{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... <br>                        T.C.<br>                     KONYA                                                                     TÜRK MİLLETİ ADINA<br>. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ                                               GEREKÇELİ  KARAR              <br>ESAS NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>HAKİM: <br>KATİP: <br><br>DAVACI \t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI \t: 1- <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALILAR \t: 2- <br>\t  3- <br>DAVA İHBAR OLUNAN: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVA\t: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>DAVA TARİHİ\t: <br>KARAR TARİHİ:<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH :<br><br>Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;\t<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ\t:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilleri  sigorta şirketi ile dava dışı ... Tic. Ltd Şti  arasında ... Sigortası  Poliçesi  tanzim edildiğini  sigortalı şirket Koreden su bazlı akrilborik binder boya ithal ettiğini ithal edilen boyaların  İstanbuldan Adanaya  kadar nakliyesi için dava sigortalı   şirket ile davalı şirket anlaştıklarını  emtialar davalı şirket sorumluluğunda  21/01/2020 tarihinde  araca yüklendiğini  22/01/2020 tarihinde  emtiaları taşıyan sürücü  davalı  ... sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici  ve buna bağlı  ... plakalı  yarı römorku ile  Aksaray ili Ulukışla ilçesi istikametine  seyir  halinde iken direksiyon hakimiyetini  kaybederek yoldan çıkarak toprak alanda bir süre ilerledikten sonra  sağ tarafına  devrilmesi sonucunda  tek taraflı  maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini  kaza sonucu  aracın devrilmesi ile taşınan emtialar zarar gördüğünü  müvekkilleri şirket  14/10/2020 tarihinde  16.241,00 USD tutarını  dava dışı sigortalı şirete ödediğini ve akabinde  ibrarname ve mutabakatname imzalandığını  davalı  borçluların itirazı  haksız ve  kötü niyetli olduğunu söz konusu  alacak kanundan kaynaklanmakta olduğunu borçluların  itirazı hukuki  dayanaktan yoksun  olduğunu davalı şirket taşıyan sıfatıyla  davalı sürücü  TBK  M 49 uyarınca  zarar  veren sıfatıyla  ve davalı araç  maliki işleten sıfatıyla müvekkilleri şirketin ödediği zarardan sorumlu olduğunu  müvekkilleri  şirketin meydana gelen kaza sonucu zarar gören ve zayi olan emtialar için ilgililerine ödeme yaptığı  emtiaların cinsi gereği zarar gördükten  sonra kullanılamaz hale geldiğini  meydana gelen kazada sürücünün  kusurlu olduğu davalı şirketin taşıyan  davalı sürücünün  zarara neden olan davalı araç malikinin  işleten olarka verilen zararın tazmininden  sorumlu oldukları başlatılan icra takibine haksız ve kötü niyetli  olarak itiraz ettikleri sabit olduğundan  davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili cevap  dilekçesinde özetle; öncelikle dava konusu sigorta poliçesi kazadan sonra tanzim edildiğinden geçersiz olup, bu poliçeye dayanarak tarafımıza rücu edilmesi mümkün olmadığını \tdavacının sunduğu sigorta poliçesinde görüldüğü üzere, sigorta poliçesi \"abonman\" veya \"flotan\" sigorta poliçesi değil  \"kati/münferit\" sigorta poliçesidir. Kaza tespit tutanağında belirtildiği üzere kaza; 22.01.2020 tarihi saat 07:10 da meydana geldiğini buna karşılık davaya konu sigorta poliçesi ise, 22.01.2020 tarihi saat 14:20'de tanzim edildiğini  yine poliçede ve diğer irsaliyelerde görüldüğü üzere emtianın kamyona yüklenme tarihi 21.01.2020 tarihi olduğunu davanın reddinin gerektiğini taşınan emtialarda ambalajlama ve istifleme hatası olup