{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/2023 <br>KARAR NO: 2022/1766<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>ARA KARAR TARİHİ: 01/07/2022<br>NUMARASI: 2022/606 Esas (Derdest Dosya) <br>DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 29/09/2022<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi ara kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile;  Ölümlü trafik kazası nedeniyle davalı sürücü ve araç maliki işletenden maddi ve manevi tazminat talepleri ile birlikte,  teminatsız olarak ya da uygun görülecek teminat karşılığında müvekkillerinin dava sonunda hak edeceği tazminat miktarının tahsilini garanti altına alabilmek ve müvekkillerin dava sonunda mağduriyete uğramamaları açısından davalılara ait menkul, gayrimenkulleri ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi, menkullerin muhafazası için ihtiyati haciz talep etmiştir. Mahkemece 01/07/2022 tarihli ara karar ile \"Mahkememizce yapılan değerlendirme neticesinde; alacağın varlığının  yargılamayı gerektirmesi, para alacağı bulunması alacağın muaccel olması ve ödemeden kaçınılmış olması yönünde yaklaşık ispat yargılamanın bu aşamasında gerçekleşmediğinden, ihtiyati haciz talebinin reddine\" dair karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonucunda; Dava ölümlü trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İİK'nun  257/1. fıkrasına göre “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla  diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Bu hüküm gereğince alacaklı, bir para alacağı için ancak  vadesinin gelmesi hâlinde ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir. İİK'nun  258/1. fıkrası gereğince “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur….” Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi gerekmez.  Bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. Başka bir anlatımla  ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat kuralı gereğince mahkemenin alacaklının alacağı hakkında kanaat sahibi olması yeterlidir. Davacı tarafından iddia olunan zarar, haksız fiilden kaynaklandığından, tazminat, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki \"muacceliyet\" kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. Bu yasal çerçeve içerisinde davacı vekilinin istinaf talebi değerlendirildiğinde; Mahkemece, davacı tarafın ihtiyati haciz talebi red edilmiş ise de dosyada mevcut kaza tespit tutanağı, soruşturma dosyası, otopsi raporu, hakem heyetince alınmış kusur ve aktüerya raporu dikkate alındığında, ihtiyati hacze karar verilebilmesi için gerekli yaklaşık ispat şartının gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda alacağın varlığının ve miktarının kesin olarak ispatı, bu aşamada gerekli bulunmadığından, İİK'nın 257/2. maddesinde  düzenlenen ihtiyati haciz  koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilerek, ihtiyati haciz talebi hakkında karar verilmesi gerekirken, açıklanan gerekçe ile talebin  reddine karar verilmesi  doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi ara kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Dosyanın belirtilen şekilde işlem yapılarak karar verilmek üzere Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,  5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/09/2022</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9375364c5c8b943d","SID":"f0ae284046965547"}}