{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2014/1064 Esas - 2022/633<br>                                                               TÜRK MİLLETİ ADINA \t<br>                  T.C.<br>\t...<br>\t4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2014/1064 Esas<br>KARAR NO\t: 2022/633<br><br>HAKİM\t:...<br>KATİP\t:....<br><br>DAVACI \t:...<br>DAVALI \t:...<br><br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>DAVA TARİHİ\t: 06/05/2014<br>KARAR TARİHİ\t: 19/07/2022<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 15/08/2022<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>  DAVA\t: \t\t\t\t<br>      Davacı vekili,  davalının sürücüsü olduğu aracın yaptığı kaza  sonucunda dava dışı ...'nin malul kaldığını, davalının  aracının kaza tarihinde geçerli trafik sigorta poliçesi olmadığını, bu nedenle  ilam gereğince müvekkili şirketin takip dosyasına 56.056,54 TL tazminat ödemek zorunda kaldığını, mevzuat uyarınca yaptığı ödemeler için zarara neden olanlara karşı Güvence Hesabına rücu hakkı tanındığını, ödenen  toplam 56.056,54 TL tazminatın ödeme tarihi olan 13.02.2012 tarihinden itibaren işleyen faizi ile birlikte tahsili için kazaya sebebiyet veren  aracın maliki ... Hafriyat Nak.İnş.Taah.Tic.Ltd.Şti. Ve sürücüsü...'dan tahsili için ... 9. İcra Müdürlüğü'nün 2012/6952 E. Sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, ancak davalının borca itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu belirterek davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br><br><br>CEVAP\t\t\t\t\t\t  : <br>Davalı vekili, davanın dayanağının ...1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ilamı olduğunu, kararın temyiz edildiğini, kararın  usul ve yasaya aykırılık taşıdığını, davalıya ait kusur oranının 8/8 olmadığının Kartal 1. İş Mahkemesi'nin 2006/2008 E. 2008/464 K. sayılı ilamı ile sabit olduğunu, kararın Yargıtay temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiğini, temyiz ettikleri ...1. Asliye Ticaret Mahkemesi Kararının temyiz incelemesinin sonuçlanmadığını, davacının temyiz sonucunu beklemeden icra dosyasına 56.056,54 TL ödeme yaptığını, Yargıtay incelemesi sonucu kararın bozulmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, davacının davasının haksızlığının ileride sübuta ereceğini savunarak davanın reddini istemiştir.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE\t\t\t : <br>Dava, davalının sürücüsü olduğu aracın karıştığı kazada malul kalan dava dışı kişiye, aracın sigorta poliçesi olmadığından davacı tarafça yapılan tazminat ödemesinin davalı sürücüden rücuan tahsili için yapılan takibe davalının vaki itirazının iptali  istemine ilişkindir.<br>Yargılama devam ederken davalı... 13/05/2017 tarihinde vefat etmiştir davaya, sunulan mirasçılık belgesinde mirasçı olarak görülen...  yönünden devam edilmiş ve bu kişilere tebligatlar çıkartılmıştır. <br>Dosyaya sunulan ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/817 Esas, 2017/1124 K. Sayılı kararı ilamı uyarınca dosyamız davalıları olan 3 yasal mirasçının mirası reddettiği ve kararın 22/12/2017 de kesinleştiği anlaşılmıştır. <br>Bu bilgilere göre; <br>    Türk Medeni Kanunun  599/II. maddesi uyarınca;  mirasçılar tereke borçlarından kişisel malvarlıklarıyla sınırsız olarak sorumludurlar. Mirasçıların kişisel sorumluluğu, ancak mirasın kabulü veya ret süresinin geçmesi, yani mirasçıların mirası kesin olarak kazanmaları ile başlar. <br>Somut olayda;  davalılar;  müteveffa...’