{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2022/102 <br>KARAR NO: 2022/1825<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/04/2018<br>NUMARASI: 2017/821 E - 2018/430 K<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ: 15/06/2022<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , yapılan açık yargılama sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesi ön protokolünce borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkeme tarafından görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş, iş bu karar davalı vekilince istinaf edilmiştir. Davacı asil tarafından, 11.11.2019 tarihli dilekçe ile, dosya üzerinden talep ettiği tüm hak ve alacaklardan feragat ettiğine ilişkin dilekçe sunulmuştur. Davacı vekili tarafından sunulan 15.11.2019 tarihli dilekçe ile, davacı asıl tarafından sunulan 11.11.2019 tarihli davadan feragat dilekçesinin, davacı vekilinden gizlenmek suretiyle ve bilgisi dışında hileli bir şekilde aldatılarak ele geçirilmiş bir belge olması nedeniyle hukuken geçersiz olduğu, bu nedenle bu belgeye itibar edilerek işlem yapılmaması, yapıldı ise ortadan kaldırılması talep edilmiştir. Dairemiz tarafından 22.09.2020 tarihinde ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş olup işbu karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/543 esas 2021/1656 karar sayılı ilamı ile \" Davacı vekilinin 15/11/2019 tarihli dilekçesinde irade bozukluğu hallerinden birisinin bulunduğu ileri sürüldüğünden ve bu iddia henüz karar verilmeden de ileri sürülmüş olduğundan bu iddianın da değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken bu hususu dikkate alınmadan mevcut şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir\"  gerekçesiyle dairemizin kararı bozulmuş olmakla, bozma ilamina uyulmasına karar verilmiştir. Davacı vekili katıldığı 13/04/2022 tarihli duruşmada ;  feragat beyanını hem şarta bağlı feragat beyanı olduğu, hem de müvekkilinin yanıltılarak hataya düşürülmek suretiyle alındığını iddia ettiklerini beyan etmiş olup,bu hususta herhangi bir delil ibraz etmemiştir. Davacı asil  katıldığı 15/06/2022 tarihli duruşmada  ; dosyada bulunan  feragat beyan dilekçesinin kendisine ait olduğunu , kendi hür iradesi ile  herhangi bir baskı korkutma, zorda kalma hali olmadan feragat beyanını  sunduğunu ,davadan feragat  ettiğini , feragat halinde davaya konu alacaktan vazgeçmiş olduğunu ve bir daha aynı konuya ilişkin dava açamayacağını bildiğini , bunu  bilerek karşı tarafla anlaşması  neticesinde feragat beyanını  sunduğunu  imzalı beyanı ile bildirmiştir. Davalı vekili duruşmadaki beyanında ; davacının  kendi hür iradesi ile davadan feragat ettiğini , vekalet ücreti ve yargılama gider taleplerinin bulunmadığını imzalı beyanı ile bildirmiştir, Yargıtay bozma ilamında da açıklandığı üzere ; feragat, 6100 sayılı HMK’nın 311. madde hükmü uyarınca, kesin hüküm sonuçlarını doğurduğu gibi, aynı Kanun`un 309/2. maddesi uyarınca karşı tarafın kabulüne de bağlı bulunmamaktadır. Feragatın hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı  değil ise de, irade bozukluğu hallerinden feragatin iptali istenilebilir. Davacı vekili  15.11.2019 tarihli dilekçesinde irade bozukluğu hallerinden birisinin bulunduğunu  ileri sürmüş ise de ,bu iddiasını ispatlayacak herhangi bir delil ve belge sunamadığı gibi ,duruşmada dinlenen davacı asilin duruşmadaki beyanına göre ;  hür iradesi ile ve sonuçlarını bilerek davadan feragat  ettiği anlaşıldığından , \"davanın feragat sebebiyle reddine\"  karar verilmesi  gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK'nun  353/1-b-3 maddesi gereğince; 1-Davanın feragat nedeniyle reddine, 2-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 80,70 TL maktu karar ve ilam harcının ,davacı tarafça yatırılan 4.559,70 TL peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 4.479,00TL harcın karar kesinleştiğinde talebi halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça talep edilmediğinden davalı yararına  vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına, 5-Karar kesinleştiğinde,varsa taraflarca yatırılan bakiye avansların yatıran tarafa iadesine, İstinaf incelemesiyle ilgili olarak; Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafça  vekalet ücreti talep edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde  istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Temyiz incelemesi ile ilgili olarak; Peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davacıya Yargıtay ilamı uyarınca iadesine, Davacının temyiz sebebiyle yapmış olduğu 169,00 TL masrafın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\tDair oy birliği ile HMK 361 maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay'da temyiz hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar davacı asil ve davalı vekilinin yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/06/2022</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"58199582bd30c6ca","SID":"a5735e0f1414578f"}}