{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ \t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t<br><br>ESAS NO\t\t\t: 2022/367 Esas<br>KARAR NO\t\t: 2022/774<br>DAVA\t\t: Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı)<br>DAVA TARİHİ\t: 01/06/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 21/12/2022<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/<br>Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; Davacı,  sürücü ... ...  sevk ve idaresindeki  ...  plakalı aracın kaldırımda yaya olarak yürürken çarpması sonucunda meydana trafik kazasına bağlı olarak,... Asliye Ticaret  Mahkemesinin 2014/... esas sayılı dosyası içinde mevcut 11.05.2019 tarihli ATK raporuna göre, yüzde 100 oranında işgücü kaybına uğradığını ve hayatı boyunca bir başkasının sürekli yardımına muhtaç olduğunu, sürücüsü kusurlu aracın ZMMS trafik poliçesi  olmadığından  zarardan ... sorumlu olduğunu, müvekkilin, ...na ... sayılı dosya üzerinden  yaptığı başvuru üzerine 12.05.2015 tarihinde kendisine 268.000TL maluliyet tazzminatı ödendiğini ancak sürekli bakıma muhtaç olduğu halde anılı başvurusuna istinaden bakıcı tazminatı  ödenmediğini, sürekli bakıma muhtaç olan müvekkil için HMK 107-2 maddesi uyarınca  ileride arttırılmak üzere şimdilik  1.000.-TL, bakıcı tazminatının , ...  sayılı dosya üzerinden yapılan ilk başvuru tarihinden bu güne kadar işlemiş  yasal faizi ile birlikte  davalıdan  alınarak davacıya verilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı  taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil kurum tarafından yapılmış bulunan 268.000,00-tl  tutarındaki ödeme sebebiyle davacı tarafından 11.05.2015 tarihli ibraname imzalandığını, müvekkil kurum ... tarafından karşı tarafa 2015 yılında başvurduğunu ve yapılan başvurunun müvekkil kurumca olumlu değerlendirilerek, başvuranın talepleri doğrultusunda, 12.05.2015  tarihinde sigorta teminat limiti  içerisindeki 268.000,00-TL davacıya ait hesaba yatırıldığını,  karşı tarafın müvekkil kurumdan herhangi bir alacağı kalmadığını, dava  konusu  olayın iş  kazası  olduğunu,  bu kapsamda davacı  tarafa  yapılan ödemelerin araştırılması gerektiğini, öncelikle haksız  ve hukuka aykırı  davanın reddine karar verilmesini, işbu davayı haksız ve hukuka aykırı olarak ikame eden davacının HMK.m.329 uyarınca vekalet ücretlerinin tamamını ödeme zorunluluğu ile en üst hadden işbu kanun hükmü kapsamında disiplin para cezasına çarptırılmasına karar verilmesini, tüm yargılama  gideri, masraf  ve vekalet ücretinin karşı yana tahmilini talep etmiştir.<br>Dava hukuksal niteliği itibariyle kaza sigortasından kaynaklıdır. <br>6100 sayılı HMK'nun 313.maddesi gereğince sulh görülmekte olan bir davada tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşme olduğu, aynı yasanın 313/4. maddesine göre sulhun şarta bağlı olarak da yapılabileceği düzenlenmiştir.<br>Yine 6100 sayılı HMK'nun 315/1.maddesi “Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir.” şeklinde düzenlenmiştir. <br>HMK 331.maddesi uyarınca davanın konusuz kalması halinde hakim davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumlarına göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği belirtilmiştir.<br>Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu 22. maddesinde, davadan feragat ya da davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınacaktır.<br>Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; Davacı vekilinin 20/12/2022 tarihli sulh dilekçesi ile 21/12/2022 tarihli duruşmada sulh olduklarını, davacı vekilinin vekaletnamesindeki yetki durumu incelendiğinde davacı vekilinin sulh olmaya yetkili olduğu, bu nedenlerle davanın sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına  karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM; Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>1-Tarafların Sulh olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına,<br>2-Kafi miktarda harç alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-Taraflar yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediklerini beyan etmekle tarafların yaptıkları yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>4-HMK'nın 333. maddesi gereğince, mahkeme veznesine depo edilen gider avansından kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesi ile birlikte yatıran tarafa iadesine,<br>Dair,  davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde  ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.21/12/2022<br><br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır\t<br> <br> <br>Hakim ...<br>¸e-imzalıdır\t<br> <br><br> *5070 Sayılı Kanun Gereğince Elektronik İmza İle İmzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5f17e981ab3425c6","SID":"508a7abc3ce0212d"}}