{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>T.C.<br>DİYARBAKIR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  2. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t\t: 2022/1031 <br>KARAR NO\t\t: 2022/923<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t:  DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ\t\t:  10/10/2022<br><br>\tÇınar Asliye Hukuk Mahkemesi ve Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için Dairemize gönderilen dosya incelendi;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ\t:<br>\tDava, borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.<br>\tÇınar Asliye Hukuk Mahkemesi,  \"kazaya karışan 35 YV 434 plakalı aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesinin bulunmadığı, ....ı'nın sorumluluğunun TTK.'nın 1483/1. maddesinden kaynaklandığı ve aynı Kanunun 4. maddesine göre TTK.'dan kaynaklanan uyuşmazlıkların ticari dava sayılacağının açıkça belirtilmesine göre uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği\" belirtilerek davanın görevsizlik sebebiyle usulden reddine, dosyanın görevli Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.<br>\tDiyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi,  \"davanın, davalı güvence hesabının davacının maliki/işleteni olduğu iddia edilen ve zorunlu mali sorumluluk sigortası olmayan araç sürücüsünün kusurlu davranışı neticesi meydana gelen trafik kazasında zarar gören üçüncü kişinin zararını karşılamış olduğu iddiası ile başlatılan icra takibinden dolayı menfi tespit davası olduğu gözetildiğinde, dava niteliği itibarı ile haksız fiilden kaynaklanmış olup, davacının gerçek kişi olması  ve TTK 4/1. maddesinde belirtilen her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili nispi ticari dava kapsamında bulunmadığının anlaşılmasına karşısında, uyuşmazlığın çözümünde asliye hukuk mahkemesi görevlidir\" gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verilmiştir.<br>\tKarşılıklı iki mahkemenin aynı dava hakkında göreve veya yetkiye ilişkin olarak verdikleri kararlar, kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği takdirde görevli veya yetkili mahkeme, ilgisine göre bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca belirlenir (HMK md.22/2).<br>\tTicaret Mahkemelerinin görev alanı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/1. maddesinde; \"Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.\" ifadesi ile ticari davalar ile sınırlandırılmıştır. Ticari davalar ise TTK 4. maddesinde sayılmıştır. Buna göre 4/1. maddesinde nispi ticari davalar, 4/1-a fıkrasından (f) fıkrasına kadar sayılan hususlar ise mutlak ticari davalar olarak sayılmıştır.<br>\tBir davanın nispi ticari dava sayılması için TTK 4/1. maddesi birinci fıkrasında belirtildiği gibi her iki tarafında tacir olduğu ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bir dava olması gerekmektedir.<br>\tMutlak ticari davalar ise, TTK 4/1-a maddesinde her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanununda düzenlenen hususlar ile yine TTK 4/1-f fıkrasına kadar sayılan yasalarda belirtilen davalar olarak sayılmıştır.<br>\tTTK'nın 1472/1.maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472/1.maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve 1953/18 E. - 1954/11 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir. 17.01.1972 tarih ve 1970/2 E. - 1972/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebilir.<br>Somut olayda da; davalı .... zorunlu mali sorumluluk  sigortası bulunmayan ve davacının maliki olduğu aracın neden  olduğu kazada  yaralanan  şahsa ödediği tazmini, haksız fiilden sorumlu olan  araç sahibi  davacıdan talep etmek için başlattığı icra takibi sonrasında araç maliki tarafından açılan menfi tespit davasıdır.  Dava niteliği itibarı ile haksız fiilden kaynaklanmış olup, davacının gerçek kişi olduğu, TTK'nın 4/1.maddesinde belirtilen her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili nispi dava kapsamında bulunmadığı anlaşılmakla haksız fiilden  kaynaklanan uyuşmazlığın  asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir. (Yargıtay 4. HD, 16/09/2021 tarih ve 2021/17896 E., 4942 K.) Ankara BAM 13 HD,12/03/2019 tarih ve  2019/398 E., 2019/394 K.; İzmir BAM 6 HD, 12/05/2022 tarih ve 2022/1385 E., 2022/2065 K.)<br>Açıklanan nedenlerle, Çınar Asliye Hukuk Mahkemesinin  yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermek gerekmiştir.  <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan sebeplerle, <br>\t1-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 21. ve 22. maddeleri gereğince Çınar Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE.<br>\t2-Dosyanın merci tayini isteminde bulunan mahkemeye gönderilmesine. <br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 22/2 ve 362/1-c maddeleri gereğince KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.10/10/2022<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d93eb4ec43fa5dac","SID":"34599a6690d92dfd"}}