{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1171 <br>KARAR NO: 2022/1001<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 26.04.2022 Tarihli ara karar<br>NUMARASI: 2022/309<br>DAVA: Alacak<br>Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında ilamda yazılı nedenlerle ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasından davalı şirket tarafından yatırılan teminat üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince ihtiyati haciz talebinin değerlendirildiği 26.04.2022 tarihli ara kararla; \"...İhtiyati haciz talebine konu alacak herhangi bir mahkeme kararına veya kıymetli  evrağa dayanmadığı gibi alacağın varlığı, miktarı ve vadesinin geldiği yargılamayı gerektirmekte olup, dosyaya sunulan somut delillerle yaklaşık ispat koşulu da oluşmadığından ve ayrıca aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesi istenen borçlunun mallarını kaçırmaya, gizlemeye veya kendisinin kaçmaya hazırlandığına dair mahkememize kanaat oluşturacak delil de sunulamadığı...\"  gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar  verilmiştir. Bu ara karara karşı, ihtiyati haciz isteyen davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalı şirketin İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1069 Esas sayılı  dosyasında devam eden yargılama sırasında, şirkete ait olan sekiz adet taşınmazın sekizini  de sattığını, ancak müvekkiline 75.000,00TL dışında başka hiçbir ödeme yapmadığını, bu hususun İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1069 Esas sayılı  dosyası ile de sabit olduğunu,  davalı şirketin başkaca hiçbir malvarlığı da bulunmadığını, Bugün gelinen noktada, ihtiyati haciz talebinin reddi halinde, huzurdaki dava ile müvekkilinin, davalı şirketten alacaklı olduğuna karar verilse dahi, bu kararın tahsil kabiliyeti olmayacağından, kararın da hiçbir anlamı olmayacağını, Huzurdaki dava dosyasına, müvekkili ile davalı şirket arasında imza ve tanzim olunan 07/06/2017 tarihli sözleşme ibraz edildiğini, ihtiyati haciz talebinin kabulü için alacağın varlığını kesin olarak ispat etmeye gerek olmadığını, alacağın varlığının kuvvetle muhtemel olduğu hususunda mahkemeye kanaat getirici delillerin sunulması yeterli olduğunu, bu deliller de mahkemeye ibraz edildiğini, ayrıca davalı şirketin tek malvarlığı olan sekiz adet dairenin sekizini de sattığı ve başkaca bir malvarlığı olmadığı da İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1069 Esas sayılı dosyası ile sabit olduğunu, Mahkemenin ihtiyati haciz talebini reddetmesinin, müvekkilinin 07/06/2017 tarihli sözleşme ve davalı şirketteki ortaklıktan doğan alacaklarını alamamasına, tüm emeklerinin kaybolmasına ve büyük zarara uğramasına sebebiyet vereceğini, oysa, ihitiyati haciz talebinin  kabulü halinde, yapılacak yargılama sonucunda alacağın olmadığına karar verilirse davanın reddine karar verileceğini ve hiç kimserir bir zarara uğramayacağını, alacağın olduğuna ve davanır kabulüne karar verilmesi halinde ise müvekkilinin davalı şirketten olan alacağını tahsil etme şansı olacağını, görüleceği üzere, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinin, müvekkilinin  telefisi imkansız zararlara uğramasına sebep olacağını, taraflar arasında imza olunmuş ve imzası inkar edilmemiş sözleşmelerin, müvekkilinin davalı şirketten alacaklı olduğunu ve alacağının da bugüne kadar ödenmediğini ispat ettiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Talep, asıl dava içinde İİK'nın 257 vd maddeleri uyarınca talep edilen ihtiyati haczin reddine dair ara kararının istinafına ilişkindir. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı tarafından,  taraflar arasında imzalanan 07.06.2017 tarihli sözleşme kapsamında davalı şirketin sattığı daireler karşılığı kendisine ödenmesi gereken tutarlar ile davalı şirketten alacakları kapsamında alacaklı olunduğunu ileri sürerek eldeki alacak davası açılmış, açılan  dava içinde istenen ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekilince ihtiyati haciz isteminin reddi kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İhtiyati haciz İİK'nın 257 ve devamı maddelerinde düzenlenen bir geçici hukuki koruma kurumu olup, yargılamadan önce talep edilebileceği gibi derdest bir dava içinde de istenmesi mümkündür. Davacı alacağının davalı şirket ortakları ile imzalanan sözleşme hükümlerine   dayandırıldığı da gözetildiğinde,  mahkemece yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle, sunulan deliller dikkate alınarak, İİK'nın 258. maddesi uyarınca alacağın varlığı ve miktarının yaklaşık olarak ispat edilmemesi nedeniyle ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.  Kaldı ki  delillerin toplanmasından sonra, talep edilmesi halinde ilk derece mahkemesince yargılamanın her aşamasında yeniden ihtiyati haciz talebinin değerlendirilebileceği açıktır. İlk derece mahkemesinin ara karar tarihi itibariyle dosya kapsamına göre yapılan değerlendirme ışığında ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararında bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. Yukarıda açıklanan gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353/1.b.1 ve HMK'nın 258/3. maddeleri uyarınca, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin  istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı  tarafından yatırılan istinaf başvuru ve karar harçlarının Hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi  üzerlerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve 258/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 07.07.2022<br>KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.f  ve 258/3. maddeleri uyarınca karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5a129f39c6cf1cff","SID":"fadf54ef395414cb"}}