ambalaj ve istifleme hataları, dava konusu poliçede teminat dışı bırakılmıştır. Örneğin sigorta poliçesinde taşınan emtianın \"palet\" şeklinde olduğu belertilmesine rağmen bir kısım emtia  \"kova\" şeklinde yüklenmiş olduğundan zarar miktarı arttığını bu ve bunun gibi zarar kalemlerinin tarafımıza rücu edilmesi mümkün olmadığını her ne kadar davacı taraf bir kısım emtia ambalajlarında meydan gelen çatlak ve delikler nedeniyle  ambalajlar içinde kalan emtiaları; \"bakteri üremesi olacağı\" nedeniyle kullanılamayacağını belirtmiş ise de, söz konusu \"akrilik binder\"lerin üretim aşamasında, \"biyosit\" ve \"fungosit\" gibi bakteri üremesini engelleyeci kimyasallar eklenmekte olup, bakteri üremesi mümkün olmadığını bu nedenle hasarlı emtiaların kullanılmasında hiç bir mahsur olmadığı gibi, en azından sovtaj değerinin olduğu açık olduğunu davacı, trafik kazası sonucu oluşan zararın yabancı para karşılığının ödeme tarihindeki kur üzerinden Türk Lirası olarak tahsilini istediğini oysa taraflar Türk vatandaşı olup, zarar Türkiye'deki haksız fiil sonucu meydana geldiğini davacı taraf ile aramızda herhangi bir sözleşme ilişkisinin olmadığını bu nedenle  ancak olay tarihindeki kur üzerinden hesaplanan TL karşılığı istenebilecek olup, ödeme tarihindeki kur üzerinden yabancı para cinsinden ödeme istenmesi mümkün olmadığını dava konusu olayla ilgili,  tarafımızın ... Sigorta A.Ş ile  ... poliçe numaralı Yurt İçi Taşıyıcı Mali Mesuliyet sigorta poliçemiz bulunmaktadır. İşbu dava sonucundan ... Sigorta A.Ş'nin doğrudan etkilenme ihtimali bulunduğundan davanın ... Sigorta A.Ş'ne İHBAR EDİLMESİNİ talep ettiğini  beyan etmiştir. <br>Açılan dava Ereğli (Konya) . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sırasına kaydedilmiş, (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) Ereğli (Konya) . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 26/10/2021 gün ve ... E. ... K. sayılı kararı ile bu davaya Konya Asliye Ticaret Mahkemelerinin bakması gerektiği gerekçesiyle, Mahkemenin görevsizliğine, dosyanın Konya Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiş, kararın istinaf edilmeksizin 31/10/2022 tarihinde kesinleşmesi ve davacı tarafın süresinde yaptığı talep üzerine de dosya Konya Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na gönderilmiş ve tevzi sonucu Mahkememizin ... E. sırasına kaydedilmiştir. <br>İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; <br>Dava, \"İtirazın İptali\" davasıdır. <br>Somut olayda; Ereğli (Konya) . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevsizlik kararına gerekçe teşkil eden, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun 07/07/2021 gün ve 608 s. kararı ile, \"Konya Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı çevresinin Konya ilinin mülki sınırları olarak belirlenmesine ve iş bu kararın 01.09.2021 tarihinden itibaren uygulanmasına\" karar verilmiştir.<br>(Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) Ereğli (Konya) . Asliye Hukuk Mahkemesi  tarafından görevsizlik kararı verilmiş ise de; <br>Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin 06/12/2021 gün ... E: ... K. sayılı emsal kararında, \" Hülasa Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 07/07/2021 tarih ve 608 sayılı kararının taraflar arasındaki uyuşmazlığın gerçekleşmesi tarihinden önce  açılmış olan bu ticari davada DOĞAL HAKİMLİK İLKESİ GEREĞİNCE uygulama yeri yoktur. Hattı zatında Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun ilgili kararında da açıkça İş bu kararın 01.09.2021 tarihinden itibaren uygulanmasına denilmek suretiyle bu tarihten önce açılmış ticari davaların bu belirleme kapsamı dışında tutulduğu ve ilgili kararda DOĞAL HAKİMLİK İLKESİNİN gözetildiği de çok açıktır. Davacılar tarafından 06/01/2017 tarihinde  açılan bu ticari davada yetkili ve görevli olan Konya (Ereğli) .Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekmiştir.\"  hükmü  gereğince ve Samsun BAM . HD'nin 02/11/2021 gün ve ... E.  ... K. sayılı emsal kararında, \"Medeni Kanunun 1. maddesinde; \"Kanun, sözüyle ve özüyle değindiği bütün konularda uygulanır. Kanunda uygulanabilir bir hüküm yoksa, hakim, örf ve adet hukukuna göre, buda yoksa kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse ona göre karar verir. Hakim karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından  yararlanır.\"  hükmü  gereğince,  yapılan  değerlendirmede   yargılamaya egemen olan bir takım ilkelerin bulunduğu, tabii hakim, doğal yargıç ilkesi, usul ekonomisi ilkesi, kanuni hakim, yasal yargıç ilkesi, yargı ayrılığı ilkesi gibi ilkelerin bulunduğu, kanuni hakim, yasal yargıç ilkesi Anayasanın 142. maddesine göre, mahkemelerin kuruluşu, görevleri yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir. Bu düzenleme kanuni hakim ilkesine atıf yapmaktadır.<br>Kanuni hakim ilkesi Anayasanın 37. Maddesinde, \"Kanuni hakim güvencesi  başlığı altında hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz. Bir kimseyi kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarma sonucu doğuran yargı yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz.\" hükmü ile düzenlenmiştir. Kanuni hakim; görev ve yetkisi kanunla belirlenmiş olan mahkemenin hakimidir. Bu ilkeyi karakterize eden tek unsur mahkemenin görev ve yetkisinin tayin edilmesi işleminin kanun ile yapılmış bulunmasıdır. Anayasanın yukarıda sayılan maddeleri ve kanuni hakim ilkesi çerçevesinde mahkeme kurma görevi münhasıran yasama organına yani TBMM'ye aittir. İdarenin tüzük ve yönetmelik gibi düzenleyici işlemleri aracılığıyla mahkeme kurması, kurulmuş mahkemenin görevlerini, yetkilerini ve yargılama usullerini değiştirmesi mümkün değildir. Bu ilke yargılamanın adil biçimde tarafsız ve bağımsız hakimlerce yapılmasını sağlamaya yöneliktir. <br>Tabii hakim ilkesi ise, Mahkemelerin kuruluş ve görevlerinin belirlenmesinde gözetilmesi gereken ilkelerdendir. Tabii hakim yargılanacak olan uyuşmazlığın gerçekleşmesinden önce yürürlükte bulunan kanunlar aracılığıyla görevi ve yetkisi belirlenmiş olan mahkemenin hakimine tabi hakim dendiği, tabii hakim ilkesi, kanuni hakim ilkesinden daha geniş bir anlam ifade ettiği, bu çerçevede tabii hakim ilkesine uygunluğun sağlanması için kanunla mahkemenin görev ve yetkisinin belirlenmesi işleminin yargılanacak olan uyuşmazlığının gerçekleşmesinden önce yapılmış olması şarttır...<br>Avrupa İnsan Hakları mahkemesi kararlarında da; doğal hakim ilkesine atıflar yapılmıştır. Bireylerin yasa ile kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından yargılanma hakkı AİHS'nin adil yargılanma hakkının düzenlendiği 6. maddesinde; herkes davasını medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklar yada cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir denilmek suretiyle güvence altına alınmıştır. AİHS'nde doğal hakim ilkesi adil yargılama hakkına ilişkin 6. Maddede; mahkemelerinin yasayla kurulmuş olması ve bağımsız ve tarafsız olması gibi kriterler esas itibariyle doğal hakim ilkesini de kapsar bir nitelik arz etmektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, mahkemelerin yargı yetkisinin ancak yasama organı tarafından kanunla düzenlenebileceğini belirterek içtihat yoluyla da bu kuralın esnetilmeyeceğini açıkça belirtmiştir.