{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/136 <br>KARAR NO: 2023/140<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 09/11/2022<br>ESAS NO: 2022/338<br>KARAR NO: 2022/889<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 26/01/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 26/01/2023<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı sigorta şirketi arasında 25.02.2021 tarihinde düzenlenen, ... nolu birleşik kasko sigorta poliçesi ile ... plaka  nolu aracın 03.03.2021-03.03.2022 tarihleri için sigorta güvencesi kapsamına alındığını, bu poliçede, müvekkilinin ödemesi gereken prim tutarı toplamnın 60.930,00-TL olarak belirlendiğini, 7 eşit taksit halinde ödeme planı düzenlendiğini, müvekkilinin, poliçede düzenlenmiş olan primlerin tamamını ödediğini ve 7. Taksit ödemesini (8.704,00-TL) 04.11.2021 tarihinde yaptığını, fakat bu ödemenin  müvekkiline iade edildiğini, iade sebebinin sigorta şirketine başvurusu üzerine, şirket tarafından birleşik kasko poliçesinin iptalini içeren 07/10/2021 düzenleme tarihli bir poliçe eki gönderildiğini, işbu iptale ilişkin poliçe ekine göre, müvekkilinin birleşik kasko poliçesi, prim tahsilatı yapılamadığı gerekçesi ile 07/10/2021 tarihinde iptal edildiğini, iptale ilişkin poliçe ekinin gönderilmesinden sonra iptal edilen bakiye prim tutarının ise müvekkiline iade edilmediğini belirterek birleşik kasko sigorta poliçesinin iptalinden kaynaklı, şimdilik 1.000,00-TL prim iadesinin, sigorta poliçesinin iptal tarihi olan 07/10/2021'den itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının son taksiti ödememiş olduğunu poliçe iptal klozuna istinaden mevcut poliçenin iptal edildiğini, 09/12/2021 tarihinde zeyilname düzenlenmiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:  Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; \"...Yargılama aşamasında dosyaya mübrez 01/09/2022 havale tarihli bilirkişi raporunda; davacının talebi ile bağlı kalınarak; davalı tarafından davacıya iade edilmesi gereken prim 5.144,50-TL hesaplandığı belirtilmiştir. Davacı vekili 28/09/2022 tarihli ıslah dilekçesinde; alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin 5.144,50-TL alacağının bulunduğunun tespit edildiğini, kısmi dava niteliğinde açtıkları davayı ıslah ettiklerini ve taleplerini 5.144,50-TL'ye yükselttiklerini, bu miktar üzerinden sigorta poliçesinin iptal tarihi olan 07/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi tarafından davacıya toplam 8.704,00-TL prim iadesi yapılmıştır. Taraflar arasında düzenlenen Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi 'Genişletilmiş Kasko' poliçesinin başlangıç tarihi 03/03/2021, bitiş tarihi 03/03/2022, iptal tarihi ise 09/12/2021'dir. TTK'nun 1419/1. maddesinde; 'sigorta sözleşmesi sona erdiği takdirde, kanunda aksi öngörülmemişse, işlemeyen günlere ait ödenmiş primleri sigorta ettirene geri verilir.' denilmiştir. Davacı, poliçe bedelini eşit taksitler halinde banka kanalı ile davalıya ödemeye devam etmiş, 7. taksiti ödediğinde ise yapılan ödeme, poliçenin 11. sayfasında yer alan prim ödemeleri ve poliçe iptal klozuna dayanarak poliçeyi iptal etmiş ve son taksit bedeli olan 8.704,00-TL'yi davacıya iade etmiştir. TTK'nun 1430/1. maddesinde; sigorta ettiren, sözleşmeyle kararlaştırılan primi ödemekle yükümlüdür. Aksine sözleşme yoksa sigorta primi peşin ödenir. Özel kanunlardaki hükümler saklıdır. (2) Sigorta primi nakden ödenir. İlk taksidin nakden ödenmesi şartıyla, sonraki primler için kambiyo senedi verilebilir; bu hâlde, ödeme kambiyo