{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ <br><br>DOSYA NO\t: 2022/1345 <br>KARAR NO\t: 2022/1217<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ           : 03/03/2022 (Dava) - 02/06/2022 (Karar) <br>NUMARASI\t: 2022/203 Esas - 2022/448 Karar<br>DAVA             \t: Zayi Belgesi Verilmesi<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 12/08/2022<br>KARARIN YAZIM TARİHİ\t: 12/08/2022<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/06/2022 tarihli, 2022/203 Esas ve 2022/448 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacılar vekili  dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri tarafından İzmir 13. Noterliğinin 21.04.2017 Tarih ve 5678 Yevmiye Numaralı sözleşmesi ile adi ortaklık kurulduğunu, vergi müfettişleri tarafından inceleme amacıyla adi ortaklığın defterlerinin istendiğini ancak yapılan tüm aramalara rağmen yevmiye defteri ve envanter defterinin  bulunamadığını beyanla adi ortaklığa ait 2017 yılına ait Yevmiye defteri ve 2017 yılına ait envanter defterinin zayi olması nedeniyle mağduriyete mahal verilmemesi için ivedilikle zayi belgesi verilmesine  karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. <br>Dava hasımsız açılmıştır.<br><br>İLK  DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR:<br>Mahkemece;\".... TTK nın 82/7 maddesinde  açıkça belirttiği üzere gerekli dikkat ve özen gösterilmiş olmasına rağmen söz konusu defter ve belgelerin kaybolması halinde zayi belgesi  verilebilecek olup, somut olayda dikkat ve özen yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirilmediği, davacıların gerekli dikkat ve özen yükümlülüğünün gösterildiğine ilişkin herhangi bir delil sunmadığı, iddialarının soyut nitelikte olduğu, kanunda sayılan nedenler sonucu da zayi olduğunun davacı tarafça ispatlanamadığı....\"  gerekçesiyle ''davanın reddine...\" şeklinde hüküm kurulmuştur. <br>Karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br> İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davacılar Vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; TTK’nın 82/7. maddesi gereğince, tacirlerin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgelerin, yangın, su baskını veya deprem gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğraması halinde tacir, mahkemeden kendisine bir belge verilmesini talep edebilme hakkına sahip olduğunu, zikredilen hükümde \"gibi bir afet\" ifadesine yer verilmiş olduğundan dolayı sayılan doğal olaylar tahdidi değil, örnek olarak sayıldığını, dolayısıyla tacir müvekkillerinin tamamen iradesi ve kusuru dışında ve elinde olmayan nedenlerle gerçekleşen olayların tamamının zayi olma kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, dolayısıyla ilk derece mahkemesince, salt bir doğal afet durumunun gerçekleşmediği örnek gösterilerek davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kararının kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; 6102 sayılı TTK' nın 82/7 maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş olup, karara karşı davacılar vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>                             6102 sayılı TTK'nın 82-(7) maddesine göre; bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa; tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren, onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir.<br>6102 TTK'nın 82-(7) maddesinde; zayi belgesi verilebilecek haller tahdidi olarak sayılmıştır. Tacirin, anılan yasa maddesinden yararlanabilmesi için bir taraftan ticari defterlerin ve belgelerin  korunması amacıyla gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziyaa uğramanın onun iradesi dışında, elinde olmayan bir nedenle meydana gelmiş olması zorunludur. Mücbir nedenlerin ispatı, bunu iddia eden tacire aittir. İleri sürülen mücbir nedenin dayandığı olayların defter ve belgelerin yok olması veya elden çıkması sonucunu doğuracak nitelik ve yoğunlukta olup olmadığı araştırılmalı ve irade dışında defter ve vesikaların tamamen veya kısmen kaybı yahut yok olması sonucu oluştuğunda mücbir neden kabul edilmektedir. Davacı  tutmak ve saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgeleri özenle korumakla yükümlüdür.<br>Somut olayda; dosya kapsamı ve delillere göre; tacir olan davacıların  zayi  belgesi verilmesini talep ettikleri defterleri muhafaza konusunda gerekli özen yükümünü yerine getirmediği, defterlerin ne şekilde zayi olduklarını ispat edemedikleri, bu nedenlerle yukarıda anılan madde hükümlerine göre zayi belgesi verilmesi şartlarının somut olayda gerçekleşmediği, ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden bir yanlışlık bulunmadığı ve davacıların  istinaf sebeplerinin de yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.<br>Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacılar vekilinin istinaf sebebleri yerinde görülmediğinden, HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacılar vekilinin İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/06/2022 tarihli  2022/203 Esas ve 2022/448 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 80,70-TL istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, istinaf başvuru harcının hazineye irat kaydına,<br>3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın  yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa resen iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-ç maddesi gereğince kesin olmak üzere  12/08/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0b91f74c9647e022","SID":"473fffbb2d2a477a"}}