{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK  MİLLETİ  ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>DOSYA NO: 2022/1255 <br>KARAR NO: 2022/1728<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 31/03/2021<br>NUMARASI: 2020/620 Esas -  2021/274 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat <br>KARAR TARİHİ: 18/10/2022<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Dava ve uyuşmazlık; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. ve TBK'nın 54. maddesi kapsamında, güç kaybı tazminatı istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince kesin hüküm (dava şartı) nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; artan maluliyetin, yeni bir olgu ve durum olarak ayrı bir davanın konusu olabileceğini, Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu, artan maluliyet iddiaları nedeniyle tazminat talebinde bulunduklarını, Mahkemece bu yönde bir araştırma yapılmadığını belirtmiştir. HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dokuz Eylül Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen 25/10/2016 tarihli bilirkişi kurulu raporu, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti'nin   03/06/2017 - 2017/İHK-2360 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde; somut uyuşmazlıkta, HMK'nın 303. maddesinde düzenlenen maddi anlamda kesin hükmün koşullarının oluştuğu, davacının yaralanmasının niteliği (sağ femur kırığı) ve 25/10/2016 tarihli bilirkişi kurulu raporu dikkate alındığında olayda artan bir maluliyetin oluşmasının da mümkün oladığı kabul edilerek  davacı vekilinin istinaf başvurusundaki itirazlar kabul edilmemiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince  esastan reddine,2-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/10/2022</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ff7bc4b5cb8b210b","SID":"667620955d0fc070"}}