{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2022/2608 <br>KARAR NO: 2022/1582<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 01/06/2022<br>NUMARASI: 2021/656 Esas, 2022/570 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İpotek <br>KARAR TARİHİ: 04/10/2022 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; taraflar arasında, davalıya ait Tekirdağ İli Çorlu İlçesi ... Mahallesi ... ada ... parselde bulunan şantiyesindeki açık-kapalı havuz, hamam, sauna ve tuz odasından oluşan inşaat ve ayrıca ek işlerin yapımı konusunda sözleşme akdedildiğini, müvekkilinin edimini ifa etmesine rağmen davalı tarafından ödeme yapılmadığını belirterek taşınmaz üzerine geçici inşaatçı ipoteği şerhinin işlenmesini, müvekkilinin 421.581,45 TL alacağının her işin imalat tarihinden itibaren yüksek ticari faiz işletilerek tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davacı tarafından açık havuzun en kalitesiz malzeme ile tüm uyarılara rağmen kötü işçilik  ve kalitesiz malzeme kullanıldığını, bunun doğal  sonucu olarak da açık havuzun kalitesiz olduğunu ve  bu kalitesizliğin beraberinde sızdırma ve kabarma sorunlarını getirdiğini, davacının  işi eksik yapması ve ardında terk etmesi nedeni ile inşaatın yaklaşık olarak üç ay durmuş olduğunu, müvekkilinin davacıya hakettiği tüm ücretleri ödediğini, hatta haketmediği ücretleri bile ödediğinden davacıya borçlu olmadığını savunarak yapılan işin bedelinin tespiti ile davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Çorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30/09/2021 tarih ve  2018/244 Esas, 2021/281 Karar sayılı kararı ile; kapsamı itibariyle TTK m.4 uyarınca asliye ticaret mahkemelerinin görevi dahilinde bulunan işbu dava dosyasına ilişkin yargılamanın, dava tarihinde ve sonraki süreçte mahkeme yetki çevresinde müstakil bir asliye ticaret mahkemesi bulunmaması sebebiyle  asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla yürütülmekte iken, HSK'nın 08/07/2021 tarih ve 568 numaralı kararı ile Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/09/2021 tarihinden itibaren  faaliyete geçirilmesinin kararlaştırıldığı;  bu gibi hallerde özel bir mahkemenin görev alanında kalmasına rağmen görüldüğü yerde bu özel mahkemenin kurulmamış olması sebebiyle asliye hukuk mahkemelerince yargılamaları yürütülen dava dosyalarında yargılama devam ederken görevli özel mahkemenin kurulmuş ve faaliyete geçmiş olması hallerinde, asliye hukuk mahkemesince ilgili dava dosyaları hakkında gönderme kararı verilerek dosyaların yeni kurulan ilgili mahkemeye devredilmesi gerektiği gerekçesi ile dava dosyasının faaliyete geçen görevli Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Yerel mahkemece, davanın 17/05/2018 tarihinde açıldığı, davanın açıldığı tarih itibariyle görevli Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmadığı, gönderme kararına dayanak gösterilen 07.07.2021 tarihli 608 numaralı HSK kararında sadece yargı çevresinin belirlenmesine dair  kararın  Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi kurulmadan önce açılmış olan ticari davaların yeni kurulan mahkemeye devredilmesine dair bir karar verilmediği, bu kararın yetki çevresinin belirlenmesine yönelik olduğu, ticaret mahkemelerinin kurulması ile birlikte asliye hukuk mahkemelerinde görülmekte olan davaların yeni kurulan mahkemeye devredileceğine yönelik 6100 sayılı TTK da dahil olmak üzere, mevzuatta  buna yönelik düzenleme bulunmadığı; Anayasa'nın \"Kanuni hakim güvencesi\" başlıklı 37'nci maddesindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde davaya bakmaya devir kararı veren mahkemenin görevli olduğu, içtihat haline gelmiş olan Yargıtay ve İstinaf uygulamaları dikkate alınarak mahkemenin dava tarihi itibariyle görevsiz olduğu, Çorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce usulüne uygun görevsizlik kararı verilmemesi nedeniyle görev yönünden olumsuz görev uyuşmazlığı bulunmadığı  gerekçesi ile mahkemenin görevsiz olması nedeniyle görev dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, kararın kesinleşmesinden itibaren ya da kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflarca müracaat edildiğinde dosyanın görevli Çorlu Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesinin, HSK Genel Kurulu'nun 07/07/2021 tarihli, 608 numaralı kararı ile, 01/09/2021 tarihinde faaliyete geçtiğini;  kararda, derdest dosyaların devredileceği yönünde bir ibare bulunmamakta ise de göreve ilişkin hususlar kamu düzeninden olduğundan Çorlu  Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararının usul ve yasaya uygun olduğunu; kabule göre de her iki mahkeme arasında olumsuz görev uyuşmazlığı ortaya çıktığından dosyanın İstinaf Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesine gönderilmesi gerekirken Çorlu 1.Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu; gerekçeli kararın tebliğ edildiği Av. ...'in davalı tarafından azledildiğini, bu nedenle tebligatın usulsüz olup, gerekçeli kararın tebliğ edilmediğinden istinaf dilekçesinin süresinde olduğunu belirterek  kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava Çorlu Asliye Hukuk Mahkemesine 17/05/2018 tarihinde açılmış, Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun 07.07.2021 tarih ve 608 sayılı kararı ile Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yargı çevresi Tekirdağ ili mülki sınırları olarak belirlenmiştir. Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin bölge adliye mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin 21/02/2022 tarih ve 2022/1073 Esas, 2022/2686 Karar sayılı kararında; \"yeni bir mahkeme kurulurken o mahkemenin kuruluş yasasında zaman bakımından faaliyete geçme gününden önceki uyuşmazlıklara bakacak mahkemelerle ilgili özel bir düzenleme bulunmadığı taktirde her uyuşmazlık, meydana geldiği tarihte bu işe bakacak olan mahkemece çözümlenecektir. Başka bir anlatımla her dava açıldığı koşullara göre görülüp sonuçlandırılacaktır. Nitekim aynı hususlar Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 04.04.2019 tarihli ve 2017/11-10 E., 2019/401 K. sayılı kararında da vurgulanmıştır.\" denilmiştir. Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun 07.07.2021 tarih ve 608 sayılı kararı ile yeni kurulan (Alanya, Aydın, Balıkesir, Diyarbakır, Manisa, Muğla, Sakarya ve Tekirdağ) asliye ticaret mahkemeleri ile mevcut bulunan (Adana, Ankara, Ankara Batı, Antalya, Bakırköy, Bursa, Denizli, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Gebze, İskenderun, İstanbul, İstanbul Anadolu, İzmir, Karşıyaka, Kayseri, Kocaeli, Konya, Mersin, Samsun, Şanlıurfa ve Trabzon) asliye ticaret mahkemelerinin yargı çevreleri belirlenmiş ise de, halihazırda açılmış davaların yeni kurulan mahkemeye devredileceğine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. O halde, yeni bir mahkemenin faaliyete geçirildiği tarihten önce derdest bulunan davaların, istek üzerine veya doğrudan doğruya görevsizlik ya da gönderme kararı ile yeni kurulan mahkemeye gönderilmesine olanak bulunmamaktadır. Yine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 35/03/2022 tarih ve 2022/1574 Esas, 2022/2411 Karar sayılı uyuşmazlığın giderilmesi kararında, yeni uzman mahkemenin kurulmasıyla birlikte işin, başka bir deyişle derdest dava dosyalarının devrine veya görevsizlik kararıyla gönderileceğine ilişkin özel hüküm bulunmaması halinde, dava tarihi itibariyle görevli mahkemelerin elindeki dosyaları göndermeksizin esastan karara bağlaması T.C. Anayasası’nın 37. maddesinde düzenlenen kanuni hakim ilkesinin doğal bir sonucu olduğu ifade edilmiştir. Çorlu 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararının istinaf edilmeksizin kesinleştiği, görevsizlik kararı veren Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesinin kararının ise istinaf edilmesi nedeniyle kesinleşmediğinden mahkemeler arasında olumsuz görev uyuşmazlığı doğmamıştır. Hakimler ve Savcılar Genel Kurulu’nun, 07.07.2021 tarih ve 608 sayılı kararı ile müstakil asliye ticaret mahkemelerinin görev sınırlarının belirlenmesi kararı öncesinde asliye ticaret mahkemesi olmayan ilçelerde asliye hukuk mahkemesinin asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla baktığı derdest dosyaların görülmeye devam edilmesi gerektiğinden Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi isabetli olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/06/2022 tarih ve 2021/656 Esas, 2022/570 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-İstinaf  harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 04/10/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1af9623a238fe01a","SID":"9477a78307499d30"}}