{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2020/188 Esas<br>KARAR NO\t\t: 2022/588<br>DAVA\t\t:Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali<br>DAVA TARİHİ\t: 24/03/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 29/09/2022<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Kooperatifler Kanunu' nun 53. maddesinde her ne kadar “Toplantıda hazır bulunup da  kararlara  aykırı kalarak keyfiyeti  tutanağa  geçirten veya oyunu kullanması haksız olarak müsaade edilmeyen, yahut toplantıya çağrının  usulü dairesinde yapılmadığını  veya gündemi gereği  gibi ilan veya tebliğ edilmediğini  yahut da  genel kurul toplantısına katılmayan yetkili olmayan kimselerin karara  katılmış bulunduklarını  iddia eden  pay sahiplerinin kanuna  ana sözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile Genel kurul kararları aleyhine, toplantıyı kovalayan günden başlamak üzere  bir ay içinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yer deki mahkemeye  baş vurulabileceği…” düzenlenmişse de; Yargıtay 11.Hukuk Dairesi ' nin 01.12.2008 tarihli. 2007/...E. 2008/... sayılı  ilamında belirtildiği üzere; “Davacı tarafın iptali istenen kooperatif genel kurulu kararı davacının kişisel hakları ile ilgili olup bu tür kararların iptali için kooperatif ortağı olan  davacının  karşı oyunu belirtip tutanağa  yazdırması şartı aranmadığı halde  mahkemece  bu şartın yokluğu nedeni ile  davanın reddine karar  verilmedi doğru görülmemiştir.” şeklinde kararının bulunduğunu, müvekkilinin davalı kooperatif  üyesi olduğunu, halen  taşınmazına  kavuşamamış olup taraflar arasında (davalı kooperatif merkez adresi ...’ta iken  açılan 2009/... Esas sayılı Yargıtay ... Hukuk Dairesi 2016/... E. 2019/...  K. 02.07.2019  tarihli  bozma  kararından sonra 2020/...  E sayılı) ... Asliye ...Hukuk Mahkemesi' nin  2020/... E. sayılı tapu iptal tescil davası  ile  davalı kooperatifin merkezinin İstanbul’a alınmasından sonra  açılan  .... Asliye Mahkemesi' nin  2018/... E. sayılı tazminat davasının derdest olduğunu,  ...’ta  iken açılan ...   Asliye Hukuk mahkemesi' nin 2009/... esas sayılı dosyasının  kabul ile sonuçlandığını, sonrasında Yargıtay ... Hukuk  Dairesi' nin  2016/... E. 2009/... K. 02.07.2019  tarihli bozma kararı  verildiğini, daha önce alınan yargı kararlarına rağmen müvekkilinin mağduriyetinin giderilmediğini, haklararına kavuşmasının engellendiğini, kooperatifin, yüklenci ile muhatap eski yönetimin basiretsizliği sebebi ile çok büyük zarara  uğratıldığını, yüklenicinin ruhsata uygun anahtar teslimi yapamadığı halde kurulmuş tahkim ile  kooperatifin borca mahkum edildiğini,  yüklenicinin alacak elde  ettiğini, devamla yüklenicinin iflas erteleme başvurusu  yaparak  iflas ettiğini, bu başvuruyu yapmadan  tahkim elde ettiği alacakları üçüncü kişilere temlik ettiğini, kooperatifi borç sarmalı ile bıraktığını, ... Asliye ... Hukuk Mahkemesi’nin 2012/... E. sayılı 2013/... K. sayılı ilamı ile hüküm altına  alınan kararında; “Koopertifin 25.05.2018 tarihli genel kurul toplantısı ile karara  bağlanan gündemin 5.maddesinde  Bilançonun yönetim ve denetim kurulu raporlarının ayrı ayrı ibrasına şeklindeki kararın iptaline, yönetim ve  denetim kurulu seçimi konusunda verilen kararın iptaline” karar verilmiş olmasına karşın, iç edilen büyük meblağlara rağmen yeni yönetimin eski  yönetime karşı  kuvvetli bir takibe geçmediğini, halen 23.02.2020  tarihli  genel kurul kararlarında görüleceği üzere bu  konunun geçiştirildiğinin ifade edildiğini, temlik alacaklarının muvazaalı olduğunun bilinmelerine rağmen ve yüklenicinin kooperatifin taşınmazlarını teminat göstererek  kredi kullandığını, bazı kooperatif üyelerinin taşınmazları yüklenici üzerinde ve bu taşınmazlar da yüklenicinin iflası ve iflas masasında iken  ... ve ... borçlarının tasfiyesi yoluna gidilmediğini,  buradan   temlik alacaklarına takas def’i veya  menfi tespitte bulunulmadığını, temlik alacaklarının kooperatif üyelerine haciz sopası gösterilerek  ödettirmeye  çalışıldığını, Kooperatif genel kurulu kararında  belirtilen beş adet taşınmazın 3. kişilere satan yükleniciye taşınmazların  üçüncü kişilere 150,000,00.