{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1158 <br>KARAR NO\t\t: 2022/1188<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08.03.2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/263 E.  2022/873 K. <br>DAVANIN KONUSU\t: Şirketin İhyası<br>KARAR TARİHİ\t: 09.09.2022<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 09.09.2022<br>\t<br>\tManisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.03.2022 tarih 2022/263 E. 2022/873 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :Davacı vekili, ... Şirketi ile davacı idare arasında görülen Manisa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/16 Esas sayılı dosyasında görülen rücuen alacak davasında, davalı şirketin ticaret sicil kaydının terkin edildiğinin anlaşılması üzerine mahkeme tarafından şirketin ihyasını sağlamak üzere kesin süre verildiğini, belirterek; ... Şirketi'nin ihyasına karar verilmesi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre  davalının taraf ehliyetinin bulunmaması nedeni ile 6100 sayılı HMK 114/1-d bendi gereği dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur<br>\tKarara karşı davacı vekili  tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ :Davacı vekili, ... Şirketinin ticaret sicil kaydının terkin edildiğinin anlaşılması üzerine mahkeme tarafından şirketin ihyasını sağlama üzere kesin süre verilmesi nedeni ile davanın açıldığını, taraf ehliyeti bulunduğunu belirterek kararın kaldırılması gereğini ileri sürmüştür.<br>\tGEREKÇE : Dava, resen ticaret sicilinden terkin edilen şirketin derdest dava dosyasından kaynaklı dava nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tDava dilekçesi ve ekeli belgeler içeriğine göre davacı tarafından dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen ... Şirketi'nin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 32 ve geçici 7. maddesi ile \"Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketleri ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicil Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliği\" hükümleri çerçevesinde 05.06.2014 tarihinde Demirci Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından resen silinerek tescil ediliği anlaşılmaktadır.<br>\t6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası son cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayalı olarak terkin tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde şirkete ait tasfiye edilmemiş malvarlığının bulunması halinde ise 10 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler.<br>\tDavalı şirketin ticaret sicilinden resen terkin edilerek tüzel kişiliğinin sona erdiği hususu uyuşmazlık konusu değildir. Resen terkin nedeniyle şirketin ihyası için açılacak davalarda Ticaret Sicil Memurluğu'nun hasım olarak gösterilmesi gerekli ve yeterli olup Ticaret Sicil Memurluğu tarafından sicilden resen terkin edilerek tüzel kişiliği sona ermiş olan davalı şirkete davacı tarafıdan husumet yöneltilmesi yerinde değildir. ( Yargıtay 11.HDB'nın 20.01.2016 tarih ve 2015/14149 E. -  2016/532 K. Sayılı ilamı ). Bu davanın, ticaret sicil müdürlüğüne karşı husumet yönetilerek açılması gerekir.<br>\tBu itibarla, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.\t<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 80,70 TL peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,  kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.09.09.2022</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0c378aee66013992","SID":"55de045ec3eba6c9"}}