senedinin tahsili ile gerçekleşir. (3) Sigorta ettiren, sigortacının sorumluluğu başlamadan önce, kararlaştırılmış primin yarısını ödeyerek sözleşmeden cayabilir. Sözleşmeden kısmi cayma hâlinde, sigorta ettirenin ödemekle yükümlü olduğu prim, cayılan kısma ilişkin primin yarısıdır.1434/1. maddesinde; 1431. maddeye uygun olarak istenilen sigorta primini ödemeyen sigorta ettiren mütemerrit  olur. (2) İlk taksidi veya tamamı bir defada ödenmesi gereken prim, zamanında ödenmemişse, sigortacı, ödeme yapılmadığı sürece, sözleşmeden üç ay içinde cayabilir. Bu süre, vadeden başlar. Prim alacağının, muacceliyet gününden itibaren üç ay içinde dava veya takip yoluyla istenmemiş olması hâlinde, sözleşmeden cayılmış olunur. (3) İzleyen primlerden herhangi biri zamanında ödenmez ise, sigortacı sigorta ettirene, noter aracılığı veya iadeli taahhütlü mektupla on günlük süre vererek borcunu yerine getirmesini, aksi hâlde, süre sonunda, sözleşmenin feshedilmiş sayılacağını ihtar eder. Bu sürenin bitiminde borç ödenmemiş ise sigorta sözleşmesi feshedilmiş olur. Sigortacının, sigorta ettirenin temerrüdü nedeniyle Türk Borçlar Kanunundan doğan diğer hakları saklıdır. (4) Bir sigorta dönemi içinde sigorta ettirene iki defa ihtar gönderilmişse sigortacı, sigorta döneminin sonunda hüküm doğurmak üzere sözleşmeyi feshedebilir. Can sigortalarında indirime ilişkin hükümler saklıdır. Sigorta sözleşmesini feshetmek isteyen sigortacı, ihtar ile birlikte primin ödenmesi için sigorta ettirene on günlük süre vermek zorundadır. On günlük süre asgari süredir. Sigortacının, istemesi durumunda on günden fazla vermesinin önünde hukuki bir engel yoktur ve bu verilen on günlük süre ihtarın sigorta ettirene ulaştığı tarihten itibaren başlar. Sürenin bitimine kadar prim borcunun ödenmemesi durumunda artık ikinci bir ihtar veya ihbara gerek kalmaksızın sigorta sözleşmesi feshedilmiş olur. Bu durumda sigortacı, fesih anına kadar doğan risklerden sorumlu olacağı gibi doğan primlere de hak kazanır. Davacı tarafından sigorta şirketine ödeme yapması gereken tarih 03/09/2021 olarak belirlenmesine rağmen bu ödeme 04/11/2021 tarihinde yapılmış ve davalı sigorta şirketi tarafından, yapılan bu ödeme davacıya iade edilmiştir. Davalı iade işlemini poliçenin 11. sayfasında yer alan prim ödemeleri ve poliçe iptal klozuna dayanarak yapmış ve poliçeyi iptal etmiştir. Poliçe bedeli 60.900,00-TL olup, bir günlük sigorta primi 166,85-TL'dir, iptal tarihine kadar 282 gün geçmiş ve poliçe bitiş tarihine 83 gün kalmıştır. Buna göre işlemeyen günlere ilişkin ödenen sigorta primi 13.848,49-TL olarak hesaplanmıştır. Davalı tarafça 8.704,00-TL prim iadesinin mahsubu sonucu davacının 5.144,50-TL alacağının kaldığı, bu bedelin davacıya ödenmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Taraflar arasındaki ilişkinin ticari olması nedeniyle de uygulanması gereken faiz türünün avans faiz olması gerektiği kanaatine varıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur. Açılan davanın kabulüne,-1.000,00-TL'nin 09/12/2021 tarihinden ıslahla artılan 4.144,50-TL'nin ise ıslah harcının yatırıldığı 28/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ...