{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2022/172  Esas 2022/1620  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/172 <br>KARAR NO\t: 2022/1620<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>  <br>TARİHİ\t\t: 25/11/2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/423 Esas 2021/901 Karar<br>DAVACI \t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALILAR \t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVA\t: Alacak<br>DAVA TARİHİ\t: 16/07/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 15/12/2022<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 13/01/2023<br><br>\tTaraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davalılar vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ...'nun davalı şirketin ortağı olduklarını, müvekkilinin 2021 yılı mayıs ayında tesadüfen davalı şirkette hissedar görünmediğini, ortağı olduğu davalı şirketin tür değişikliği işlemi yapılarak anonim şirkete dönüştürülüğünü, 13/08/2013 tarihinde müvekkilinin davalı şirketteki payını diğer ortak davalı ...'ya bedel karşılığı devir ettiğini gösterir sahte belgeler ile şirketteki ortaklığının sonlandırıldığını öğrendiğini, müvekkilinin bilgisi ve onayı olmadan  tür  değişikliği  işlemi yapıldığını, sahte  olarak  üretilen  belgelerin yapılan işlemlere esas alındığını, müvekkili adına sahte olarak atılan imzalar ile davalı şirketteki hisse devirlerinin gerçekleştirildiğini, hisse devri nedeniyle müvekkiline yapılan bir ödemenin söz konusu olmadığını, davalı ...'nun davalı şirketin tek  temsilcisi  olarak  kendisini  atadığını,  müvekkilinin yurt içinde ve yurt dışında şantiyelerde görevli olması nedeniyle davalı şirket merkezinde yapılan bu işlemlerden  haberdar olmadığını belirterek davalı şirketin tür değişikliği işlemi ile davalının yönetim ve temsil yetkisine dair alınan kararların iptaline, müvekkilinin şirket payının davalıya  devrine ilişkin işlemin iptaline, şirket hisselerinin  müvekkiline ait olduğunun tespitine, bu hususun  ticaret sicil müdürlüğünde tescil ve ilanına, müvekkilinin zararına sonuç doğurması muhtemel olacak şekilde yapılan her türlü işlemin iptaline, tescil ve ilana tabi olanların tespiti ile tescil ve ilan edilmesine, müvekkilinin hissesine el konulması nedeniyle oluşan zararlarının tespiti, yoksun kalınan kar payı ve sair hakları ile davalının kasıt, ihmal ve hafif  ihmali ile  sebebiyet verdiği zararlarının tam tespiti ile fazlaya dair her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin temerrüt tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 20 yıla yakın bir süre... bünyesindeki şirketlerde çalıştığı halde geçmişte kendi bilgisi ve imzası dahilinde yaptığı işlemleri şimdi inkar ettiğini, davacının iddialarının ticaret sicilinin aleniyet ilkesi ile çeliştiğini, bu şekilde hareket ederek müvekkili ve yöneticisi olduğu grup şirketlerinin saygınlığına gölge düşürme tehdidi üzerinden müvekkili üzerinde baskı oluşturup, haksız çıkar sağlamaya çalıştığını bildirerek davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, tarafların ortağı olduğu şirketteki davacının şirket payının devrine ilişkin işlemlerin, şirket yönetim ve temsil yetkisine dair alınan kararların, şirketin tür değişikliğine ilişkin işlemlerin davacının bilgisi dışında sahte belgeler ve imzalarla yapıldığı iddiasıyla iptallerinin ayrıca davacı şirket ortağının uğradığı zararın şirketten ve şirket yöneticisi ortaktan tahsili talepli açılmış olan davada HMK'nun 14/2. maddesi uyarınca davaya bakmaya davalı ....'nin ticaret sicilinde kayıtlı adresinin bulunduğu Siirt Asliye Ticaret (Asliye Hukuk) Mahkemesinin kesin yetkili olduğu gerekçesiyle davanın HMK'nun 114/ç ve 115. maddesi uyarınca kesin yetki dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ticaret sicilindeki merkez adresi Siirt olarak görünse de şirketin fiili iş merkezinin İstanbul ve Ankara olduğunu, şirketin ticari iş ve işlemlerinin büyük çoğunluğunun bu iki ilde yürütüldüğünü, şirket merkezinin Siirt olduğu gerekçesiyle yargılamasının Siirt Mahkemelerine gönderilmesinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; şirket payının devrine, şirket yönetim ve temsil yetkisine dair alınan kararlar ile şirketin tür değişikliğine ilişkin işlemlerin davacının bilgisi dışında sahte belge ve imzalarla yapıldığı iddiasıyla iptali, bu işlemler nedeniyle uğranılan zararın tespiti, tahsili istemine ilişkindir.<br>\tDavalı şirket ticaret sicil kayıtları dosya içerisinde yer almaktadır. <br>\tDavacı yan sahte imza ve belgelerle limited şirket olan davalı şirketin türünün anonim şirket olarak değiştirildiğini, şirket hisselerinin devredildiğini, şirketin yönetim ve temsiline ilişkin kararlar alındığını, yapılan bu işlemler nedeniyle zarara uğradığını iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davalı şirket merkezinin Siirt'te olduğu, HMK'nun 14/2. maddesi uyarınca Siirt Mahkemelerinin kesin yetkili bulunduğu gerekçesiyle kesin yetki dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. <br>\tDavalılar vekilinin istinaf itirazı davalı şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresi Siirt ise de, şirketin ticari iş ve işlemlerinin Ankara ve İstanbul'da yürütülmesi nedeniyle kesin yetkiye ilişkin verilen kararın hatalı olduğuna yöneliktir. <br>\tDavalı şirket Siirt Ticaret Sicil Müdürlüğünde merkez ... sicil numarası ile kayıtlı olup, ticari merkez adresinin ... Siirt olduğu dosya içeriğiyle sabittir. <br>\tŞubeler ve Tüzel Kişilerle İlgili Davalarda Yetki başlıklı HMK'nun 14/2. maddesi \"Özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.\" hükmünü içermektedir.<br>\tTaraflarca davalı şirketin faaliyet alanına ilişkin dosyaya sunulan herhangi bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. <br>\tHal böyle olunca, mahkemece davalı şirketin ticaret sicilinde kayıtlı merkez adresinin Siirt olduğu, şirket hissesinin devrine, şirket yönetim ve temsil yetkisine dair alınan kararlar ile şirketin tür değişikliğine ilişkin işlemlerin iptali, bu işlemler nedeniyle uğranılan zararın tespiti ve tahsili talebiyle açılan işbu davada HMK'nun 14/2. maddesi uyarınca davalı şirketin merkezinin bulunduğu Siirt mahkemelerinin kesin yetkili olduğu, kesin yetkinin HMK'nun 114/1.ç maddesi uyarınca dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği gözetilerek davanın kesin yetki dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın usulden reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Davalılardan alınması gerekli olan 80,70 TL istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-Davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-c. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/12/2022<br><br>Başkan - ...             Üye - ...                  Üye - ...                 Zabıt Katibi - ...<br>...              ...       ...      ... <br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"564dc893db035644","SID":"c58e36ea5b4f7ca5"}}