{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    2020/1252 Esas 2022/938  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2020/1252 <br>KARAR NO\t: 2022/938<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/01/2020<br>NUMARASI\t\t: 2019/375 Esas 2020/19 Karar<br>DAVACI \t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALILAR \t: <br>DAVA\t: İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 08/07/2019<br>KARAR TARİHİ\t: 30/06/2022<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 07/07/2022<br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalılar tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinde diğer davalının müteselsil kefil olduğunu, kredi borcunun ödenmediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalıların icra takibine itirazının iptaline, %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalılara usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmesine rağmen davalılar davaya süresinde cevap vermemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile davacının takip tarihi itibarıyla davalılardan alacaklı olduğu miktarın tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların icra takibine ... numaralı taksitli ticari kredi nedeniyle; 32.455,76 TL asıl alacak, 526,54 TL faiz ve 26,33 TL BSMV olmak üzere toplam 33.008,63 TL'ye, ... numaralı taksitli ticari kredi nedeniyle; 8.935,63 TL asıl alacak, 121,73 TL faiz ve 6,09 TL BSMV olmak üzere toplam 9.063,45 TL'ye, ... numaralı taksitli ticari kredi nedeniyle; 14.502,00 TL asıl alacak, 220,15 TL faiz ve 11,01 TL  BSMV olmak üzere toplam 14.733,16 TL'ye, ... numaralı taksitli ticari kredi nedeniyle; 20.941,09 TL asıl alacak, 428,81 TL faiz ve 21,44 TL BSMV olmak üzere toplam 21.391,34 TL'ye yaptığı itirazın iptaline, asıl alacak kalemlerine takip tarihinden itibaren %48 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV'si uygulanmak suretiyle takibin bu şekilde devamına, fazla istemin reddine, kabul edilen 78.196,58 TL'nin %20'si oranında hesap edilen 15.639,31 TL icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\t Davalılar istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi incelemesinde asıl borçlu ile müteselsil kefil için aynı faiz oranı üzerinden hesaplama yapıldığını, Yargıtay uygulamaları ve Tüketici Kanunları gereği kefilin kredi sözleşmesinden sorumluluğunun asıl borçlu ile aynı koşullara ve aynı faiz oranına sahip olmadığını, bankanın talep ettiği ve bilirkişi tarafından hesaplamaya esas alınan faiz oranlarının fahiş olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın kısmen iptali istemine ilişkindir.\t<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tGenel kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarı, Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2019/2004 sayılı takip dosyası, yargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan 11/11/2019 tarihli ön rapor, 22/11/2019 tarihli bilirkişi raporu, kredi ödeme planları, hesap özetleri dosya içerisinde yer almaktadır.<br>\tAnkara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2019/2004 sayılı takip dosya incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine toplam 80.405,51 TL alacağın tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçlu şirkete 20/02/2019, diğer davalı borçluya 25/02/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçluların 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde 21/02/2019 tarihinde icra takibinde yer alan borca ve ferilerine itiraz ettiği, işbu itirazın iptali davasının itiraz dilekçesinin alacaklı/vekiline tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 08/07/2019 tarihinde açıldığı görülmüştür.  <br>\tDavacı banka ile davalı şirket arasında 28/01/2015 tarihli 100.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşme limitinin 26/01/2016 tarihinde 150.000,00 TL'ye çıkarıldığı, davalı ...'ın sözleşmede ve limit artışında, aynı limitler ile müteselsil kefil sıfatıyla imzasının yer aldığı, davalı ...'ın kefaletinin sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nun 583 vd. maddelerinde yer alan şekil koşullarına uygun olduğu dosya içeriğiyle sabittir. <br>\tDavacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağı bulunduğunu, alacağın tahsili talebi ile başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle yukarıda özetlendiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>\tTaraflar arasında davacı banka ile davalı şirket arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı tarafından kredi hesabının kat edildiği, alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, davalıların icra takibindeki borcun tamamına itiraz etmeleri üzerine işbu itirazın iptali davasının açıldığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. <br>\tİstinaf itirazı kapsamında uyuşmazlık, temerrüt faiz oranından kaynaklanmaktadır. <br>\tDavalıların istinaf itirazı incelendiğinde, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile takip tarihi itibarıyla davacının davalılardan alacaklı olduğu miktar tespit edilerek banka tarafından icra takibinde %64 oranında temerrüt faizi talep edilmiş ise de, bankanın kullandırılan taksitli ticari kredi için fiilen uyguladığı temerrüt faiz oranının %48, ticari KMH için ise %24 olduğu tespit edilmiştir. <br>\tDavalı şirket asıl borçlu diğer davalı ise müteselsil kefildir. Müteselsil kefil, asıl borçlunun borcundan kefalet limitleri dahilinde ve kendi temerrütünün sonuçları ile sorumludur. Bir başka anlatımla, asıl borçlu hakkında hangi oranda akdi ve temerrüt faizi işletiliyor ise, müteselsil kefil için de aynı oran uygulanacaktır.<br>\tHükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit edilen ve hesaplamaya esas alınan temerrüt faiz oranı da bankanın Merkez Bankasına bildirdiği oran olmayıp, fiilen uyguladığı orandır. <br>\tBu durumda mahkemece, ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu hükme esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davalıların istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalılardan alınması gerekli olan 5.341,60 TL harçtan peşin alınan 1.280,90 TL nispi harç ve 54,40 TL maktu harcın mahsubu ile bakiye 4.006,30 TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 30/06/2022<br><br>Başkan-               Üye -                        Üye -              Zabıt Katibi -<br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"706dc2d646d9d19f","SID":"4772b1d0b84a9bb0"}}