{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2022/1613 <br>KARAR NO: 2022/1693<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/02/2022<br>ESAS NO: 2017/1300<br>KARAR NO: 2022/146<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/09/2022<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 19/09/2022<br>Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 24/02/2022 tarih ve 2017/1300 Esas - 2022/146 sayılı kararı davacı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin davacı aleyhine Kayseri 2.İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı dosyası ile takip yapıldığını, bu senetlerin davalı tarafından davacıyı işe başlatmak amacıyla teminat olarak alındığını, 2013 yılında taraflar arasında çıkan anlaşmazlık nedeniyle davacının davalı ile olan ilişkisini bitirerek senetleri istediğini, ancak davalının davacıyı oyaladığını, bu nedenlerle davacının davalıya borçlu olmadığının kabulüne, davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.  Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin TMSF yönetim ve denetimi altında olduğunu, davalı ile davacı arasında ticari ilişki olduğunu, senetlerin borca karşılık verildiğini, senetlerin teminat olarak alındığına dair sözleşme olmadığını, bu nedenlerle icra emrine itiraz eden davacı borçlunun davasının reddi ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.   <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; \"... Asliye Hukuk Mahkemesinden talimat yoluyla alınan bilirkişi raporunda sonuç olarak; \" Davalı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin Davacı ...'den aldığı senetlerin borcuna karşılık olduğu ve ödenmediği, davacı ...'in borçluluk halinin devam ettiği kanaatindeyim...\" şeklinde rapor sunulmuştur. Davacı dava dilekçesinde yemin deliline dayanmış olup yemin teklifi hatırlatılmış, davacı karşı tarafa yemin teklifinde bulunmayacağını dilekçe ile bildirmiştir. Toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu, mahkememizce toplanmış usulüne uygun deliller olarak değerlendirilmiş buna göre, davacının dava ve takip konusu bono nedeniyle borçlu olmadığının, bononun teminat senedi niteliğinde olduğunu, senede karşı tanıkla ispat yasağı (HMK m.201) kapsamında kesin delillerle ispat etmesi gerektiği, davacının iddiasını kesin delillerle ispat edemediği, dava ve takip konusu kambiyo senedinin geçerli bir alacak borç ilişkisi nedeniyle düzenlendiği, kambiyo ilişkisinin geçerli olduğu anlaşılmakla davanın reddine  karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.  Davalı taraf her ne kadar kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuş ise de yargılama kapsamında icra takibi tedbir yoluyla durdurulmamakla yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine....\" gerekçesiyle davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. <br>İşbu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı şirketin, davacı aleyhine Kayseri 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas  sayılı takip  dosyası ile icra takibi başlattığını, davacının, takibe konu olan senetlerden dolayı hiçbir borcu bulunmadığını, iş bu takibe karşı itiraz edildiğini, ancak  Kayseri 2. İcra Hukuk Mahkemesi Hakimliğinin 2017/451 Esas sayılı dosyasında borca itiraza yönelik davanın reddedildiğini, davalı şirketin davacıyı işe başlatmak için; davacının 10.000 TL bedelli bono vermesini şart koştuğunu ve davacının tarihi açık olarak davalı şirkete istenilen bu senedi verdiğini, davacının, kendi aracı ile işe başladıktan bir müddet sonra davalı şirketin aracın modelinin düşük olduğundan bahisle aracını yenilemesini istediğini,  davalı şirketin araca rehin konulamadığından dolayı, davacının babası olan ...’den bir adet boş senet ile davacıdan tam 4 adet aynı