\" şeklinde karar verilmiştir. <br>Bu karara karşı davacı ve davalı tarafından yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemece  davanın kabulüne karar verildiğini hukuka aykırı olduğunu kararın ortadan kaldırılması gerektiğini  Sigortalıya Ait ... numaralı poliçe, prim tahsilatı yapılamaması nedeniyle iptal edildiğini ve 24.11.2021 tarihinde 8.704 TL prim iadesi gerçekleştirildiğini  Bu bakımdan sigortalının poliçe kapsamında herhangi bir alacağı bulunmadığını Poliçe taksitle ödeme olarak düzenlendiği için, vadesi gelmiş prim taksitlerinden birinin tahsil edilememesi nedeniyle poliçe iptal klozu gereği iptali gerçekleştirildiğini Bu kapsamda 8.704 TL tutarlı bakiye prim iadesinin  sigortalının hesabına gönderildiğini  Sigortalının başkaca bir hak ve alacağı bulunmadığını , İlgili poliçenin  24.11.2021 tarihinde iptal edildiğini 09.12.2021 tarihinde ise zeyilname düzenlendiğini  İlgili zeyilname dilekçemiz ekinde dosyaya sunduklarını, davacı tarafından söz konusu talebe ilişkin olarak Müvekkil Şirket'e başvuru gerçekleştirilmeksizin huzurdaki davanın  ikame edildiğini, davacı tarafından Müvekkil Şirket'e başvuru gerçekleştirilmeksizin huzurdaki dava açılmış olduğundan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddini karar verilmesini  talep ettiklerini, davaya konu poliçe, poliçe özel şartı içerisinde yer alan iptal klozuna göre iptal edildiğini  Prim ödemesinin yapılmaması bir temerrüt hali olduğunu ve bu durumda herhangi bir ihtara gerek kalmaksızın Müvekkilinin poliçeyi fesih hakkı bulunduğunu  Poliçenin iptal edildiği dönem poliçe priminin 52.226 TL olduğu, tahsilatın ise 60.930 TL olduğu tespit edilerek aradaki fark tutarının sigortalıya ödemesi gerçekleştirildiğini, İşlemeyen güne ait prim ödemesi poliçe iptal döneminde sağlandığını, bu nedenle sigortalı davacının Müvekkil Şirket'ten herhangi bir alacağı bulunmadığını açıklanan ve sayın Başkanlığınızca re'sen tespit edilecek nedenlerle; Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/338 E. 2022/889 K. sayılı ve 09.11.2022 tarihli davanın kabulüne ilişkin kararın sayın Mahkemenizce incelenerek ortadan kaldırılmasına ve davanın reddine, Vekalet ücreti ve tüm yargılama giderlerinin davacıya bırakılmasına, Karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/11/2021 tarih 2021/338 E-2022/889 K sayılı kararını n usul ve yasaya aykırı olduğunu müvekkili ile davalı sigorta şirketi arasında 25/11/2021 tarihinde düzenlenen ... nolu  birleşik kasko sigorta poliçesi  ile ... plaka  nolu araç 03/03/2021 -03/03/2022 tarihleri için sigorta güvencesi kapsamına alındığını,  müvekkilinin bu anlaşma kapsamında ödemesi gereken  prim tutarının 60.930,00 TL  olarak  belirlenmiş olup 7 eşit taksit halinde ödeme planı düzenlendiğini;  müvekkilinin  poliçede belirtilen primlerin tamamını ödediğini, 7. Taksit  bedeli  olan    8.704,00TL' yi 04/11/2021 tarihinde ödediğini fakat bu ödemenin  müvekkiline iade edildiğini,  müvekkilinin iade sebebini öğrenmek  çin davalı sigorta şirketine başvuruda  bulunması üzerine  şirket tarafından birleşik kasko poliçelerinin  iptalini içeren 07/10/52021 düzenleme tarihli bir poliçe  eki gönderildiğini,  kasko poliçesi prim tahsilatı yapılmadığı gerekçesi ile 07/10/2021 tarihinde  iptal edildiğini,  bakiye prim tutarının  ise  müvekkiline iade edilmediğini yerel mahkeme  alınan bilirkişi raporu doğrultusunda  yanlış hüküm kurduğunu  poliçe  iptal tarihi ve faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini, bu nedenle yerel mahkemenin kararını kabul etmediklerini, davalı sigorta şirketinin fesih usulüne  uymadığını, açıklanan nedenlere poliçe iptal tarihinin hatalı tespit edilmesinden kaynaklanan  pirim iadesi alacağı eksik hesaplanması  ve faiz başlangıç  tarihinin hatalı tespit edilmesi nedeniyle  yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, yargılama ve istinaf giderleri ile vekalet ücretinin davalıya  yükletilmesine karar verilmesini  talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre \"İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir\" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.Dava, iptal edilen sigorta poliçesinin bedel iadesi talebine ilişkindir.