{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2022/1622  Esas 2022/1244  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1622 <br>KARAR NO\t: 2022/1244<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t <br>TARİHİ\t\t: 29/06/2022 <br>NUMARASI\t\t: 2021/696 Esas 2022/519 Karar<br>DAVACI\t:   <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALILAR\t:<br>VEKİLİ\t:<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali (Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 30/11/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 14/10/2022<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 18/10/2022<br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kasko sigortacısı olduğu araç ile davalı ...'ün malik, diğer davalının ise sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu sigortalı aracın hasara uğradığı, hasar bedelinin müvekkili tarafından karşılandığını, karşı tarafın kusuruna isabet eden hasar bedelinin rücuen tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalıların icra takibine itirazlarının iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkemenin Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müvekkillerine atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, talep edilen hasar miktarının fahiş olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile sigortalı araçta meydana gelen hasar miktarının tespit edildiği, davalının sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin hesaplanan hasar bedelinden mahsup edildiği, davalının kusuruna isabet eden 92.561,90 TL ve işlemiş faizden davalıların sorumlu olduğu, alacağın likit olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların icra takip dosyasına yaptıkları itirazın kısmen iptaline, takibin 92.561,90 TL asıl alacak, 3.695,50 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, asıl alacağa takip talebinden itibaren avans faizi işletilmesine, icra inkar tazminatı talebinin reddine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hatalı olması sebebiyle hasar miktarı ve taleplerine dayanak ödeme belgelerinin yanlış değerlendirildiğini, bilirkişi heyetinden ek rapor alınması taleplerinin karşılanmadığını, ekspertiz raporunda belirtilen miktar ödenirken dava dosyasında bulunan belge doğrultusunda KDV'ye ilişkin tevkifat uygulandığını, ödeme dekontlarıyla ekspertiz raporu arasındaki farkın sebebinin yasa gereği tevkifat uygulanarak söz konusu KDV tevkifatının müvekkili tarafından tevkifat yükümlüsü tüzel kişi olan sigortalı adına vergi dairesine yatırılması olduğunu, bilirkişi raporunda bu hususa ilişkin fahiş hata yapıldığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkili araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, davacının müvekkilinin kusurunu herhangi bir delil ile ispatlayamadığını, icra takibi nedeniyle müvekkillerinin davacıya hiçbir borcunun bulunmadığını, hasar miktarının fahiş olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\tDavacı yan, kasko sigortalı aracın davalıların maliki ve sürücüsü olduğu araç ile karıştığı trafik kazası sonucu hasara uğraması nedeniyle sigortalıya ödenen bedelden kusuru oranında davalıların sorumlu olduğunu iddia etmiş, davalı yan davanın reddini savunmuş, mahkemece ise bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle yukarıda özetlenen şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.\t<br>\tSigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı iş bu itirazın iptali davasında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda; 22/03/1944 tarih, 37 Esas, 9 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında \"Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle halefiyet davası ticari dava sayılamaz. Bu dava aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur\" ilkesi benimsenmiştir. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir.<br>\tSomut olaya gelindiğinde; davacının sigortalısı ile davalı arasındaki hukuki ilişki de haksız fiilden doğmuştur. Davalılar gerçek kişidir. Sigortalı araç ise hususi otomobil olup, sigortalı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'dir. Bu durumda TTK'nun 4/1 maddesindeki nisbi ticari dava koşulları oluşmadığı gibi işbu davanın aynı maddede düzenlenen mutlak ticari dava niteliği de bulunmamaktadır. Bu durum karşısında, haksız fiilden doğan davada genel görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemeleri davaya bakmakla görevlidir. TTK'nun 6335 sayılı kanun ile değişik 5/3 maddesi uyarınca 01/07/2012 tarihinden itibaren asliye ticaret mahkemeleri ile asliye  hukuk mahkemesi arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline dönüştürülmüştür. Mahkemenin görevli olması ise, HMK'nun 114/1.c maddesi uyarınca dava şartlarından olup, anılan kanunun 115. maddesi uyarınca da davanın her  aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılır.<br><br>\tHal böyle olunca, davacının halefiyete dayalı olarak açtığı işbu itirazın iptali davasında asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık yönünden kabulü gerekmiş, HMK'nın 353(1)-a.3 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin kararının görevli mahkemenin tayini yönünden kaldırılmasına, HMK'nın 353(1)-a.3 maddesinin hükmü özel düzenleme içerdiğinden HMK'nın 360. maddesinin atfı ile HMK'nın 20. maddesi hükmü uygulanmaksızın ve talebe bağlı olmaksızın dosyanın görevli  Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Ankara Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık da gözetilerek kabulü ile Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 29/06/2022 tarih ve 2021/696 Esas 2022/519 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-HMK'nın 353(1)-a.3 maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın görevli ve yetkili Ankara Asliye Hukuk Mahkemesine tevzi edilmek üzere Ankara Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine,<br>\t3-Bir karar örneğinin bilgi ve UYAP üzerinden dosyanın görevli mahkemesine aktarılması için Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,<br>\t4-Davacıdan  peşin alınan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, <br>\t5-Davalılardan  peşin alınan 1.644,00 TL istinaf karar harcının talep halinde davalılara iadesine,<br>\t5-Taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, <br>\t6-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353(1)-a.3 maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/10/2022<br><br>Başkan -              Üye -             Üye -                  Zabıt Katibi - <br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2559b66a242cbe17","SID":"40cabe4f5a41fea7"}}