-TL üzerinden devir kararı alındığını, müvekkilinin de aralarında bulunduğu üç kooperatif üyesinin açmış olduğu ve kabul ile sonuçlanan tapu iskan harçları alınması kararının ... Asliye ... Hukuk Mahkemesi'nin 2019/... E. sayılı kararı ile iptaline rağmen 23.02.2020 tarihli genel kurulunun bu konuda karar alındığını, konusu bakımından bir kesin hükme aykırı olan genel kurul kararının batıl olduğunu müvekkilinin elinde  karar olmasına rağmen ödemeye  zorlandığını, ödeme  yapılmayınca da genel kurulda kişisel verilerin korunması kanununa aykırı ödeme  yapmayanların ifşası kararı  alındığını, Kooperatif üyesi olmadığı halde üye kaydı yapılan ve bu güne kadar ödeme  yapmamış olan iki kişi ...   ve ... hakkında  ihraç kararı işlemi   yapılması gerektiği  halde yapılmayarak ödemeler konusunda icra  takibi yapıldığını ve bu kişilere  tapu iptali ve tescili davası açma hakkı verilerek ve temlik alacaklarının tasfiyesi için haciz fekki alınamayacağı bilindiği halde icra dosyasına 268.450,00TL feragat harcı  yatırıldığını, sonucunda haciz fekki gerçekleştirilemediği kooperatifin zarara  uğratıldığını, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu' nun 62.md’sine gereğince davalı  kooperatif yönetimin kusurlu  olduğunu, daha önce satılmasına  karar  verilen ve müvekkilince ... Asliye Hukuk  Mahkemesi'nin 2012/ ...  E. sayılı dosyası ile tedbiren durdurulan ve kesinleşmeyen mahkeme  kararına rağmen  arsanın satış kararı  alınmasının da batıl  olduğunu ve düşük m2  fiyatı dikkate  alındığında   iptale tabi olduğunu, Kooperatifin  kanuna, ana sözleşme hükümlerine ve iyi  niyet esaslarına aykırı 23.02.2020 tarihli genel kurulda, arsanın ve boş taşınmazların mahkeme kararlarına  rağmen satılamayacağı bilindiği halde bu taşınmazların  satılmaması sebebi ile  her ortağa 16.000,00.-TL ek yükümlülük getirilmesinin de yok hükmünde  olduğu,  kanuna, sözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı 23.02.2020 tarihli  genel kurul kararlarının  iptaline, alınan kararların  yürürlüğünün durdurulmasına ve kararların icra takibine konu edilmesinin  önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettikleri görülmüştür.<br>Davalı vekili vermiş olduğu cevap  dilekçesinde özetle; davacının  basit yargılama  usulüne aykırı bir şekilde  beyan dilekçesi verdiğini, HMK.317/2 basit yargılama usulünü dava ve cevap dilekçesi ile sınırladığını, davacı  vekilinin Kooperatif genel kurulunun  iptali davasının şekli ve usulü gerekliklerinin dışına  çıkarak  müvekkilinin kooperatifle ihtilaflı bütün konuları iptal davası içinde tartışmaya  çalıştığını, ihtilaflı konular ile ilgili halen ...  Asliye Hukuk  Mahkemesi' nin 2020/... E sayılı ve ... Asliye Ticaret Mahkemesi ' nin 218/...  E. sayılı dosyalarının çözüm yeri ile ilgili mahkemeler olduğunu, mahkemenin önündeki dava  konusunun genel kurul kararının iptali davası ile alakasının bulunmadığını, davalı vekilinin beyan dilekçesinde açıkça gerçekleri çarpıtması ve doğru olmayan bilgilerle mahkemeyi yanıltması karşısında, zorunlu bir şekilde söz konusu beyan dilekçesine cevap vermelerinin, mahkemelerin hak  adalet arayışının öznesi olması vasfına yönelik  manipilasyonlarına karşı, mahkemenin dikkatini  çekmeyi hukuk güvenliğinin bir gereği olarak  gördüklerini, davacı vekilinin daire satışları ile ilgili genel kurul kararının arka  planına  bilinçli bir şekilde değinmeden, müvekkili kooperatifin keyfi bir şekilde ... Blokta boş bulunan dört daireyi satma kararı alığını ima ettiğini, her ne kadar dava  konusunu direk ilgilendirmemekteyse de davacı tarafın  yapılan yanlış beyanına karşı gerçeği açıklamak gerektiğini, müvekkili kooperatifin 23.02.2020 tarihli genel kurul tutanağının özellikle 9. ve 15. maddeleri incelendiğinde, müvekkili kooperatife ait dairelerin özel statülü üye kaydı ile satışının borç tasfiyesine  yönelik olduğunun net olarak görüleceğini, müvekkili kooperatif ile yüklenici şirket ... A.Ş. arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında çıkan ihtilaflar nedeniyle tahkim yargılaması yapıldığını ve söz konusu yargılama sonucunda müvekkili kooperatif aleyhine ...  Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 2014/... değişik iş sayılı dosyasında saklanmasına karar verilen hakem dosyasının temyiz incelemesine sunulduğunu, temyiz incelemesi  yapan Yargıtay ... Hukuk Dairesi' nin 15.01.2016 tarihli 2014/ ... E ve 2016/ ...  K. Sayılı kararı ile ilamın onandığını ve 28.12.2016  tarih ve  2016/ ... E. ve 2016/... K. Sayılı karar düzeltme talebinin reddi kararı ile tahkim kararının kesinleştiğini, söz konusu tahkim kararının ... A.Ş. tarafından ... İcra Müdürlüğü 2014/ ... E. sayılı dosyası ile  takibe  konu edildiğini, ... A.