{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1525 <br>KARAR NO: 2022/1507<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/04/2022<br>NUMARASI: 2021/608 Esas -  2022/238Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/11/2022<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi özetle; müvekkillerin miras bırakanı ...'nın sürücüsü olduğu ... plakalı motosiklet ile davalıların işleteni ve ZMMS sigortacısı olduğu ... plakalı araç arasında  17.08.2020  tarihinde meydana gelen trafik kazasında  hastaneye kaldırılan ...'nın 23.08.2020 tarihinde vefat ettiğini, Afyonkarahisar 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/513 Esas Ve 2021/273 Karar sayılı dosyası ile yapılan kovuşturma neticesinde araç sürücüsü sanık ...'ın taksirle ölüme neden olmak suçundan cezalandırılmasına karar verildiğini, yerel mahkeme kararının  kesinleştiğini, davalı sigorta şirketine yaptıkları başvurularının cevapsız bırakıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile  müteveffanın eşi ... ve çocukları ..., ..., ... ve ... için  100,00'er- TL maddi tazminatın ve davacı eş ... için 25.000 TL, müteveffanın çocukları ... için 20.000 TL, ..., ...  ve ... için 15.000'er-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılarından müştereken ve müteselsilen tahsiline, karar verilmesini talep ve dava  etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili  cevap  dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; ''....Davacı tarafın arabuluculuk tutanak aslını sunmadığı anlaşılmıştır. 08.04.2022 tarihli celsede davacı vekilinden sorulmuş ve davacı vekili arabuluculuk yoluna başvurulmadığını, davanın niteliği gereği zorunlu arabuluculuk yoluna tabi olmadığını beyan etmiştir. Maddi tazminat talepleri yönünden feragat nedeniyle dosya tefrik edilerek farklı bir esasa kaydedilmiştir.19/12/2018 günü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7155 Sayılı Kanunun 20. madddesi ile 6102 Sayılı TTK'nın 5. maddesine eklenen 5/A maddesi gereğince, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı haline getirilmiş ve 7155 Sayılı Kanun'un 23. Maddesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A (2) maddeleri gereğince \"Arabuluculuğa başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir hükmü gereğince 6100 Sayılı HMK'nın 114 (2) ve 115.maddeleri gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle  davanın usulden reddine karar vermek gerektiği'' gerekçesiyle Davanın zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmaması sebebi ile dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE,  karar verilmiş; davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri: Davacılar vekili; maddi tazminat yönünden davalı sigorta şirketi ile sulh olunduğunu,  maddi tazminat taleplerinden feragat ederek davaya manevi tazminat davası olarak devam ettiklerini, manevi tazminat yönünden arabuluculuğa başvurmanın zorunlu olmadığını, aksi düşünülse dahi zorunlu arabuluculuğun  ZMMS sigorta şirketi yönünden söz konusu olduğunu, işleten yönünden söz konusu olmadığını, dava usulden red edildiği halde davalı sigorta şirketi lehine nıspi vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını  belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, İstinaf edenin sıfatına, istinafın kapsam ve nedenleriyle sınırlı olmak kaydıyla yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda; Dava, trafik kazasından  kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davaya konu kaza 17/08/2020 tarihinde meydana gelmiş, dava ise 27/09/2021 tarihinde açılmıştır. Davacılar, haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi zararlarını müştereken ve müteselsilen  işleten ve sigorta şirketinden talep etmektedir. Davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan ve aleyhlerine açılan davalar birbirinden bağımsız olduğundan, dava şartlarının (-arabuluculuk vb-) her bir davalı açısından ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir. 7155 sayılı kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile bu kanunun 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesinin 2.fıkrasının 4.cümlesine göre arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. Dava şartı olan zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanabilmesi için taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava olması gerekir. TTK'nın 4/1.maddesi uyarınca her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu kanunda (-Türk Ticaret Kanunu'nda-) öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Sigorta hukuku 6102 sayılı TTK'nın 1401 ve devamı maddelerinde, zorunlu sorumluluk sigortası aynı yasanın 1483 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, zarar gören üçüncü kişi tarafından zarar verenin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı aleyhine açıtığı davalar TTK'nın 4/1-a maddesi uyarınca mutlak ticari dava kapsamında kalmaktadır. Eldeki davanın 27/09/2021 tarihinde açıldığı, dosya kapsamından davacıların; ZMM sigortacısı olan davalı ... Sigorta AŞ bakımından arabulucuya başvurmaksızın dava açtıkları; davacılar vekilince 02.11.2021 tarihli dilekçe ile davalı sigorta şirketi ile sulh oldukları, bu nedenle maddi tazminat taleplerinden feragat ettiklerini ve herhangi bir vekalet ücreti talepleri olmadığını beyan ettikleri; akabinde yerel mahkemece 26/11/ 2021 tarihli celsede  verilen ara karar ile Maddi tazminat talepleri yönünden  davanın iş bu dosyadan tefriki ile mahkemenin yeni esasa kaydına karar verildiği, iş bu dava dosyasının manevi tazminat davası olarak devam ettiği anlaşılmıştır. Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve devamı maddelerinde haksız fiil sorumluluğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85.maddesinde de araç işletenin sorumluluğu düzenlenmiştir. Somut olayda, davalı ... Limited Şirketi hakkında KTK'nın 85.maddesi uyarınca araç işleteninin sorumluluğuna dayanılarak dava açılmış olup anılan davalı tacir ve araçta ticari araç (kamyon) ise de, davacıların gerçek kişi olması, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanıp TTK'da düzenlenen bir hususa ilişkin olmaması nedeniyle davalı işleten yönünden de nispi yada mutlak ticari davadan söz edilemez. Bu nedenle yerel mahkemece  davalı ... Limited Şirketi  hakkında, davacıların TTK'nın 5/A maddesi gereğince arabulucuya başvuru zorunluluğu bulunmadığından, davalı ... Limited Şirketi  yönünden zorunlu arabuluculuğa ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine  karar verilmesi doğru  olmamıştır. (-bkz İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8.Hukuk Dairesi'nin 2020/1422 esas, 2020/3561 karar sayılı ve 22/10/2020 tarihli kararı-) Açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-a/4. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaatiyle;<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-)Davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, istinaf istemine konu  olan ve başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi  kararının HMK.nun 353/1-a/4 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, 2-)Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-)İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendilsine İADESİNE,4-)Dosya üzerinde inceleme yapılması nedeniyle vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-)İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK' nın 353/(1)-a maddesi gereğince kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.03/11/2022</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b4425573536b585c","SID":"d82100505ff6a656"}}