ın mirasçıları olmaları nedeniyle davaya  dahil olmuşlar ve yukarıda anılan ilam ile müteveffanın  mirasını reddetmişlerdir ve bu haliyle mirasın açıldığı andan geçerli olacak şekilde mirasçılık sıfatını kaybettikleri anlaşılmıştır. <br>Bu haliyle; davalılar bakımından  mirasın reddinin etkisi üzerinde durulması gerekmekte olup, bu nedenle, taraf ve dava ehliyeti ile davada sıfat kavramlarının açıklanması yoluna  gidilmiştir. <br>Taraf ve dava ehliyeti; davanın tarafları ile ilgili olduğu halde sıfat dava konusu hakka ilişkindir. Davada sıfat, tarafın dava konusu maddi hukuk ilişkisinin süjesi olup olmamasıyla ilgili olup; davanın tarafı ile dava konusu hak arasında \"hak ilişkisine dayalı bir bağ\" dır. <br>Mahkeme önünde, maddi hukuka dayalı hakkına dair uyuşmazlığın çözümünü ve himayesini isteyen kişi davacı, kendisine karşı hakkın himayesi istenen kişi ise davalıdır. Davacı, dava konusu hakkın sahibi, davalı ise hakka uymakla yükümlü olan ve bu hakkı ihlal ettiği düşüncesi ile kendisine karşı hakkın himayesi istenen kişidir. Bir davada, davacı ve davalı sıfatının kime ait olduğu tamamen maddi hukuka göre belirlenir. Dava dilekçesinde davacı ve davalı olarak gösterilen kişiler şeklen taraf ise de hakkın sahibi veya  kendisine karşı  hakkın  himayesi  istenmesi  gereken  kişiler  olmadıkları  belirlenir  ise  davanın  sıfat yokluğundan (husumetten)  reddi  gerekir.  Husumetten  red  kararı usule  ilişkin  bir  karar  olmayıp; davada taraf olarak gösterilenlerden birinin taraf sıfatının bulunmadığını belirleyen esasa ilişkin bir karardır. Husumetten red kararı, davada taraf olarak gösterilenler arasında kesin hüküm teşkil eder. <br>Husumet dava şartı olup, kamu düzenine ilişkin bulunduğundan, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gereken bir husustur. (Alıntılanan ve emsal kabul edilen karar, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2021/8434 Esas, 2022/5532 K. Sayılı kararı)<br>Somut olayda, müteveffa...’ın 13/05/2017 tarihinde vefat ettiği, geride yasal mirasçı olarak davalıların  kaldığı ve yasal mirasçı konumunda olan davalıların   mirası kayıtsız şartsız olarak reddettikleri anlaşılmaktadır. Bu kapsamda yasal mirasçı sıfatı ortadan kalkan davalıların iş bu dava yönünden pasif husumet ehliyetlerinin bulunmadığı anlaşılmış ve bu doğrultuda davanın , HMK 114/1-d ve 115/2 m uyarınca davanın pasif dava ehliyeti yokluğu sebebiyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>Her ne kadar davalılardan...Çınar kendisini vekille temsil ettirmişse de, vekaletnamenin mirasın reddinden sonra sunulmuş olması ve davanın açılış tarihinin de müteveffanın ölüm tarihinden önce olması sebebiyle davalı lehine vekalet ücreti takdiri yoluna gidilmemiştir. <br>HÜKÜM\t\t\t\t\t  : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacının davalılar aleyhine açmış olduğu davanın 6100 sayılı HMKnun 114/1-d ve 115/2 md uyarınca pasif dava ehliyeti yokluğundan USULDEN REDDİNE,<br>2- Alınması gerekli 80,70 TL harcın peşin yatırılan 4,60 TL'den mahsubu ile kalan  artan 76,10 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4- Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>Dair davacı vekilinin ve Davalı...vekilinin yüzüne karşı diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.  19/07/2022<br><br><br>Katip...<br> e-imzalıdır.<br> <br> <br>Hakim ...<br>e-imzalıdır. <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9c9a7a382915a220","SID":"46efceb5cfb2482a"}}