{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1788 <br>KARAR NO: 2022/1545<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2022/578 Esas<br>ARA KARAR TARİHİ: 20/09/2022<br>DAVA: Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 28/12/2022<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesi ile;   Müvekkili  ... ile  davalı ...’ün boşandığı eşi ... ile  yıllardan beri ortak olarak  Bijuteri satışı işi yaptıklarını,  müvekkili  ve davalı tarafın eski eşi ...'in  dava konusu villanın bulunduğu kooperatife üye olduklarını, ancak bu üyeliği eşleri adına yaptırdıklarını,  dava konusu kooperatif üyeliğinin ödemelerini  devir tarihine kadar davalı çalışmadığı için davalının eşi ...'in  devir tarihinden sonra ise davacı müvekkilinin ödediğini,  davalı ... ile davalının eski  eşi ...'in  09/03/2010 tarihinde  dava konusu kooperatifteki hisseyi satmaya karar verdiklerini, bu konuda davacı ile taraflar arasında sözleşme  düzenlendiğini, bu sözleşme gereği müvekkilinin  sözleşme konusu  bedel olan 300.000. TLyi davalıya teslim ettiğini, ancak davalı tarafın sözleşmeye imza atmaktan imtina ettiğini, fakat kooperatif  aidat ve ödemelerinin müvekkil  tarafından, sözleşme tarihinden itibaren  ödenmeye devam edildiğini, bu konuda müvekkili  ile davalının eski eşi yıllardan beri  ortak olmaları nedeniyle davalının sözleşmeye imza atmamasını müvekkilinin  dert etmediğini ve  tüm ödemeleri ödemeye  devam ettiğini,  Kooperatifçe yapılan villaların tapu senetlerinin çıkarılmasına rağmen, dava konusu yerin tapusunun çıkarılmadığını, müvekkilinin   devir sözleşmesindeki 300.000 TL.nin haricinde devir tarihinden  sonra da  kooperatife  390.158.57 TL ödediğini, müvekkili  tarafından ödemeler yapılmasına, sözleşme düzenlenmesine rağmen davalı tarafça kooperatif hissesinin  devredilmediği gibi, kooperatif  hissesinin 3. Kişilere devri için davalı tarafça çalışmalar yapıldığı müvekkilce duyulduğunu ve  bu nedenle  huzurdaki davayı açtıklarını,   davalının düzenlenen sözleşmeye istinaden satış bedelini alıp, sözleşmeyi imzalamaması ve devir konusunda ... Konut Yapı Kooperatifine bu konuda dilekçe  vermemesi nedeni ile halihazırda tapusu verilmeyen kooperatif hissesinin müvekkil adına tescili, tescile karar verilmediği takdirde, kooperatife ödenen tüm bedeller dikkate alınarak ödenen bu bedelin güncellenerek, güncellenen bu hali ile bu bedelin reeskont faizi ile birlikte müvekkile iadesine karar verilmesini talep ettiklerini belirterek, haricen satışı yapılan Çatalca İlçesi ... Köyü ... Pafta, ... ada,  ... parsel de kayıtlı ... Konut Yapı Kooperatifi  5 nolu villaya ait ortaklık senedinin iptaline ile ortaklık senedinin müvekkile devrini, dava konusu ortaklık hissesinin 3 kişilere devrinin önlenmesi için tedbir kararı verilmesini, ortaklık senedenin devrine karar verilmediği takdirde müvekkilin ödediği  690.158.57 TL  güncellenerek  bu bedellerin  ödeme tarihlerinden  reeskont faizi ile  tahsilini  talep ve dava etmiştir. Mahkemenin 07/07/2022 tarihli ara kararı ile; talep eden vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile, Çatalca İlçesi ... Köyü  ...  Pafta, ... ada,  ... parsel de kayıtlı ... Yapı Kooperatifi  5 nolu villaya ait kooperatif ortaklık senedinin 3.kişilere devredilmesinin önlenmesi yönünden dava değeri olarak bildirilen bedelin % 15 oranında 103.523,79 TL teminatın yatırılması şartıyla  HMK 389 maddesi uyarınca  ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiştir. Davalı vekilince verilen ihtiyati tedbir kararına itiraz edilmiş olup mahkemenin 20/09/2022 tarihli ara kararı ile \" Davacı beyanlarına göre davalının 09/03/2010 tarihinde dava konusu kooperatifteki hisseyi satmaya karar verdiği iddiasında bulunulduğu, bu hususta taraflar arasında aynı tarihli Kooperatif Hisse Devir Sözleşmesi yapıldığı, sözleşmede davalının  devir bedelini nakden ve tamamen aldığının belirtildiği, her ne kadar davalı tarafın imzası yok ise de sözleşme tarihinden sonraki kooperatife yapılan ödemelere ilişkin sunulan banka dekont suretleri sunulduğu anlaşılmakla; HMK 389. Madde kapsamında halen davalı  uhdesinde bulunan Çatalca İlçesi ... Köyü ... Pafta, ... ada, ... parsel de kayıtlı ... Konut Yapı Kooperatifi  5 nolu villaya ait ortaklık senedinin 3.kişilere devredilmesinin \"mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeni ile hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebi ile bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi\" sonuçlarını doğuracağı kanaatine varılmış olmakla ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmiştir. Davalı taraf söz konusu hisselere