{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/884 Esas<br>KARAR NO: 2023/172<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/02/2021<br>NUMARASI: 2018/849 2021/136<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 02/02/2023<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile müvekkil  aleyhine  icra takibi başladığını, Takip  müsnedi  11.09.2015 tanzim  ve  11.12.2015 vade  tarihli bono  ile  ilgili müvekkilinin davalılara herhangi  bir borcu bulunmadığını takip  alacaklısı ...'nın  kötü  niyetli  olduğunu,  müvekkilinin    davalılardan ...'  in kardeşi ... e  ait bir taşınmaz  satın aldığını,  satış  ile  ilgili müvekkili  ile görüşmeleri  ve  anlaşmayı  kardeşi adına  ... ' in yaptığını, davalı  ...'  in  müvekkiline  41.431,86 TL  yarısı olan  20.715,93 TL  ödemesi  ve ayrıca  takibe konu  bonoyu  iade  etmesi gerekli  olduğunu,  takip  dayağı  bono  üzerinde  borçlu    parafı    olmadan tahrifat  değişiklik  ve  ilave  yapıldığını, davalılar   aleyhine cezai  ve hukuki  yönlerden  yasal  yollara  başvurma hakkını  saklı  tutarak  iş bu  menfi tespit davasının  açılması  gerektiğini  ileri sürerek  açılan davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalılara  usulune  uygun  olarak tebliğ  yapılmasına rağmen  davaya cevap  vermemişlerdir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: \"...  Somut olayda davacı, dava konusu bononun  ...'in kardeşine ait satın alınan taşınmazın geçmiş döneme ait vergi borçlarının 1/2'si için teminat amacıyla verildiğini, iddia etmiş olmasına rağmen buna ilişkin yazılı bir delil dosyaya sunmamıştır. Davacı tarafın davalılara yemin teklif etmesi üzerine mahkememizce resen hazırlanan yemin metninin davalılar usulüne uygun bir şekilde eda etmişlerdir. Diğer yandan davacı taraf davaya konu bononun vade kısmının 6 adet yatay ve paralel çizgilerle iptal edilmesine rağmen vade tarihinin rakam ve yazı ile sonradan yazıldığını iddia etmiş ise de takip dayanağı bononun tanzim tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nun 778. maddesi göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 680. maddesi uyarınca açık bono düzenlenmesi mümkündür. Tamamen doldurulmamış bononun tedavüle çıkarken anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu yazılı belge ile kanıtlanmadığı sürece, bono üzerinde yazılı vade, tanzim gibi tarihler gerçekliğini ve varlığını korur (Yargıtay HGK. 26.02.2003 tarih ve 2003/19-135 E. 2003/105 K. sayılı kararı). Açıklanan nedenlerle ispat yükü üzerinde olan davacının davasını ispatlayamadığı, davaya konu bono nedeniyle tedbir kararı verildiğinden ve tedbir kararı uygulandığından dava değerinin %20’si oranında icra inkar tazminatının davacıdan alıp davalı hamil ...'ya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin İİK'nın 72/4 maddesi uyarınca KABULÜNE, Dava değeri üzerinden %20 oranında hesaplanan 6.481,28 TL tazminatın davacıdan alınarak davalı ...'ya verilmesine, ...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf isteminde özetle; Bononun kambiyo senedi vasfına haiz olmadığını, mahkemenin bononun açık bono olduğu şeklindeki kabulünün yerinde olmadığını, bonoda tahrifat, değişiklik ilave yapıldığını, ödeme günü altındaki kısımda 6 adet yatay ve düz çizgiler çekilerek bu kısmın iptal edildiğini, ilk ciranta ve/veya son hamil tarafından bu çizgiler ile senet metni arasına 11.12.2015 yazılarak sıkıştırılmaya çalışıldığını, Vade bölümünde düz çizgi çekilerek iptal edildiği halde bu çizginin üzerine sonradan 11 Aralık 2015 yazıldığını, sıkıştırılarak yazılan bu kısımda da paraf olmadığını, Senet nosundaki 1 ibaresi ve senet metninde \"işbu ... senedim ...mukabilinde\" şeklinde başlayan cümle içerisindeki boş kısma \"bir \" şeklinde yazılan yazıların senet metnindeki diğer yazılar ile aynı olmadığını, sonradan ilave edildiğini, amacın senede kambiyo senedi vasfı kazandırmak olduğunu, senet kambiyo senedi vasfında olmadığından ispat yükünün davalıda olduğunu, Senet teminat senedi olarak verildiği için tarih atılmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla senedin teminat senedi olmadığı varsayımında senedin açık bono değil eksik bono olarak düzenlendiğinin kabulü gerektiğini, eksik bonoda açık bonodan farklı olarak alacaklının daha sonra düzenlenme