{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>1. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2022/1226 <br>KARAR NO\t: 2022/1511<br>KARAR TARİHİ\t: 11/10/2022<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 20/04/2022<br>NUMARASI\t: 2022/214  Esas - 2022/279 Karar<br>DAVA\t: İpotek (Terkin İstemli) - Merci Tayini<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile beraberinde ev alımı yapan iş ortağı, dava  dışı inşaat şirketi olan ... Konut Yapı ve Mimarlık Mühendislik İnş.Taah.Tic.San AŞ ile ev alımı  için sözleşme yapmış olup, dava dışı şirketin ihmalkarlığı sebebi ile 20.02.2014 tarihinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesi yapıldığı, iş bu sözleşmeye göre ...... ili,.... ilçesi, ....Mahallesi ..... ada .... nolu parselde kain ...... bloktan, ...... blok zemin . kat, ...... nolu daireyi satın aldığını, sözleşme gereği müvekkilinin satım  bedeli olan 310.00,00 TL'yi adı geçen şirkete ödediğini, buna  karşılık şirket  de sözleşmeye konu olan taşınmazın  zilyetliğinin müvekkiline devrettiğini, devri alan müvekkilinin, zilyetliği aldığı dairenin abonelik işlemlerini yaparak, ikamet etmeye  başladığını, akabinde müvekkilinin kat irtifakını almak için dava dışı  şirkete başvurduğunu  fakat her başvuruda dava dışı şirketin müvekkilini oyaladığını, irtifakın geçişini yapmadığını, gerek sözleşme tarihinin  evin teslim tarihinden sonra yapılmış  olması gerek müvekkilinin kat mülkiyetinin geçişinin hala yapılmamış olması durumlarının uzun sürmesi  müvekkiline telaşa  sebebiyet verdiğini , şirketin dava konusu taşınmaza ilişkin taşınmazın  tapusunu vermeyişinin sebebini araştırdığını, daha sonra dava dışı şirketin  taşınmazı ipotek göstererek davalı bankadan kredi çektiklerinin öğrenildiği bu durumu öğrenen müvekkilinin Erzurum 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nde şirket aleyhine tapu iptali ve tescil talepli dava açtığını, mahkemenin 07/05/2015  Tarih  2014/.... E 2015/......K sayılı  ilamı ile ''dairenin davacı adına  tapuya kayıt ve tesciline'' karar verildiği bu kararın kesinleştiği dava konusu taşınmaza ilişkin tedbir taleplerinin kabulünü, davala tarafça ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takipte, satış işlemlerine geçilmesi halinde,satış işlemlerinin müvekkili açısından telafisi imkansız  zararlar doğuracağından , tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMELERİNİN KARARLARININ ÖZETİ:<br>Erzurum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 24/02/2022 tarih, 2021/.....Esas 2022/...... Karar sayılı kararı ile, davanın genel kredi sözleşmesine teminat olarak verilen ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespitine yönelik menfi tespit davası olduğu,  01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-(a) ve (f) bentleri uyarınca ticari davadır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/2976 Esas 2021/4435 Karar sayılı ilamı), uyuşmazlığın çözümünde ticaret kanununa ilişkin hükümler uygulanacağı, Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davaların asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanacağı gerekçesiyle görevsizlik, dosyada görevli Mahkemenin Erzurum Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermiş, karar 14/06/2022 tarihinde kesinleşmiştir.<br>Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesince; dava konusu taşınmazlara davalı tarafından konulan ipoteklerin dava dışı yüklenici şirkete kullandırmış olduğu ticari krediden kaynaklandığı, iş bu dava davacısı ile davalı banka arasında kredi sözleşmesi imzalanmadığı, söz konusu ipotek rehin sözleşmesinin taraflarının dava dışı yüklenici şirket ile davalı banka olduğu, davacının dava konusu ipoteğin fekki talebini taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayandırdığı değerlendirildiğinde; dava, ticari davalardan sayılamayacağından mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş, dosyada görevli mahkemenin  Erzurum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle karşı yetkisizlik karar verildiği, kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;<br>Dava, ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir. <br>Her iki mahkeme tarafından verilen görevsizlik kararları ile çıkan olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü için dosya HMK'nın 21/1-c maddesi uyarınca re'sen merci tayini için Dairemize gönderilmiştir. <br>Bilindiği üzere yargı yeri belirlenmesine ilişkin hükümler 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 21 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.\t<br>HMK'nun \"Yargı yeri belirlenmesini gerektiren haller\" başlıklı 21/1-c bendi uyarınca \"İki mahkeme de görevsizlik kararı verir ve bu kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşirse\" yargı yeri belirlenmesi yoluna başvurulması gerekmekte olup, aynı Kanunun \"İnceleme yeri\" başlıklı 22/2. maddesine göre \"İki mahkemenin aynı dava hakkında göreve veya yetkiye ilişkin olarak verdikleri kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği takdirde, görevli veya yetkili mahkeme, ilgisine göre bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca belirlenir.<br>5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun 6.maddesi ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 2.maddesi gereğince, genel görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Asliye ticaret mahkemeleri ise özel görevli mahkeme niteliğindedir. <br>01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5. maddesinde ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği ve Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişkinin de görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.<br>Bir davanın ticari nitelikte olup olmadığı, bir diğer ifade ile asliye ticaret mahkemesinde görülüp görülmeyeceği hususu Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesinde gösterilen ilkelere göre değerlendirilmelidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesince bakılacağı yönünde bir düzenleme bulunması gereklidir.<br>Dava; davacının dava dışı şirket ile davalı Banka arasında imzalanan ticari nitelikte genel kredi sözleşmesinden doğacak borçların teminatı amacıyla verilen ipoteğin fekki davasıdır. Dava tarihinde Erzurum da Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmaktadır. Dava konusu ipotek, dava dışı şirketin doğmuş ve doğacak kredi borçlarının teminatını teşkil etmek üzere tesis edilmiştir. İpotek lehtarı ve dava dışı ipotek borçlusu arasında imzalanan sözleşme ticari nitelikte olup bu durumda uyuşmazlığın ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi kapsamında kaldığı, aynı kanunun 6135 sayılı kanun ile değişik 5. maddesi uyarınca ticari dava olduğu gözetilerek görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olması  gerektiği anlaşılmıştır. ( Yargıtay  19.Hukuk Dairesinin 2016/6413 Esas, 2017/133 Karar,Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 2014/20010 Esas, 2015/15674 Kararı- Yargıtay 11. HD. 2020/2420E, 2020/3690K sayılı ilamı ) <br> HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br> 6100 sayılı HMK'nun 21 ve 22. maddeleri gereğince Erzurum  Asliye Ticaret Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-c maddesi, uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.11/10/2022</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"21c27a0137b9da98","SID":"5c03b4b2ed0c699f"}}