{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  24. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/2193 - 2022/1622<br>                       T.C.<br>                   ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         24.HUKUK DAİRESİ      <br><br><br>ESAS NO\t: 2022/2193 <br>KARAR NO\t: 2022/1622<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/12/2022 (Ara Karar Tarihi)<br>NUMARASI\t\t: 2022/793 E.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: İHTİYATİ TEDBİR<br>İSTİNAF TALEBİNDE <br>BULUNAN\t: DAVACI VEKİLİ <br>KARAR TARİHİ\t: 28/12/2022<br>KARARIN YAZILDIĞI <br>TARİH\t: 29/12/2022<br><br>\tMahkemece verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>\tİstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: <br>TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflarca 01/11/2021 tarihinde imzalanan SZ-TSK-001-00 nolu sözleşme ile Ankara'da yapılmakta olan TSK Müşterek Karargah Yerleşkesi 1. Etap Bina ve Tesis İnşaatları Projesinin sözleşmede belirlenmiş olan \"Konkasörde Malzemenin Kırılması ve Elenmesi\"  işleri konusunda taraflarca % 50 oranında (eşit paylı) kar zarar ortaklığı şeklinde adi yazılı sözleşme ile anlaşmaya varıldığını, davalı tarafın son 3 aydır davacının alacaklarını ödememesi ve sözleşmeye uymaması nedeniyle sözleşmenin davacı tarafça haklı nedenle feshedildiğini, fesih sonrasında davalı tarafın üzerine kayıtlı araçları satıp elden çıkarmaya ve malvarlığını kaçırmaya başladığının öğrenildiğini belirterek,  taraflar arasındaki adi ortaklığın tasfiyesi ile fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00  TL'nin davalıdan tahsiline,  tasfiye işlemlerinin yürütülebilmesi ve kötü niyetli mal kaçırma riskinin engellenmesi yönünden ise teminatsız ya da  teminat karşılığında yargılama süresince davalı şirketin tüm banka hesaplarına bloke konulması, taşınmaz ve araçları ile asıl iş sahibi olan dava dışı .... A.Ş.’den  olan alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulması yönünde karar verilmesini talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI: Mahkemece, 05/12/2022 tarihli ara karar ile mevcut dosya kapsamı itibariyle yasada aranan yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmemiş olduğu ve ancak uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği gerekçesiyle  ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf talebinde, davada taraflar arasındaki adi ortaklığın tasfiyesinin talep edildiğini, tedbir kararının verilmemesi halinde tasfiye edilecek bir mal veya alacak kalmayacağını belirterek, 05/12/2022 tarihli ara kararın kaldırılarak ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE :Davada, taraflar arasındaki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile  davacı tarafın yargılama sürecinde uğraması muhtemel zararlarına karşılık olarak davalı şirketin bankalarda bulunan mevduat hesaplarına ve davalının dava dışı .... A.Ş.’den olan alacaklarına bloke konulması ve davalı şirket adına kayıtlı araç ve taşınmazlar yönünden  ihtiyati tedbir kararı verilmesi  talep edilmektedir.<br>Uyuşmazlık,  05/12/2022 tarihli  ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.<br>\t6100 sayılı HMK'nun 389. maddesinde; \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\"hükmü getirilmiştir. <br>\tBu düzenlemeye göre, mahkemece; davanın esasını çözümleyecek veya böyle bir sonuç doğuracak biçimde (nitelikte) ihtiyati tedbir kararı verilemez. Mahkeme, ancak gecikmesi halinde doğabilecek tehlikeyi önleme veya ciddi zararı dava süresince (geçici olarak) önlemek için yalnız bu amaçla sınırlı olmak üzere gereken tedbirlerin alınması için ihtiyati tedbir kararı verebilir.<br>\tBelirtilen nedenlerle, dosya kapsamı, mevcut delil durumu,  mahkeme ara kararı gerekçesi, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemece; kurulan hükümde isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf talebinin HMK.'nun 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE karar vermek gerekmiştir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK.'nun 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.\t<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenler ile; <br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince  ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gereken harçlar peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-f.maddesi gereğince KESİN olmak üzere  28/12/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br>  İş Bu Karar İlamı E-İmza ile İmzalanmıştır. <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5c3c5e2e81fb36d1","SID":"b3236bab0cc31645"}}