şekilde imzalı boş senet aldığını, davacının davalı şirketin distribütörlük işine ihtiyacı olduğundan ve ayrıca bu senetlerin başkaları tarafından kullanılmasının yasak olduğunu bildiğinden senetleri bu şekilde vermekten imtina etmediğini, davacı ile davalı şirket arasında 2013 yılında anlaşmazlık çıktığını ve müvekkilinin 2013 yılı Ağustos ayında davalı ile olan ilişkisini bitirmek durumunda kaldığını, müvekkilinin, davalı şirketteki gerek kendi senetleri gerekse de babası ...’in senetlerini istediğinde her defasında davalı şirketin bunu geçiştirdiğini ve vereceklerini söyleyerek sürekli oyaladığını, 2013 yılı sonu itibariyle 2014 yılı Ocak ayları arasında müvekkilinin ve müvekkilinin babası adına olan bu senetleri müvekkili, davalıdan talep ettiğini, davalının ise müvekkiline “senin borcun var” dediğini, müvekkiline borcunun meblağını dahi söylemeyerek müvekkilini oyaladığını, kaldı ki, müvekkilinin davalıya bir borcu da bulunmadığını, davalıya verilen senetlerin ise teminat senedi olup, iş bitiminde iade edilmesi gereken senetler olduğundan davalı şirketin bunu iade etmek yükümlülüğü bulunduğunu, teminat senedi olan bu senetlerin davalı tarafından 2014 yılı Nisan ayından başlamak suretiyle üzerine belirli tutarlar yazılarak Türkiye ... Bankası ... Şubesinden ciro edildiğini, verilen senetlerin teminat senedi olup, iş bitiminde iade edilmesi gereken senetler olduğundan davalı şirketin bunu iade etme yükümlülüğü bulunduğunu, müvekkilinin bunun üzerine Kayseri 7. Noterliği’nin ... tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile senetleri davalı şirketten talep ettiğini, davalı şirketin senetleri aide etmediği gibi Kayseri 2. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden haksız takip başlattığını, söz konusu takip talebinin müvekkiline tebliğ edilir edilmez müvekkilinin borca ve yetkiye itiraz ettiğini, müvekkili ile hiçbir zaman hesap mutabakatı dahi yapmak istemeyen davalı şirketin müvekkilinin bir borcu olmadığı halde kendi işlerinin kötüye gitmesi nedeniyle bu teminat senetlerini müvekkili şirketin borcu varmış gibi göstererek haksız takip yaptığını, oysa ki; bu zamana kadar müvekkilinin çekmiş olduğu ihtaranameye dahi cevap vermeyen davalı şirketin, alacağının varlığını gösterir bir kayıt da gösteremediğini, müvekkilinin böyle bir borcunun varlığını ancak ticari kayıt ile mümkün iken davalı şirketin haksız takip ile para tahsilatı yapmak istemesi nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, yargılama aşamasında Acıpayam 2.  Asliye  Hukuk  Mahkemesi  Hakimliğinin 13.05.2019   tarihli    2019/25  talimat  sayılı dosyası üzerinden rapor alındığını, rapora yönelik itirazların mahkemece değerlendirilmediğini, böyle bir kapsamlı  dosya  ile  ilgili    tek   kişilik   bilirkişi  raporunun  alınması  yerine  heyet   raporu  alınması gerektiğini, bilirkişi   ...  Odasına  kayıtlı   ...  ruhsat  nolu  Mali  Müşavir davalı şirketin  bilgilerine  göre  bu  dosyadan  rapor  verdiğini, alınan bilirkişi   raporunun   hüküm tesisine  elverişli  olmadığını, müvekkili ile  davalı şirketin  hukuki  ilişkisinin  doğduğu  yerin  Kayseri   olup,  icra  takibi de  yetkisizlik kararı  ile   Kayseri  İcra   Dairesine geldiğini ve davanın da  Kayseri’de  açılmış olup, davalı şirketin  genel  merkezi  ...  