletilmesine ilişkin İHDS imzalandığını, ... A.Ş.'nin 25/09/2008 tarihinde de Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen ihale sonucu şirketin %100 hissesi  30/10/2009 tarihinde ... A.Ş. tarafından devralındığını, dağıtım şirketlerinin özelleştirilmelerine ilişkin uygulamalarda Hisse Satış Sözleşmesinin imzalanması ile hisseleri el değiştirerek özel sektöre devredilen şirketin tüzel kişiliği hakları borçları yükümlülüklerinde herhangi bir değişiklik olmamakta şirketin hisse devri öncesi ve sonrasına ilişkin sorumluluklarının devam ettiğini,  İHDS 7. maddesinde sorumluluğun kime ait olacağına dair kriterler olduğunu, ...'ın sorumlu olması için zarara neden olayın dağıtım faaliyetine ilişkn olması söz konusu olayın ... tarafından yürütüldüğü dönemde yani İHDS imza tarihi olan 24/07/2006 tarihinden önce gerçekleşmesi gerektiğini, işletme hakkı sözleşmesinin imzlaanması ile işletme hakkı ...'a devredildiğinden sözleşmenin imza tarihi olan 24/07/2006 sonrasındaki dağıtım faaliyetleri davacı tarafından yürütüldüğünden sözleşmede açıkça belirtildiği üzere sorumluluğun davacıya ait olduğunu, davaya esas teşkil eden dava konusunun İHDS'den sonra 23/03/2007 tarihinde meydana gelen  iş kazasından kaynaklanan yani dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde kaynaklı olduğundan  hem işletme hakkı devir sözleşmesi hem de hisse devir sözleşmesine aykırı olup reddi bu nedenlerle davanın reddine istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; ilamda hüküm altına alınan alacağın davacı ... şirketinin 23/03/2007 tarihinde yaptığı hizmet alım ihalesinden kaynaklanan alacaktan kaynaklandığı ve alacağın 23/03/2007 tarihinde  taraflar arasında 24/07/2006 tarihinde imzalanan İHDS'den sonraki döneme ait olduğu, İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince işletme hakkı devir sözleşmesinin imzalanmasından sonraki sorumluluğun ...ne ait olduğunun İHDS ile açıkça kararlaştırıldığından davalının sorumluluğu olmadığından yersiz açılan davanın reddine  karar verilmiştir. <br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, <br>\t 24/07/2006 tarihinde davacı ile davalı arasında işletme hakkı devir sözleşmesi imzalandığını, Özelleştirme Yüksek Kurulunun 30/04/2009 tarih ve 2009/16 sayılı kararı uyarınca % 100 oranındaki hisselerin satışına ilişkin hisse satış sözleşmesi ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ile ...A.Ş. arasında 30/10/2009 tarihinde akdedildiğini, dolayısıyla fiili devir tarihinin 30/10/2009 olduğunu, bu tarihten önce müvekkili şirketin bütün hisselerin davalı ...'a ait olduğunu, bütün sorumluluğun ...'a ait olduğunu, yine işletme hakkı devir sözleşmesinin imzalanmasıyla hisse satış sözleşmesi arasında dağıtım faaliyeti tüm hisselerin ...'a ait olması sebebiyle ... tarafından yürütüldüğünü ve bu dönem açısından tahakkuk ettirilen faturalarında ... tarafından tahsil edildiğini, konuyla ilgili ... Genel Müdürlüğünün 26/10/2010 tarih 6680 Sayılı yazısında ...özellikle sözleşmelerin 7.4 maddesinde yer alan; dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetlerin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerin bütün sorumluluğu ...'a aittir, hükmü gereğince her ne kadar İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi 24/07/2006 tarihinde imzalanmış ise de fiili devir tarihine kadar (30/10/2009 tarihine kadar) ... ile şirketlerin ayrılmaz bir bütün olduğu ve şirketlerin sermayelerinin tamamının ...'a it olduğu da dikkate alındığın, bu dönemde yapılan işlem ve faaliyetlerden doğan hakların ...'a ait olması gerektiği değerlendirilerek, bu duruma göre fiili devir tarihinden önceki döneme ait işlemler hakkında inceleme ve soruşturmalar sonucunda düzenlenen müfettiş raporlarında yer alan Borçlar Kanununa göre Haksız Fiil ve Sebepsiz Zenginleşme