{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2022/103 <br>KARAR NO\t: 2022/1208<br><br>DAVA\t: İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177))<br>DAVA TARİHİ\t: 17/08/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 08/12/2022<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 12/12/2022<br><br>Mahkememizde görülmekte olan İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>İDDİA:<br>Davacı vekili Çatalca Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine vermiş olduğu   18/08/2021 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle ; Davalı ... Ticaret Anonim Şirketine karşı Çatalca İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile müvekkili şirket tarafından davalı hakkında iflas talepli takibe geçildiğini, davalı şirketin 09/07/2021 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğini, davalı şirketin yapmış olduğu itirazın kaldırılarak davalı şirketin iflasına karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirketin taşımacılık hizmeti sunduğunu, müvekkili şirketin davalı şirkete karşı aralarındaki ticari ilişki gereği üstlenmiş olduğu tüm sorumlulukları eksiksiz olarak yerine getirdiği halde davalı şirketin bu karşılık cüzi miktarda bir ödeme yaptığını ancak bakiye borcunu yapılan tüm görüşmelere rağmen ödemediğini, sonuç olarak müvekkili şirketin takip tarihi olan 28/06/2021 tarihi itibariyle davalı borçlu şirketten alacağının sabit olduğunu, bu nedenlerle davalı şirketin Çatalca İcra Dairesinin .... Esas sayılı dosyasındaki itirazının kaldırılmasına ve davalı şirketin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>SAVUNMA;<br>Davacı vekili sunmuş olduğu 16/03/2022 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle ; Davacı ... şirketinin müvekkili .... Şirketi'ne karşı, Çatalca İcra Müdürlüğü ..  E. Sayılı dosyası ile iflas talepli takip başlattığını, kendilerince süresinde itiraz edildiğini, huzurda görülen yargılamada dava dilekçesinin müvekkili şirkete tebliğ edildiğini, müvekkili aleyhine açılan iş bu davanın haksız ve hukuka aykırı olduğundan, reddedilmesini talep ettiklerini, davacının dilekçesinde davacı ... tarafından edim eksiksiz ifa etmesine rağmen, davalı ... Lojistik tarafından ödemelerin zamanında ve tam yapmadığını belirttiğini, işbu iddianın kabulünün mümkün olmadığını, huzurdaki davada usule ilişkin eksikliğin giderilmesinin gerektiğini, davacının takibe dayanak belgelerin tercümelerini sunmadığını, bu nedenle tercüme edilen evrakların sunulması için kesin süre verilmesini, müvekkili şirket ile davacı arasındaki ticari ilişkinin 2019 yılında eşya taşınması amacıyla kurulduğunu, müvekkili şirketin davacıya iddia edildiği gibi borcu bulunmadığını, sözleşmenin yapıldığı dönemden sonra, tüm dünyada etkili olan Covid-19 salgını nedeniyle müvekkili şirketin de iş akışının önemli derecede etkilendiğini, Covid-19'un akabinde tüm dünyada ortaya çıkan ekonomik krizi sebebiyle müvekkili şirketin alacaklarını tahsil edemediği gibi, yürürlükte olan proje ve işlerinin bazılarının da mücbir sebep nedeniyle feshedildiğini, bilirkişi incelemesi neticesinde ispatlanacağı üzere müvekkili şirketin pandeminin ve ekonomik krizin tüm etkilerine rağmen, tüm iyiniyeti ve çabası ile varlığını sürdürüp,  şirket alacaklılarına karşı düzenli ve azami önem göstererek edimlerini ifa ettiğini, bu nedenle borca batıklık veya ödemelerde acze düşme durumunun söz konusu olmadığını, huzurdaki davada iflas şartlarının  oluşmadığını, müvekkili şirket hakkında iflas kararı verilmesi için şirketin borca batık ve ödemelerde acze düşmüş olması gerektiğini,  ancak müvekkilin şirket halen faal olduğunu ve ödemelerini tatil etmediğini, kabul anlamına gelmemekle beraber, davacı yana yapılan ödemelerin acze düşülmediğini açıkça gösterdiğini, açıklanan nedenlere ek olarak müvekkili şirketin taahhütlerinden ve borçtan kurtulmak amacıyla kaçmadığı gibi, alacaklının haklarını ihlal eden davranışlarda da bulunmadığını, bu sebeple iflas şartları oluşmayan davanın esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER VE GEREKÇE:<br>Dava ; İİK.nun 156 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılmış iflas yoluyla yapılan itirazın kaldırılması ve  davalı şirketin  iflası istemine ilişkindir.