ise de Bölge  Müdürlüğü   Kayseri’de  olduğu  için  bu  konuda Kayseri’deki  bilirkişiden  raporun  alınması gerektiğini, davalı şirketin   müvekkili  adına   düzenlediği irsaliye  faturalarında  karşılıklı  imzalar bulunmadığını, müvekkili adına kesilen faturaların ... Kayseri Bölge  Müdürleri ve  muhasebecileri   tarafından gayrı  resmi  olarak   düzenlenerek  müvekkili  adına  çıkış   yapmak  suretiyle  müvekkilini  borçlu  gösterdiklerinin   görüldüğünü, müvekkili  ile  davalı şirket  arasında  düzenlenip  karşılıklı olarak imzalanan  bir  hesap   mutabakatı da bulunmadığıın, müvekkilinin, davalı  şirkete verdiği  senetlerde   hesap mutabakatına karşılık olarak verilmediğini, davalı  şirketin çalıştığı herkesten teminat amaçlı olarak  boş  senet  aldığı  gibi,  müvekkilinden de  aldığını, zaten   daha  öncede  aynı  şekilde  müvekkilinin babası  ...’den de boş olarak senet  imzalatıp  alan davalı şirketin uygulama  adı  altında  almış  olduğu  bu  senetlerle icra  takibi  yapmasının yasal olmadığını, senetlerin  hiçbir  zaman  müvekkili  tarafından doldurulmadığını, müvekkilinden   önce  babası  adına  açık  senet  isteyen  davalı şirketin müvekkilinden  icra takibine konu  olan  4  adet  senet  ile birlikte  müvekkilinin babası ...'in de 1  adet  boş  senet  imzaladığını, ancak  açık senedin doldurulması ve kullanılmasının suç  olduğu  bilindiği  için  bu  hususta  davalı  şirketin  muhasebecisine anlatılmış ve kullanılacağı dahi      düşünülmediğini, senetlerde ne tanzim tarihi ne de vade tarihi ne de miktarı yazılı olup, müvekkilinin  babasının diğer senetleri  imzalamadığı için  bu  4  adet senedi    imzaladığını, müvekkilinin davalı şirketin  kendisi  hakkıda  icra  takibi   yapmasından önce Kayseri 7. Noterliğinin ... tarih ve   ... yevmiye  nolu  ihtarnamesi ile boş  olarak kendisinden alınmış 4  adet senet ile babasından    alınan bir adet boş senedin  iadesini istediğini, bu  ihtarnamede müvekkilinin şirkete borcu olmadığı  halde  bu   boş  alınan  senetlerin bir başkasına  geçmesi  ve  kullanılması  halinde geçersiz  olması ve    suç teşkil etmesi nedeni ile suç duyurusunda bulunulacağının belirtildiğini, söz konusu  senetlerin  davalı şirket  tarafından  tanzim  edildiğini ve doldurulduğunu, müvekkilinin   davalı şirketten alacağı   olduğu   halde müvekkilinin  davalı şirketten  aynı yılın  8  ayında  ayrıldıktan sonra davalı şirketin 2012 yılında alınan senetleri  doldurmak suretiyle  müvekkili şirkete  borçlandırdığını, bilirkişi raporunun  düzenlenmesine  delil olarak gösteren  ve müvekkili ...’in  talebi olarak görünen  evrakta  miktarın  hem  el  yazısı  ile  olması  hem de   bilgisayar    çıktısı   halinde olmasının  dikkat  çekici olduğunu, zira   o  tarihdeki  müvekkilinin  talebi 7  bin lira  olmakla  bunun  37  bine   çevrilmesi ve  el yazılı rakam ile bilgisayar rakamının aynı miktara  uyarlanmış olması  tamamıyle  davalı şirketin  muhasebesinde  yapılan  düzenleme olduğunu, hesap  tutturmak adına   faturaların   gece  yarısı   girildiğinin görüldüğünü, müvekkilinin   6  aydan sonra   tamamıyla    alışverişi  kestiğini  ve  daha  sonra   aynı  yılın  Ekim  ayında   ...  adlı  bir  firmada işçi  olarak çalışmaya  başladığını, bu  durumun  SSK kayıtları   ile   de sabit olduğunu, müvekkilinin   şirketin  işçisi  konumunda  iken  ondan  senet alınmasının yerinde olmadığını, bu  anlamda  işçi  -  işveren   ilişkisi   nedeniyle de  aslında  aralarında    ticari bir  ilişki  olmadığını,  işçi   -  işveren   ilişkisi  nedeniyle  aslında  davaya iş mahkemesi tarafından  bakılması  halinde  davanın reddine  karar verilebilmesi  için  tüm  sgk   kayıtlarının  celbi  gerektiği  halde  ticaret  mahkemesinde  bunların  toplanmadığını, müvekkilinin 2013  yılı  4  ay  itibariyle davalı şirket  ile  ticari   ilişkisini  bitirmeye davalı  şirketin   taraflar  arasındaki  anlaşmaya  uymaması   nedeni  ile  karar  verdiğini, davalı  şirketin  bedelsiz ürünlere  dahi   fatura    kestiğini, davalı  şirketin bazı  ürünlerde 10   koliye 1  koli  bedava, tarihi  geçmiş   ürünlerde  geri  iade   edildiğinde iade  tutarının   müvekkilinin    hesabına   aktarılmaması, okullara   verilen   anlaşmalı  bedelsiz   ürünlerin   