tanımlanmasını taşıyan tazminat talepleri ile ilgili hukuki takibin ... Hukuk Müşavirliğince yürütülmesinin uygun olacağı kanaatine varıldığı, belirtilerek İHDS imza tarihinden sonra dahi, fiili devir tarih olan 30/10/2009 tarihli hisse devrine kadar sorumluluğunda ...'a ait olması gerektiğinin belirtildiğini ve sorumluluğun ... Genel Müdürlüğü tarafından bu şekilde kabul edildiğini, sorumluluğun ... tarafından dahi kabul edildiği bir ortamda davalı şirketin sorumluluğu İHDS ile devrettiği yönündeki haksız ve hatalı gerekçeli ile davanın reddine karar vermesinin hakkaniyete usul ve yasaya aykırı olduğunu, <br>\tYargıtay'ın ve ilk derece mahkemelerinin kararlarının bu doğrultuda olduğunu, İHDS'nin 7.4 maddesinin de bu yönde olduğunu, davanın kabulü yerine reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenler ve re'sen göz önünde tutulacak nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini istemiştir. \t<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; işletme   hakkı   devir   sözleşmesinden   kaynaklanan   rücuen  alacak  istemine ilişkindir. <br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tSomut olayın değerlendirilmesinde, tarafların da kabulünde olduğu üzere  Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/125 Esas 2015/261 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında 23/03/2007 tarihinde meydana gelen elektrik çarpması nedeniyle dava dışı 3.kişiye ödenen miktarın taraflar arasında imzalanan İHDS kapsamında davalıdan rücuen tahsili amacıyla işbu davanın açıldığı, ilk derece mahkemesince rücuya esas davadaki dava konusu olayın taraflar arasında 24/07/2006 tarihinde imzalanan İHDS tarihinden sonra 23/03/2007 tarihinde meydana geldiği, İHDS'nin 7.6  ve 7.7 maddelerine göre sözleşmenin imzalanmasından sonra meydana gelen olay nedeniyle sorumluluğun devir alan davacı şirkete ait olduğundan ödenen miktarın, sözleşmeye dayalı olarak davalıya rücu edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygundur. <br>\tHer ne kadar davacı vekilince, davalı şirket Hukuk Müşavirliği tarafından davacı şirkete hitaplı 26/10/2010 ve 24/01/2011 tarihli yazılar ile İHDS tarihinden sonra meydana gelen olaylar yönünden de sorumluluğun davacı tarafından üstlenildiği iddia edilmiş ise de, anılan yazı içerikleri incelendiğinde İHDS tarihinden sonra meydana gelen olaylar nedeniyle davacının 3.kişilere ödemek durumunda kaldığı bedeller yönünden sorumluluğun davalı şirkete ait olduğuna ilişkin herhangi bir ibare yer almadığından davacı vekilinin bu yöndeki iddialarına itibar edilmemiştir (Emsal mahiyette Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 27/10/2022 tarih  ve 2021/3576  2022/7514 Karar sayılı ilamı). <br>\tSonuç olarak yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin, istinaf başvuru kanun  dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-İstinafa başvuran davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan 492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun ilgili Tarifesi hükümleri uyarınca istinafa başvuran  taraftan alınması gereken 179,90 TL istinaf maktu karar harcından başlangıçta alınan 44,40 TL karar harcının mahsubu ile bakiye 135,50 TL harcın istinafa başvuran davacı taraftan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinafa başvuran taraf üzerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine,   <br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br><br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.18/01/2023<br><br>          <br>        <br><br>Başkan- ...             Üye - ...                     Üye - ...\t                 Zabıt Katibi -...<br>...              ...            ...            ...<br><br><br>    Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5bf76f28dabb9b5f","SID":"df1d735ee54d05bb"}}