<br> Yukarıda açıklanan kanuni hakim ilkesi, doğal hakim ilkesi, usul ekonomi ilkesi bu husustaki Anayasal düzenleme ve Anayasa Mahkemesi kararları, AİHS ve AİHM  kararları birlikte değerlendirilip yorumlandığında, Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun 07/07/2021 tarih ve 608 sayılı kararı ile, Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yargı çevresinin ilin mülki sınırları olarak belirlenmesine, işbu kararın 01/09/2021 tarihinden itibaren uygulanmasına ilişkin kararının 01/09/2021 tarihinden sonra açılacak davalar için yetkili ve görevli olduğu, 01/09/2021 tarihinden önce açılan ve halen derdest olan mahkemelerin elindeki Ticaret Mahkemesi'nin görev ve yetkisine giren davaların açıldığı mahkemelerce sonuçlandırılması gerektiği şeklinde yorumlanması gerekmekte olup, Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/09/2021 tarih, ... esas, ... karar sayılı görevsizlik kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından\" davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>Kaldı ki, Yargıtay HGK’nun 04/04/2019 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadına göre de, \"Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 136. ve 142’nci maddelerinde mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişleri ve yargılama usullerinin kanunla düzenleneceği hükme bağlanmıştır. Mahkemelerin görevi kıyas veya yorum ile genişletilemez ya da değiştirilemez. Kanunda açıklık bulunmayan durumlarda görev genel mahkemelere aittir (5.12.1977 tarihli,  ... E., ... K. sayılı İçtihatları Birleştirme Kararı)...<br>Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Kanunî hâkim güvencesi” başlığını taşıyan 37’nci maddesi; “Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz.” hükmünü öngörmektedir... <br>Dikkat edilecek olursa Anayasa’daki bu düzenleme hukuk ya da ceza davaları yönünden herhangi bir ayrım gözetmemiş ve uyuşmazlığın doğduğu tarihte bu uyuşmazlığı çözecek olan mahkemenin belli olması durumunda yargılama yapacak veya yargılamaya devam edecek mahkemeyi gösteren yasal bir düzenleme yapılmadığı takdirde davanın, mutlaka bu mahkeme tarafından çözüme kavuşturulması öngörülmüştür. <br>Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere; uyuşmazlık konusunu teşkil eden her hukuki olay, meydana geldiği tarihteki yasal düzenlemelere tabidir ve olayın meydana geldiği zamanda mevcut olan mahkemeler tarafından çözümlenmelidir. <br>O hâlde yeni bir mahkeme kurulurken o mahkemenin kuruluş yasasında zaman bakımından faaliyete geçme gününden önceki uyuşmazlıklara bakacak mahkemelerle ilgili özel bir düzenleme bulunmadığı taktirde her uyuşmazlık, meydana geldiği tarihte bu işe bakacak olan mahkemece çözümlenecektir. Başka bir anlatımla her dava açıldığı koşullara göre görülüp sonuçlandırılacaktır. <br>Dava konusu edilen hukuki uyuşmazlığın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan yasalara göre kurulmuş bulunan mahkemelerin uyuşmazlığı çözmesi ana kural olmakla birlikte bazen yasal düzenlemelerle böyle bir uyuşmazlığın çözümü yeni kurulan mahkemelere de verilebilmektedir. <br>4787 Sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun geçici 1. maddesi; “Aile Mahkemesi kurulan yerlerde bu mahkemeler faaliyete geçtiğinde, yargı çevresinde ve görev alanına giren sonuçlanmamış dava ve işler, yetkili ve görevli aile mahkemelerine devredilir.” hükmünü içerdiğinden, bu yasal düzenlemeye istinaden diğer mahkemeler, Aile Mahkemelerinin görev alanına giren dava ve işleri bu mahkemelere devretmiştir. <br>Nitekim aynı hususlar Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.05.2011 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararında da vurgulanmıştır.