{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. BURSA BAM   7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/2715 - 2022/1677<br>\tT.C.<br>                     BURSA                     \t\t\t         <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ\t                   T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>           7. HUKUK DAİRESİ     \t\t             K A R A R <br><br>DOSYA NO\t: 2022/2715 <br>KARAR NO\t: 2022/1677<br><br>B<br><br>B.A.M. KARAR TARİHİ \t: 20/10/2022<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 31/10/2022 <br>Mahalli mahkemesince  ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karara karşı  süresi içinde  davacı  vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.<br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili, su aboneliğinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla  davalılar hakkında Bursa 11. İcra  Müdürlüğü’nün 2021/6100 esas sayılı  dosyası ile başlatılan takibe  yapılan itirazın iptali talepli davada ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur,<br>Mahkemece, alacağın varlık ve miktarının yargılamayı gerektirdiği, yapılacak yargılama sonucunda tarafların ticari defter ve bağlı kayıtlar üzerinde yapılacak incelemede neticenin belli olacağı, dava dilekçe ekinde sunulan evrakların ihtiyati haciz kararı verilmesi için yaklaşık ispat koşulunu içermediği, ihtiyati haczin koşulları oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde, alacağa konu tüketimin davalılarca gerçekleştirildiğini, ihtilafın çözümünde ticari defterlerin incelenmesinin gerekmediğini, dava konusunun davalıya teslim edilen bir mala ilişkin olmayıp alacağın muacceliyet ve miktarı ile ilgili belirsizlik bulunmadığını, ihtilaf para alacağı olup, alacağın zamanında ödenmesinin mahkemece garanti altına alınmasının elzem olduğunu, davalı firmanın icra takipleri ve hacizler nedeniyle alacaklılarından mal kaçırması veya kaçmaya hazırlanmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, alacağın vadesinin geldiğini, davalının belli yerleşim yeri bulunmadığını  beyanla  kararın kaldırılarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.     <br>Talep, ihtiyati haciz talebinin reddine dair kararın kaldırılarak davalının taşınır ve taşınmaz malları ile 3.kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulması istemine ilişkindir.<br>İhtiyati haczin şartları ve etkileri İİK 257. ve devamı maddelerde düzenlemiş olup, 257. maddenin birinci fıkrasında vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz talep etme koşulları; ikinci fıkrada ise vadesi gelmemiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilecek haller düzenlenmiştir.<br>Gerek birinci, gerekse ikinci fıkra hükümleri dikkate alındığında, ihtiyati haciz talep edebilmek için, öncelikle ortada bir para borcunun bulunması, bir diğer deyişle ihtiyati haciz talep eden kişinin talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması gerekir.<br>İİK 258. maddesine göre, alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında  mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur. Somut olayda, Dairemize gönderilen geçici dosya ve UYAP üzerinden yapılan incelemede ihtiyati haciz talebinin dayanağına ilişkin belgelerin sunulmadığı,  ihtiyati haciz talep edenin iddiasını yaklaşık olarak ispat edemediği anlaşılmıştır. İhtiyati haczin koşulları oluşmamıştır. Mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davacının istinaf talebi yerinde görülmemiştir.  <br> HMK'nun 355.maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun olması nedeniyle davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1-Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/07/2022 tarihli  2022/768 Esas  sayılı ara  kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından yatırılması gerekli istinaf karar harçları yatırılmış olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>3-Karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-İstinaf yargılama giderlerinin, gideri yapan taraf üzerinde bırakılmasına,<br>Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 20/10/2022  tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br><br><br><br><br>\t\t\t\t<br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6d6a946d94947f47","SID":"64b6ed3b8dad118f"}}