tutarlarını da  müvekkilinin   haksız yere hesabına borç bakiye olarak ilave  edilmesi  ile   kaydedilip  borç bakiyesinin  yükselmesi  ile  müvekkili  ile davalı  şirket  arasında  anlaşmazlık  doğduğundan davalı şirket ile fazla  alışveriş  olmadığını, mahkeme   dosyasına   sunulan   davalı şirketin ...’da bilirkişiye verdiği  hesap hareketlerindeki 2013 Nisan   2013  tarihindeki   14 bin,  8 bin   ve  5 bin   gibi     yüklü  rakamlarla bir   alışveriş   olmadığını, bu  şekilde yüklü  rakamlarla  ne  müvekkilinin ne de  davalı şirket ile   çalışan  diğer   PLASİYER lerin  ürün  almadığını, müvekkilinin  davalı  şirket   ile   ilişiğini  kesmeye  karar   verdiği  sırada   Kayseri’deki  muhasebecilerinden  alınan   hesap   dökümü  ile  uyum  sağlamadığını, her iki  hesap  dökümü  hareketlerinin birbirini  tutmadığı   için  bu konuda yeniden bir  rapor gerekmekte iken ek rapor da alınmadığını, davalı şirketin faturalardan değil de  elinde  bulunan  teminat  senetleri  ile   takip  yapmış  olmasının da  zaten böyle bir borcun olmadığını   gösterdiğini, faturaların  müvekkili ile   davalı şirketin ticari  ilişkisi bittikten sonra kesildiğini ve üstelik gece yarıları kesilen faturaların müvekkiline   gönderilmediğini,   müvekkilinin  davalı  şirket  ile ticari  ilişkisini bitirdiği  sırada davalı şirketten 11.000 TL alacağı bulunduğunu, müvekkilinin  davalı şirkete takibe  konu  olan senetlerden  dolayı bir borcu olmadığını, davalı şirketin müvekkilinden teminat  adı  altında imzalı olarak elinden   boş   olarak    almış  olduğu  4  adet  senedin  farklı  tarih  ve miktarlarda   doldurulmak suretiyle   icraya  konulmuş  olması da sanki  müvekkilinin  bu  4  adet  senedi kendisinin vade ve miktarları yazılı olarak  verdiği  ve dolayısıyla bu miktar borcu kabul  ettiğini kanıtlamaya yönelik olduğunu delillendirmek  amaçlı yapıldığını, yargılama aşamasında müvekkilinin babası ...’in dinlemesini talep ettiklerini, mahkemece tanığın beyanı alınmadığını, oysa bu tanığın dinlenmesi halinde davalının haksız ve kötüniyetli olduğunu, açılan davanın yerinde olduğunun açığa çıkacağını belirterek; Kayseri 7. Noterliğinin 30.04.2014 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile belirttiğimiz ve  iadesini istediği    teminat  senedinden dolayı   borçlu  olması mümkün olmadığından davanın  kabulü  gerekirken  reddine  karar   verilmesinin yasal olmadığını, kararın   gerekçesiz olduğunu, delillerin  dikkate  alınmadığını, davalının   ticari  defterleri tek başına  delil  olamayacağı ve müvekkilinin şirketin çalışanı olduğu     gözardı  edilerek senedin   tahsiline gidilmiş olması nedeniyle davalının  haksız  ve  kötüniyetli  olmakla, haklı  davanın  kabulü  yönünde  karar verilmesinin  usul ve  yasa  gereği olduğunu, bu  nedenle   kararın yerinde olmadığını, istinaf   talebinin kabulü ile kararın kaldırılmasına ve haklı davanın kabulüne karar   verilmesini talep etmiştir. <br> HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.Dava, İİK.72 mad gereği takipten sonra açılan menfi tespit davasıdır. Davacı, icra takibine konu 4 adet bononun  teminat olarak verildiğinden bahisle  açılan  menfi tespit talebine ilişkindir. Davalı malen kaydı içeren bonoda talil edici bir beyanda bulunmamış, mal alım satımı nedeniyle bononun düzenlendiğini beyan ile davacının teminat iddiasını kabul etmediği görülmüştür. Davalı tarafından davacı aleyhine Kayseri 2. İcra Dairesi’nin ... E sayılı icra takip dosyasında 24.02.2014 tanzim tarihli, 30.06.2014 vade tarihli, 10.000,00 TL bedelli malen kaydı içeren, 24.02.2014 tanzim tarihli, 30.07.2014 vade tarihli, 15.000,00 TL bedelli malen kaydı içeren, 24.02.2014 tanzim tarihli, 30.04.2014 vade tarihli, 5.000,00 TL bedelli malen kaydı içeren, 24.02.2014 tanzim tarihli, 31.05.2014 vade tarihli, 5.000,00 TL bedelli malen kaydı içeren bono nedeniyle takip başlatılmış olduğu görülmüştür. Bononun davacı tarafından davalı  lehine tanzim edildiği görülmüştür. Kural olarak kambiyo senetleri, kayıtsız şartsız soyut borç ikrarını içeren senetlerdir. