{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 08/10/2020<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 23/12/2022<br><br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı ile müvekkili arasında  akdedilmiş ekte sunulu 18/05/2018  tarihli ve 12/06/2018 tarihli sipariş  formu ve satış sözleşmesine istinaden  ticari  bir ilişki  söz konusu olduğunu, taraflarca imzalanmış olan  iş bu sözleşmede  ödeme cinsi USD  olarak kararlaştırılmış ve ödeme vadeli olarak  düzenlendiğini,  bu durumda sözleşmenin imzalandığı tarihle  ödeme yapılan tarih arasındaki kurun değişiklik göstermesi ve davalı tarafından vadeli  TL çeklerinin verilmesi  sebebiyle  müvekkili şirkete yapılan ödemelerin eksik olup arada kur farkı alacağının  da mevcut olduğunu, müvekkili şirketin davalı şirketten   ekte sunulu cari hesap ve faturalardan  kaynaklı eksik ödemeden ve kur farkından dolayı  alacağı takip  tarihi itibariyle 3.594,00 USD  olduğunu,  söz konusu bedelin  tahsili amacıyla  taraflarınca  davalı borçlu aleyhine Denizli 5. İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış  da  davalı borçlunun haksız ve kötü niyetli yetkiye ve  borca itirazıyla icra takibinin durdurulduğunu, taraflar arasında yapılan arabuluculuk  görüşmesi  sonucunda  anlaşma sağlanamadığını, icra takibine konu edilen alacağa takip  tarihi itibariyle faiz  işletildiğinden davalı borçlu şirketin  faize itirazına itibar edilmediğini, tüm bu nedenlerden dolayı davalarının kabulü ile Denizli 5. İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyaya yaptığı haksız itirazların iptalini,  davalı aleyhine  alacağın asgari %20 si oranında  icra inkar tazminatı  hükmedilmesini,  yargılama giderleri ve harçları ile vakalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, Denizli İcra Dairelerinin  yetkili olduğu iddiasının yerinde olmadığını,  dava dilekçesinde iddianın aksine taraflar arasında ticari alışverişe ait sadece sipariş  formu bulunduğunu, sipariş formundan bağımsız bir sözleşme bulunmadığını,  bir başka anlatımla sipariş  sözleşmesi dışında taraflar arasındaki ticari ilişkiye dair münferit bir sözleşme bulunmadığını, sipariş  sözleşmesinde ise kur farkı alcağına dair bir yükülülük ve düzenlemeye yer verilmediğini, dolayısıyla  taraflar arasındaki ilişki gereği davacı şirketin kur farkı faturası  adı altında fatura tanzimle müvekkilinden ekstra bir bedel talep etmesi mümkün ve olası olmadığını, nitekim  müvekkili şirketin bu nedenle kur farkı faturasını kabul etmediğini,  icra takibini de haklı olarak itiraz ettiğini, davacı şirket ile müvekkili şirket  arasında akdedelien sipariş formu gereğince  sipariş ve fatura USD bazlı olan ödeme TL üzerinden çek ile ödeme gerçekleştirilmiş ve bu güne kadar da bu işleme ilişkin bir ihtilaf çıkmadığınığını,  haksız ve kötü niyetli taleplere dayalı  davanın esastan reddini %20 sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini ve davanın reddini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın kabulü ile Denizli 5. İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasında itirazın iptali ile takibin 3.594,00 USD üzerinden fiili ödeme günündeki TCMB döviz alış kuru üzerinden devamına, 19.551,71 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı,  davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; delillerin toplanmadan karar verildiğini, taraflar arasında yazılı sözleşmenin olmadığını, davacının ödeme aracı olarak çekleri kayıtsız şartsız kabul ettiğini, taraflar arasındaki ticari örf ve adet gereği kur farkının talep edilmediğini, ilk derece mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, kur farkından kaynaklı alacağın tahsili için yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>İncelenen dosya kapsamına göre; davacının davalıya sattığı emtia bedellerinin yabancı para cinsinden kararlaştırıldığı, ancak taraflar arasında kur farkının alınacağına ilişkin yazılı sözleşme bulunmadığı, bu yönde teamül ve uygulama olduğunun ispatlanamadığı, ayrıca ödemelerin de çekle yapıldığı, kur farkına ilişkin 31/12/2018 tarih ve  ..... nolu faturanın \"çek kur farkı\" olarak düzenlendiği, açıklama kısmına alınan TL çeklerden dolayı oluşan çek kur farkı faturası şeklinde yazıldığı, Yargıtay 19. HD'nin 2016/6067 Esas 2017/842 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere, çekle yapılan ödemelerde kur farkının da istenemeyeceği kabul edildiğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir. Ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden karar kaldırılarak yeniden hüküm tesis edilebilecektir. <br>Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,<br>2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/10/2020 tarih ve .... Esas, .... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>a-Davanın REDDİNE, <br>b-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 80,70 TL harcın peşin olarak yatırılan 263,74 TL harçtan mahsubuyla fazla alınan 183,04 TL harcın talebi halinde davacıya iadesine, <br>Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/01/2021 tarih ve .... Esas - .... Karar sayılı, .... Harç sayılı Harç Tahsil Müzekkeresinin İPTALİNE, <br>c-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>d-Davalı  tarafından yapılan 500,00 TL bilirkişi giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, <br>e-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, <br>f-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince davacıya İADESİNE, <br>g-Davalı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince davalıya İADESİNE, <br>3-İstinaf incelemesi yönünden; <br>a-Davalının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 54,40 TL maktu istinaf karar harcı ile 279,50 TL nispi istinaf karar harcının talebi halinde  ilk derece mahkemesince davalıya İADESİNE, <br>b-Davalı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 148,60 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 48,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 197,10 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, <br>c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>4-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL'nin altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi.23/12/2022      <br>\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3f93cbd63f882279","SID":"a64b8c8276c9b04c"}}