<br>Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun (HSYK) 24.03.2005 tarihli ve 188 sayılı kararında fikri ve sınai haklar hukuk mahkemeleri konusunda İstanbul ve Ankara'da kurulup, faaliyete geçirilen fikri ve sınai haklar hukuk mahkemelerinin, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile 551 sayılı Patent Haklarının Korunması, 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması, 555 sayılı Coğrafi İşaretlerin Korunması, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmündeki Kararnamelerinden kaynaklanan hukuk davaları için ihtisas mahkemeleri olarak belirlenmesine, yargı çevrelerinin ise kuruldukları yerin mülki hudutları  olarak  tespit  edilmesine;   fikri  ve sınai  haklar hukuk mahkemesi kurulmayan yerlerde, yukarıda zikredilen Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerden kaynaklanan hukuk davaları için; bir asliye hukuk mahkemesi olan  yerlerde bu mahkemenin, ikiden fazla asliye hukuk mahkemesi bulunan yerlerde ise 3 numaralı asliye hukuk mahkemesinin yetkilendirilmesine, ilgili mahkemelerin yargı çevrelerinin ise adli yargı adalet komisyonlarının merkez ve mülhakatları olan ilçeleri kapsayacak şekilde belirlenmesine karar verilmiştir. Halihazırda açılmış davaların yeni kurulan mahkemeye devredileceğine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. <br> O hâlde, yeni bir mahkemenin faaliyete geçirildiği tarihten önce derdest bulunan davaların, istek üzerine veya doğrudan doğruya görevsizlik ya da gönderme kararı ile yeni kurulan mahkemeye gönderilmesine olanak bulunmamaktadır. \" <br>HSK'nın 07/07/2021 gün ve 608 s. kararında 01/09/2021 tarihinden önce açılan davaların da, Konya Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı gibi, bu yönde herhangi bir yasal düzenleme de yoktur. 01/09/2021 tarihinden önce açılan ve derdest olan davaların görevsizlik kararı ile Konya Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesi, yukarıda yazılı Yargıtay HGK emsal içtihadında, Samsun BAM . Hukuk Dairesi'nin ve Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin 06/12/2021 gün ... E: ... K. Sayılı emsal kararında belirtilen tabii hakim ilkesine de aykırı olduğundan Mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir.  <br>Ereğli (Konya) . Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından daha önce görevsizlik kararı verilmesi nedeniyle de, mahkememizce karşı görevsizlik kararı verilmesi gerektiği sonucuna varılmış ve dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM\t: Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;<br>1-Mahkememizin görevsiz olması nedeniyle, davacının davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, karar kesinleştiğinde dosyanın daha önce görevsizlik kararı veren Ereğli (Konya) (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) . Asliye Hukuk Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, <br>2-Yargılama giderlerinin, 6100 s. HMK'nin 20 ve 331/2. maddeleri uyarınca görevli mahkemesince takdir edilmesine, <br>3-Kararın istinaf yoluna gidilmeksizin kesinleşmesi halinde, Ereğli (Konya) (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) . Asliye Hukuk Mahkemesince de daha önce görevsizlik kararı verilmesi nedeniyle, olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü için dosyanın Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'na gönderilmesine, <br>Dair ; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren, 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde Konya BAM ilgili Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.07/11/2022<br><br><br>    Katip \t\t\t                  Hakim <br>e-imzalıdır \t \t\t               e-imzalıdır  <br><br><br> <br> <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b12a191864c7aca1","SID":"314124b6a2d917ca"}}