Ş.’nin söz konusu alacaklarını beş ayrı kişi ve şirkete temlik ettikten sonra, iflasın ertelenmesi  yoluna başvurduğunu ve söz konusu şirket ilgili ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/... E. sayılı dava dosyası kapsamında  iflas kararı verildiğini, müvekkili kooperatifin mevcut durumu itibarı ile şu anda dört temlik alacaklısına borcunu ödediğini ve sadece son  temlik alacaklısı ... ...'un kaldığını, müvekkili kooperatifin  temlik alacaklısı olan ... ... İle 19.12.2019 tarihinde protokol imzalayarak 700.000,00 TL’sini  peşin olmak üzere geriye  kalan  en geç  15.05.2020 tarihinde ödenmesi koşulu ile 4.200,000,00 TL ödeme  konusunda anlaştıklarını, müvekkili kooperatifin 23.02.2020  tarihinde genel kurul yapılarak temlik alacaklısı ... ...’un borcunun kooperatif mülkiyetinde olan dairelerin satışının yapılması konusunda karar aldıklarını, Genel kurul kararı sonrasında dairelerin satışının yapılarak, son temlik alacaklısı ... ...’un da alacağının ödenerek  temlik borçlarının  tamamen  tasfiye edildiğini, bu borç tasfiyesinden  üye  olarak davacının da  faydalanacağını, davacının beyan dilekçesinde ...  ve ... ... ile ilgili yaptığı açıklamaların da gerçeği yansıtmadığını, davacı vekilinin 23.02.2020 tarihli genel kurul karar tutanağını  14. maddesini okumuş olsaydı, beyan dilekçesinde söz konusu iki kişinin ihraç edilmemiş olduğu yönünde beyanda bulunmamış olacağını,  kooperatifin 23.02.2020 tarihli genel kurul tutanağının 14. maddesinde ... ve ... ... ile ilgili  gerekçeli bir şekilde ihraç işlemi yönünden karar alındığını, davacı vekilinin ya genel kurul tutanağını okumadığını veya bilinci bir yanıltma  peşinde olduğunu, davacı  vekilinin ... Blokta bulunan beş dairenin 150.000,00.-TL bedelle Yüklenici  ... A.Ş.’ den Gayrimenkul Satış Vaadi   Sözleşmesi ile daire  satın alacak kişileri kooperatife  üye  kaydedilerek devri hususunda çarpıttığını, ... Blok Yüklenicinin  kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında  edimini yerine  getirmemesine  karşılık olarak  kooperatif tarafından rehin tutulan bir  gayrimenkul olduğunu, yükleniciden daire satın alan ve ... blokta oturmaya başlayan kişilerin kooperatif  gibi, yüklenici   tarafından mağdur edilen kişiler olduğunu, söz konusu  kişilerin hem yükleniciye, hem de tapu sahibi olarak müvekkili kooperatife karşı tapu iptal ve tescil  davası  açarak mağduriyetlerine çözüm bulmaya   çalıştıklarını, bu durumun kooperatif yönetimi tarafından değerlendirildiğini ve söz konusu kişilerle belli bir bedel karşılığında kooperatife özel statülü üye  yapılmaları konusunda anlaştıklarını, bu kapsamda genel kurul bilgilendirilerek söz konusu kişilerin genel kurulda alınan karara uygun işlem yapmaları durumunda ve 150.000,00 TL bedel karşılığında üye yapılmaları konusunda karar alındığını, bu gayrimenkulleri peşkeş çekmesi yönündeki davacı vekilinin beyanının,  taraflar arasındaki hukuki ilişkinin çarpıtılması dışında bir anlan ifade  etmediğini, temlik alacaklarının tasfiye edilerek ... İcra Müdürlüğü nezdinde icra dosyasının  hitam  bulması için  başvuru yapıldığını, temlik alacaklılarının icra  dosyasına   feragatname göndererek dosyanın kapanmasına rıza gösterdiklerini ve bu kapsamda İİK. gereği tahsil harcı müvekkili kooperatif tarafından hesaplanan tutarlar üzerinden icra veznesine yatırıldığını belirterek  açıklanan sebeplerle; açıkça hukuki mesnetten yoksun genel kurul iptal davasının reddi yönünde karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER VE GEREKÇE:<br>... 'ne yazılan müzekkereye cevap verilerek davalı ...'ne ait sicil kayıtlarının dosyamız arasına gönderildiği görülmüştür. <br>Mahkememizce davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin 24/06/2020 tarihli ara karar ile; \"Genel kurul kararlarının  icrasının ve yürütmesinin  durdurulması talepleri doğrudan  Genel Kurul kararının iptali dava sonucunu etkileyeceğini  yargılamayı gerektirdiğinden ve  de yaklaşık ispat  koşulları için HMK 389. Maddesi uyarınca yeterli delil olmadığından  ...\" reddine  karar verilmiştir. <br>Davacı vekilinin mahkememizin 24/06/2020 tarihli  ara kararını istnaf etmesi üzerine, ... Mahkemesi ...  