<br>İİK'nun 166/2. Maddesi ve fıkrasındaki usulle  Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ve tirajı 50.000'in üzerinde ve yurt düzeyinde dağıtım yapılan gazetelerden birinde iflâs talebi ilan edilmiş, gazete nüshaları dosyaya ibraz edilmiş, yargılama sırasında bir kısım alacaklılar davaya müdahil olmuştur.<br>25.000,00 TL iflâs avansı davacı tarafça yatırılmıştır.<br>Davalı şirketin  ticaret sicil kaydı celp edilmiş incelenmesinde;firmanın sicil kaydının faal olarak devam ettiği, firma adresi itibariyle davaya bakmanın mahkememiz yetki alanında kaldığı anlaşılmıştır. <br>Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.<br>Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 15/10/2019 havale tarihli  bilirkişi raporunda; Yanlar arasında davacı tarafından davalıya yurt dışı nakliye hizmeti verilmesi <br>şeklinde ticari ilişki kurulduğu, <br>davacı tarafından ibraz edilen yeminli tercüme edilmiş hesap özetine göre, icra <br>takip tarihinde davacının davalıdan 68.000,00 EURO alacaklı olduğu, dava tarihinden sonra <br>1.000,00 EURO davalıya alacak işlendiği ve hesap özetine göre davacının davalıdan <br>67.000,00 EURO alacaklı gözüktüğü, <br>davalı ticari defterlerinde icra takip tarihinde davalının davacıya 59.800,00 EURO <br>borçlu gözüktüğü,  yanlar arasında akdedilen 28/01/2021 tarihli protokole göre, yanların 26/01/2021 <br>tarihinde davacının davalıdan 73.515,50 EURO alacaklı olduğu hususunda mutabık <br>kaldıkları, protokole göre davalının ilk taksit ödemesini 10.000,00 EURO olarak yaptığı ve <br>buna göre icra takip tarihinde davacının davalıdan 63.515,50 EURO alacaklı olduğu, <br>davacı tarafından takip öncesi işlemiş faiz talep edilmekle birlikte, dosya <br>münderecatında icra takibi öncesinde davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin <br>herhangi bir delil vasıtasına rastlanmadığı, ancak davacı tarafından sulh protokolünden önce <br>22/01/2021 tarihinde, davalıya 78.000,00 EURO asıl alacak ve fer’ilerinin ödenmesi için e-<br>mail ile ihtarname gönderildiği, akabinde yanlar arasında akdedilen protokole göre davalının <br>ödeme yapacağı vadeler sabit olup, buna göre davacının takip öncesi işlemiş faiz talep edip <br>edemeyeceği, faiz talep edebilecekse temerrüt tarihi olarak, ilk ihtar tarihi olan 22/01/2021 <br>tarihi mi yoksa, protokole göre belirlenen vade tarihleri mi olacağının mahkemenin takdirlerinde olduğu yönünde görüş bildirmiştir. <br>Bilirkişi .... tarafından düzenlenen 15/10/2019 havale tarihli  bilirkişi  ek raporunda; Davacı şirketin asıl alacak, takip tarihinden rapor tarihi olan 16/09/2022 tarihine kadar hesaplanan faiz, vekalet ücreti, tahsil harcı ve icra masrafları olmak üzere,  16/09/2022 tarihi itibariyle  depo emrine esas alacak tutarının 1.360.081,45 TL olarak hesaplandığı, 16/09/2022 tarihinde depo kararı verilmemesi halinde, bu tarihten sonra asıl alacağa <br>işleyecek günlük faiz tutarının 5,9946 EURO olacağı ve bunun gün sayısı ve hesaplama yapılan günkü TCMB Efektif satış kuru ile çarpılarak TL karşılığının <br>bulunarak, toplam alacağa eklenmesi gerektiği yönünde görüş bildirmiştir. <br>Davacı vekili,Çatalca ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası üzerinden  faturaya dayalı cari hesap alacağından dolayı iflas yoluyla takip talebinde bulunmuş,davalının itirazı üzerine,davacı vekili tarafından itirazın kaldırılarak davalı şirketin iflasına karar verilmesi amacıyla huzurdaki davayı açmıştır.<br>Somut uyuşmazlıkta öncelikle davalının itirazının kaldırılmasının gerekip gerekmediğinin tartışılması gerekmektedir.