<br>Davalının istinaf talebi yönünden; Davanın 1.000,00TL'nin 09/12/20221 tarihinde  ıslahla 4.144,50 TL artırılarak 5.144,50 TL alacak miktarı üzerinden açıldığı ve mahkemece yapılan yargılama sonucunda bu miktar üzerinden davanın kabulüne kararı verildiği görülmüştür. Davalı işbu kararı istinaf etttiğinden istinaf edilen karar miktarının/dava değerinin 5.144,50TL olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İstinaf Yoluna Başvurulabilen Kararlar” başlığını taşıyan 341. maddesinin 2. fıkrasında açıkça; “Miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.” Mahkemece 09/11/2022 tarihinde nihai karar verilmiş olup, hükmün verildiği tarih itibariyle kesinlik (İstinaf edilebilme) sınırı 8.000,00 TL’dir. Davalı tarafından istinaf kanun yoluna konu edilen karara ilişkin dava değerinin ise 5.144,50 TL'ye ilişkin olduğu görülmüş olup HMK 341/2 maddesi gereğince hükmün verildiği tarih itibariyle miktar veya değeri 8.000,00 (sekizbin) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar kesin olduğundan, mahkemece her ne kadar ilgili istinaf başvuru dilekçesinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 346/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmemiş ise de; aynı Kanun hükme ve  352. madde hükmü uyarınca, istinaf başvuru dilekçesinin miktar itibariyle kesin olan bir karara ilişkin olması sebebiyle davalının istinaf dilekçesinin/başvurusunun HMK 352/1-b maddesi gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Davacının istinaf talebi yönünden ; (Fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak talepte bulunulmuş ve ıslah edilmiş olması nedeniyle)<br>Dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, bilirkişi tarafından davaya konu sigorta poliçesine ilişkin zeyilname tarihi esas alınarak yapılan hesaplama üzerinden davanın kabulüne ilişkin kararda yazılı açıklamalara  yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı  anlaşılmakla HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince davacı istinafının  esastan reddine dair  aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı vekilinin istinafa konu dava değerinin karar tarihi itibari ile kesinlik (istinaf edilebilme) sınırı kapsamında kaldığı anlaşıldığından, davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun  341/2 ve 352/1-b maddeleri uyarınca usulden REDDİNE,<br>2- KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 09/11/2022 tarih ve 2022/338 E - 2022/889  K sayılı nihai kararının  usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>3-İstinaf eden davalının peşin yatırdığı istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine, <br>4-Alınması gerekli olan 179,90TL istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davacı tarafından peşin yatırılmış 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 99,20 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına, <br>5-İstinaf başvurusunda bulunan davacı ve davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendileri üzerlerinde  bırakılmasına, <br>6-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>7-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.  26/01/2023<br>\t\t\t\t<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b8443c5dfc17b8f7","SID":"08cce0644db219c5"}}