Hukuk Dairesi' nin  2020/... esas,  2020/... karar sayılı ilamı ile; \"Mahkemece TTK’nın 449. maddesi hükmü değerlendirilip, anılan madde uyarınca yönetim kurulu üyeleri dinlenmediği gibi,  kooperatife ait ... blokta boş konutlara kayıt edilecek üye konusunun görüşülmesine ilişkin gündemin 15. Maddesine yönelik alınan kararın yürütülmesinin durdurulmasına ilişkin tedbir talebinin, Yargıtay ... HD 2016/... Esas 2019/... K 02/07/2019 tarihli bozma ilamı ve devam eden tapu iptal tescil davası dikkate alınmadan, diğer yandan davacının iddialarının, iptali talep edilen genel kurul kurulun hangi gündem maddelerine ilişkin olduğu davacı vekiline sorulmak suretiyle belirlenmeden ve  HMK’nın 389. maddesinde düzenlenen ihtiyati tedbir şartları konusunda da dava konusu edilen her bir gündem maddesi hakkında ayrı ayrı  herhangi bir değerlendirme yapılmadan karar verildiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.a.6 maddesi uyarınca kabulü ile TTK 449. Maddesine uygun kooperatif yöneticilerine şerhli davetiye çıkartılarak  yargılaması devam edenYargıtay 23. HD 2016/5633 Esas 2019/3154 K 02/07/2019 tarihli bozma gerekçesi de dikkate alınarak buna göre yapılacak bir değerlendirme sonucunda karar verilmesi gerektiğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.a.6 maddesi gereğince kabulü ile mahkemenin kararının kaldırılmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine \" karar verildiği görülmüştür.<br>... Mahkemesi ... Hukuk Dairesi' nin  2020/... esas,  2020/... karar sayılı ilamı doğrultusunda davalı kooperatif yönetim kurulu üyelerinden ..., ... ve ... mahkememizin 25.03.2021 tarihli duruşmasında dinlenilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi  45. Hukuk Dairesi' nin  2020/1989 esas,  2020/329 karar sayılı ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde, mahkememizce 18/11/2021 tarihli ara karar ile \" Davacı vekilinin  tedbir talebinin kabulü ile;  23/02/2020 tarihli  Genel Kurulun 15. Maddesinin TTK md 447 ve  Kooperatif Kanunu 27 uyarınca icrasının ve yürütmesinin durdurulmasına...\" karar verilmiştir. Karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verildiği anlaşılmıştır.<br>...  Asliye Hukuk Mahkemesi'nin  2020/... E. 2022/... karar sayılı dosyası celp edilerek yapılan incelemesinde; davacı ... tarafından davalı  ...  aleyhine 16/04/2009 tarihinde tapu iptali ve tescili istemli dava açıldığı, mahkeme dosyasının 28/06/2022 tarihinde karara çıktığı, mahkemece yapılan yargılama neticesinde; davacının  davasının  kabulü  ile, davalı kooperatif   adına  kayıtlı İstanbul İli ... İlçesi ... Mah... ada parsel  ... Bodrum Kat.Zemin  kat 2 nolu  bağımsız  bölüm  tapusunun   davalı olan   kaydın iptali ile  tüm haciz ve  ipotek ve takyidatlardan ari olarak  davacı  adına   kayıt ve tesciline, davacıya  teslim  edilmesi gereken   taşınmaz ile tesciline  karar verilen  bağımsız   bölüm  arasında  fiyat  farkı bulunduğundan  155.000,00 TL  nin  davacıdan alınarak  davalı  kooperatife  verilmesine dair karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.<br>... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2018/...  E. Sayılı dosyasının yapılan incelemesinde; Davacı ... tarafından davalılar ..., ... ...,  ... ...,  ... aleyhine teslim edilmesinden daireden dolayı tazminat tazminat davası açıldığı, müzekkere tarihi itibariyle dosyada yapılan incelemede ...  Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 2009/... Esas sayılı dava dosyasının bekletici mesele yapıldığı anlaşılmıştır.<br>Mahkememizce yargılamaya devam olunarak 17/09/2020 tarihli celsede dosyanın mali müşavir ve ticaret hukuku nitelikli hesap uzmanı bilirkişi heyetine tevdi edilmesine karar verildiği, bilirkişi heyetince düzenlenen 11/01/2021 tarihli heyet raporunda sonuç olarak; \" Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler kapsamında,  1. Mali değerlendirme dahilinde; “II-A” başlığı altında açıklamalara yer verildiği, 2. KoopK. ve TTK hükümleri kapsamında yapılan değerlendirme dahilinde ise; KoopK. m. 53’de bozulma davası açılabilmesi açısından aktif dava ehliyetinin düzenlendiği, bununla birlikte Yargıtay’ın davacının kişisel hakları açısından içtihadı bulunduğu, Mahkemenin söz konusu içtihadı benimsemesi durumunda dahi, çelişkili davranış yasağına aykırılığın bulunup bulunmadığı açısından ayrıca değerlendirme yapılması, bu bağlamda iptali/yokluğu istenen kararların açıkça belirlenmesi gerektiği görüşünün bilirkişi heyetinde hasıl olduğu...\" şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir. <br>Bilirkişi raporu taraf vekillerine ayrı ayrı tebliğ edilmiştir. Davalı vekili 20/01/2021 tarihli dilekçesiyle, davacı vekili ise 25/01/2021 tarihli dilekçesiyle bilirkşi raporuna karşı beyan ve itirazlarını ibraz etmişlerdir. <br>Davacı vekili 25.01.2021 tarihli dilekçesi ile genel kurul kararlarından madde 6, 7,9, 10, 11, 13, 15, 16,17' nin iptalini talep ettiğini bildirmiştir.<br>25/03/2021 tarihli celsede Eski  Yönetim  Kurulu Üyesi ... beyanında; \"Ben kararların  alındığı tarihte  davalı kooperatifim yönetim kurulu üyesiydim.   Olay ile ilgili olarak bildiğim husus davacı ...'in  kura neticesinde  çıkan zemin dubleksin  şerefiye bedelleri yüksek olduğu için zemin dubleksi istemediği için  normal bir kat ile  becayiş yapıldığına ilişkindir  fakat  becayiş yapılan bu daire de o tarihte başlanmamış bloklardan olduğundan müteahhit ona bitmiş olan normal daire vermiştir.\"  şeklinde,<br>Eski Yönetim  kurulu üyesi  ...  beyanında; \" Ben şuanda  davalı kooperatif yönetim kurulu üyesi değilim   2019-2020 Haziran ayına kadar  yönetim kurulu  üyeliği yaptım. Biz yönetime geldiğimizde  davacıya halen daire teslim edilmemişti  hali hazırda teslim edilen bir daire yoktur .  Davacıya  kura sonucu  çıkan  dairenin şerefiye bedelleri  davacı tarafça yüksek görüldüğünden  ve ödeyemeyeceğini  söylediğinden  yeni yapılacak daireler ile  becayiş yapmak istediğini söylediğini duydum akabinde  eski yönetimin taahhüdünü yerine getirmediğini duydum   şuanda davacıya halen  resmi olarak tasis edilmiş  bir daire  olmadığını biliyorum  davacı kendisine  daire teslim edilse  dahi  önceki zararlarını halen talep etmektedir   biz şahsen  davacının  zararlarının da karşılamak ve  sorunların sulhen çözmek amacıyla davacıya şerefiyesi daha yüksek olan  zemin dubleks teklif etmeyi düşündük ancak diğer yönetim kurulu üyelerinden biri  hariç rıza göstermedikleri için    genel kurula taşıyamadık.\" şeklinde,<br>Yönetim kurulu üyesi  ... beyanında;  \"Ben davalı kooperatifin  yönetim kurulu başkanıyım.  Davacının dava konusu olay ile ilgili olarak  direkt genel kurula yansıyan  bir  karar yoktur.  Kura çekildiği zaman  ben görevde değildim ancak davacıya  bahçe dubleksi çıktığını fakat davacının  şerefiyesi yüksek olduğu için normal daire ile becayiş yapmak istediğini  duydum hatta bu hususta imzalı dilekçesi vardır.  Akabinde devam eden süreçte  davacıya  yeniden  bahçe dubleksini teklif etmek  mantıklı gelmedi  zaten yönetim kurulu  da  bu durumu kabul etmedi.\" yönünde,<br>Davalı vekilince  \"Becayiş yapılan daire ile bu daire verilemediği için verilen 3. Daire kaç  yıldır davacının kullanımındadır ,  zemin de  gidip kıymet taktiri yaptırdıkları daire  satın alan kişinin  içini yaptırarak değerli hale getirdiği daire midir yoksa diğer  atıl halde duran  daha değersiz daireler midir?\" şeklinde yönlendirelen soruya  ... beyanında; Ben daha çok kooperatifin imar durumları ile ilgilendim  bu konulara vakıf değilim\" şeklinde,  ...  ise \" benden önceki yönetimin davacıya 1 daire teklif ettiğini  biliyorum. Ancak kaç yıl önce bu teklifin yapıldığını bilmiyorum  kooperatif maddi anlamda zor durumda  olduğundan dolayı  davacı vekilinin vekalet alacaklarına karşılık  bir önceki yönetimin  rızası ile  oturmasına karar verildi. Sanıyorum 3 yıldır  oturuyor.  Daire yenilenmeden  önceki  hali ile yenilendikten  sonraki hali arasında 200.000-250.000 TL arasında fiyat farkı vardır. Lüzumuna binaen  tanıktan hangi dairenin  olduğu hususu soruldu,  bahsettiğimiz daire  davacıya sulhen teklif ettiğimiz dairedir ancak bu daire  şu anda  bakımlı ve masraf yapılan bir dairedir.\" şeklinde,  ... ise \"Ben 2016 yılında göreve geldim göreve geldiğim tarihten daha önceki bir tarihte   ...  <br>...'a  bir dairenin teslim edildiğini  biliyorum ancak hangi tarihte teslim edildiğini bilmiyorum. Şuanda oturan davacı vekilidir. Teklif yapılan daire bina yapıldığından beri boş duruyordu içerisi harabe halindeydi  klozetler sökülmüş parkeler kalkmış durumdaydı. Daireyi 1.200.000 TL 'ye sattığımızı hatırlıyorum .  Şuandaki değeri 2.400.000 TL civarında bir  değerdir.\" yönünde beyanda bulunmuşlardır. <br>17/06/2021 tarihli celsede taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı itiraz ve beyanları ile önceki rapor da göz önüne alınarak bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar verilmiş, mevcut bilirkşi heyetine kooperatifler alanında uzman bilirkişinin de eklenmesi suretiyle ek rapor düzenlenmiştir.