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir. Buna göre, bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu  ispat etmekle yükümlüdür. Bu  bakımdan kambiyo senedinin bedelsiz olduğu iddiasıyla açılan menfi tespit davasında ispat külfeti davacı borçluya düşer. Bu itibarla, dava konusu bononun teminat senedi olduğunu iddia eden davacının öncelikle bu iddiasını HMK’nın 201. maddesi  uyarınca yazılı delille ispatlaması gerekmektedir. Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğince açığa imza atan sonucuna katlanır. Belgenin anlaşmaya aykırı doldurulduğu hususunun davacı tarafından aynı kuvvetteki delillerle ispatlanması gerekir.<br>Somut olayda imzası inkar edilmeyen bono takip konusu yapılmış olup,  davacı taraf söz konusu senedin  teminat olmak üzere boş olarak verildiğini, senedin iade edilmediğini, doldurularak icra takibine konulduğunu, teminat senedine dayalı olarak takip yapılamayacağını ileri sürmüştür. Yerleşik Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere; bir senedin teminat senedi vasfını taşıyabilmesi için; ya senet metninde açık olarak teminatın hangi hususta verildiği belirtilmeli, ya da ayrı bir sözleşmeyle söz konusu teminat senedine atıf yapılarak senedin teminat senedi olduğunun belirlenebilir olması sağlanmalıdır. Senet üzerine yazılacak olan \"teminattır\" ibaresi dahi tek başına senede teminat senedi olma hüviyetini kazandırmaz. \"teminat senedidir,\" \"devredilemez\", \"ciro edilemez\", ibareleri de tek başına geçersiz olup, hiç yazılmamış kabul edilir. Aynı yönde  (Yargıtay 12.Hukuk Dairesi’nin 2014/11410 E. 2014/13843 K. sayılı ilamı), bir senedin teminat senedi olduğunu ileri süren taraf bunu yazılı bir belge ile ispatlamalıdır. Somut olayda takip konusu bononun teminat senedi olduğu yönündeki iddialar yönünden davacı tarafça dosyaya herhangi bir yazılı belge sunulamadığı, teminat senedi olduğuna dair ibare bulunmadığı, bu hususun tanıkla ispatının mümkün olmadığı, kesin delille ispatı gerekirken davacının bunu ispat edemediği, davacı tarafça yemin deliline de başvurulmayacağının beyan edildiği de gözönüne alınarak bu durumda HMK'nın 200. Maddesine göre senede karşı senetle ispat yükümlülüğü altında bulunan davacı tarafça senedin teminat amacıyla boş olarak verildiği veya anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu hususunun kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığı görülmekle davacının istinaf isteminin esastan reddi gerekmiştir. <br> Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nun 355. Maddesi gereğince  istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda istinaf edilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılığın bulunmadığı, kararın hukuka uygun olduğu, bu nedenlerle söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince hukuka uygun olduğu değerlendirilerek davacının istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 24/02/2022 tarih ve 2017/1300 E. - 2022/146 sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  <br> 2-Alınması gerekli olan 80,70 TL nispi istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafından peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5-HMK. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, HMK. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,\t<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 16/09/2022\t\t<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b377810c487b8091","SID":"9859230594add7af"}}