<br>Taraflar  arasında davacı tarafından davalıya yurt dışı nakliye hizmeti verilmesi <br>şeklinde ticari ilişki kurulduğu, <br>davacı tarafından ibraz edilen yeminli tercüme edilmiş hesap özetine göre, icra <br>takip tarihinde davacının davalıdan 68.000,00 EURO alacaklı olduğu, dava tarihinden sonra <br>1.000,00 EURO davalıya alacak işlendiği ve hesap özetine göre davacının davalıdan <br>67.000,00 EURO alacaklı gözüktüğü, <br>davalı ticari defterlerinde icra takip tarihinde davalının davacıya 59.800,00 EURO <br>borçlu gözüktüğü,  yanlar arasında akdedilen 28/01/2021 tarihli protokole göre, yanların 26/01/2021 <br>tarihinde davacının davalıdan 73.515,50 EURO alacaklı olduğu hususunda mutabık <br>kaldıkları, protokole göre davalının ilk taksit ödemesini 10.000,00 EURO olarak yaptığı ve <br>buna göre icra takip tarihinde davacının davalıdan 63.515,50 EURO alacaklı olduğu,davalı tarafından sonradan ödenen 1.000,00 Euro'nun düşülmesi ile davacının davalıdan 62.515,00 Euro alacaklı olduğu,davacının,davalıya yurt dışı nakliye hizmeti verdiğinin faturalar ve taraflar arasındaki protokol ile sabit olduğu davalının bakiye borcunu ödemediği  anlaşıldığından icra takibine yaptığı itirazın haksız olduğu anlaşıldığından borçlunun icra takibine yaptığı itirazın kaldırılmasına ara karar ile karar verilmiştir.<br>İflâsa tâbi bir borçluya karşı İİK m. 155 vd. maddelerine göre iflâs yollarından herhangi biri ile (genel iflâs yolu, kambiyo senetlerine ait iflâs yolu veya doğrudan doğruya iflâs yolu) takip yapılması mümkündür.Alacaklılar, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer icra dairesine başvurur (İİK m. 154) ve iflâs isteğini havi takip talebini doldurur. Böylece borçluya iflâs ödeme emri gönderilir (İİK m. 155; 171). <br>Borçlu, kendisine gönderilen iflâs ödeme emrine (yedi veya beş günlük) süresi içinde itiraz edebilir veya sessiz kalır (İİK m. 155; 171). Borçlunun süresinde itiraz etmeyerek borcunu ödememesi durumunda alacaklı, ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iflâs davası açar ve borçlunun ödeme emrine itiraz etmediğini bildirerek, sadece iflâsına karar verilmesini ister (İİK m. 154, 3). Borçlu iflâs ödeme emrine süresinde itiraz etmişse takip durur ve alacaklı, ticaret mahkemesinde açacağı iflâs davasında, borçlunun itirazının kaldırılması ile iflâsına karar verilmesini ister (İİK m. 156, 3).<br>Borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi üzerine açılan iflâs davasında asliye ticaret mahkemesi, alacaklının, borçlunun itirazının kaldırılması ve iflâsına karar verilmesi hakkındaki talebini inceler. Ticaret mahkemesi, bu inceleme sırasında borçlunun önceden bildirdiği itirazlarıyla bağlı değildir.Mahkeme, İİK m. 68’de sayılmış olan belgelerle sınırlı olmadan, genel hükümlere göre inceleme yapar. Borçlunun itirazı haklı ise iflâs istemi reddedilir; itirazı haksız ise bir ara kararıyla kaldırılır. Ticaret mahkemesinin, borçlunun itirazının kesin kaldırılması kararıyla alacaklının iflâs takibi kesinleşir ve ilân edilir (İİK m. 158, 1). Alacaklının iflâs talebinin ilânından itibaren onbeş gün içinde, borçlunun diğer alacaklıları iflâs davasına müdahale ve itiraz edebilirler.<br>Alacağın varlığını, muaccel olduğunu ve ifa edilmediğini öne süren alacaklı, iflâs davasında ispat yükü altındadır (TMK m. 6; HMK m. 190).İddialarını ispatlayan alacaklıya karşı borçlu da, ödeme emrindeki itirazlarıyla bağlı olmadan, kendi iddialarını ispatlamalıdır. Herhangi bir alacak davasından farkı olmayan bu aşamadan sonra mahkeme, alacağın varlığına kanaat getirirse, borçlunun itirazı kaldırılır ve depo kararı verilmesi aşamasına gelinir (İİK m. 158, 2). <br>Asliye ticaret mahkemesi depo kararı ile, borçlunun yedi gün içinde asıl alacak, icra masrafları ve temerrüt tarihinden depo kararının verildiği tarihe kadar işlemiş faiz toplamından müteşekkil borcunu alacaklıya ifa veya mahkeme veznesine depo etmesini ister (İİK m. 158, 2). <br>Depo kararı borçluya veya varsa borçlunun vekiline tefhim edilir. Borçlu hazır değilse kendisine, vekil ile temsil ediyorsa vekiline depo kararının tebliği gerekir (Tebl.K. m. 11). Depo kararı bildiriminde, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine uyulması zorunludur (İİK m. 158, 2). <br> İflas yoluyla  takibe itirazın kaldırılması gerektiğinin