<br> Düzenlenen 03.11.2021 tarihli bilirkişi ek raporunda sonuç olarak; \"1.Davalı kooperatifin dava konusu 23.02.2020 tarihli genel kurul tarihi itibariyle 244 <br>ortağının bulunduğu, toplantı tutanağı ve hazirun cetveli incelendiğinde 64 ortağın <br>asaleten, 44 ortağın vekaleten olmak üzere 109 ortağın toplantıya iştirak ettiği, davacı <br>...’ın toplantıya katılarak 117. Sırada asaleten hazirun cetvelini imzaladığı, <br>gündemdeki ilk 5 madde için oylama yapılmadığı, 6. Maddenin 2 red oyu, 7. Maddenin <br>2 red oyu, 8. Maddenin 4 red oyu, 10.maddenin 31 red oyu, 15. Maddenin 2 red oyu, <br>17a maddesinin 7 ve 8 red oyuna karşılık oy çokluğuyla, diğer maddelerin oybirliğiyle <br>kabul edildiği, fakat davacının toplantı tutanağına kararlara yönelik muhalefet şerhi <br>yazdırmadığı ve bu kararlara karşı oy kullandığının belli olmadığı, bu bakımdan <br>davacının aktif husumet ehliyetiyönünden kök bilirkişi raporundaki tespit ve <br>değerlendirmelerin Mahkeme’nin takdirinde olduğu, davacının da aralarında bulunduğu 3 kişi dışında davalı kooperatif ortaklarına konut <br> tahsis edilmiş olması, davacının dairesini almaya yönelik davalar açmış ve takip ediyor <br>olması, ...  AHM’nin 2020/... E dosyasında verilen 02.07.2019 tarihli <br>Yargıtay Bozma İlamının gerekçesi ve huzurdaki davada davacının ihtiyati tedbir <br>talebinin reddine dair ara kararının kaldırılmasına dair  ... BAM ... HD’nin <br>14.12.2020 tarih tarihli kararının gerekçesi sonucunda davacı lehine oluşan hukuki <br>durum dikkate alındığında, davalı kooperatifte davacıya tahsis edilebilecek en az 4 <br>dairenin bulunduğu sabit olmasına rağmen, 23.02.2020 tarihli genel kurulda alınan, bu <br>dairelerin henüz kooperatif ortağı olmayan kişilere devredilmesine yönelik 15 nolu <br>kararla sınırlı olarak, davacının gerek iptal davası gerekse butlan davası açabileceği, davacı tarafından kooperatife karşı açılan ve derdest olan ... AHM’nin <br> 2020/... E. dosyasına konu tapu iptali ve tescil davasında, Mahkemesi tarafından <br>uyulmasına karar verilen Yargıtay ... HD’nin 02.07.2019 tarihli Yargıtay Bozma <br>İlamı’nın gerekçesi ve huzurdaki dosyada iptali istenen kararların yürürlüğünün <br>durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin reddine dair Mahkeme kararını <br>kaldıran ... BAM ... HD’nin 14.12.2020 tarihli kararının, davanın esasına yönelik <br>gerekçeleri dikkate alındığında, kooperatife ait bağımsız bölümün bulunması halinde <br>davacıya tahsis edilmesi gerektiği, davalı kooperatifin 23.02.2020 tarihli genel <br>kurulunda gündemin 15. Sırasında görüşülerek kabul edilen kooperatife ait 4 dairenin <br>aslında satılmasına ve alanların özel statülü ortak olarak kooperatif ortaklığına kabulüne <br>dair kararın, söz konusu Yargıtay Bozma İlamına ve BAM Kaldırma Kararına aykırı <br>Olabileceği,  davacıya henüz dairesi verilmemişken, dava konusu 23.02.2020 tarihli genel kurul <br> gündeminin 15. Sırasında görüşülerek oy çokluğuyla kabul edilen, kooperatife ait 4 <br> dairenin satılmasına dair kararın, emredici nitelikteki Kooperatifler Kanunu m.23’de <br>düzenlenen hak ve vecibelerde eşitlik ilkesine aykırı olması ve TTK.m.447/1.a’da <br>düzenlenen “vazgeçilemez nitelikteki hakları sınırlandıran veya ortadan kaldıran” nitelikte <br> olması, ayrıca kooperatifin tarafı olduğu davalarda verilen Yargıtay Bozma İlamına ve <br>BAM Kaldırma Kararına aykırı ve onları etkisiz kılacak nitelikte olması sebebiyle, <br>butlan sebebi olarak emredici kanun hükmüne aykırılık ve iptal sebebi olarak kanuna ve <br>dürüstlük kuralına aykırılık koşullarının sağlanmış olabileceği,  davacının iddialarının kooperatif ortağı olarak, kendisine kurada isabet eden dairenin <br>veya onun yerine başka bir dairenin verilmemesi bağlamındaki iddia ve taleplere ilişkin <br>olduğu, 23.02.2020 tarihli genel kurulun, yalnızca yukarıda irdelenen 15. Maddesinin <br>doğrudan bu konularla ilgili olduğu, diğer kararların bir kısmının zaten davacının da <br>iştirakiyle oybirliğiyle alınan kararlar olduğu, bir kısmının ise davacının iddia ve <br>talepleriyle doğrudan ilgili olmadığı gözetilerek, butlanı veya iptali istenen diğer <br>kararlar yönünden, davacının KoopK.m.53/1 ve TTK.m.446/1.a-b hükümleri yönünden <br>aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı ve ayrıca diğer kararların butlanını veya iptalini <br>gerektirecek bir sakatlığın tespit edilmediği...\" şeklinde kanaat ve görüş bildirilmiştir.   <br>Açılan davadaki hukuki uyuşmazlığın; 23/02/2020 tarihli genel kurulda alınan 6 , 7 , 9, 10, 11, 13, 15, 16 ve 17 nolu maddelerinin iptali/ butlanın tespiti şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.<br>Mahkememizce yapılan yargılama ve dosya kapsamı deliller ile uyumlu olması nedeniyle içeriğine itibar edilen ek bilirkişi heyeti raporu hep birlikte incelenip değerlendirildiğinde; 23.02.2020 tarihli dava konusu edilen genel kurul toplantı tutanağı ve hazirun cetveli incelendiğinde, kooperatifin 244 ortağının bulunduğu, 64 ortağın asaleten, 44 ortağın vekaleten olmak üzere 109 ortağın toplantıya katıldığı, 6. maddeye 2, 7. maddeye 2 red oyu, 8. maddenin 4 red oyu, 10.maddenin 31 red oyu, 15. maddenin 2 red oyu, 17 maddesindeki kararların 7 ve 8 red oyuna karşılık oy çokluğuyla kabul edildiği, davacı ...'ın  herhangi bir karara karşı oy kullandığına ve muhalefet şerhi yazdırdığına dair bir kayıt bulunamadığı anlaşılmıştır. Ancak Kooperatifler Kanunu m.98 atfıyla, genel kurul kararlarının  butlanını düzenleyen TTK.m.447/1.a hükmüne göre, pay sahiplerinin vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran kararları batıldır.  <br>Kooperatifler Kanunu m.1'e göre “ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek veya geçimlerine ait ihtiyaçlarını işgücü ve parasal katkılarıyla karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla” kurulan yapı kooperatiflerinin esas ve nihai amacı ortaklarına konut veya işyeri tahsis etmektir. Ortakların bu şekilde kooperatiften bağımsız bölüm alma hakkı, ortakların vazgeçilmez nitelikteki haklarından birisi olup, kooperatif organlarının hiç olmazsa aynı durumda olan ortaklara nisbi eşitlik ilkesi çerçevesinde aynı koşullar altında konut veya işyeri sağlaması, işlem ve kararlarının da buna yönelik olması gerekir. Dava konusu olayda, davacının da aralarında bulunduğu 3 kişi dışında davalı kooperatifin diğer ortaklarına konut tahsis edilmiş olması,  ...  Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 2020/... E dosyasında verilen 02.07.2019 tarihli Yargıtay Bozma ilamının gerekçesi ve mahkemece yapılan yargılama neticesinde de davalı kooperatif   adına  kayıtlı İstanbul ili ... İlçesi ... Mah... ada parsel  1.Bodrum Kat.Zemin  kat 2 nolu  bağımsız  bölüm  tapusunun (  155.000,00 TL  nin  davacıdan alınarak  davalı  kooperatife  verilmesine) davacıya tahsisine yönelik kararı, bu davada davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara kararının kaldırılmasına dair ... BAM ... HD'nin 14.12.2020 tarih tarihli kararının gerekçesi sonucunda davacı lehine oluşan hukuki durum dikkate alındığında  davacının gerek iptal davası gerekse butlanın tespiti davası açabileceği kanaatine varılmıştır.<br>Davacıya henüz dairesi verilmemişken, dava konusu 23.02.2020 tarihli genel kurul gündeminin 15. Sırasında görüşülerek oy çokluğuyla kabul edilen, kooperatife ait 4 dairenin satılmasına dair kararın, emredici nitelikteki Kooperatifler Kanunu m.23'de düzenlenen hak ve vecibelerde eşitlik ilkesine aykırı olması ve TTK.m.447/1.a'da düzenlenen “vazgeçilemez nitelikteki hakları sınırlandıran veya ortadan kaldıran” nitelikte olması, ayrıca kooperatifin tarafı olduğu davalarda verilen Yargıtay Bozma ilamına ve BAM Kaldırma Kararına aykırı ve onları etkisiz kılacak nitelikte olması sebebiyle butlan sebebi olarak emredici kanun hükmüne aykırılık teşkil etmesiyle nedeniyle  23/02/2020 tarihli genel kurulda alınan 15 nolu kararın butlanla batıl olduğunun tespitine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.<br>6 nolu karar yönetim kurulu faaliyet raporu, denetim raporu, bilanço ve gelir gider fark hesaplarının müzakeresi ile ilgili olup, sorulan sorulara yönetim kurulu üyelerinin cevaplar verdiği ve sonuçta yapılan oylamada 2 red oyuna karşı 106 oyla yönetim kurulu yıllık çalışma raporu, denetim kurulu raporu, bilanço ve gelir gider farkı hesapları kabul edilmiştir.  Bu karar yönünden butlan ve iptal sebepleri bulunmadığı gibi, davacının karşı oy kullanmak ve bunu tutanağa yazdırmak yönünden aktif husumet ehliyetinin de bulunmadığı değerlendirilmektedir.<br>7 Nolu karar ile yönetim kurulu üyeleri oybirliğiyle, denetim kurulu üyeleri 2 red oyuna karşılık 103 kabul oyu ile ibra edilmiştir. Yönetim kurulu üyelerinin ibrasında davacı da oy kullanmıştır. 7 nolu karar yönünden butlan ve iptal sebepleri bulunmadığı gibi davacının Yönetim kurulu üyelerinin ibrası lehine oy kullandığı halde iptal davası açamayacağı ve denetim kurulunun ibrası yönünden karşı oy kullanmak ve bunu tutanağa yazdırmak yönünden aktif husumet ehliyetinin de bulunmadığı değerlendirilmektedir.