tarihi ya da vade tarihini kendiliğinden atalamadığını, aksi durumun evrakta sahtecilik olacağını, Tanığın dinlenilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, Mazeretin kabul edildiği duruşmada davalılara yemin ettirilmesinin usule aykırı olduğunu Davalı ...'nın müvekkil ive diğer davalıya takip başlatmış ise de sadece müvekkili aleyhine takibi sürdürmesinin muvazaa göstergesi olduğunu, kötüniyetli olduğunu, davalıdan alacaklı olmayıp davalının yakın arkadaşı olduğunu, vadeden 18 ay sonra takip başlatılmasının da kötüniyet göstergesi olduğunu, her iki davalının kötüniyetli olduğunu,Davalılara temel borç ilişkisini açıklamaları için süre verilmesi gerektiğini, bu talebin değerlendirilmediğini, açıklamadıkları takdirde davacı iddiasını kabul etmiş sayılmalarına karar verilmesi gerektiğini, kararın kaldırılarak tüm delillerin toplanıp tanık dinlenilmesi gerekirse bilirkişi incelemesi yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İNCELEME Dava konusu  28.000TL bedelli 11.09.2015 tanzim tarihli bono incelendiğinde; keşidecinin davacı ..., lehtar 1.cirantanın davalı ... olduğu, arka yüzünde 2.cirantanın ... olduğu, senedin ihdas sebebinin yazılı olmadığı, senedin ödeme günü kısmında çizgiler olduğu, çizgilerin hemen altında 11/12/2015 yazılı olduğu, senet metninde vade tarihi kısmında çizgi olduğu, üstünde 11 Aralık 2015 yazılı olduğu görülmektedir. İstanbul Anadolu 8. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2017/569 esas , 2018/1026 karar sayılı ilamında; davacı ... tarafından davalı ... aleyhine takibini iptali talepli açılan davada; grafolog bilirkişinin  11 aralık 2015 şeklindeki yazı ile vade kısmındaki 11/12/2015 şeklindeki kısmın bulundukları bölüme sonradan ilave edildiği yönünde görüş belirtildiği, bilirkişi raporuna göre vade tarihinini bulunmadığının kabulü gerektiği, vade unsuru olmayan senedin TTK 772/2 md gereğince görüldüğünde ödenecek bono olarak düzenlendiğinin kabulü gerektiğini, senedin bono olma vasfını etkilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, UYAP İncelemesinde davacının istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği görülmüştür.<br>GEREKÇE Dava, İİK'nın 72.maddesine dayalı olarak takipten sonra açılan menfi tespit davasıdır. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı davaya konu senedin teminat senedi olduğunu, senedin vade kısmının yazı ile ve rakamla sonradan doldurulduğunu, senedin ilk halinde bu kısımların çizili şekilde olduğunu, davalıların kötüniyetli olduğunu ileri sürmüştür. Dava konusu senedin düzenlenme tarihi yazılı olup davacının iddiası vade tarihinin sonradan eklendiğine ilişkindir. Mahkemece bu hususta herhangi bir rapor alınmamış, dosyada mevcut İstanbul Anadolu 8. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2017/569 esas, 2018/1026 karar sayılı dosyasındaki bilirkişi raporunda ise grafolog bilirkişinin  11 Aralık 2015 şeklindeki yazı ile vade kısmındaki 11/12/2015 şeklindeki kısmın bulundukları bölüme sonradan ilave edildiği yönünde görüş belirtildiği görülmektedir. Davacının senedin teminat senedi olduğu ve sonradan anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğu iddiasının kesin delille ispatı zorunlu olup bu hususta delil ibraz edilmemiştir. Dava konusu senedin vade tarihinin sonradan eklendiği yönündeki iddianın kabulü halinde dahi TTK 772 /2, 704. md gereğince senedin görüldüğünde ödenecek bono olduğunu kabul etmek gerekeceği gibi bu husus senedin kambiyo senedi niteliğini etkilemeyecektir.  Bu durumda davacı senette keşideci konumunda olup davaya konu bono yönünden borçtan sorumludur. Davacı vekili, mazeret dilekçesi sunulan duruşmada davalıya yemin eda ettirilmesinin yerinde olmadığını istinaf istemi olarak ileri sürmüş ise de; konusu suç  teşkil edecek hususlarda yemine başvurulamayacağından yemin ettirilmesi yerinde değil ise de neticeten esasa etkili olmadığından bu husustaki istinafın reddi gerekmiştir. Açıklanan nedenle davacı vekilinin istinafının reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 179,90-TL harçtan, peşin yatırılan 59,30-TL'nin mahsubu ile bakiye 120,60-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 02/02/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"160bc6d7336baede","SID":"5e8fe99e315071fd"}}