anlaşılması üzerine, borçluya  takip konusu borcu  ödemesi  için İİK'nın 158. maddesine uygun  olarak  bir depo  kararı çıkarılır. Mahkemece, depo emrinin verildiği güne kadar asıl alacak, faiz ve icra masrafları hesaplattırılıp, borçluya İİK'nın  158. maddesine  uygun olarak,  depo kararında  takip konusu  borç ve fer'ilerinin depo kararı tarihi itibariyle ulaştığı miktar açıkça  gösterilmeli  ve 7 gün içinde depo  edilmemesi  halinde  iflasa karar  verileceği meşruhatı yer almalıdır. <br>Depo kararı ile borçluya borcunu ödeyerek iflâs etmekten kurtulabilmesi için son bir imkân tanınmaktadır. Ticaret mahkemesi, depo kararını verirken, borçlunun borçlu olduğuna kesin kanaat getirmiş ve borçlunun itirazının kesin olarak kaldırılmasına karar vermiş, bununla borçlunun iflâsına karar vermek gerektiği sonucuna varmıştır. Ancak mahkeme, depo kararı ile, iflâs kararını yedi gün daha ertelemektedir. Bu yedi gün içinde borç (faiz ve icra giderleri ile birlikte) depo edilmez veya ödenmezse, mahkeme borçlunun iflâsına karar vermek zorunda olup bu çerçevede yaptırılan kapak hesabına göre davalı vekiline depo kararı tebliğ edilmiş ancak davalı şirket tarafından depo kararına esas tutar alacaklıya ödenmediği gibi Mahkeme veznesine de depo edilmemiştir.<br>Tüm bu açıklamalar ışığında, yapılan yargılama, toplanan ve sunulan deliller, icra dosyası, bilirkişi raporu, ticaret sicil kayıtları ve tüm dosya içeriğine göre davalının itirazının kaldırılması ve usulüne uygun düzenlenip tebliğ edilen depo kararına rağmen davalı şirket tarafından depo emrinde belirlenen borç ödenmediğinden  davalı şirketin iflâsına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.<br><br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davanın KABULÜNE, <br>2-İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde ... sicil numarası ile kayıtlı ve muamele merkezi \".... MH. .... Cad.No:22 Çatalca/İstanbul \" olan .... ANONİM ŞİRKETİ'nin 08/12/2022 günü saat: 09:41 itibariyle İFLASINA, <br>3-İflas ile ilgili olarak Bakırköy Nöbetçi İflas Müdürlüğüne müzekkere YAZILMASINA,<br>4-İflas ile ilgili olarak İstanbul Ticaret  Sicil Müdürlüğüne BİLDİRİMDE BULUNULMASINA, <br>5-İflasın, iflas müdürlüğü tarafından İİK'nun 166.maddesinde yazılı usullere göre İLANINA, <br>6-İflas avansının Bakırköy İcra ve İflas Müdürlüğü'ne AKTARILMASINA, <br>7-Alınması gerekli 80,70 TL karar ve ilam harcın peşin alınan 59,30 TL harçtan mahsubu ile  bakiye  21,40 TL harcın davalıdan alınarak  hazineye İRAD KAYDINA, <br><br>8-Davacı tarafından ödenen 59,30 TL Başvurma Harcı , 59,30 TL Peşin Harç, 8,50 TL vekalet harcının davalıdan alınarak davacıya  VERİLMESİNE,<br>9-Davacı tarafından yapılan 20 tebligat + posta ücreti 117,35 TL ,  ilan masrafı 1482,12 TL, bir bilirkişi ücreti 2.500,00 TL ile 25.000,00 TL iflas avansı olmak üzere toplam 29.099,47 TL yargılama giderinin  davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, <br>10-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan  AAÜT'ne göre  kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 9.200,00 TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, <br>11-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafından  peşin olarak yatırılan 250,00 TL yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya  İADESİNE,<br>12-Davalı tarafından yatırılan ve sarf edilmeyen 50,00 TL gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE,<br>5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;2004 sayılı İcra ve İflâs  Kanunu'nun 164/2 nci madde hükmü uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile  kararın tebliğinden itibaren 10 gün  içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye  vereceği cevap dilekçesi ile 10 gün  içerisinde  İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı.08/12/2022<br><br>Başkan ...<br> ☪e-imzalıdır.☪ <br>Üye ...<br>  ☪e-imzalıdır.☪<br>Üye ...<br> ☪e-imzalıdır.☪ <br>Katip ...<br>  ☪e-imzalıdır.☪<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4733a293725ae3cc","SID":"dd79b9c4a0d75731"}}