<br>9 nolu karar, kesinleşen tahkim dosyasındaki kooperatif borcunun tasfiyesiyle ilgili yönetim kurulu tarafından yapılan işlemlere onay ve yetki verilmesine dair olup, toplantıda gerekli müzakereler ve açıklamalar yapıldıktan sonra, yönetim kuruluna ... ... ile yapılan 16.12.2019 tarihli protokolün kabulü ve buna göre ödeme yapma yetkisi verilmesine oybirliğiyle karar verilmiştir. Bu karar için davacı da olumlu oy vermiş olduğundan iptal davası açamayacağı ve KoopK.m.53'de aranan dava şartının davacı yönünden mevcut olmadığı değerlendirilmektedir.<br>10 nolu genel kurul kararı kooperatife borçlarını ödemeyen ortaklar hakkında nasıl işlem yapılacağı ile ilgili olup, yapılan müzakereler sonunda, borçlu ortaklar hakkında icra takibi yapılması, borçlarını ödemeyen ortakların isim ve borç miktarlarının açıklanması 31 red, 7 çekimser oya karşılık 57 oyla kabul edilmiştir. Davacının karşı oy kullandığı belli olmadığı gibi, parasal yükümlülüklerini geciktiren ortaklar hakkında genel ilke ve yaptırımları belirleyen genel kurul kararının içerik yönünden butlan ve  iptal şartlarını barındırmadığı değerlendirilmektedir.<br>11 nolu kararda, tapusunu almayan ortaklarla ilgili gelişmeler hakkında bilgi verilmesi ve işlem yapılmasına, 13 nolu kararda, iskan masraflarını ödemeyen ortakların borçlarını verilecek bir aylık sürede ödemesine, 16 nolu kararda, kooperatif mülkiyetindeki 139 ada 9 parselde kayıtlı 342 m2 arsanın m2si 2.000 TL'den aşağı olmamak üzere satılmasına oybirliğiyle karar verilmiş ve davacının 11,13 ve 16 nolu kararlar yönünde oy kullanması sebebiyle ve KoopK.m.53'deki dava şartlarını sağlamadığından aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı değerlendirilmektedir.<br>17 nolu Kararda, ortaklardan bir yıl süreyle aylık 150.000 TL aidat toplanması 7 red oyuna karşılık 101 oyla, temlik borçlarını ödemeyen üyelerin kalan borçlarını 15.04.2020 tarihine kadar ödemeleri halinde gecikme faizlerinin alınmaması oybirliğiyle, ortaklardan avans olarak 16.000 TL toplanması ve ortakların borçlarını ödemesi ve arsanın satılması halinde alınan avansların ödeme sırasına göre iade edilmesi 8 red oyuna karşılık 98 oyla kabul edilmiştir. Alınan kararlar içerik yönünden kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırılık içermediği gibi, davacının bunlara karşı oy kullandığını ve bunu tutanağa yazdırdığını ispat edemediği, dolayısıyla butlan ve iptal koşullarının bulunmadığı değerlendirilmektedir.<br>Kısa kararda 15 nolu kararın butlanla batıl olduğunun tespitine karar verildikten sonra, diğer iptali talep olunan maddeler açısından davacının davasının reddine karar verilmiş, ancak maddi hata olarak 15 nolu karar yeniden bu kısma yazılmış olmakla maddi hata gerekçeli kararda düzeltilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;<br>1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ-KISMEN REDDİ İLE;<br>23/02/2020 tarihli genel kurulda alınan 15 nolu kararın butlanla batıl olduğunun tespitine, diğer iptali talep olunan 6 , 7 , 9, 10, 11, 13, 16 ve 17 nolu maddeler açısından davacının davasının reddine,    <br>2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 54,40.-TL Karar ve İlam Harcından, peşin harç olan 80,70-TL'nin mahsup edilerek eksik kalan 26,30 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, <br>3- 9.200,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>4- 9.200,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>5-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat gideri  411,50.-TL ,  bilirkişi ücreti 4.000,00.-TL, 54,40.-TL başvuru harcı, 7,80-TL vekalet harcı,  54,40.-TL peşin harç  olmak üzere toplam 4.528,2‬0.-TL yargılama giderinin davanın kısmen kabul, kısmen red edilip red sebebinin de ortak olmasına göre 2.264,1 TL' sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>6-Karar kesinleştiğinde yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının yatıranlara iadesine,<br>Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/10/2022<br><br>Başkan ...             Üye ...               Üye ...               Katip ...      <br>E-imzalıdır.\t  E-imzalıdır.\t            E-imzalıdır.                 E-imzalıdır.  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a3468d96375de12d","SID":"b26ce879f280bd7f"}}