{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/269 <br>KARAR NO: 2023/225<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/09/2022<br>NUMARASI: 2022/117 Esas 2022/501 Karar <br>DAVA: Kıymetli Evrak İptali (Zayi Nedeniyle)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/02/2023 <br>Davanın kabulüne ilişkin kararın 3.şahıs ... Ltd. Şti. vekili ve ...  tarafından  istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; Müvekkiline senet borçlusu şirket ... Tic. Ltd Şti  tarafından verilen 20/10/2021 vade tarihli 65.000- TL bedelli bononun kaybolduğunu, zayi edilen bononun üçüncü şahısların ellerine geçmesi halinde müvekkilinin mağdur olacağını, bu nedenle kötü niyetli üçüncü kişilerin haksız şekilde yararlanarak sebepsiz zenginleşmesine mahal vermemek ve müvekkilinin mağdur olmaması için ihtiyati tedbir kararı verilerek ödeme yasağı konulmasını ve senedin  kayıp nedeniyle iptaline karar verilmesini, müvekkilinin davacı, senet borçlusu şirketin davalı olduğu İstanbul Anadolu 6.Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/668 Esas sayılı dosyada müvekkilinin borca batık durumda olduğu, ailesini geçindirebilecek durumda olmadığını, bankalara aylık 10.000-TL ve toplamda da 110.000-TL borcu bulunduğunu, ilgili mahkeme tarafından adli yardım  talebi kararı verildiğini, iş dosyada da adli yardım talebinde bulunduğunu, davasının kabulünü talep  etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilk ilanın 06/04/2022 tarihinde yapıldığı, 3 aylık ibraz-itiraz süresi içerisinde mahkemeye müracaat olmadığı, davaya itiraz edilmediği, bononun bulunamadığı  gerekçesiyle düzenleyeni şirket ... (V.K.N: ...) tarafından verilen 20/10/2021 vade tarihli, 65.000- TL bedelli, lehtarı ... olan, bononun TTK 651,761,762  maddeleri gereğince iptaline karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: 3.şahıs ... Ltd. Şti. vekili; müvekkilinin işbu davadan 15/11/2022 tarihinde yapılan arabuluculuk görüşmesi ile haberdar olduğunu, senedin yetkili hamilinin davacı olmayıp ... olduğunu, senedin kayıp olduğu doğru olmakla birlikte bononun ... İnşaat- ... tarafından ciro edilerek bononun ...'a teslim edildikten sonra ve ...'ın mülkiyetinde iken kaybolduğunu, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 3.şahıs ...; senedin yetkili hamilinin davacı değil kendisinin olduğunu,  senedin kayıp olduğu doğru olmakla birlikte bononun ... İnşaat- ... tarafından ciro edilerek kendisine teslim edildikten sonra kaybolduğunu, davacının senetten dolayı alacak hakkı olmadığını, kararın kaldırılmasını, istinaf talebi kabul edilmediği takdirde ise, yargılamanın yenilenmesi talebi olarak değerlendirilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, zayi nedeniyle bono iptali istemine ilişkin olup, mahkemece ilanların yapıldığı, ibraz süresin içerisinde müracaat olmadığı ve bononun bulunamadığı gerekçesiyle bononun iptaline karar verildiği, kararın davacı vekili Av. ...'e 20/09/2022 tarihinde tebliğ edildiği ve davacı vekilinin vekaletnamesindeki yetkiye dayanarak, istinaf kanun yoluna müracaat hakkından feragat etmiş olmakla; hükmün 20/09/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Yargılama sırasında çek hamilinin ortaya çıkması durumunda, çek iptali davasını açan davacıya, mevcut çek hamiline karşı çek istirdadı davası açması konusunda süre verilmeli, istirdat davasının açılması halinde, çek iptali davasının konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığı, istirdat davası açılması halinde ise çek iptali davasının reddi yönünde hüküm kurulmalıdır. Hasımsız olarak açılan davalarda, üçüncü kişilerin davaya müdahaleleri halinde davanın çekişmeli duruma gelmesi mümkün ve gerekliyse de; çek iptali davalarında yukarıda açıklanan bu prosedür gereğince, hasımsız şekilde açılan davaya çek hamili üçüncü kişilerin asli ya da fer’i müdahale imkanı mevcut değildir. Somut olayda; mahkemece verilen hükmün, bono hamili olan üçüncü kişi tarafından istinaf  edildiği, bu hali ile değinilen ilkeler ışığında, istinaf eden bono hamilinin davada taraf sıfatının bulunmadığı ve esasen eldeki davanın tarafı olma imkanı da mevcut bulunmamaktadır. Elde ki davada; hükmün 20/09/2022 tarihinde kesinleştiği, kararın kesinleşmesinden sonra 3.şahıs ... Ltd. Şti. ve ...'ın dilekçelerinde senedin kayıp olduğunu, davacının yetkili hamil olmadığını beyan ettiği görülmüştür. Kararda üçüncü kişilerin hakkını zedeleyen hükümler bulunsa dahi incelenen karar üçüncü kişi bakımından kesin hüküm teşkil etmediği, hasımsız şekilde açılan davaya üçüncü kişilerin asli yada feri müdahil olma imkanları bulunmadığından müdahale talep eden bono hamilinin taraf sıfatı bulunmadığından hüküm aleyhinde istinaf kanun yoluna başvuru hakkı bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle 3.şahısların istinaf başvurularının HMK 346/1 maddesi  gereğince usulden reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 3.şahıs ... Ltd. Şti. vekilinin ve ...'ın istinaf başvurusunun HMK 'nun 346/1 gereği USULDEN REDDİNE, İstinaf yoluna başvuran 3.şahıslar tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının(3.şahıs ... Ltd. Şti. 80,70-TL, 3.şahıs ... 80,70-TL ) istek halinde kendilerine iadesine, 3.şahıslar tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere   oy birliği ile karar verildi.16/02/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"11ce235f86bcb48b","SID":"2c9241213a1bb58a"}}