yönelik kooperatif bünyesinde ferdileşme işlemi yapılmadığı için ara karar uyarınca konulan tedbir kararının hukuka aykırı olduğunu, kaldırılması gerektiğini belirterek itirazlarda bulunmuş ise de, mahkememiz tedbir kararından sonra tedbir kararını kaldırmayı gerektirir bir bilgi ve belge sunulmadığı, davacı tarafından ileri sürülen bilgi ve tedbir açısından yaklaşık ispat ölçüsü için yeterli olduğu, davacı iddiaları ile davalı savunmalarının doğruluğunun mahkememizce yapılacak yargılama ile belirleneceği, bu süreçte oluşacak zararların önlenmesi için tedbir kararının devamının gerektiği ve alınan teminatın da yeterli olduğu kanaati  \" ile itirazın reddine karar verilmiştir. Davalı vekili tarafından ihtiyati tedbire yönelik itirazın reddine dair karar istinaf edilmiş olup, itiraz nedeni olarak dava konusu hisselere yönelik kooperatif bünyesinde ferdileşme işlemi yapılmadığını, kooperatif tasfiye edilmediği için  ara karar uyarınca tedbir konulması mümkün olmadığı gibi konulan tedbir kararı hukuka aykırı olduğunu, yaklaşık ispat şartı gerçekleşmediğini, teminat miktarı muhtemel zararları karşılayacak oranda ve miktarda olmadığını belirterek ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep emiştir. Geçici hukuki korumaların bir türü olan ihtiyati tedbirin şartları 6100 sayılı HMK'nun 389 uncu maddesinde düzenlenmiş olup, anılan düzenleme \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" hükmünü haizdir. Anılan hükümde de açıkça belirtildiği üzere, ihtiyati tedbir kararı, bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında  uygulanacak geçici bir hukuki korumadır. İhtiyati tedbir verilebilmesinin en önemli şartlarında  biri, ihtiyati tedbir sebebinin mevcut olmasıdır. Kanunda bu husus genel olarak düzenlenmiş, hâkime oldukça geniş bir takdir alanı bırakılmıştır.(m. 389/1). Kanun, burada \"mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından\" söz etmektedir. Bu hüküm dikkate alındığında, mevcut durumun değişmesi hâlinde,hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması,hakkın elde edilmesinin tamamen imkânsız hâle gelmesi,gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi varsa, ihtiyati tedbir sebebi var kabul edilecektir. Hâkim kararında somut sebep gösteremiyor, bunu en azından açıklayacak veya asgari ölçüde ikna edecek delil değerlendirmesi yapamıyor, yaklaşık ispat ölçüsünü yakalayamıyorsa tedbire karar vermemelidir. Ancak bu da hiçbir zaman tam bir ispat seviyesinde ispat şartına dönüşmemelidir.(Pekcanıtez,Hakan/Atalay,Oğuz/Özekes Muhammet; Hukuk Muhakemeleri  Kanunu Hükümlerine Göre Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, Ankara 2011-Sh.715-717) (Yüksek Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 24/04/2012 gün ve 2011/15388 esas,2012/6651 karar sayılı ilamında belirtildiği gibi) Somut olay incelendiğinde, davacı, kooperatif üyeliğini davalıdan devraldığını, hazırlanan hisse devir sözleşmesinde davalının imzası bulunmasa da   devir bedelinin nakden ve tamamen aldığını, devirden sonra kooperatif aidat ve ödemelerin, davacı tarafından gerçekleştirildiğini ileri sürerek  dava konusu ortaklık hissesinin 3 kişilere devrinin önlenmesi için tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilince ihtiyati tedbir talebinin dayanağı olarak sunduğu hisse devir sözleşmesinde davalının imzası bulunmasa da banka dekontlarını sunmuş olup bu aşamada yaklaşık ispat açısından yeterli olduğu aksi halde tedbir kararı verilmemesi halinde telafisi imkansız zararların doğma ihtimali bulunduğu, ferdileşme işleminin yapılmamış olması hisse devrine engel teşkil etmediği,  dava değeri olarak bildirilen bedelin % 15 oranında 103.523,79 TL olarak takdir edilen teminatın yeterli olduğu  anlaşılmakla 6100 sayılı HMK'nun 389 ve devamı maddeleri uyarınca  teminat mukabilinde dava konusu ortaklık hissesinin 3 kişilere devrinin önlenmesine ilişkin verilen ihtiyati tedbir kararı hukuka uygun bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle  ilk derece mahkemesinin ara kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, HMK 353/1.b.1 bendi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvusunun esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi gereğince REDDİNE,2-Davalı tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf başvuru harcı ve 80,70 TL istinaf karar harcının Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 4-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1.f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.28/12/2022</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"df5313f1d425305f","SID":"0c8f5a7b3046e5ab"}}