{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\t         TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ<br>T.C<br>...<br>ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR<br><br>ESAS NO\t: 2022/724 <br>KARAR NO\t: 2022/557<br><br>HAKİM\t: ... ... <br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACI \t: ... - ... <br>VEKİLİ\t: Av. ... ...<br>DAVALI \t:  HASIMSIZ-  <br><br>DAVA\t: Zayi Belgesi Verilmesi<br>DAVA TARİHİ\t: 28/10/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 31/10/2022<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 02/11/2022<br>Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirketin   hissedarı olan davadışı ... isimli şahsın şirket hisselerini önceki hissedar ... isimli şahıstan 8.12.2015 tarihli, 215/04  sayılı karar ile devraldığını, ...'nın sahibi olduğu hisseleri, 31.12.2015 tarihinde ... ...  Noterliği'nin 63.435 yevmiye nolu sözleşmesi ve 31.12.2015 tarihli 2015/5 nolu yönetim kurulu kararı ile Hanifi Kaya’ya sattığını,  bu satış sonrasında muhasebe yönetiminde değişiklik olduğunu, şirkette yapılan aramalara rağmen hisse devrine ilişkin sözleşme, ilgili evraklara yapılan aramaya rağmen bulunamadığını, davadışı ... ile görüşülerek konunun izah edildiğini,  5.10.2016 tarihli, 29546 yevmiye no tasdikli 2016/1 nolu hisse devrine ilişkin  karar alınarak  gazetede ilan edildiğini, eski hissedar ... hisselerini 31.12.2015'de satarak devrederek ortaklıktan ayrıldığını, yetkilerinin de bu tarihte sona erdiğini, muhasebede yaşanan karışıklık nedeniyle  hisse devrine ilişkin evraklar temin edilemediğinden yeniden yapılan 5.10. 2016 tarihli sözleşme ve alınan yönetim kurulu kararı  devreden ve devralan hissedarlar arasındaki gerçek durumu yansıtmadığını, 31.12.2015 tarihinde hisselerini devreden ve şirkette yetkisi kalmayan devreden  hissedarın  şirket adına  olası bir geriye dönük borçlandırma işlemi yapması, bono tanzim etmesi,  sözleşme akdetmesi ve saire borçlandırıcı işlemler yapması  gibi olumsuz ihtimallerde;  ticaret sicilindeki bu hatalı ve gerçek duruma aykırı ilan  nedeniyle müvekkili Firma'nın ve sicildeki ilana güvenerek işlem yapan iyi niyetli 3. Kişilerin haklarına halel gelebileceğini, devreden hissedar Esin Kaya'nın hak sahipliği 31.12.2015 tarihinde, noterde hisseleri devretmesi ve bu hususun yönetim kurulu kararı ile deftere kaydedilmesi ile  sona erdiğini, bu nedenle 5.10.2016 tarihinde yeni bir hisse devri sözleşmesi yapması, bu sözleşmeye devreden hissedar olarak  taraf olması hukuken mümkün olmadığını, bu durumda yapılan 2. Sözleşme ve alınan 2. Karar YOK HÜKMÜNDE olduğunu belirterek,  dava dışı devreden hissedar ...'nın müvekkil Firma nezdinde sadece 15.12.2015-31.12.2015 tarihleri arasında ortak ve yetkili olduğundan,  12.10.2016 tarihli gazetede tescil ve ilan edilen 2016/1 sayılı yönetim kurulu kararı ve dayanağı sözleşmenin yok hükmünde olduğunu tespitini;  bu yoklukla batıl sözleşme ve karara dayalı tescil-ilan işleminin ortadan kaldırılarak terkinini; 31.12.2015 tarihli sözleşme ve 2015/6 sayılı yönetim kurulu kararının tescil ve ilanına   kararın ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne bildirilmesini talep ve dava etmiştir <br>DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; 12/10/2017 tarihli gazetede tescil ve ilan edilen 2016/1 sayılı Yönetim Kurulu Kararı ve dayanağı sözleşmenin yok hükmünde olduğunun tespiti, 31/12/2015 tarihli sözleşme ve 2015/6 sayılı yönetim kurulu kararının tescil ve ilanı talebinden ibarettir.<br>Dava dilekçesi ekinde yer alan 05/10/2016 tarihli 2016/01 sayılı yönetim kurulu kararı incelendiğinde; şirket ortağı ...'nın 4.000 adet payını Hanifi Kaya'ya  devrettiği, devir neticesinde ... 'nın müdürlük yetkilerinin iptaline, Hanifi Kaya'nın şirket müdürlüğüne getirilmesine dair olduğu görülmüştür.<br>Davanın niteliği gereği dava dışı ... ve Hanifi Kaya'nın hak ve hukukunu etkileyecek nitelikte olduğundan ve mevcut ticaret sicil kaydının ortadan kaldırılarak yeni durumun ticaret sicil gazetesinde ilanını içerdiğinden Ticaret Sicil Müdürlüğünün davada yer alması gerektiği gözetildiğinden eldeki davanın hasımsız olarak açılamayacağı , hasım gösterilmeden açılan davada HMK 124. Maddesi gereği taraf değişikliği yapılamayacağı, HMK 124. Maddesinin gösterilen tarafın hatalı olması halini düzenlediği , oysa somut olayda davalı olarak gösterilen kimsenin bulunmadığı gözetilerek davanın usulden reddine dair aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur.<br>H Ü KÜ M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davanın usulden reddine,<br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 80,70 TL karar ilam harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK.'nun 333 maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının yatıran tarafa iadesine,<br>Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  davacı vekilinin yokluğunda  gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi'nde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.31/10/2022<br><br>Katip ...<br>  ¸e-imzalıdır. <br> <br> <br>Hakim ...<br> ¸e-imzalıdır.  <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2efc2d9029b8d40a","SID":"99b30fbc3c8b07af"}}